İçimizde Kaç Hain Var?




Cenâb-ı Hak buyuruyor:

“Kötü duygularını kendisine tanrı edinen kimseyi gördün mü?..” (Furkan, 43)



Rasûlullah (sav) buyurdular:


“Allâh’ım! Nefsime takvâsını ver ve onu tezkiye et! Sen onu tezkiye edenlerin en hayırlısısın. Sen onun velîsi ve Mevlâ’sısın.” (Müslim, Zikir, 73)

İçimize dönmek ve kendimizle yüzleşmektir. Kendimize sormalıyız, acaba içimizde kaç hain var? Kendimize zülüm ediyor muyuz? Gerçek budur; biz en değerli varlığımız olan kalbimizi masiva ile işgal ettik. Hûd suresi 101 ayette; “Biz onlara zulmetmedik, fakat onlar kendilerine zulmettiler.” buyruluyor. Kalplerimizi istila edip oraya yerleşen şeytan, uydurma tanrılar, idoller, kirler, tozlar, manevi hastalıklar, kısacası “şirk” tarafından işgal edilmiş durumdayız. Şeytan ve kendi nefislerimize kukla olduk. Asıl kölelik nefse köleliktir. Zulümlerden, zalimlerden, firavunlardan kurtulduğumuz zaman özgür olamıyoruz. Zalimlerden kurtulduğumuz zaman Allah’a olan teslimiyetimiz, itaatimiz, imanımız öyle artacak ki, teslimiyetin bir muhabbet işi olduğunu anlamaya başlayacağız çünkü en büyük özgürlük Allah’a köle olmaktır! İnsanın asıl özgürlüğü arzularından, dürtülerinden, kendi zulmünden kurtulması. Dr. Halûk Nurbaki; “Bütün duygularımızı, nefsimizin bütün hainliklerini sevday-ı Muhammedi uğruna feda edeceğiz!” diyor.

Peygamber Efendimiz Mekke’nin fethinden sonra ilk olarak Kabe’ye varıp içindeki putlardan arındırdı, Müminler için yegane örnek olan Muhammed Mustafa (sav) gibi bu zaferden sonra kendi kalbimize dönüp putlardan arındırmamız gerekir. Gönül putlarını kırmadan şuur açılmaz, aşk ve ihlas doğmaz, güzellikler ve nur yayılmaz, ilim ve mana doğmaz, kalp gözleri açılmaz ve miraca çıkılmaz.

Peygamber Efendimizin Tebük savaşından döndükten sonra buyurduğu gibi; (küçük cihattan döndük – büyük savaşa başlıyoruz) “Cihad-ı Ekber”e yani nefsimizle olan mücadeleye yoğunlaşmalıyız. Hz. Mevlana’ya; “Cihad nedir?” diye soruyorlar. “Deliler elinden silah almaktır” diye cevap veriyor. Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın bir yorumu var; “Sağlıklı düşünmeyen bir insanın elinde silah olursa kan akar. Silahı onun elinden almak bir cihattır. Kötülük yapacak insanın kötülüğüne engel olmak cihattır.” (Rabia Brodbeck, Tatil Değil Tadilât Var, Altınoluk Dergisi Eylül-2016)




Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)



el-Hayy: Hayatı, ezelî ve ebedî olarak sarmalayan, bütün hayatların kaynağı olan, ezelî ve ebedî olarak ölmeyen, diri olan demektir.



Kısa Günün Kârı

Arzular mihrap ve kıble haline gelince insan, zaaflarının putperesti oluyor. Aslî hakikatini, derunî istidatlarını dumura uğratıyor.

Lügatçe

takvâ: Dinin yasak ettiği şeylerden sakınıp buyurduklarını yerine getirme.
tezkiye: Temize çıkarma, aklama.
istila: 1. Akın. 2. Basma. 3. Bürünme, kaplama, salgın, yayılma.

"İki Gün Bir Değil" mail servisi bir ALTINOLUK hizmetidir.