Gecedeki Sır



Cenâbı Hak buyuruyor:
"(O Rahmân'ın kulları ki,) Rab'lerinin huzûrunda kıyâma durarak ve secdelere kapanarak gecelerini ihyâ ederler." (Furkân, 64)


Rasûlullah (sav) buyurdular:
"Gecede bir saat vardır ki, Allah'tan dünya veya âhiretle alâkalı bir hayır taleb eden bir Müslüman o saate rastlarsa, Allah istediği şeyi ona mutlakâ verir. Bu saat, her gecede vardır." (Müslim, Müsâfirîn, 166)


Hasanı Basrî Hazretleri'ne sordular:

"Gece namazı kılanların yüzleri niçin güzel ve nurlu olur?"

Şöyle buyurdu: "Çünkü onlar, Rahmân ile başbaşa kalmışlardır..."

Bu beraberlik dolayısıyla âşıklar, gecenin nasıl geçtiğini anlayamadan iştiyak ve muhabbetleri artmış bir vaziyette sabaha ulaşırlar.

İlâhi sır ve hakikatlerin keşfi için gecelerin kıymetini ifade sadedinde Bâyezidi Bistâmî Hazretleri de şöyle buyurur:

"Geceler gündüz olmadan bana hiçbir şey fetholunmadı."

Yine Hasanı Basrî Hazretleri gece ibadetinden mahrûmiyetin sebebi hakkında der ki:

"Gece ibâdetine kalkmak, günahlar altında ezilen kişiye ağır gelir."
Gecelerdeki mânevi sırrı idrâk eden ehli gönül bilir ki, gecelerin feyzinden istifâdeyi ihmâl edenler, sabaha yorgun ve uyuşuk çıkarak gündüzün bereketinden de mahrum kalırlar. Gecelerin nîmetini bilmeyen böyle kimseler için gündüzün hayrını düşünmek mümkün değildir. Dolayısıyla sabahın selâmetini elde etmek isteyen her insan, ilâhî ve mânevî manzaraların iklîmine girebilmek yolunda gecesini gâyeli kullanmak mecbûriyetindedir. (Osman Nûri Topbaş, Hak Yolculuğu, Erkam Yay.)


Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)
el-Müzill: Zillete düşüren, hor ve hakir kılan, rezil ve perişan eden demektir.


Kısa Günün Kârı
Gece namazı ve tesbîhâtı, âdeta Yüce Yâr ile buluşup sohbet etme mâhiyeti taşır. Seherler, feyz ve rûhâniyetini bütün bir güne taşıyacak bir vecd içinde ihyâ edilmelidir. Herkes uyurken uyanık olmak, Hak Teâlâ'nın muhabbet ve merhamet meclisine dâhil olan müstesnâ kullarından olmak demektir.