Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

2 sonuçtan 1 ile 2 arası

  1. #1
    ABDULLAH çevrimdışı Forum Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.245
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 815 + 40638


    2 üyeden 2 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Aşk fedakarlık ister – Biz ne kadar fedakarız

    Aşk fedakarlık ister – Biz ne kadar fedakarız



    İmam-ı Gazali Hazretleri aşk fedakarlık ister diyor ve bizleri Allah için, resulüllah için fedakarlık yapmaya çağırıyor…
    Anlatıldığına göre adamın biri çöl ortasında yürürken gözünün önü-ne çirkin bir yüz dikilir. Adam “sen kimsin” der. Çirkin yüz “ben senin çirkin amellerinim”, diye cevap verir. Adama “senden kurtulmanın yolu nedir” diye sorar. Adam “Peygamber’e selâtü selâm getirmektir.”

    Nitekim Peygamber’imiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:

    Bana getirilen selât-ü selâm, sırat köprüsü üzerinde ışıktır, cuma günü seksen kere selât-ü selâm getiren kimsenin geçmiş seksen yıllık günahı affedilir” der.

    Yine anlatıldığına göre adamın biri Peygamber’imize Hazreti Muhammed’e selâm getirmezdi, bir gece rüyasında Peygamber’imizi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) görür, fakat Peygamber’imiz yüzünü adama çevirmez. Adam “ey Allah’ın Resul’ü! Yoksa bana kızgın mısın” diye sorar, Peygamber’imiz “hayır” diye cevap verir. Adam “o halde niye yüzüme bakmıyorsun” diye sorar. Peygamber’imiz “çünkü seni tanımıyorum” diye karşılık verir.

    Adam “beni nasıl tanımazsın, ben senin ümmetinden biriyim, âlimlerin anlattığına göre sen ümmetini ananın çocuğunu tanıdığından daha iyi tanırsın” der. Peygamber’imizin cevabı şöyle olur: “Âlimler doğru söylemişler, yalnız sen üzerime selât-ü selâm getirerek beni hatırlamadın ki! Benim ümmetimi tanımam, üzerime getirecekleri selât-ü selâm ile ölçülüdür.”

    Bu arada adam uyanır ve her gün Peygamber’imize (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yüz ke-re selât-ü selâm getirmeyi üzerine borç haline getirir ve bunu yapar. Bir müddet sonra Peygamber’imizi yine rüyasında görür. Peygamber’imiz ona “şimdi seni tanıyorum ve sana şefaat edeceğim” diye müjde verir. Çünki adam Rasulüllahı sever olmuştur.


    Allah (Celle Celaluhu) buyurur ki: ,
    “— Ey Rasulüm! De ki, eğer Allah’ı seviyorsanız, bana uyunuz da Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı affetsin. Hiç şüphesiz Allah, bağışlayıcı ve esirgeyicidir” (Al-i İmran Sûresi, 31).

    Ayet-i kerimenin nüzül sebebi şöyle nakledilir:

    Peygamber’imiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) K’ab İbni Eşref ile adamlarını İslâmı kabul etmeye davet ettiği zaman onlar da Peygamber’imize “biz Allah’ın oğulları yerindeyiz, o yüzden biz Allah’ı daha çok severiz” diye cevap verdiler.

    Adamların bu cevabına karşılık ulu Allah (Celle Celaluhu) Peygamber’in onlara şu mahiyette bir cevap vermesini murat etmiş olmalıdır: Eğer siz Allah’ı seviyorsanız, tebliğ ettiğim dini kabul ederek bana uyunuz. Çünkü ben O’nun bildirisini size ulaştıran ve sizinle ilgili hükümlerini açıklayan bir Allah Rasûlüyüm. Eğer benim O’nun adına yaptığım davete uyar-sanız, o sizi sever ve günahlarınızı bağışlar. Hiç şüphesiz O, bağışlayıcı ve esirgeyicidir.

    Mü’minlerin Allah’ı sevmesi, O’nun emrine uymakla, ibadetine koşmakla ve hoşnutluğunu aramakla olur.

