+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
Sayfa 1/2 12 SonSon
11 sonuçtan 1 ile 10 arası

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Mesajlar Mesajlar
    6.597
    Blog Blog Girişleri
    1
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 1241 + 91788

    Vecize Analizi 9 : Allah Nâmına

    Bismillahirrahmanirrahim.

    Bu haftaki vecizemize anladıklarımızı paylaşmayı bekliyoruz..


    Not
    Herbir nebat ve ağaç ve otların ipek gibi yumuşak kök ve damarları “Bismillâh” der, sert taş ve toprağı deler, geçer. “Allah namına, Rahmân namına” der; herşey ona musahhar olur.

    Sözler - Birinci Söz

    Benzer Konular
    Vecize Analizi 34 : Namaz
    Vecize Analizi 34 : Namaz Halbuki namazda ruhun, kalbin, aklın büyük bir rahatı vardır. Hem cisme de o kadar ağır bir iş değildir. Anladıklarımızı paylaşalım inşallah. Kopyala, yapıştır yok. :) Soru cevap serbest. Diğer dersler
    Vecize Analizi 35 : İbadet
    Vecize Analizi 35 : İbadet İbadetin mânâsı şudur ki: Dergâh-ı İlâhîde abd kendi kusurunu ve acz ve fakrını görüp kemâl-i Rububiyetin ve kudret-i Samedâniyenin ve rahmet-i İlâhiyenin önünde hayret ve muhabbetle secde etmektir. Yani, Rububiyet
    Vecize Analizi ;14 .Sadaka
    Vecize Analizi ;14 .Sadaka Esselamu aleykum aziz müslümanlar; Sadaka, insanı günah ve cimrilik kirlerinden temizler, mü’minin kalbinden mal sevgisini kırıp, Allah’ın(c.c) rızasını ve sevgisini esas maksat yaptırır. Dersimizin giriş paragrafı
    Vecize Analizi :13.Mülk Allah'ındır (c.c)
    Vecize Analizi :13.Mülk Allah'ındır (c.c) Allahın (c.c) selamı üzerinize olsun, Vecize analizi derslerimize kaldığımız yerden devam ediyoruz Kıymetli müslümanlar;Bu hafta mesnevi nuriyeden üstad hazretlerini şu sözüyle konuyu, soru- cevap şeklinde işlemeye ni
    Vecize Analizi 8 : Bismillah De
    Vecize Analizi 8 : Bismillah De Bismillahirrahmanirrahim Bu haftaki vecizemiz bismillah lafzı kelamı üzerine olacaktır. Katılımlarınızla ufkumuzu genişletmenizi ümid ediyoruz.. Niyet bismillahı hatırlamak ve bu azim sırrı hakkıyla kavramaya, yaşa
    Yazar : Risale Forum
    çocukken, ne önemi vardı yalnızlığın
    nasılsa oyuncaklarımız vardı oyunlarımız.
    bilmezdik beş para etmezlere; oyuncak olduğunu insanların.
    nasıl acıttığını bilmezdik ağlamanın
    ne kadar zalim olduğunu ağlatanların...
    çocuktuk sadece ve hep masumiyet kokardık....


  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2011
    Mesajlar Mesajlar
    1.253
    Blog Blog Girişleri
    548
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 104 + 1246

    Cevap: Vecize Analizi 9 : Allah Nâmına Al Allah Nâmına Ver..

    Evet bİzde allah namina almaliyiz herŞeyİ vede allah namina vermelİyİz.allah namina almayan veren vermeyen İnsanlardan almamaliyiz.........
    Yazar : Risale Forum
    Muvakkat lezzetten ziyade, muvakkat eleme tebessüm etmeli; hoş geldin demeli. Geçmiş lezaiz, ah vah dedirtir. "Ah!" müstetir bir elemin tercümanıdır. Geçmiş alam, "Oh!" dedirtir. O "Oh" muzmer bir lezzet ve nimetin muhbiridir.Nisyan dahi bir nimettir. Yalnız her günün alamını çektirir, müterakimi unutturur. (Bediüzzaman Said Nursi - Hakikat Çekirdekleri'nden 90-91)

  3. #3
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2006
    Nereden Yer
    İstanbul
    Mesajlar Mesajlar
    8.235
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 61900

    Cevap: Vecize Analizi 9 : Allah Nâmına

    Kök ve damar gibi az bir kuvvet ile eğilebilen bükülebilen birşey nasıl olurda çok büyük kuvvetler ile kırılabilen bir taşı delebilir? Evet Allah namına der deler geçer ama bunu akıl alamaz peki nasıl anlayacağız?
    Yazar : Risale Forum
    ..Ve sahil-i selâmet olan Dârüsselâma ümmet-i Muhammediyeyi (a.s.m.) çıkaran bir sefine-i Rabbâniyede çalışan hademeleriz..

