Yardımlaşma Faziletinin Düşmanı: Faiz





Cenâb-ı Hak buyuruyor:

“Faiz yiyenler (kabirlerinden), şeytan çarpmış kimselerin cinnet nöbetinden kalktığı gibi kalkarlar. Bu hal onların "Alım-satım tıpkı faiz gibidir" demeleri yüzündendir. Halbuki Allah, alım-satımı helâl, faizi haram kılmıştır. Bundan sonra kime Rabbinden bir öğüt gelir de faizden vazgeçerse, geçmişte olan kendisinindir ve artık onun işi Allah'a kalmıştır. Kim tekrar faize dönerse, işte onlar cehennemliktir, orada devamlı kalırlar.” (Bakara, 275)



Rasûlullah (sav) buyurdular:

“Allah fâizi yiyene, yedirene, fâiz muâmelesini yazana ve muâmeleye şâhidlik edene lânet etsin!” (Müslim, Müsâkât, 106)

Ebû Hanîfe’nin hâli ne güzeldir. O büyük İmâm, fâize benzer bir durum olmasın diye alacaklısının ağacının gölgesinden dahî istifâde etmemiştir.

Fâiz yasağının elbette birçok sebep ve hikmetleri vardır. Bunların başında işsizliği artırması, sun’î fiyat artışına yol açması, yardımlaşma, dayanışma, sevgi, merhamet ve şefkat gibi insânî ve ahlâkî meziyetleri zayıflatması, bencilliği körükleyip para ve nüfuz kazanma hırsını kamçılaması gibi hususlar gelir.

Bu sebepler muvâcehesinde fâizi yasaklayan İslâm, buna mukâbil karz-ı hasen denilen, “imkân nisbetinde Allâh için borç vermeyi” teşvik etmiş ve darda olan bir kimseye verilen borcu, sadakadan daha fazîletli saymıştır.

İmâm Câfer-i Sâdık’a:

“–Allah, fâizi niçin haram kılmıştır?” diye sorulduğunda şu cevâbı vermiştir:

“–İnsanlar birbirlerini ihsanlarından mahrum bırakmasın ve birbirlerinden yardımı esirgemesinler, diye haram kılınmıştır.” (Ebû Nuaym, Hilye, III, 194)

İnsanlar sadece menfaat karşılığında borç verirlerse, aralarında olması gereken yardımlaşma fazîleti aslâ vücut bulamaz. (Osman Nûri Topbaş, Faziletler Medeniyeti-2, Erkam Yay.)



Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)

el-Müzill: Zillete düşüren, hor ve hakir kılan, rezil ve perişan eden demektir.



Kısa Günün Kârı

Fâiz, risk ve gayret dâhil olmadığı için sermayenin kullanılışındaki bir istismâr tezâhürüdür. Sadece zenginin daha çok güçlenmesine, muhtâcın da daha çok ezilmesine sebep olur.