2 sonuçtan 1 ile 2 arası

  1. #1
    ABDULLAH çevrimdışı Forum Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.245
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 819 + 40638

    Canımı Al Televizyonuma Dokunma!

    Canımı Al Televizyonuma Dokunma!


    Kemal Reisoğlu



    Milli Hastalığımız TV!

    Biraz düşünelim: Türkiye acaba dünyada hangi konularda önde gidiyor? Çok konuda değil elbette. Bazı şeylerde önde olduğu doğru. Ama çoğu olumsuz noktalarda: Enflasyon oranı, paramızın değersizliği, gelir adaletsizliği, eğitime ayrılan bütçe, vs..

    Ama artık göğsümüzü kabartacak bir dünya ikinciliğimiz var, biliyor muydunuz? Hayır hayır, halterde veya güreşte değil. Yüzyılın son milli gururunu yaşamak için şu tabloya bir bakıverin:


    Ortalama günlük TV seyretme süresi (1996 itibariyle)

    ABD 4 saat

    TÜRKİYE 3,5 saat

    İngiltere 3 saat 20 dakika

    Japonya 3 saat 15 dakika

    Avustralya 3 saat

    Almanya 2 saat 55 dakika

    Fransa 2 saat 50 dakika

    Peru 2 saat 40 dakika

    İsveç 2,5 saat

    Evet, yanlış okumadınız! Türkiye nihayet uygar ülkeler düzeyine ulaşarak, televizyon karşısında çakılıp kalmada ikinciliği yakaladı. Almanya’ya bakın siz. Nasıl da nal topluyor. Fransa ve İngiltere de öyle. Yani, yedi düvele fark atmışız çoktan. ABD hâlâ önde ama gayret edersek onları da geçeceğimize şüphe yok. Aynen trafik kazalarında olduğu gibi, uygarlığın bu alanında da dünya efendisi olmamız şart.

    Neredeyse bir Türk vatandaşı gününün üçbuçuk saatini bizim o muhteşem yayınlarla dolu TV kanallarımızı seyrederek geçiriyor. Yani belki 7-8 saat uyuyor, 8 saat çalışıyor ama, televizyonu da ihmal etmiyor. Üçbuçuk saat, neredeyse yarım gün eğitim yapan bir okulda bir günde alacağımız eğitimin süresine eşit. Üçbuçuk saatte neler yapılmaz ki?

    Ama biz yine de ne yapacağımızı biliyoruz: Uykudan uyanma ve uyuma saatlerimizi TV’ye göre ayarlıyoruz. Elimizde uzaktan kumanda, dünyaya hükmediyoruz. O sihirli alet ile haber haber geziyoruz, rezalet zaplaması yapıyoruz, bir kanala küfredip, diğerinin kucağına düşüyoruz. Olup biteni öğrenmek için açtığımız haber programı denilen şeyin içinde bile her şey var: Kedi, köpek, maymun, uzun adam, cüce adam, deha adam, ahmak adam, komplo, cinayet, adam kaçırma, adam dövme, adliye arbedeleri, ahlâksızlıkla şarkıcı olanlar, şarkıcılıkla ahlâksız olanlar…

    Ama hepimiz üçbuçuk saat kendimizi teslim ettiğimiz televizyondan yine de memnun değiliz. Bazı gazetelerin TV konusundaki köşelerine sık sık şunları yazıyoruz: “Mehmet Ali Erbil gittikçe saçmalamaya başladı. Kim bu adama dur diyecek?” Veya “Huysuz’un şovunda yine rezalet vardı. Lütfen seyirciye biraz saygı.” Durmadan bunları seyrediyoruz ki rahatsız oluyoruz. O zaman neyi, kime, neden şikayet ediyoruz ki?

    Beşikten Mezara Televizyon!