    ..dalâletler içerisinde bizler gayet az ve zayıf ve fakir ve kuvvetsiz olduğumuz halde, gayet ağır ve büyük ve umumî ve kudsî bir vazife-i imaniye ve hizmet-i Kur'âniye omuzumuza ihsan-ı İlâhî tarafından konulmuş.
    .

    Ustad Bediüzzaman Said Nursi (M.S. 1876-....)



  4. #4
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Dec 2010
    Nereden Yer
    Şark..
    Mesajlar Mesajlar
    2.557
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 468 + 32164

    Cevap: Vecize Analizi 9 : Allah Nâmına

    Besmele dersimizdede kısmen değinmiştik..Nedir Allah namını nişanesi ?Elbetteki Besmele 'dir..Her hayrın başı har amelin anahtarı Besmele ,Yani yüce Allah'ı anmak ..Üstad Hz'leri birinci sözünde bizlere nasihat buyurmuşlarıdr ..

    Mâdem herşey mânen, "Bismillâh" der, Allah nâmına Allah'ın nimetlerini getirip bizlere veriyorlar. Biz dahi, "Bismillâh" demeliyiz. Allah nâmına vermeliyiz. Allah nâmına almalıyız. Öyle ise, Allah nâmına vermeyen gàfil insanlardan almamalıyız.

    Dikkat edersek İlahi kelamın ilk suresinde bile (fatiha) Yüce Allah'ın adını anarak yanlız ondan istediğimizi zikr ederiz biz inananlar..
    Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet, âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur.

    Bütün mevcudât lisân-ı hal ile, "Bismillâh" der..Bu ameli sadece insanlar değil tüm tabiattaki canlı mahlukatler teslim olurlar..Çünkü fıtratlarındaki teslimiyet bunu gerektirir...

    Her bir inek, deve, koyun, keçi gibi mübârek hayvanlar "Bismillâh" der, rahmet feyzinden bir süt çeşmesi olur. Bizlere Rezzâk nâmına en latîf, en nazîf, âb-ı hayat gibi bir gıdâyı takdim ediyorlar.

    Vel hasıla besmele bir zikrdir ,şükürdür teslimeyettir ,ve her işimizin bereketidir özetle.............




    Yazar : Risale Forum
    Biz ise hem insancasina,Hem muslumancasina yaşamak istiyoruz.Bediuzzaman..

  5. #5
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 532 + 37872

    Cevap: Vecize Analizi 9 : Allah Nâmına

    Alıntı TaLHa Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kök ve damar gibi az bir kuvvet ile eğilebilen bükülebilen birşey nasıl olurda çok büyük kuvvetler ile kırılabilen bir taşı delebilir? Evet Allah namına der deler geçer ama bunu akıl alamaz peki nasıl anlayacağız?

    Bu meseleyi misallerle aklımıza yaklaştırabiliriz. Birinci söz’ün temsilinde de anlatıldığı gibi;

    ''Nasıl ki, görsen, bir tek adam geldi, bütün şehir ahalisini cebren bir yere sevk etti ve cebren işlerde çalıştırdı. Yakînen bilirsin, o adam kendi namıyla, kendi kuvvetiyle hareket etmiyor. Belki o bir askerdir, devlet namına hareket eder, bir padişah kuvvetine istinad eder.''

    Düşünürsek bir şehir dolusu insanı bir yere sevketmek veya cebren başka işlerde çalıştırabilmek için büyük bir kuvvete ihtiyaç vardır. Halbuki o adamla böyle bir kuvvet yok. O halde o tek adam, bir şehir dolusu insanın zorla sevkine ve çalıştırılmasına hakiki fail olamaz. Hakikatte bu işi yapabilecek kudret ve kuvvete sahip olan zata dayanmalı, O’nun ismiyle hareket etmeli ki muvaffak olsun. Zaten o ahalinin o tek adama itaat etmesinin sebebi o küçük adamın zati kuvvetinden değil, ismiyle hareket ettiği Zat’a itaat etmesindendir. Yani o adam sadece bir sebeptir.

