Külü Savrulan Adam




Cenâb-ı Hak buyuruyor:

“De ki: Ben, Rabbim’e isyan edersem gerçekten büyük bir günün (kıyametin) azabından korkarım. O gün kim azaptan kurtarılırsa, gerçekten Allah onu esirgemiştir. İşte apaçık kurtuluş budur. Eğer Allah seni bir zarara uğratırsa, onu kendisinden başka giderecek yoktur. Ve eğer sana bir hayır verirse, (bunu da geri alacak yoktur). Şüphesiz O her şeye kâdirdir. (En’âm, 15-17)



Rasûlullah (sav) buyurdular:

“Cennet ve cehennem gözlerimin önüne serilip bana gösterildi. Hayır ve şer açısından bugün gibisini görmedim. Eğer sizler benim bildiklerimi bilseydiniz, az güler çok ağlardınız.” (Müslim, Fezâil 134)

Bir gün Peygamber Efendimiz sahâbîlerine şöyle bir kıssa anlattı:

Vaktiyle çok zengin bir adam vardı. Öleceğini anlayınca çocuklarını başına topladı.

“Yavrularım! dedi. “Söyleyin bakalım, ben size karşı nasıl bir babaydım?”

“Sen babaların en iyisiydin” dedi çocukları.

“Öyleyse size bir vasiyetim var” diye sözüne devam etti adam. “Ya bu vasiyetimi tutarsınız veya sizi mirasımdan mahrum ederim.”

Çocukları:

“Vasiyetini elbette yerine getiririz” dediler.

Adam şunları söyledi:

“Ben hayatımda hiç iyilik yapmadım.

Eğer Allah beni hesaba çekecek olursa, en ağır cezayı bana vereceğini biliyorum.

İşte bu sebeple öldüğüm zaman cesedimi yakınız.

Sonra benden geriye kalan parçaları iyice ezip kül haline getiriniz.

Rüzgârlı bir günde külümü savurunuz. Belki o zaman Allah’ın azabından kurtulabilirim”

Çocukları ona, dediklerini aynen yapacaklarına söz verdiler ve sözlerini tuttular.

Allah Teâlâ yeryüzüne:

“O adama ait senin üzerinde ne varsa hepsini bir araya getir” diye emretti.

Yeryüzü bu emri derhal yerine getirdi.

Allah Teâlâ da o adama yeniden can verdi ve:

“Söyle bakalım, neden böyle davrandın?” diye sordu. Adam:

“Senin azabından korktuğum için öyle yaptım, yâ Rabbi” dedi.

Cenâb-ı Hak da onu azabından korktuğu için bağışladı. (Buhârî, Enbiyâ 54, Tevhîd 35; Müslim, Tevbe 27-28; Nesâî, Cenâiz 117; İbni Mâce, Zühd 30; Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 269, III, 13, 17, 69, 77, V, 383, 395)

Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)

el-Vekîl: İşlerini kendisine bırakanın işlerini en iyi şekilde yapan, kendisine dayanılıp, güvenilen, her şeyi tedbir ve idare eden, gözeten, yarattığı bütün varlıkların işlerini idare eden, her şeye karşı her şeyin hakkını müdafaa eden, hakkı yerine getiren demektir.

Kısa Günün Kârı

İnsanlar, kıyamet gününde, dünyada yaptıkları her işten hesaba çekilirler. İnsanın hayatı kendisine Allah’ın bir emânetidir; bu emânete hıyanet etmemesi gerekir. Bir insan, hayatını Allah’ın emirleri ve yasakları doğrultusunda geçirirse, emânete hıyanet etmemiş olur.

Lügatçe

kâdir: 1. Her şeye gücü yeten.
vasiyet: Bir kimsenin ölümünden sonra yapılmasını istediği şey.

"İki Gün Bir Değil" mail servisi bir ALTINOLUK hizmetidir.