    Sabah kalktığımızda, elimizi yüzümüzü yıkamadan o günkü gazete haberlerini veren programları açıyoruz ilk önce. Kahvaltı etmeden önce çizgi film seyretmek isteyen çocuklarımızla bu konuda tartışıyoruz. Allah’tan biz işe giderken onlar da okullarına gidiyorlar. Tabii biz işte, onlar da okulda arkadaşlarımızla televizyonda gördüklerimizden, kaçırdıklarımızdan bahsederek günü geçiriyoruz. “Dün geceki Siyaset Meydanı’nı seyrettin mi?” “Yoo, ne vardı ki?” “Kaçar mı kardeşim, İslam’ın demokrasiye uyup uymadığını tartıştılar.” Bunu söyleyen arkadaşımız hemen hoşuna giden ve gitmeyen konuşmacıları anlatmaya başlayacaktır. Susturabilene aşkolsun.

    Hanımlar erkeklerden neredeyse sadece televizyon konusunda şanslılar. Günboyu televizyon açık duruyor. Mübarek aleti kapatsak bir daha açılmayacak sanki. Zaten kapalı olsa da akşam evin beyi geldiğinde açacak. Bu arada, televizyondaki muhteşem programları izlerken, ders soran çocuğunu hafifçe tersleyecek, karısının anlattıklarına “he, he” deyip gözünü ona bile çevirmeyecek, ihtiyacını giderme saatlerini bile televizyona göre ayarlayacak. Yatsı namazından sonra haberleri, sabah namazından önce filmleri bitirmeyi bekleyecek.

    Böylece mükemmel bir baba, bir anne, bir çocuk, bir aile, bir toplum olarak yaşayıp gideceğiz. Hayatımızda değişen tek şey, televizyonda değişen diziler olacak. İlim televizyonda gördüğümüz tartışmalarla haberlerdeki garip olaylar, eğitim de Çarkıfelek’te bulmaya çalıştığımız şarkı sözleri olarak kalacak.

    Bayramlarda açık televizyona bakarak büyüklerin ellerini, küçüklerin gözlerini öpüyoruz. Misafirliklerde birbirimizle değil, televizyonu aracı kılarak konuşuyoruz. Bir dükkana bir şey almaya gittiğimizde, tezgahın arkasında duran televizyona dikkatle bakıyoruz, esnafın bize ne verdiğine değil.

    Hayatımıza bu denli egemen olan şey bu televizyon denen alet değil de, mesela başka bir insan olsaydı acaba ona dayanabilir miydik? Bir yanlışını gördüğümüzde kızmaz mıydık? Günde üçbuçuk saat kiminle sohbet ediyoruz, görüşüyoruz? Üçbuçuk saati bırakın, üç dakika neyin kapağını açıp bakıyoruz? Üçbuçuk saat bir yana, çocuğumuzla ve ailemizle oturup, yarım saat Allah’tan ve örnek insanlardan bahsedebiliyor muyuz? Çocuğumuzun üç sorusuna yardım edebiliyor muyuz?

    Hepimiz biliyoruz: Üçbuçuk saat içinde bir kitabı yarılayabiliriz. Okumayla aramız yoksa (ki elbette yoktur!) ailecek bir dostu ziyarete gidebiliriz. Çocuğumuzun elinden tutup, vakit namazına camiye gidebiliriz. Onlara Kur’an alfabesini öğretebiliriz. Biz bilmiyorsak öğrenebiliriz. Her gün bırakın üçbuçuk saati, yarım saat versek öte dünyada sorulacak amellerimiz için şart olan ilmihal bilgilerini bir ay içinde sular-seller gibi öğrenebiliriz. Bunların hiçbirisini yapamıyorsak bile, mutlaka yararlı ve bizi koltuğa bağlamayan başka şeyler yapabiliriz. Öyle değil mi?

    Çocukları TV’ye Kurban Vermeyelim

    Yapılan araştırmalar, en fazla çocukların televizyondan etkilendiğini gösteriyor. Tabii olumsuz etkilenmeden söz ediyoruz. Bizim gibi aşırı televizyon tutkunu toplumlarda, çocuklarımızın en verimli eğitim ve öğrenim dönemi televizyona rehin bırakılıyor.