    Aynen öyle de herbir nebat ve ağaç ve otların ipek gibi yumuşak kök ve damarları sadece birer sebeptir. O narin kök ve damarlar o kuvvete malik olamadıklarına göre hakiki fail olamazlar. Demek kendi namlarıyla hareket etmiyorlar. Müsebbib-ül Esbab’ın kuvvet, kudret ve iradesine dayanarak sert olan taş ve toprağı deler geçerler.
    Yazar : Risale Forum
    S-Herşeyden evvel bize lâzım olan nedir?
    C-
    Doğruluk.

    S-Daha.
    C-
    Yalan söylememek.

    S-Sonra.
    C-
    Sıdk,sadakat,ihlâs,sebat,tesanüddür.

    NOT : Anlamını bilmediğiniz kelimelerin üzerine çift Tıklayınız..

  6. #6
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jun 2010
    Nereden Yer
    A, A
    Mesajlar Mesajlar
    661
    Blog Blog Girişleri
    4
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 131 + 5860

    Cevap: Vecize Analizi 9 : Allah Nâmına

    Alıntı Ukbaa Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bu meseleyi misallerle aklımıza yaklaştırabiliriz. Birinci söz’ün temsilinde de anlatıldığı gibi;

    ''Nasıl ki, görsen, bir tek adam geldi, bütün şehir ahalisini cebren bir yere sevk etti ve cebren işlerde çalıştırdı. Yakînen bilirsin, o adam kendi namıyla, kendi kuvvetiyle hareket etmiyor. Belki o bir askerdir, devlet namına hareket eder, bir padişah kuvvetine istinad eder.''

    Düşünürsek bir şehir dolusu insanı bir yere sevketmek veya cebren başka işlerde çalıştırabilmek için büyük bir kuvvete ihtiyaç vardır. Halbuki o adamla böyle bir kuvvet yok. O halde o tek adam, bir şehir dolusu insanın zorla sevkine ve çalıştırılmasına hakiki fail olamaz. Hakikatte bu işi yapabilecek kudret ve kuvvete sahip olan zata dayanmalı, O’nun ismiyle hareket etmeli ki muvaffak olsun. Zaten o ahalinin o tek adama itaat etmesinin sebebi o küçük adamın zati kuvvetinden değil, ismiyle hareket ettiği Zat’a itaat etmesindendir. Yani o adam sadece bir sebeptir.

    Aynen öyle de herbir nebat ve ağaç ve otların ipek gibi yumuşak kök ve damarları sadece birer sebeptir. O narin kök ve damarlar o kuvvete malik olamadıklarına göre hakiki fail olamazlar. Demek kendi namlarıyla hareket etmiyorlar. Müsebbib-ül Esbab’ın kuvvet, kudret ve iradesine dayanarak sert olan taş ve toprağı deler geçerler.
    Yani hocam diyebilir miyiz:

    Bugün bir devlet memuru, ancak o devlette o devletin işi ile meşgul olabilir. Mesela vergi toplama işinde çalışan bir memur bugün Türkiyede kapı kapı dolaşsa ve dese ki Başbakan Tayip Erdoğanın fermanıyla vergi almaya geldim dese Türkiye de buna itiraz edecek hiç bir halk çıkamaz. Ama aynı memur diğer ülkelere gitse mesela Almanya ya gitse kapı kapı dolaşıp aynı görevi Başbakan Tayip Erdoğan namına vergi almaya geldim dese bırakın vergi almayı belki o devletin kanunlarına göre cezalandırılacaktır. İşte öyle de Allah'ın hükmü ve kudreti bütün kainata geçmektedir. Mesnevi Nuriyede Ustad Bediüüzaman çok veciz bir cümleyle bunu şöyle ifade etmekte :

    Bilgi
    İ'lem eyyühe'l-aziz! Bir kelimeyi yazan harfini yazanın gayrısı, bir sayfayı yazan satırı yazanın gayrısı, kitabı yazan sayfayı yazanın gayrısı olması mümkün olmadığı gibi; karıncayı halk eden cins-i hayvanı halk edenin gayrısı, hayvanı yaratan arzı yaratanın gayrısı, arzı halk eden, Rabbü'l-Âleminin gayrısı olması muhaldir.


    İşte öylede O padişahın hükmü başbakan erdoğan gibi sadece türkiye ile sınırlı değildir bütün kainatın sahibi ve yaratıcısı ve sultanı O'dur. O zaman o memurlar Allah namına dediğinde hiçbir mahlukun buna itirazı olamaz. En sert kayalar dahi bir pamuk olur ve yollarını açı verir. Olmazları olduran Rabbim bizleri nasıl yoktan Halk ettiyse bir kayayı da pamuk yapar yol verdirir...

