Akrabalık Bağları



Cenâb-ı Hak buyuruyor:
"Allah'a verdikleri sözü kuvvetle pekiştirdikten sonra bozanlar, Allah'ın riayet edilmesini emrettiği şeyleri (akrabalık bağlarını) terk edenler ve yeryüzünde fesat çıkaranlar, işte lânet onlar içindir. Ve kötü yurt (cehennem) onlarındır." (Ra'd, 25)


Rasûlullah (sav) buyurdular:
"Akrabalık bağı Arş-ı âlâ'ya tutunarak şöyle demiştir: Beni koruyup gözeteni, Allah koruyup gözetsin. Benimle ilgisini kesenden Allah rahmetini kessin." (Buhârî, Edeb 13; Müslim, Birr 17)


Ebû Hureyre (ra)'dan rivayet edildiğine göre bir adam:

-Yâ Rasûlallah! Benim akrabam var. Ben kendilerini ziyaret ediyorum, onlar bana gelip gitmiyorlar. Ben onlara iyilik ediyorum, onlar bana kötülük ediyorlar. Ben onlara anlayışlı davranıyorum, onlarsa bana kaba davranıyorlar, dedi.

Bunun üzerine Resûl-i Ekrem (sav) şöyle buyurdu:
"Eğer dediğin gibi isen, onlara sıcak kül yutturmuş oluyorsun. Sen böyle davrandıkça, Allah'ın yardımı seninledir." (Müslim, Birr 22)


Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)
el-Ehad: Bir olan, bir tek olan; şebîh/benzeri ve nazîri/dengi olmayan, iki olma ihtimali bulunmayan, demektir.


Kısa Günün Kârı
Akrabaları ziyaret etmek, onlarla ilgiyi kesmemek dinî bir görevdir. Akrabalar bizi ziyaret etmese, iyiliklerimize cevap vermese bile onlarla bağımızı koparmamalıyız. Akrabasının iyiliklerine karşılık vermeyip onlarla ilgisini kesenler, ilâhî cezayı haketmiş olurlar.