    Oysa çocukları TV karşısında aptallaştırmak yerine, onların güzelce, severek yapacakları o kadar çok şey var ki: Oyunlar, oyuncaklar, müzik, hikaye ve masal anlatmak, kitap ve dergi okumak, pul koleksiyonu gibi hobiler, el işleri (kesme-yapıştırma gibi), arkadaşlarla sohbet, çeşitli grup faaliyetleri…

    Ayrıca çocukların aileleleriyle de yapacakları çok şey var elbette: Bulmacalar, kelime oyunları, kütüphaneye ya da müzelere, kırlara ve çocuk bahçelerine beraber gitmek, bir hikayeyi canlandırmak, müzik söylemek, okumak, konuşmak, spor yapmak, yürüyüşe çıkmak, evde yaptıkları işlere karşılık onlara küçük hediyeler, bahşiş vermek, beraber bir sanat veya el işi yapmak. Veya hiç bir şey. Unutmayın, çocuklar hiç bir şey yapmasalar bile, sizin iş yapmanızı seyretmekten zevk alırlar. O zaman, siz evinizde kendi işinizi görürken onlara yaptığınız şeyi anlatın, bir şekilde yardım etmelerine veya yanınızda durmalarına izin verin.

    Benzer Konular
    Allah' ım ne olur sana en güzel göründüğüm anda al canımı..
    Allah' ım ne olur sana en güzel göründüğüm anda al canımı.. İki tesbih boncuğu arasında bir kalp kaç kez çarpar, sayamıyorum. “İkrar”ın sukutu oluyor suskunluğum. Az ve öz olan bir anlayışla ve kıbleye doğru bir bakışla Seni anıyorum. Andıkça çoğalıyor anlamların. Adı
    Doların 1,91 TL'ye çıkması canımı sıkıyor
    Doların 1,91 TL'ye çıkması canımı sıkıyor Enerji Bakanı Taner Yıldız, Rusya'nın Türkiye'nin Güney Akım'a kendi karasularında izin vermesine karşılık yaptığı doğalgaz indiriminin tüketiciye yansımasının şimdilik belli olmadığını söyledi Devami...
    Doların 1,91 TL'ye çıkması canımı sıkıyor
    Doların 1,91 TL'ye çıkması canımı sıkıyor Enerji Bakanı Taner Yıldız, Rusya'nın Türkiye'nin Güney Akım'a kendi karasularında izin vermesine karşılık yaptığı doğalgaz indiriminin tüketiciye yansımasının şimdilik belli olmadığını söyledi Devami...
    Sensizlik benim canımı acıtan...[falsh]
    Sensizlik benim canımı acıtan...[falsh] İçimde bir yerlerde büyüyen, sevdaya dair bütün sözcüklere direniyor, susuyorum.. İnanılmaz ağırlaşıyor gitgide yükleri. Artık kaldıramayacağımı düşündüğüm bi
    Dokunma Iki Gözüm
    Dokunma Iki Gözüm Dokunma iki gözüm sorma ben kimim, adım ne, nereden geldim kim açtı bu kahrolası çukuru yüreğimde kimi sevdim, kime özlemim kaç yıl sevda doldu iliklerime kaç yıl eksildim. tut ki, bir pınarım suyu kesik
    Yazar : Risale Forum
    “Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  2. #2
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    12.057
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 210278

    Cevap: Canımı Al Televizyonuma Dokunma!

    Televizyon kadar farkedilmeyen, sinsi bir İslâm düşmanı hiç bir zaman olmamıştır. O kadar ki, dinimizi, müslümanları en çok alaya alan roller, çoğu müslümanın gözünde eşi bulunmaz, yerine yenisi gelmez kahramanlar olmuş. Ve halen de gariptir ki, İslâm a ve müslümanlara düşmanlığıyla aşırı tepki çeken filmler, müslüman kardeşlerimiz tarafından yoğun bir ilgi ile izleniyor.

    Allah cc. uyanmak nasib eylesin, teknolojinin her türlüsünü hayra kullanan kullarından eylesin bizi. Amin...
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222