    Birde yaratılıştaki şu güzelliğe bakalım; Kök uçları gayet narin ve bir nevi koruyucu bir kılıf ile kaplıdır. Ve bu kökler toprağı bir tirbişon gibi helezoni hareketlerle deler ve karşısına çıkan kaya ve taş gibi sert cisimleri ise salgıladıkları asit ile eriterek delmektedir. Fidan bunları nerden biliyor bu talimi nereden aldı? Toprağı nereden tanıyor ki onu döne döne onun içinde ilerleyebileceğini biliyordu ve taşı nereden tanıyor ki onun sert olduğunu ve ancak eriterek ondan ilerleyebileceğini biliyor du? Hatta bazı köklerin ise gıda ve besin bulamadığı zamanlar kurumaktan ölmemek için köklerini geriye çekip top vazifesi görerek sulak bölgelere bu sefer yer üstünde ilerlemeyi nereden öğrendi. Ve bizi nereden tanıyor ki o leziz taamlarını bizlerin ağzına, dişine, diline, sindirimine göre üretiyor. Demek onu yaratan Halık kimse bizi de o yaratmış demek ki o Halıkın namına vazife görüyorlar.
    Yazar : Risale Forum
    ...küfür bir fenalıktır, bir tahriptir, bir adem-i tasdiktir.

  7. #7
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 532 + 37872

    Cevap: Vecize Analizi 9 : Allah Nâmına

    Evet abi. Misalleri çoğaltabiliriz.

    Bir sert kayaya bak birde narin, yumuşak köklere.. sebep olan ne kadar güçsüz, aciz ve zaif, kaya ise görünüşte ne kadar sert ve kuvvetli.. Sebep ile sonuç arasında büyük bir dengesizlik söz konusu. Adeta Üstadın dediği gibi lisan-ı haliyle tabiiyyunun ağzına şiddetle tokat vuruyor, kör olası gözüne parmağını sokuyor.

    Ve Kadir-i Mutlak, Fail-i Hakiki'nin kim olduğunu küçük bir otun narin köküyle bize ders veriyor.



    Not

    "İşte, hakaik-i eşyanın esmâ-i İlâhiyeye dayandığını ve istinad ettiğini, belki hakikî hakaik, o esmânın cilveleri olduğunu ve her şeyin çok cihetlerle, çok dillerle Sâniini zikir ve tesbih ettiğini anla."

    (Otuz İkinci Söz - Üçüncü Mevkıf )
    Yazar : Risale Forum
    S-Herşeyden evvel bize lâzım olan nedir?
    C-
    Doğruluk.

    S-Daha.
    C-
    Yalan söylememek.

    S-Sonra.
    C-
    Sıdk,sadakat,ihlâs,sebat,tesanüddür.

    NOT : Anlamını bilmediğiniz kelimelerin üzerine çift Tıklayınız..

  8. #8
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Dec 2010
    Nereden Yer
    Şark..
    Mesajlar Mesajlar
    2.557
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 468 + 32164

    Cevap: Vecize Analizi 9 : Allah Nâmına

    He r ilimdalını incelediğimizde ve karşımıza çıkan varlıkların ahengli yaradılışları bizi bir kez daha ALEMLERİN RABBİNE hayran bırakıyor;
    Rabbimiz, yarattığı varlıklar âlemini tefekkür adımlarıyla gezmemizi istiyor. Çünkü bu âlemde ne varsa, küçücük bir zerreden muazzam kütlelere kadar her şey, ilâhî bir sanat hârikası…

    Her yer, ilâhî kudret ve sanat eserlerinin sergilendiği bir müze âdeta… Her şey ilâhî bir sanat hârikası… Rabbimiz, kalbimizin bu ilâhî sergide derin derin düşünerek, tefekküre dalarak dolaşmasını istiyor

    Sonuç mu ?İşte burada o hakikat gün yüzüne çıkıyor ;Her şeyimiz ALLAH NAMINA!!!
    Yazar : Risale Forum
    Biz ise hem insancasina,Hem muslumancasina yaşamak istiyoruz.Bediuzzaman..

