Dünya ve Âhirette Kardeş Olmak




Cenâb-ı Hak buyuruyor:

“Sizin dostunuz (veliniz) ancak Allah'tır, Resulüdür, iman edenlerdir; onlar ki Allah'ın emirlerine boyun eğerek namazı kılar, zekâtı verirler.” (Mâide, 55)

Rasûlullah (sav) buyurdular:

“Ebû Bekir bendendir, ben de ondanım. Ebû Bekir dünyâda ve âhirette kardeşimdir.” (Tirmizî, Menâkıb, 20.)

Bir gün Hz. Peygamber (sav):

“Ebû Bekir’in malından istifâde ettiğim kadar başka hiçbir kimsenin malından faydalanmadım…” buyurmuştu.

Hz. Ebû Bekir (ra) ise bu iltifatkâr sözlere karşı gözyaşları içinde:

“Ben ve malım, yalnızca Sen’in için değil miyiz yâ Rasûlallah?!.” (İbn-i Mâce, Fedâilu Ashâbi’n-Nebî, 11) demek sûretiyle kendisini bütün varlığıyla Peygamber Efendimiz’e adadığını ve O’nda fânî olduğunu ifade etmiştir.

Efendimiz (sav)'de bu aynîleşme sebebiyle:

“Ebû Bekir bendendir, ben de ondanım. Ebû Bekir dünyâda ve âhirette kardeşimdir.” (Tirmizî, Menâkıb, 20.) buyurarak, mânâ âlemindeki beraberliklerini ve kalpten kalbe gerçekleşen hâl akışını ifade etmişlerdir.

Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)

el-Bâkî: Ebedî olan, varlığının sonu olmayan demektir.

Kısa Günün Kârı

Kendi varlık ve benliğinden sıyrılarak âdeta Allah Rasûlü’nde var olan Ebû Bekir (ra), bu şekilde Muhammedî ahlâkın canlı bir misâli olmuştu.