1 sonuçtan 1 ile 1 arası

  1. #1
    ABDULLAH çevrimdışı Forum Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.228
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 813 + 40528


    Dindarlığın Asıl Engeli

    Dindarlığın Asıl Engeli



    Halil Bülbül

    İslâm, anlatıldığı gibi kolaylık ve mutluluk dini ise, niçin insanların çoğunluğu müslüman değil? Müslümanların bile bu dine karşı bir gevşeklik içinde olduğunu, dindarlığın çoğunlukla dilde kaldığını, gerçek haliyle yaşanmadığını görüyoruz. Bunun sebebi ne olabilir?



    Allah Teal’nın bu kolay ve güzel dininin, insan hayatında olması gerektiği yerde bulunmamasının temel sebebi, dinî yaşantının zorlaştırılması, dinin adeta bir ütopya gibi gösterilmesidir. Bu ifadeden maksadımız, birçoklarının iddia ettiği şekilde, önceki alimlerimiz değil. Onlar, yaşadıkları her dönemde tefsir, fıkıh, hadis vb. alanlarda yaptıkları çalışmalarla büyük hizmetler verdiler. İslâm’ı gereği gibi yaşayabilmenin ölçüsünü, esaslarını ortaya koydular. Böylece, Allah onları dinimizin bizlere ulaşmasına ve kıyamete kadar yaşanmasına vesile kılmış oldu.

    O halde dinimizi kim zorlaştırıyor?

    İslâm€™ı zorlaştıran ve insanları ondan uzaklaştıranları iki sınıfa ayırabiliriz. Birincisi, bu dine düşman olan insan ve cin şeytanları. İkincisi de, dini bilmeyen ve onu temsil edemeyen müslümanlar. Her iki sınıfın içinde bir çok gruplar mevcuttur. Bunlar içinde tahribatta en önde gelenlerin insanları dinden nasıl soğuttuğunu kısaca anlatmaya çalışalım.

    Gerçek Düşman
    Şeytan deyince ilk akla gelen İblistir. İblis, kibir ve isyanı ile Allah€™ın huzurundan kovulduktan sonra, kıyamete kadar Allah€™tan yaşama mühleti istedi, Allah Tealâ da ona bu mühleti verdi. İblis, Allahın adına yemin ederek bütün insanları azdıracağını, hak yoldan ayaklarını kaydıracağını, küfrü, isyanı ve boş şeyleri onlara süsleyip tatlandıracağını, onları zikir ve şükürden alıkoyacağını söyledi. Allahu Tealâ da ona:

    Git, gücünün yettiğini yap! Sen, benim ihlaslı kullarımı etkileyip yolumdan ayıramazsın. Senin ve sana tabi olanların cezası cehennemdir. buyurdu. (A’raf/12-18, İsra/63-65, Sad/75-83) İşte ondan sonra İblis, şeytanlık vazifesine başladı ve halen bu vazifenin başında bulunuyor.

    İblise, haddi aştığı, azgınlaştığı, hakka baş kaldırdığı, Allah€™ın sevgisinden mahrum edildiği ve rahmetinden uzaklaştırıldığı için şeytan€ dendi ve bu sıfat kendisinin ismi oldu. İnsanlar içinde haddini aşan, azgınlaşan, hakkı çiğneyen, zulüm yapan, doğrulara karşı koyan, kötülükleri savunan, fitneyi yayan kimselere de şeytan denir. Allahu Tealâ, her iki şeytan grubunun işini şöyle haber veriyor: €œBöylece biz, her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Onlar, aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözlerle vesvese verip dururlar.€ (En’am/112)

    Allahin dinini zor gösterip küfrü ve isyanı tatlandıran, başta İblis ve onun yardımcılarıdır. Devamlı kötülüğü isteyen insan nefsi de bu işe alet olmaktadır. Bunlara bir de şeytanlaşmış insanlar eklenince, bunların eline düşen bir insan, isyan merkezi olur. Bu durumdaki insana dinin adı bile ağırlık vermeye başlar.


    Şeytanlaşmış İnsanlar

    Şeytan, dine asıl tahribatı kendisine tabi olan insanlara yaptırmaktadır. Bu insanlar, şeytandan gelen vesveselerin sözcülüğünü yapmakta, küfür ve azgınlıkta bazen şeytanı bile geride bırakmaktadırlar. Öyle ki, Kuranda anlatıldığı gibi, bir vesvese ile hemen Yüce Rabbini inkar edenlerden şeytan kaçmakta ve: “Ben senden uzağım, çünkü ben Alemlerin Rabbi Allah’tan korkarım.” demektedir. (Haşr/16) Şeytan, Allah Tealâ’ya isyan etmiş, fakat O’nun birliğini ve alemlerin rabbi olduğunu asla inkar etmemiştir.

