Bir Müzâyede



Cenâb-ı Hak buyuruyor:

“De ki: Allâh’ın bizim için yazdığından başkası bize asla erişmez. O bizim mevlâmızdır. Onun için mü’minler yalnız Allâh’a tevekkül etsinler / dayanıp güvensinler.” (Tevbe, 51)

Rasûlullah (sav) buyurdular:

“Eğer siz Allâh’a gereği gibi tevekkül etseydiniz, (Allah), kuşları doyurduğu gibi sizi de rızıklandırırdı. Kuşlar sabahları kursakları boş olarak çıktıkları hâlde akşam doymuş olarak dönerler.” (Tirmizî, Zühd, 33; İbn-i Mâce, Zühd, 14)

İnsanlar Allah’a inanıp güvenmelidir. Şayet insan, helâlinden kazanmak için sabırla beklemez, aç kalacakları veya az kazanacakları endişesiyle haram yollara başvurursa, Allah Teâlâ’nın, “Size verdiğimiz rızıkların temiz olanından yiyiniz, temizi pis olanla değişmeyiniz” (Bakara, 172), (Nisâ, 2) buyruğunu dikkate almazlarsa Allah’a yeterince güvenmediklerini ortaya koyarlar.

Bir gün Peygamber Efendimizin yanına, Medineli Müslümanlardan fakir bir adam geldi ve yiyecek bir şeyler istedi.

Efendimiz ona:

“Senin evinde hiç eşya yok mu?” diye sordu.

Adam:

“Var” dedi. “Bir kısmıyla örtündüğümüz, bir kısmını yere serdiğimiz bir çul, bir de su kabımız var.”

Resûl-i Ekrem “Onları bana getir” buyurdu.

Adam çul ile su kabını getirdi.

Peygamber Efendimiz onları eline aldı ve etrafındakilere:

“Bunları kim satın almak ister?” diye sordu.

Sahâbilerden biri onlara bir dirhem vereceğini söyledi. Hz. Peygamber:

“Artıran yok mu?” diye birkaç defa seslendi ve iki dirhem verene onları sattı. Parayı fakir sahâbîye uzatarak:

“Bunun bir lirasıyla ailene yiyecek al. Kalan parayla da bir balta satın alıp bana getir” buyurdu.

Adamın getirdiği baltayla Efendimiz kendi elleriyle bir sap taktı ve ona şunları söyledi:

“Haydi şimdi git; bununla odun kes ve sat! On beş gün çalış; ondan sonra yanıma gel!”

Fakir adam on beş gün sonra Efendimizin yanına geldi. On dirhem kazanmış, bu parayla kendine ve ailesine elbise ve yiyecek almıştı.

Peygamber Efendimiz buna çok sevindi ve ona şunları söyledi:

“Dilenciliğin, kıyamet günü suratında bir leke gibi görünmesinden, böylesi senin için daha iyidir.” (Ebû Dâvûd, Zekât 26; İbni Mâce, Ticârât 25)

Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)

el-Metîn: Son derece güçlü, sağlam ve kuvvetli olan, kuvveti azalıp gevşemeyen çok dayanıklı olan demektir.

Kısa Günün Kârı

İnsan, Allah’a güvenmediği için aç kalma veya zarar etme endişesine kapılır ve bu yüzden haram kazanç yollarına başvurur. Bu, Allah’a güvensizliğin bir sonucudur. Allah’ın takdir ettiği rızık biraz gecikse bile, sonunda insanı bulacaktır. İşte bu sebeple Allah’tan korkmalı, helâl olanı alıp haramdan uzak durmalıdı