    Allah’ın (Celle Celaluhu) mü’minleri sevmesi, onlara merhametle muamele etmesi, onları mükâfatlandırması, günahlarını bağışlaması, onlara rahmet günahtan korunma ve başarı ihsan eylemesi demektir.
    İmam-ı Gazalî (rehimehullahu) «ihya-ul Ulûm ud-Din» adlı eserinde der ki,

    “üç şeyi yapmaksızın üç şeyi iddia eden kimse yalancıdır:



    1 — Cenneti sevdiğini söylediği halde ibadet etmeyen kimse yalancıdır. ‘
    2— Peygamber’imizi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sevdiğini ileri sürdüğü halde âlimler ile fakirleri sevmeyen yalancıdır.
    3 — Cehennemden korktuğunu iddia ettiği halde günah işlemekten vazgeçmeyen kimse yalancıdır.


    Nitekim Rabia-i Adviyye’nin (rahimehullaha) şu iki beyti bu noktayı güzel izah eder:

    Allah’a isyan ediyorsun, oysa O’nu sever görünüyorsun
    Hayatım hakkı için bu durum, mantık prensiplerini alt-üst eder.
    Eğer sevgin doğru olsaydı, O’nun emirlerine uyardın
    Çünkü aşık, sevgilisinin sözünden çıkmaz


    Sevginin alâmeti, sevgilinin arzusuna, uymak ve onunla ters düş-mekten sakınmaktır.

    Anlatıldığına göre bir gün bir gurup Şibli’yi (rahirnehullahu) ziyarete gider. Büyük Veli “siz kimsiniz” diye sorar. Gelenler “biz seni sevenleriz” diye, cevap verirler.
    Bu sırada Şiblî yüzünü onlara döner, sonra onları taşlamaya başlar, adamlar Veliden kaçarlar. Veli onları “benden niye kaçıyorsunuz, eğer gerçekten beni sevseydiniz, belâmdan kaçınmazdınız” diye azarlar. Arkasından sözlerine şöyle devam eder:

    Muhabbet ehli, sevgi kadehinden içtiler, beldeler ve yeryüzü onlara dar geldi, Allah’ı hakkı ile bildiler, O’nun ululuk ve kudreti karşısında şaş-kın kaldılar. O’nun sevgi kadehinden içtiler, O’nun ünsiyet denizinde boğuldular, yalnız O’na seslenmekten zevk alır oldular.

    Arkasından şu beyti söyledi:

    Ey mevlâm! Sevgini hatırlamak sarhoş etti beni
    Sen sarhoş olmayan hiç bir aşık gördün mü?

    Söylendiğine göre deve sarhoş olduğu zaman kırk gün yem yemez ve her zaman taşıdığının bir kaç katı kadar yük sırtına vurulsa yükleneni taşımazlık etmez. Çünkü kalbinde sevgilisinin hatırası kıpırdayınca artık ne yem yer ve ne de ağır yük taşımaktan kaçınır, sebep sevgilisine karşı duyduğu şevktir.


    Deve deve iken sevgilisi uğruna nefsinin isteğini gemleyerek ağır yük taşımaya katlandığı halde siz Allah için hiç bir yiyecek veya içecek-ten vazgeçtiğiniz oldu mu? Allah (Celle Celaluhu) için üzerinize herhangi ağır bir yük aldınız mı? Bu sayılan iyi amellerden hiç birini yapmamışsanız, sizin Allah sevgisi iddianız ne dünyada ne de Ahirette ne insanlar gözün-de ne Allah katında hiç bir şeye yaramayan boş bir sözden ibarettir.


    Hazreti Ali (kerremellahu veçhehu) şöyle der:

    Cenneti seven kimse iyiliklere koşar. Cehennemden korkan kimse, Nefsini aşırı arzulardan alıkor. Ölümün kaçınılmazlığına inanan kim-senin gözünde dünyalık hazlar önemsizleşir.

