faideli bir oyun

GÖNÜLSIZIM

Well-known member
75. (Ey Peygamber ve mü'minler! Yahudilerin) size inanmalarını çok mu istiyorsunuz? Halbuki onlardan bir topluluk Allah'ın Kelâmını (Tevrat'ı) dinlerler, ona akıl erdirdikten sonra onu bile bile tahrif ederlerdi.

76. Onlar imân edenlerle karşılaştıkları zaman, «İnandık» derlerdi. Birbirleriyle tenha kıldıkları zaman, «Allah'ın size açtığı şeyi, Rabbiniz katından size kanıt olarak getirsinler diye mi onlara anlatıyorsunuz? (Buna) aklınız ermiyor mu?» derlerdi.


Tahrim Sûresi, 8. ayet
 

ziyakarababa

Well-known member
Yâ eyyuhellezîne âmenû tûbû ilâllâhi tevbeten nasûhâ(nasûhan), asâ rabbukum en yukeffire ankum seyyiâtikum ve yudhilekum cennâtin tecrî min tahtihel enhâru, yevme lâ yuhzîllâhun nebiyye vellezîne âmenû meah(meahu), nûruhum yes'â beyne eydîhim ve bi eymânihim yekûlûne rabbenâ etmim lenâ nûrenâ vagfir lenâ, inneke alâ kulli şey'in kadîr(kadîrun).​
Ey âmenû olanlar (Allah'a ulaşmayı dileyenler)! Allah'a Nasuh Tövbesi ile tövbe edin! Umulur ki Rabbiniz, sizin günahlarınızı örter ve sizi altından nehirler akan cennetlere koyar. O gün Allah, nebîleri ve O'nunla beraber olanları mahzun etmez. Onların nurları, önlerinde ve sağlarında koşar. “Rabbimiz, bizim nurumuzu tamamla ve bize mağfiret et (günahlarımızı sevaba çevir). Muhakkak ki Sen, herşeye kaadirsin.” derler.
amin amin

kıyamet suresi 7 ayet
 

Abidin1

Well-known member
Humeze Süresi -
1-2 Mal toplayan ve onu durmadan sayan, insanları arkadan çekiştiren, kaş göz işaretiyle alay eden her kişinin vay hâline!
3- O, malının, kendisini ebedîleştirdiğini sanır.
4-Hayır! Andolsun ki o, Hutâme’ye atılacaktır.
5-Hutame’nin ne olduğunu sen ne bileceksin?
6-7 O, Allah’ın, yüreklere işleyen tutuşturulmuş ateşidir.
8-9 Şüphesiz uzatılmış direkler arasında (bağlı oldukları hâlde) ateş onların üzerine kapatılacaktır.


Bakara - 183-187
 

Kýrýk Testi

Well-known member
Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı.

Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir. Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla verirse) o kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.

(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah'ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir.

Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O halde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana iman etsinler.

Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza yaklaşarak) kendinize zulmetmekte olduğunuzu bildi de tövbenizi kabul edip sizi affetti. Artık eşlerinize yaklaşın ve Allah'ın sizin için yazıp takdir etmiş olduğu şeyi arayın. Şafağın aydınlığı gecenin karanlığından ayırt edilinceye (tan yeri ağarıncaya) kadar yiyin, için. Sonra da akşama kadar orucu tam tutun. Bununla birlikte siz mescitlerde itikafta iken eşlerinize yaklaşmayın. Bunlar, Allah'ın koyduğu sınırlardır. Bu sınırlara yaklaşmayın. Allah, kendine karşı gelmekten sakınsınlar diye, âyetlerini insanlara böylece açıklar.

Bakara suresi 183,184,185,186,187 ayetler.

Al-i imran suresi 125 ayet..
 

Abidin1

Well-known member
Ali İmran - 125 / Evet, sabrettiğiniz ve Allah’a karşı gelmekten sakındığınız takdirde; onlar ansızın üzerinize gelseler bile Rabbiniz nişanlı beş bin melekle size yardım eder.

