Haya Hayattır



Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“İnananlar arasında çirkin şeylerin yayılmasını arzulayan kimseler için dünyada da ahirette de çetin bir ceza vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.” (Nûr, 19)


Rasûlullah (sav) buyurdular:
“Her dinin kendine has bir ahlakı vardır. İslam’ın ahlakı da hayâdır.” (İbn Mace, Zühd, 17)


Arlanma, utanma, terbiye, ahlak ve nezaket anlamlarına gelen hayâ en önemli ve en değerli insani haslet ve meziyetlerdendir. Hayâdan mahrum olanlar arsız, utanmaz, sıkılmaz, edepsiz, terbiyesiz, ahlaksız gibi kötü vasıflarla tavsif edilirler,

Kötü söz ve davranışlara karşı insanı frenleyen, onu daima ahlaki ve insani bir çerçeve içinde tutan duygu utanma duygusudur. Bu duygudan mahrum olanları gerçek anlamda insani ve ahlaki çizgiye getirebilecek hiçbir güç yoktur. Edep ve hayâ duygusu aslında insan fıtratında var olan asil bir duygudur. İnanç ve eğitimle bu duygu gelişir, böylece insan kemale erer.

Hz. Peygamber (sav) bir gün ashâbına:
“Allah’dan kelimenin tam anlamı ile hayâ ediniz.” buyurunca yanındakiler: “Elhamdülillah, hayâ ediyoruz” dediklerinde Hz. Peygamber onlara şöyle bir açıklama yaptı: “Öyle değil. Allah’dan hakkıyla hayâ eden kişi, başını ve başındaki bütün organlarını korumalıdır. Karnını ve karnına giren her şeyi kontrol etmelidir. Ölümü ve çeşitli belâları hatırlamalıdır. Âhireti arzu eden, dünya zînetini terk etmelidir. Bütün bunları yapabilen Allah’dan hakkıyla hayâ etmiş olur.” (Tirmizî, Sıfatü’l-Kıyâme, 24; Müsned, I, 387)


Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)
el-Mâcid: Şanı yüce olan, keremi bol olan, yardımı çok olan, in’âm ve ihsânı bol olan demektir.


Kısa Günün Kârı
Hayâ dediğimiz utanma duygusu, insanı, mü’minin şahsiyetine yakışmayan fena davranışlardan alıkoyar.Hayâsız insandan her fenalık beklenir. Hayâ timsali Hz. Peygamber bu durumu şöyle ifade etmişlerdir: “Utanmazsan dilediğini yap” (Buhari, İman, 16) Allah Resulü burada, utanmayan insanın her fenalığı yapabileceğine işaret etmektedir.