Başkasını Kendisine Tercih Etmek



Cenâb-ı Hak buyuruyor:

“…Kendileri zaruret içinde bulunsalar bile onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.” (Haşr, 9)

Rasûlullah (sav) buyurdular:

“Sizden biriniz, kendisi için istediğini mümin kardeşi için de istemedikçe gerçek anlamda iman etmiş olamaz.” (Buhârî, İmân, 7.)

Hüzeyfe el-Adevî şunları nakletmiştir: Yermük savaşında amcamın oğlunu aramaya gitmiştim. Yanımda bulunan bir miktar suyu hayatta bulduğum takdirde kendisine içiririm, diyordum kendi kendime. Bir an âniden kendimi onun yanında buldum. “Sana su içireyim” dedim. Ağır yaralı olduğu için ancak “evet” diye işâret edebildi. Tam içirecektim ki, bir başka yaralı “Ah! Su!” diye inledi. Bu iniltiyi duyan amcamın oğlu suyu ona götürmemi işâret etti. Onun yanına vardığımda Hişam b. el-As idi. Kendisine, “Su vereyim mi?” diye sordum. “Evet” diye işâret edebildi. O esnada bir başkasının “Ah! Su!” diye inlediğini işittim. Hişam da o inleyen yaralıya suyu götürmemi işâret etti. Bu üçüncü yaralıya gittim ama onun ruhunu teslim etmiş olduğunu gördüm. Ben hemen Hişam’a döndüm, o da ruhunu teslim etmişti. Amcamın oğluna hemen döndüm ama onu da ruhunu teslim etmiş olarak buldum. İşte bu durum îsârdır; başkasının hayatını kendi canına tercih etmesidir. Bu hareket, kendi malına başkasının malını tercih etmekten daha üstün olan bir îsâr, bir tercihtir. (İsmail Hakkı Bursevî, Rûhu’l-Beyan-21.Cilt, Erkam Yay.)

Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)

eş-Şekûr: Kendi rızası için yapılan işleri daha ziyadesiyle karşılayan, az bir ibadetin karşılığında büyük mükâfatlar veren, kullarının ecrini kat kat artıran, demektir.

Kısa Günün Kârı

Cömertlik, malın fazlasından, kendine lâzım olmayan kısmından vermektir. Îsâr ise, nefsinden fedakârlık yaparak veya hakkından vazgeçerek, kendisinin de muhtaç olduğu bir hakkı veya imkânı, diğer bir mü’mine Allah rızâsı için gönül huzuruyla devredebilmektir. Bir nevî benlikten diğergâmlığa geçip, “önce ben” yerine “önce kardeşim” diyebilmektir. Bu sebeple denilebilir ki îsâr, nefsin îtirazlarını susturup ihtiraslarına set çekerek kazanılan mânevî bir zaferdir. Ve bu zaferlere günümüz insanı, gerçekten çok muhtaçtır.