Taha 25-28
 

_vatan_

Well-known member
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]Taha 25-28 AYET MEALLERİ[/FONT]
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]25 - Musa dedi ki: "Ey Rabbim! Benim göğsüme genişlik ver, [/FONT]
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]26 - İşimi kolaylaştır,[/FONT]
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]27 - Dilimden düğümü çöz [/FONT]
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]28 - Ki, sözümü iyi anlasınlar. [/FONT]
TAHA 29-33 AYET LER
 

ziyakarababa

Well-known member
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]taha 29-33[/FONT]
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]29 - Bir de bana ailemden bir vezir ver. [/FONT]
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]30 - Kardeşim Harun'u (ver). [/FONT]
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]31 - Onunla arkamı kuvvetlendir. [/FONT]
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]32 - (Elçilik) işimde onu bana ortak et. [/FONT]
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]33 - Ki seni çok tesbih edelim.[/FONT]

bu sureden devam edelim:

taha 34-38
 

_vatan_

Well-known member
TAHA 34 VE 38 AYETLER
34. “Seni çok zikredelim diye.”
35. “Çünkü sen bizi hakkıyla görmektesin.”
36.Allah şöyle dedi: “İstediğin sana verildi ey Mûsâ!”

37.“Andolsun, biz sana bir kere daha iyilikte bulunmuştuk.”

38.“Hani annene ilham edilmesi gereken şeyleri ilham etmiştik:”

TAHA 39 44 AYETLER
 

Abidin1

Well-known member
TAHA
39-“Onu (bebek Mûsâ’yı) sandığın içine koy ve denize (Nil’e) bırak ki, deniz onu kıyıya atsın da kendisini, hem bana düşman, hem de ona düşman olan birisi (Firavun) alsın. Sana da, ey Mûsâ, sevilesin ve gözetimimizde yetiştirilesin diye tarafımızdan bir sevgi bırakmıştım.”

40- “Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve “size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?” diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin diye seni annene döndürdük. (Sana baktı, büyüdün) ve (kazara) bir cana kıydın da biz seni kederden kurtardık, seni sıkı bir denemeden geçirdik (ve kaçıp Medyen’e gittin). Medyen halkı içinde yıllarca kaldın, sonra (peygamber olman için) takdir edilmiş bir zamanda (Tûr’a) geldin ey Mûsâ!”

41- “Ben seni kendim için seçtim.”

42- “Sen ve kardeşin mucizelerim ile (desteklenmiş olarak) gidin ve beni anmakta gevşeklik göstermeyin.”

43- “Firavun’a gidin. Çünkü o azmıştır.”

44- “Ona yumuşak söz söyleyin. Belki öğüt alır, yahut korkar.”


ZARİYAT 25-30
 

ziyakarababa

Well-known member
25 – Onlar yanına varınca: “Selam!” dediler. O da: “Size de Selam!” diye cevap verdi, ama içinden: “Bunlar tanımadığım kimseler, hayırdır inşaallah!” dedi. [15,51; 4,86; 11,69]
26-27 – Onlara yemek getirmek için gizlice ailesinin yanına geçti ve semiz bir dana kebabı getirdi. Önlerine koyup “buyurmaz mısınız?” diye ikram etti. [11,69] {KM, Tekvin 18. bölüm}
28 – O sırada onlardan yana içine bir korku düştü. “Korkma!” dediler ve ona büyüdüğünde âlim olacak bir çocuklarının dünyaya geleceğini müjdelediler. [11,70-73; 15,52]
29 – Evin öbür köşesinden bunu duyan eşi, elini yüzüne vurarak: “Vay başıma gelene! Ben kısır bir kocakarı iken mi doğuracağım!” diye çığlık attı.
30 – Onlar, hanımına: “Evet, Rabbin böyle buyurdu,” dediler. “O, tam hüküm ve hikmet sahibidir, her şeyi hakkıyla bilir.”


furkan suresi 62-66
 

Kýrýk Testi

Well-known member
O, öğüt almak isteyen ve çok şükredici olmayı dileyen kimseler için geceyi ve gündüzü birbiri ardınca getirendir.

Rahmân'ın kulları, yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürüyen kimselerdir. Cahiller onlara laf attıkları zaman, "selâm!" der (geçer)ler.

Onlar, Rabblerine secde ederek ve kıyamda durarak geceleyenlerdir.

