Sünnet’i Doğru Anlamak


Semerkand Dergisi

İslam bilim ve kültür tarihinin erken dönemlerinden itibaren, Hadis ve Sünnet’in dindeki yerine, bağlayıclığına ve doğruluğuna karşı bir çok iddia ileri sürüldü. İslam düşmanlığı ya da bilinçsizlikten kaynaklanan bu iddialar, son yıllarda tekrar canlanmışa benziyor. Bütün İslam ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de Hadis ve Sünnet karşıtı hareketler görüyoruz. Ve ne yazık ki bu hareketlerin başını islam dünyasından bilim adamları çekiyor. Fitne bu sefer bilim postuna bürünmüş. Bilimsel fitne insanlarımızın yıllar yılı cahil bırakılmışlığından faydalanmaya çalışıyor.

Hz. Peygamber’in (A.S.) bizi ilim öğrenmeye yönlendiren emirlerinin önemini bugün daha iyi anlıyoruz. Müslümanlar, artık kendilerini ve çevrelerini fitneye karşı korumak için dinlerini -Kur’an’ı, Hadis ve Sünneti, tasavvufu vb.- öğrenmek zorundalar.

Biz, Hadis ve Sünnet’in ne olduğunu ve nasıl anlaşılması gerektiğini açıklamaya çalışacağız. Daha kapsamlı bilgilere sahip olmak, okuyucunun kendi gayretiyle olacak.

Hadis Nedir, Sünnet Nedir?

Hadis ve sünnet, Kur’an dışında Hz. Peygamber (A.S.) Efendimize ait olan sözleri, fiilleri, davranışları, sükut buyurup tasvip ve tasdik ettiği halleri ve yapmaya niyetlendiği şeyleri ifade için kullanılan iki terimdir. Ancak ikisi arasında kullanımda biraz fark vardır.

Hadis, daha çok Hz. Rasulullah’ın (A.S.) sözlerine, fiillerine ve sükut yoluyla tasdik ettiği şeylere denir.

Sünnet ise, daha çok Hz. Rasulullah’ın (A.S.) gidişat, davranış, ahlak ve takib ettiği yol için kullanılır. Sünnet, hadisten daha özel bir mana ifade eder. Birini diğerinin yerine kullanmanın dinen bir sakıncası yoktur.

Ehl-i Sünnet demek, itikad, amel ve yaşantı olarak Hz. Rasulullah’ın (A.S.) yolundan giden kimse demektir. Kur’an ve Sünnet çizgisinden ayrılmadıkları için Ashab-ı Kiram’a uyan kimseye de “Ehl-i Sünnet” denir.

Kudsi Hadis Nedir?

Kudsi hadis, Hz. Rasulullah’ın (A.S.) Kur’an dışında Allahu Tealâ’dan naklettiği sözlerdir. Hz. Rasulullah (A.S.) onları: “Allahu Tealâ buyuruyor ki” “Rabbim dedi ki” gibi sözlerle ifade etmiştir. Kur’an, söz ve manasıyla Allahu Tealâ’ya aittir. Kudsi hadis ise, manası Allahu Tealâ’ya, lafzı ve ifade şekli Hz. Rasulullah’a ait olan sözlerdir. Kudsi hadis Kur’an gibi muciz, yani benzerini getirmekten insanı aciz bırakan bir söz çeşidi değildir. Namazda okunmaz; abdestsiz tutulabilir, mana olarak nakledilebilir.