Allah’ın İkramı ve Takdiri


Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Buyurdu ki: Korkmayın, çünkü ben sizinle beraberim; işitir ve görürüm.” (Tâhâ, 46)

Rasûlullah (sav) buyurdular:
“Nerede ve nasıl olursan ol, Allah’dan kork. Kötülük işlersen, hemen arkasından iyilik yap ki, o kötülüğü silip süpürsün. İnsanlarla güzel geçin!” (Tirmizî, Birr 55)


Rivâyete göre iyiliği emreden ve kötülüğü yasaklayan bir genç vardı.Hârun Reşid onu hapse attırdı, helâk olması için de pencereleri ve delikleri kapattırdı. Birkaç gün sonra genç bir bahçede gezinti yaparken görüldü. Reşid onu yanına getirtti ve: “Seni hapisten kim çıkardı?” diye sordu. Genç: “Beni bahçeye sokan.” diye cevap verdi. “Seni bahçeye kim soktu?” sorusuna da: “Hapisten çıkaran”cevabını verdi.

Hârun Reşid şaşakaldı ve ağladı. Gence iyilikte bulunulmasınıve onun bir ata bindirilerek önünde şöyle çağırılmasını emretti: “İşte bu adam Allah’ın aziz ve kıymetli kıldığı, ancak Hârun’un kötülük yapmak istediği kimsedir. Allah ise ancak ona ikramda bulunmayı ve onun saygı görmesini takdir etmiştir. (İsmail Hakkı Bursevî, Rûhu’l-Beyân, 12.cilt, Erkam Yay.)

Her Güne Bir Esma-ül Hüsna(Allah’ın En Güzel İsimleri)
el-Hakk: Varlığı ve ulûhiyeti kesin olan, inkârı mümkün olmayan, ezelî ve ebedî olan ve değişmeksizin var olan nihâî gerçek, kimseye muhtaç olmayan, sözü en doğru olan, eşyayı hikmetin gereğine göre icad eden demektir.

Kısa Günün Kârı
Allah, kendisine layık bir şekilde kulları ile beraberdir. Ancak bu beraberliğin mahiyetini sadece gözlerine müşahede nuru sürmesi çekilenler bilir.