Onlar, şöyle diyenlerdir: "Ey Rabbimiz! Bizden cehennem azabını uzaklaştır, gerçekten onun azabı sürekli bir helaktir!"

"Şüphesiz, ne kötü bir durak ve ne kötü bir konaktır orası."

Furkan suresi 62,63,64,65,66 ayetler.

Ibrahim suresi 24,25,26,27 ayetler..
 

Abidin1

Well-known member
İBRAHİM
24 - Görmedin mi, Allah güzel bir sözü nasıl misal getirdi? (Güzel bir söz), kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir.
25 - Bu ağaç, Rabbinin izniyle her zaman meyvesini verir. Öğüt alsınlar diye Allah insanlara misaller getirir.
26 - Kötü bir sözün durumu da; yerden koparılmış, ayakta durma imkânı olmayan kötü bir ağacın durumu gibidir.
27 - Allah, iman edenleri hem dünya hayatında hem de ahirette sabit bir sözle sağlamlaştırır, zalimleri ise saptırır. Ve Allah dilediğini yapar.


TİN Suresi; 1. 2. 3. ve 4. ayetler
 

_vatan_

Well-known member
Tin suresi 1. 2.3.ve 4. ayetler
Bismillahirrahmânirrahîm

1.Tîn’e ve zeytûn’a andolsun.
2.Sinâ Dağına andolsun,
3.Bu güvenli şehre (Mekke’ye) andolsun ki,
4.Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.
Tin suresi 5.6.7.8.ayetler

 

Abidin1

Well-known member
TİN
5 - Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.
6 - Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.
7 - (Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?
8 - Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?


Mu'minun - 115
 

ziyakarababa

Well-known member
Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla.
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]1. Kapı çalan! [/FONT]

[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]2. Nedir o kapı çalan? [/FONT]
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]3. O kapı çalanın ne olduğunu bilir misin? [/FONT]
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]4. İnsanların, ateşin etrafını sarmış pervaneler gibi olur, [/FONT]
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]5. Dağların da atılmış renkli yüne dönüştüğü gündür (o Kâria!)[/FONT]
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]6. O gün kimin tartılan ameli ağır gelirse. [/FONT]
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]7. İşte o, hoşnut edici bir yaşayış içinde olur. [/FONT]
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]8. Ameli yeğni olana gelince.[/FONT]
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]9. İşte onun anası (yeri, yurdu) Hâviye'dir. [/FONT]
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]10. Nedir o (Hâviye) bilir misin? [/FONT]
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]11. Kızgın ateş! [/FONT]


ala suresi 5-11 ayetleri
 

VUSLAT

Well-known member
A'la suresi 5-11




5
فَجَعَلَهُ غُثَاء أَحْوَى
Fece'alehu ğusaen ahva
sonra da onları çürüyüp kararmış çörçöpe çevirendir.
6
سَنُقْرِؤُكَ فَلَا تَنسَى
Senukriüke fela tensa
Sana Kur'an'ı okutacağız ve sen onu unutmayacaksın
7
إِلَّا مَا شَاء اللَّهُ إِنَّهُ يَعْلَمُ الْجَهْرَ وَمَا يَخْفَى
İlla ma şaallahü innehu ya'lemülcehre ve ma yahfa
Ancak Allah'ın dilediği başka. Şüphesiz O, açık olanı da bilir, gizliyi de
8
وَنُيَسِّرُكَ لِلْيُسْرَى
Ve nüyessirüke lilyüsra
Biz seni en kolay olana kolayca ileteceğiz
9
فَذَكِّرْ إِن نَّفَعَتِ الذِّكْرَى
Fezekkir in nefe'atizzikra
O halde, eğer öğüt fayda verirse, öğüt ver
10
سَيَذَّكَّرُ مَن يَخْشَى
Seyezzekkerü men yahşa
Allah'a karşı derin saygı duyarak ondan korkan öğüt alacaktır.
11
وَيَتَجَنَّبُهَا الْأَشْقَى
Ve yetecennebühel'eşka
En büyük ateşe girecek olan en bedbaht kimse (kâfir)



Tekasür süresi 1-8. ayetler...
 
Üst