1 sonuçtan 1 ile 1 arası

  1. #1
    ABDULLAH çevrimdışı Forum Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.228
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 813 + 40528


    Sordular; “Nasıl bir ramazan istiyorsun? ”

    Sordular; €œNasıl bir ramazan istiyorsun?


    Senenin on iki ayı içindeki Ramazan ayını, Yusuf Peygamber’e (a.s), diğer on bir ayı da Yusuf Peygamber’in (a.s) on bir kardeşine benzetmişler, bunu da şöyle yorumlamışlardır:

    Yusuf peygamber, nasıl kendisine kötülük eden on bir kardeşini affetmiş ve Allah tarafından da affedilmelerine vesile olmuş ise; Ramazan ayı da, diğer on bir ayın kötülüklerinin affına vesile olacaktır. Yeter ki, on bir ayda işlenen kötülük ve günahlara bir daha dönülmesin.

    Yusuf’un (a.s) on bir kardeşi, nasıl kurtulmaları için Yusuf Peygamber’e (a.s) muracaat ettiler, kurtuldular; on bir ay da işlenen günahların günahkârları da, Ramazan ayına iltica edecekler, onun rahmeti ve mağfiretiyle kurtulacaklardır.

    Muracaat şart, yani tevbe, istiğfar. Ağlamayana meme yok. Dönmeyene, yalvarmayana da af yok.

    İşte böyle bir Ramazan istiyorum. Yani herkesin affettiği ve affedildiği, merhamet görüp, merhamet ettiği, ikram alıp ikram sunduğu, sevdiği ve sevildiği, saydığı ve sayıldığı bir Ramazan istiyorum.

    Hakkıyla kadr u kıymeti bilinen, hakkı eda edilen, her gecesi, Kadir Gecesi imiş gibi değerlendirilen bir Ramazan istiyorum. Kadr u kıymeti bilinmeyen, hakkı eda edilmeyen yani orucu tutulmayan, teravihi kılınmayan, fitresi ve zekâtı verilmeyen, geceleri ve gündüzleri, özellikle de bin aydan daha hayırlı ve bereketli olan Kadir Gecesi ihya edilmeyen bir Ramazan nasıl kurtarıcı olabilir?

    Peygamberimiz alemlere rahmet, alemlere nur, alemlere huzur. Ama bir insan Ebucehil ve Ebûleheb olursa, küfürde inad ederse, Peygamberi taşlarsa âlemlere rahmet Peygamber ona ne yapsın? Bir meyve yüzünü güneşe döndürmüyor, onun ısısına ve ışığına ihtiyaç duymuyorsa, ham ve kal kalmaya karar vermişse güneş ona ne yapsın?

    Allah, insanı, kâinat ağacının bir meyvesi olarak yaratmıştır. O meyvelerden bir kısmı Şems-i Ezeli’ye yüzlerini döndürdükleri için kâmil, ekmel ve mükemmel olmuşlar, olgunlaşmışlardır. Peygamberler, veliler ve müttakîler gibi. Bir kısmı da Şems-i Ezeli’ye sırtlarını dönmüşler, kuzeyde kalmışlar, echel, ahbes olmuşlardır. Nemrutlar, Firavunlar, Ebucehil ve Ebulehebler gibi.

    Bir Ramazan istiyorum ki yüzümüzü Şems-i Ezeli’ye döndersin. Bir Ramazan istiyorum ki, bizi Alemlerin Fahri’nin rahmet ve muhabbetiyle tanıştırsın, buluştursun. Bir Ramazan istiyorum ki Yusuf’umuz olsun, affetsin, affımıza vesile olsun. Bir ramazan istiyorum ki gündüzü oruç ve mukabelelerle, gece teravihleriyle, tazarru, niyaz, cevşen, salat ve selamlarla, tefekkürî derslerle, sohbetlerle ve türlü ibadetlerle ihya edilsin. Bir Ramazan istiyorum ki, fitre ve zekatlarla, iftar yemekleriyle, türlü türlü hayır ve hasenatla fakir fukara, garip gureba sevindirilsin, giyindirilsin, yetimler, çaresizler, evsizler, yurtsuzlar, imkânsızlar imkâna, dermansızlar dermana kavuşturulsun.

