siz hiç eşinizle yarıştınızmı ?

Muvahhid1

Well-known member
YİNE BİR SEFER vaktiydi. Hz Peygamber ile, hanımı Ayşe gelmişti. Allah’ın Resulü her seferinde bir hanımını yanında götürürdü. Bu defa kura Ayşe’ye çıkmıştı. İslam ordusu çölün kızgın kumlarında yol alırken Hz Peygamber hanımına yavaşlamasını söyledi. Orduya da devam edin işareti yaptı. Nihayet ordu uzaklaşmış, Hz Peygamber ve eşi geride kalmışlardı. Kâinatın yüzüsuyu hürmetine yaratıldığı Allah elçisi hanımına sordu?

-Yarışalım mı ya Ayşe?

Ordu savaşa gidiyordu. Savaştan daha önemli bir mesele yoktu ve bu bir ölüm kalım meselesi idi. Bu durumda bile Allah’ın Resulü hanımını ihmal etmiyor ve hatta bugün için bile bize çok ayıp gelecek, hatta koca koca adamların hayatta yapamayacakları bir şeyi istiyordu hanımından

.-Yarışalım mı ya Ayşe?

Ordu silahlarını kuşanmış, düşman üzerine süzülüyordu. Dünyevi anlamda bundan daha büyük bir konu olamazdı. Savaş, ölüm ve kan belki de biraz sonra yollara dökülecekti. O ise hanımına soruyordu:

-Yarışalım mı ya Ayşe?

Sonunda Hz Ayşe de yarışa razı oldu. Bir çizgi çizip yarışa başladılar. Hz Ayşe ve âlemlere Rahmet olarak gönderilen yarışıyorlardı.Ve yarışı Hz Ayşe kazandı. Öylece orduya vâsıl oldular. Hz Peygamber iş olsun diye değil, bugün idrak dahi edemeyeceğimiz bir tarzda savaşa giderken dahi hanımına vakit ayırmıştı.

Sonra bir başka seferde orduyu yine ileriye gönderdi Hz Peygamber. Hanımına yine sordu:

-Yarışalım mı ya Ayşe.

Ve hanımı yine tamam dedi. Yarıştılar kızgın kumların üstünde yürüyen orduya doğru. Bu defa Hz Peygamber kazanmıştı.

Bu dedi, âlemlere Rahmet olarak gönderilen. Geçen seferkinin rövanşı idi ve tebessümle baktı hanımına..

Niye bu kadar resmi olduk acaba? Meşru dairedeki pek çok şeyi kendi kendimize haram kıldık.

Bediüzzaman Münazarat’ta “Meşru daire içinde insanların ŞAHANE hür olmalarından” bahsediyordu. Biz ise kendi kendimize hürriyet kısıtlamalarında pek mahir olduk.

Sahi siz hiç hanımınızla yarıştınız mı?

Yoksa böyle şeyler bizi bozar mı?


Levent Bilgi
 
Üst