İslâm Toplumu



Cenâb-ı Hak buyuruyor:

“Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu görür. Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu görür.” (Zilzâl, 7-8)

Rasûlullah (sav) buyurdular:

“Din kardeşini güler yüzle karşılamak gibi (tabiî) bir iyiliği bile sakın küçük görme!” (Müslim, Birr 144. Ebû Dâvûd, Libâs 24; Tirmizî, Et’ime 30)

Ebû Zer Cündeb İbni Cünâde (ra) şöyle dedi:

“-Ey Allah’ın Resûlü! Hangi amel daha üstündür?” dedim.

“-Allah’a iman ve Allah yolunda cihaddır” buyurdu. Ben:

“-Hangi (esir veya) köle (yi âzat etmek) daha faziletlidir?” dedim.

“-Sahiplerine göre en kıymetli ve bedeli en yüksek olanı” buyurdu.

“-(Cihad ve köle âzâdını) yapamazsam?” dedim.

“-(Bir) iş yapana yardım edersin veya işini beceremeyenin işini görürsün” buyurdu.

“-Ey Allah’ın Resûlü! Bunlardan hiçbirini yapamazsam?” dedim.

“-İnsanlara zarar vermezsin. Zira bu da kendi kendine iyilik etmen demektir” buyurdu. (Buhârî, Itk 2; Müslim, Îmân 136)

Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)

el-Müzill: Zillete düşüren, hor ve hakir kılan, rezil ve perişan eden demektir.

Kısa Günün Kârı

Dinimizde Allah’a imandan, insanlara kötülük yapmamaya kadar uzanan binlerce hayır ve iyilik yolu bulunmaktadır. Yardıma muhtaç olan herkesin yardımına koşmak iyilik ve hayırdır. Her türlü amel ve iyiliğin temeli Allah’a imandır. İman olmadan yapılacak hiçbir işin kıymeti yoktur. İslâm toplumu iyiler ve iyilikler toplumudur.