Niyaz






Aydınlat imanla şu kalbimizi
Dönmesin gündüzler bir dem leyâle.

Tâ elest bezminde, görmek için ben
Pervane kesildim o nûr Cemâl’e.

Vahdet deryasına daldır da beni
Durulsun gözdeki dinmez şelâle.

“Ahad” sırrındaki mihmânı bulup
Erdir beni Rabbim, erdir kemâle.

Yağsın gökten sağnak sağnak rahmetin
Gökkubbendir bize nurdan piyâle.

Bülbül gibi nalân olsam ne çıkar
Haz verir çevrinle yükselen nâle.

Âsi kılma, ayırma doğruluktan
Haramdan çevir, yönlendir helâle.

Koru cümlemizi sen kul hakkından
Tahammül kalmadı artık vebale.

Şefkat ve muhabbet kalmadı bizde
Düştük o yüzden bu perişan hâle.

Ezanını, dünyalara yeniden
Dinletsin diye, eş gönder Bilâl’e.

Yâdetmem geçmişi, “Dem bu demdir dem…”
Gam çektirme yeter ki, istikbâle.

Düşürme cihanda elden ayaktan
Muhtaç eyleme sen yâd ü iyâle.

Gelince kabrime ol Münkir-Nekir
Mahzun kuşlar gibi düşürme lâle.

Aydınlansın n’olur nurunla kabrim
İnayet et, mecal bulam suâle.

Gölge kıl “Liva-ül hamd” sancağını
Habibinle ermek için visale…




Abdullah Satoğlu Semerkand Dergisi |