    İbrahim el-Havvas’a (rehimehullahu) “muhabbet nedir” diye sorarlar. Şu cevabı verir; “İstekleri yok etmek, bütün hacet ve sıfatları yakmak ve kulun kendisini işaretler denizinde boğulmasıdır.”

    [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]

    Benzer Konular
    Sözünüzü ister gizleyin ister açıklayın fark etmez!
    Sözünüzü ister gizleyin ister açıklayın fark etmez! https://www.risalehaber.com/d/news/243888.jpg Sözünüzü ister gizleyin ister açıklayın fark etmez! Ayet meali Devami...
    Allah yolunda ister gönüllü ister gönülsüz harcayın
    Allah yolunda ister gönüllü ister gönülsüz harcayın Allah yolunda ister gönüllü ister gönülsüz harcayın Ayet meali Devami...
    'Hafız olmak fedakarlık ister'
    'Hafız olmak fedakarlık ister' 'Hafız olmak fedakarlık ister' Bosna Hersek İslam Birliği Komisyonu'nun sınavını başarıyla geçerek ülkenin en genç hafızı olan 10 yaşındaki Abdurahman Tabakoviç Kur'an-ı Kerim'i
    Rabbinizi ister Allah, ister Rahman diye çağırın
    Rabbinizi ister Allah, ister Rahman diye çağırın Rabbinizi ister Allah, ister Rahman diye çağırın Ayet-i Kerime meali... Devamı İçin Tıklayınız... Devami...
    İdeal eş olmak, fedakarlık ister
    İdeal eş olmak, fedakarlık ister Her genç erkek ve kız, evlenmeden önce ideal biriyle evlenmeyi hayal eder. İdealler, hayaller, beklentiler ve kesinlikle vazgeçilmez olan tutumlar karşısında evliliğin kapısını açmak da zor olur. Hele yaş 30'u geçmişse v
    Yazar : Risale Forum
    Konu ABDULLAH tarafından (12-08-2013 Saat 14:34 ) değiştirilmiştir.
    “Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  2. #2
    TaLHa çevrimdışı Nur-u Aynım
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2006
    Nereden Yer
    İstanbul
    Mesajlar Mesajlar
    8.223
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 61880


    2 üyeden 2 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Aşk fedakarlık ister – Biz ne kadar fedakarız

    Güzel bir makale..

    Eşler birbirine neden itaat eder? Bu itaatin kaynağı nedir? Güzellikleri gittiğinde dahi bu itaat nasıl olur da devam ediyor?

    Ve yine anlayamadığım bir husus ise Resulullah a.s.v'a iman edipde sünnetini ve hadisi şeriflerini inkar etmelerdir.. Bize Ebu Bekir r.a. olmak düşer duyduğumuzda O söylemişse doğrudur diyerek imanımızı kuvvetlendirmek ve tatbik etmek. Yoksa Ebu Cehilde O a.s.v.'ın resul olduğunu biliyor ve kendisi de itiraf ediyordu, biz senin resul olduğunu yalanlamıyoruz tebliğ ettiklerini tekzib ediyoruz diyordu. Hayat bir asansör gibi çalışma prensibleri mekanik veya başka kanunlara tabi olsa da yönlendirme irademizde olduğu gibi Ebu Bekir olmakta elimizde Ebu Cehilde olmak elimizde.. Rabbim habibi zişan a.s.v.'ın sevgisine gidecek yollarımızı arttırsın ve bizleri sıratı müstakimden ayırmasın..
    Yazar : Risale Forum
    ..Ve sahil-i selâmet olan Dârüsselâma ümmet-i Muhammediyeyi (a.s.m.) çıkaran bir sefine-i Rabbâniyede çalışan hademeleriz..

    ..dalâletler içerisinde bizler gayet az ve zayıf ve fakir ve kuvvetsiz olduğumuz halde, gayet ağır ve büyük ve umumî ve kudsî bir vazife-i imaniye ve hizmet-i Kur'âniye omuzumuza ihsan-ı İlâhî tarafından konulmuş.
    .

    Ustad Bediüzzaman Said Nursi (M.S. 1876-....)



Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222