    Bu şeytanlaşmış insanlar hak dini karalamak, yaralamak ve kalpleri ondan soğutmak için bütün ömürlerini ve sermayelerini harcamakta, hiç durmadan geceli-gündüzlü çalışmakta, bunun için yazılı, sözlü her yola başvurmaktadırlar.

    Belli zamanlarda bu çabalarında öyle başarılı oldular ki, Yüce Yaratıcı’ya boyun eğip secde edenlere acındı, üç kuruşluk menfaatı için basit insanların kapısında bel büküp yalan ve yağcılıkla hayat sürenlere alkış tutuldu. Dürüst ve namuslu yaşamak, ibadet ve hayra koşmak, zavallılık ve hayattan mahrumiyet diye tanıtıldı. Yalan, talan, rüşvet, adam kayırmak ve şehvetin peşinde koşmak ise zekilik ve işbilirlik diye savunuldu.

    Oysa dinden kaçmak, rahata değil, ateşe koşmaktır. Dinsizlik, insana ve insanlığa yapılmış en büyük zulümdür. İnkar ve isyan, kalbin ve kalple beraber insanlığın ölümüdür. İsyanla, işlenen haramlarla ve edeb dışı tavırlarla kalp tamamen kararır, sonra katılaşır ve içine yerleştirilen ilahi sevgiyi, bilgiyi ve kabiliyeti kaybeder. Böyle bir insana, bütün mucizeler gösterilse de onlarla alay eder, inkara gider. Kur’an-ı Hakim’de bu hale kalbin ters dönmesi denir. (En’am/110)

    Böyle bir kalple insan her şeyi tersinden algılar. İyiye kötü, sağlama sakat, tatlıya acı der, hayırlı şeylerden zevk almaz olur. Bu hale düşen kimseye, şeytan Allah’ın emirlerini gereksiz bir şey gibi gösterir; onları daha düşünürken bıktırır. Küfürle içi kararan insan, Ebu Cehil gibi, karanlığın kaynağı olan İblis’i görünce sevinir, ona yönelir, her dediğine kulak verir. Ama her şeyi ile nur olan, aleme ışık saçan Hz. Muhammed’i (A.S.) görünce yüzü buruşur, kaşları çatılır, içine sıkıntı gelir, huzuru kaçar. Merhum Ziya Paşa ne güzel söylemiş:


    Erbab-ı kemali çekemez nakıs olanlar / Rencide olur dide-i huffaş ziyadan.
    Yani düşük ahlâklı, kıt akıllı insanlar, iyilik ve fazilet sahibi kimseleri çekemez. Hani yarasanın gözü aydınlıktan rahatsız olur ya, işte onlar da böyledir.


    Semerkand Dergisi

    Benzer Konular
    Asıl veçhe
    Asıl veçhe Asıl veçhe Devami...
    Üçüncü Dal'ın sualinin cevabı makamında on iki asıl zikredilmektedir. Bu on iki asıl,
    Üçüncü Dal'ın sualinin cevabı makamında on iki asıl zikredilmektedir. Bu on iki asıl, Devami...
    Üçüncü dalın sualinin cevabı makamında on iki asıl zikredilmektedir. Bu on iki asıl,
    Üçüncü dalın sualinin cevabı makamında on iki asıl zikredilmektedir. Bu on iki asıl, Devami...
    Dindarlığın Asıl Engeli
    Dindarlığın Asıl Engeli Dindarlığın Asıl Engeli İslâm, anlatıldığı gibi kolaylık ve mutluluk dini ise, niçin insanların çoğunluğu müslüman değil? Müslümanların bile bu dine karşı bir gevşeklik içinde olduğunu, dindarlığın çoğunlukla d
    Gençlik dindarlığın neresinde?
    Gençlik dindarlığın neresinde? ''Türkiye siyasetinde din-siyaset ilişkisi farklı açılardan zaman zaman gündeme gelmektedir.'' Devami...
    Yazar : Risale Forum
    Konu ABDULLAH tarafından (10-11-2014 Saat 13:40 ) değiştirilmiştir.
    “Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222