Pişmanlık Ateşiyle Yanıp Tutuşma!

Cenâb-ı Hak buyuruyor:

“Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz! Ve siz, gaflet içinde oyalanmaktasınız.” (Necm, 60-61)

Rasûlullah (sav) buyurdular:

“Siz benim bildiklerimi bilseydiniz, az güler çok ağlardınız.” (Buhârî, Tefsir, 6/12)

İmam Gazâlî Hazretleri şöyle bir kıssa nakleder:

Adamın biri, taşkınca gülmekte olan kardeşine:
“-Hayrola! Cehennemden kurtulacağına dâir bir haber mi aldın?” diye sorar. Kardeşinden; “-Hayır.” cevabını alınca da:
“-O hâlde nasıl (böyle) gülebiliyorsun!” der. (İhyâ, III, 288)

Zira peygamberlerin dışında hiçbir kul, cennete girebileceği husûsunda teminat altında değildir. (Osman Nûri Topbaş, Hak Dostlarının Örnek Ahlâkından-1, Erkam Yay.)
Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)

el-Ehad: Bir olan, bir tek olan; şebîh/benzeri ve nazîri/dengi olmayan, iki olma ihtimali bulunmayan, demektir.
Kısa Günün Kârı

Hz. Mevlânâ, hakikatlerin îzâhı mâhiyetinde şu nasihatte bulunur:
“Akıllılar önceden ağlar; sonunda tebessümlere gark olurlar. Ahmaklarsa, önceden kahkahalara boğulur, sonra da başlarını taşlara vurarak ağlarlar.
Ey insan! Firâsetli olup işin sonunu başlangıçta iken gör de, cezâ gününde pişmanlık ateşiyle yanıp tutuşma!..”