Hadisleri tenkid

sinang

Member
Esselamü aleyke.
Değerli okuyucu biz Sözde Kur'anın mealine göre hadisleri tenkide girişenler ve Allah tealanın korumasında olmadığı için şüphelerle dolu,kaynak olması zor göründüğünü söyleyenlere, Üstat mevdudi den bir kaç alıntı ile cevab vermek isteriz.

Müellif, hadisle ilgili şu önemli ölçüyü veriyor: “Hadisleri inceleyebilmek için hadis ilmine çok derinden vakıf olmak gerekir. Başka bir gerekli olan şey de; kişinin sözü anlayıp, kafasına mesele iyi girecek kabiliyette olmasıdır. Bu şekilde rivayet ve dirayette sağlam bir ölçüğ elde edildikten sonra, hadisleri inceleyip sağlam ve çürük olduğuna karar vermeye ve konusunun manevi yönü ile ilgili bir görüşe sahip olmaya yetkili olunabilir. s:246
· “Hadislerin tenkidi, incelenmesi, değerlendirilerek sınıflandırılması konusunda ilk dört asırda yapılan çalışmalar son derece övgüye ve takdire layık olsa da yeterli değildir, daha yapılacak şeyler var.” s:230
Müellif, hadis ilminde bilgisi olmayanların okudukları hadislerle hüküm veremeyeceklerini şöyle diyor: “hadislerde araştırma yetkisi bu ölçüde olmayan kimselerin her şeyden önce doğrudan hadis kitaplarını okumaları,okurlarsa da ondan hüküm çıkarmaya çalışmaları yanlıştır.” s:270
·"Hadisler konusunda şunu iyice kafanıza koyunuz ki, bir meselenin her yönünün bir tek hadisle öğrenemezsiniz, bir tek hadis, bir meselenin bütün yönlerini öğrenmeniz için yeterli olmayabilir. Bu bakımdan bir kişi kalkar da, bir iki hadisle kesin bir kanaate varmaya, kesin bir sonuç almaya kalkarsa yanılır." s:17

· “Hadis incelemelerinde bakılacak ilk şey hadisin senedidir. Ondan sonra dirayet derecesi gelir. Dirayetten maksat; hadisin konusuna dikkat ederek, onun Kur’an’a ve şüphe götürmeyen sünnetlere aykırı olup olmadığına, onu destekleyen başka rivayetlerin bulunup bulunmadığına bakmaktır.”s:251


· Müellif Kur’an yorumunda selef ulemasına başvurulmasını şöyle ifade ediyor: “Kur’an-ı Kerim ve hadislerden bir hüküm ve kanaat elde etmeye çalıştığınızda selefin, hadis, tefsir alimlerinin, müçtehitlerinin araştırma ve buluşlarını hiçe saymayın. İsterseniz onlardan birinin görüşünü bırakır, diğerini benimseyebilirsiniz. Ama onlardan birinin senin görüşüne uygun olmasını, senin tek başına bir mezhep kurar gibi, tamamen ayrı düşünmenden daha iyidir.” s:51

· Hadisin Kur’an’ı açıklamasına bazı örnekler:



1- Kur’an hırsızın elinin kesilmesini emrediyor, bu hırsızlığın sınır bildirilmiyor, hangi elin, elin hangi kısmından kesileceği belirtilmiyor. Bunları hadisten öğreniyoruz.



2- Hac konusunda Kur’an’da genel emirler var. Ama mesele ömürde bir kere haccın yeterli olduğunu Efendimizden öğreniyoruz.



3- Bir kimsenin karısının halası ve teyzesi ile evlenemeyeceğini Kur’an’dan değil hadisten öğreniyoruz.



4- Kur’an altın ve gümüşün biriktirilmesine şiddetle tenkitte bulunuyor. Eğer hadise müracaat etmezsek bir gram altının bile evde bulundurulmasına Tevbe Suresi: 35. ve 36. ayetler müsaade etmiyor. Ama Biz Efendimizden bunun zekatının verilmesi kaydıyla mahzursuz olduğunu öğreniyoruz.



5- Namazların rekat sayıları, Hacc menasiki gibi bir çok konu da bize Efendimizin uygulaması ile gelmiş bulunuyor. S:140


İnşaallah faydalı olur.
 

teblið

Vefasýz
[h=2]Dinimizde hadis, Kur’an-ı Kerim’den sonra ikinci kaynak olarak kabul edilir. Yani herhangi bir konu hakkında Kur’an-ı Kerim’de bir bilgi bulamıyorsak, ondan sonra hadise (ve sünnet) müracaat ederiz. Ancak müracaat ettiğimiz hadisin, Peygamberimizin gerçek uygulaması olup olmadığının ölçüsü, o söz, fiil yada takririn kitap ve akla uygunluğudur. Eğer bir hadis Peygamberimize aitse Kur’an’a ve akla aykırı olmaz. Eğer Kur’an ve akla aykırı ise hadis değildir. Temel ölçü budur..[/h]
 

sinang

Member
Allahın selamı üzerinize olsun.değerli kardeşim.genel bir prensip olarak ortaya koyduğunuz mesele kişi ve toplumlara göre değişir.Kuranda olmayan bir konu üzerinden akıl yürütmek yalnışa sürükler.örneğin kuranda merkep eti haram denmiyor.biz hadisten bu bilgiye ulaşıyoruz.aklımıza vurduğumuzda kimi topluma göre bu normal olabilir.inekte dört ayaklı ve otla besleniyor,merkte..şimdi bu hyadisleri nasıl tenkit edeceğiz.saygılar
 

pendüender

Well-known member
Allahın selamı üzerinize olsun.değerli kardeşim.genel bir prensip olarak ortaya koyduğunuz mesele kişi ve toplumlara göre değişir.Kuranda olmayan bir konu üzerinden akıl yürütmek yalnışa sürükler.örneğin kuranda merkep eti haram denmiyor.biz hadisten bu bilgiye ulaşıyoruz.aklımıza vurduğumuzda kimi topluma göre bu normal olabilir.inekte dört ayaklı ve otla besleniyor,merkte..şimdi bu hyadisleri nasıl tenkit edeceğiz.saygılar

Selamunaleyküm Kardeşim.

At, eşek ve katır: Eşek ve katırın yenmesi bütün mezheplerde haramdır. "Câbir'den şöyle rivâyet edilir. Resulullah (s.a.s.) Hayber gazasında eşek etini yasak etti, at etini yemeye izin verdi" (Buhâri, Zebâih, 28; Mey'azi, 38, Nikâh, 21; Müslim, Nikâh, 30; Sayd, 23, 25, 30, 37). Bu hadis-i şerifi ölçü alan Ebû Yûsuf, İmam Muhammed gibi Hanefi imamlar, Ahmed b. Hanbel ve İslâm hukukçularının çoğunluğu at etini helâl kabul ederken; Ebû Hanife, tenzihen mekruh (helâle yakın mekruh) hükmünü vermiştir. İmam Mâlik ise, "Resulullah at, katır, eşek etini ve azı dişi bulunan her yırtıcı hayvanın etini yasak etti " (Ahmed b. Hanbel, I, 147, 244, 289; IV, 89, 90, 127) hadisini esas alarak at etini haram saymıştır. Ebû Hanife ve İmam Mâlik'in at etini helâl kabul etmeyişlerine diğer bir delilleri de; "O, atı, katırı ve eşeği bunlara binmeniz ve süs için yarattı" (en-Nahl, 16/8) ayet-i kerimesidir.
 
Üst