  9. #9
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2011
    Nereden Yer
    İstanbul
    Mesajlar Mesajlar
    416
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 73 + 1637

    Cevap: Vecize Analizi 9 : Allah Nâmına

    Alıntı TaLHa Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kök ve damar gibi az bir kuvvet ile eğilebilen bükülebilen birşey nasıl olurda çok büyük kuvvetler ile kırılabilen bir taşı delebilir? Evet Allah namına der deler geçer ama bunu akıl alamaz peki nasıl anlayacağız?
    Aslında aklın kolay anlayacağı bir durum.. (aklı sönenler hariç).. Üstad İpek gibi yumuşak kök ve damarlar sert olan taş ve toprağı "Allah Namına" deler geçer diyor.. bunu kendimize uyarlayıp şöyle düşünebiliriz.. Kendi acizliğimizi Kökler gibi düşünelim. Ve intihanlarımızı sıkıntılarımızı da sert taş ve toprak olarak düşünelim.. Biz acizliğimizi hissedip Allah'a dayanıp O'nun namına sabredersek o zor ve aşılmaz gibi görünen sıkıntılar birden bize musahhar olmuş gibi kolaylaşıveriyor... şöylede düşünebiliriz.. Taş kalpli olduğunu düşündüğümüz bir kişiye Tam bir tevekkülle Allah'a dayanarak Allah namına bir şey söylediğimizde karşıdaki taş kalpli olduğunu düşündüğümüz kişi birden yumuşayabiliyor.. Aynen öylede Yumuşak köklerde tam bir tevekkülle acizliklerini hissedip Allah namına değip ilerlediklerinde önlerine çıkan herbir sert taş ve toprak Allah namına hareket eden Köklere musahhar oluveriyor...

    Umarım yanlış bir şey yazmamışındır.. Dua ile Selametle...
    Yazar : Risale Forum
    вιz мυнαввєт ƒє∂αιℓєяιуιz, нυѕυмєтє ναктιмιz уσктυя...
    ѕαι∂ ηυяѕι





    Refika-i Hayatım:043::gül:



  10. #10
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 532 + 37872

    Cevap: Vecize Analizi 9 : Allah Nâmına

    Alıntı Hüzün Rüzgarı Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Aslında aklın kolay anlayacağı bir durum.. (aklı sönenler hariç).. Üstad İpek gibi yumuşak kök ve damarlar sert olan taş ve toprağı "Allah Namına" deler geçer diyor.. bunu kendimize uyarlayıp şöyle düşünebiliriz.. Kendi acizliğimizi Kökler gibi düşünelim. Ve intihanlarımızı sıkıntılarımızı da sert taş ve toprak olarak düşünelim.. Biz acizliğimizi hissedip Allah'a dayanıp O'nun namına sabredersek o zor ve aşılmaz gibi görünen sıkıntılar birden bize musahhar olmuş gibi kolaylaşıveriyor... şöylede düşünebiliriz.. Taş kalpli olduğunu düşündüğümüz bir kişiye Tam bir tevekkülle Allah'a dayanarak Allah namına bir şey söylediğimizde karşıdaki taş kalpli olduğunu düşündüğümüz kişi birden yumuşayabiliyor.. Aynen öylede Yumuşak köklerde tam bir tevekkülle acizliklerini hissedip Allah namına değip ilerlediklerinde önlerine çıkan herbir sert taş ve toprak Allah namına hareket eden Köklere musahhar oluveriyor...

    Umarım yanlış bir şey yazmamışındır.. Dua ile Selametle...
    Allah razı olsun Hüzün Rüzgarı kardeşim. Farklı bir boyuttan baktırdınız konuya.
    Yaznızı okuyunca ilk aklıma bebekler geldi. Hiçbir isteklerine elleri ulaşmadığı, yetişemediği halde sadece ağlamalarıyla bütün isteklerini ebeveynlerine yaptırıyorlar. Bizde Cenab-ı Hak'ın nazdar kulları olduğumuza göre acz, fakr, ihlas sırrıyla üstesinden gelemeyeceğimiz veya elimizin yetişemeyeceği bütün meram ve hacatlarımızı yanlız Malik-i Hakiki'den isteyerek ona dayanarak, bütün esbapları O'nun izni ve müsadesiyle kendimize musahhar edebiliriz.

    Buradaki incelik yapan değil, yaptıran...
    Yazar : Risale Forum
    S-Herşeyden evvel bize lâzım olan nedir?
    C-
    Doğruluk.

    S-Daha.
    C-
    Yalan söylememek.

    S-Sonra.
    C-
    Sıdk,sadakat,ihlâs,sebat,tesanüddür.

    NOT : Anlamını bilmediğiniz kelimelerin üzerine çift Tıklayınız..

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •