Kötülüklerin Anahtarı



Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Şeytan içki ve kumar yoluyla ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi, Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık (bunlardan) vazgeçtiniz değil mi?” (Mâide, 91)


Rasûlullah (sav) buyurdular:
“Sakın içki içme, çünkü o bütün kötülük ve şerlerin anahtarıdır.” (İbn-i Mâce, Eşribe, 1)


Dünya Sağlık Teşkîlatı’nın otuz ülkeyi içine alan son araştırma raporlarına göre, cinâyetlerin % 85’i (% 60-70’i âile içine dönük), tecâvüzlerin % 50’si, şiddet hâdiselerinin % 50’si, eşlerini dövenlerin % 70’i, işe gitmeyenlerin % 60’ı ve akıl hastalığı vak’alarının % 40-50’si alkolden kaynaklanmaktadır. Alkoliklerden doğan çocuklarda aklî ârızalar % 90’lardadır. Alkolik bir kadının özürlü bir çocuğa sahip olma riski % 35 gibi yüksek bir orandır. Çünkü alkol, anne rahmindeki büyümeyi ve doğum sonrası gelişmeyi engeller; çocukta zekâ geriliğine, boy kısalığına ve davranış bozukluklarına sebep olur. İçki mübtelâsı olan insanların çocukları, sürekli çekişme ve şiddet dolu bir âile atmosferinde yaşadıklarından, onlarda duygusal çöküntü ve davranış bozukluklarının artma riski çok yüksektir. Dolayısıyla bu çocukların çoğu, okulda ve hayatta başarısız olur. (Musa Tosun, “İçki” mad., Diyanet İslâm Ansiklopedisi, XXI, 463.)
Trafik kazaları, suça teşvik, âile parçalanması, iş hayatının bozulması, meslek kayıpları ve muhtelif ekonomik kayıplar da içkinin çokça görülen zararları arasındadır. İnsanın aklını dumûra uğratan içki, kişinin görüş ve düşüncesini ifsâd, malını da telef eder. Bunun yanında âileyi yıkar, nesilleri çürütür, sosyal îtibar ve konumu târumâr eder. Çünkü o, bütün günah ve kötülüklerin anasıdır. (Dr. Murat Kaya, Ebedi Yol Haritası İslam, Erkam Yay.)


Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)
Mâlike’l-Mülk: Bütün mülkün, kâinatın yegâne sahibi, bütün varlık âleminin tek hâkimi demektir.


Kısa Günün Kârı
Alkollü içki ve uyuşturucular, insan fıtratına tamamen zıt olan zararlı maddelerdir. Aslolan insanın ayık ve uyanık olmasıdır. Kendinden geçmiş vaziyette, rehâvet ve tembellik içinde bulunmak makbûl değildir. Uyanıklığı terk etmenin sonucu ise umûmiyetle sapıklığa düşmektir. O hâlde içki ve uyuşturucuyu tabiî görüp benimseyenlerin sapıklığa düşmeleri kaçınılmazdır.