Sen Büyük Bir Ahlâk Üzeresin



Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“(Ey Rasûlüm!) Muhakkak ki senin için tükenmeyen bir mükâfât vardır. Şüphesiz sen büyük bir ahlâk üzeresin.” (Kalem, 3-4)


Rasûlullah (sav) buyurdular:
“Ben güzel ahlâkı tamamlamak üzere gönderildim.” (Muvatta’, Hüsnü’l-huluk, 8)


Peygamber Efendimiz (sav), hadîs-i şerîflerinde buyurmuşlardır:

“Beni Rabbim terbiye etti ve terbiyemi ne güzel yaptı.” (Suyûtî, Câmiu’s-Sağîr, I, 12)

“Kıyâmet günü, mümin kulun terazisinde güzel ahlâktan daha ağır bir şey bulunmaz. Allâh Teâlâ çirkin hareketler yapan, çirkin sözler söyleyen kimseden nefret eder.” (Tirmizî, Birr, 62)

“Ben, güzel ahlâkı tamamlamak üzere gönderildim.” (İmâm Mâlik, Muvattâ, Hüsnü’l-hulk, 8)
Târihte, hâyâtının tamamı en ince teferruâtına kadar tesbît edilebilen tek peygamber ve tek insan, Hz. Muhammed Mustafa (sav)’dir. Onun bütün söz, fiil ve duyguları anbean kaydedilerek târihe bir şeref levhası hâlinde geçmiştir. Hz. Peygamberdeki “üsve-i hasene”, yâni örnek şahsiyet, bütün bir beşeriyyet için zirve teşkîl etmiştir. (Osman Nûri Topbaş, İmandan İhsana Tasavvuf, Erkam Yay.)


Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)
es-Semî’: Kâinattaki her sesi; içte saklansın yahut açıkça söylensin duyan, gizliyi, fısıltıyı bile işiten demektir.


Kısa Günün Kârı
Âişe (ranha)’ya Rasûlullah (sav)’in ahlâkı sorulduğunda : “O’nun ahlâkı Kur’ân’dı” diye cevap vermiştir. Kur’ân’ı kendisine ahlâk edinen bir zattan daha takvâ sahibi kim olabilir?