    Ramazan bayramı bir şükür bayramı iken, “şeker bayramı” diyerek onu Ramazan’ın ruhaniyetinden koparanlar ve materyalistleştirenler, Ramazan ayını da maalesef oyun ve eğlence ayına dönüştürme yolundadırlar. Halbuki Ramazan ayı oyun ve eğlence ile şeytanın rızasını kazanma ayı değil; günahlara, gayr-i meşru eğlencelere veda ayıdır. Tevbe, dua, göz yaşı ve ibadet ayıdır. Muhasebe ve ahrete ciddi hazırlanma ayıdır. Tefekkür, teheccüd, infak, ihsan, isar, ihlas ayıdır. Yoksul ve yetimleri düşünme ayıdır. Bütün bu ve benzeri amellerle Allah’ın rızasını kazanma ayıdır. İşte böyle anlaşılan ve algılanan bir Ramazan istiyorum.
    Bu temennilerimin gerçekleşmesini Yüce Rabbimden niyaz ediyor, dileklerimi “Üçaylar, Mübarek Gün ve Gecelerle Toplum Eğitimi” adlı kitabımdan bir paragrafla noktalıyorum:

    Büyüklerden birine sormuşlar:
    -Bayram ne zaman efendim?
    -Rabbimin beni bağışladığı gün. Cevabını vermiştir.

    Ramazan ayı ve Kadir Gecesi hepimize özellikle hayatını gaflet ve günahla geçirmiş insanlara tanınmış bir fırsat veya fırsatları kaçırmışlara açılmış ek bir kontenjandır. Cennetlere uçmak ve Cehennemden kurtulmak isteyenlere Allah’tan uzanmış bir rahmet eli, bir rahmet çağrısıdır. Aklı olan bir insana yakışan, bu çağrıya koşmak, bu eli öpüp başına koymak ve bir daha bırakmamaktır. Gerçek bayram da herhalde bu olsa gerektir.

    Alvar İmamı Efe Hazretleri de (rahmetullahi aleyh) bu gerçeği şöyle ifade eder:
    Mevlâ bizi afv ede / Gör ne güzel ıyd olur.
    Cürm ü hatalar gide / Bayram o bayram olur.
    Merhamet ede Rahîm / Dermanı vere Hakîm
    Lutfede lutf-i Kadîm / Bayram o bayram olur.

    Ramazan-ı Şerifiniz mübarek olsun.
    Vehbi KARAKAŞ

    Benzer Konular
    19 Mayısa “hayır” umreye “evet” diyen çağdaş amigolar!
    19 Mayısa “hayır” umreye “evet” diyen çağdaş amigolar! Bu ülkede beden eğitimi dersinde amuda kalkarsan müfredat olur ruh eğitimi dersinde kıyama kalkarsan şeriat egzersizi sayarlar! Devami...
    “Esir” olmakla “ecir” olmak arasında sıkışan insan
    “Esir” olmakla “ecir” olmak arasında sıkışan insan “Esir” olmakla “ecir” olmak arasında sıkışan insan Henüz düşünceler kontrol edilemiyor,
    “Ben” den “ O ” na,“Ene” den “ Hu ” y
    “Ben” den “ O ” na,“Ene” den “ Hu ” y “ Ben ” den “ O ” na,“ Ene ”den “ Hu ” ya nasıl varılır? “Nefy-i nefy ispattır” buyrulur. Yâni, inkârı inkâr etmek ispata götürür. Kötüyü kötüleyen güzele v
    Zamanın bütün “an”larına sinen nurunu anlamaya “an” yetmez!
    Zamanın bütün “an”larına sinen nurunu anlamaya “an” yetmez! Zamanın bütün “an”larına sinen nurunu anlamaya “an” yetmez! Onsuz bir “an” yok ki, bir haftada nasıl anlayalım ve nasıl anlatalım onu? Elest meclisinde “belâ” cev
    “Çok mu istiyorsun?”
    “Çok mu istiyorsun?” Behâeddîn-i Buhârî hazretlerinin talebelerinden Emîr Burhâneddîn şöyle anlatıyor: Bir gün, Hocamız bize teşrif etmişti. Baş başa sohbet ediyorduk. Mevlânâ Ârif diye bir arkadaşımdan bahsettim kendilerine. Çoktandır g
    Yazar : Risale Forum
    Konu ABDULLAH tarafından (28-06-2014 Saat 14:11 ) değiştirilmiştir.
    “Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222