Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

Sayfa 1/3 123 SonSon
30 sonuçtan 1 ile 10 arası

  1. #1
    ABDULLAH çevrimdışı Forum Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.245
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 815 + 40638


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Kul hakkı çok önemlidir!

    .


    Kul hakkı çok önemlidir!



    İslam büyüklerinin çok korktukları bunun için de en çok üzerinde durdukları konulardan biri de kul hakkı konusudur. Başkalarının hakkı geçmemesi için azami dikkat gösterirlerdi.

    Dinimizde Hak; hakkullah (Allahü teâlânın hakkı) ve kul hakkı olmak üzere iki kısımdır. Hakların gözetilmesi ve yerine getirilmesi açık ve kesin bir şekilde bildirilmiştir. Başkasının malına, canına, nâmusuna zarar veren kul hakkı altına girmiş olur.

    Kul hakkı Allahü teâlânın hakkından önde gelmektedir. Çünkü Allahü teâlâ çok merhâmetli olup hiçbir şeye muhtâç değildir. İnsanlar ise, çok şeye muhtâç olup, cimridirler. Kul hakkı ile ilgili Peygamber efendimiz buyurdu ki:
    “Birisinin hakkını alan kimse, ölmeden önce, onunla helâllaşsın! Paranın, malın geçmeyeceği kıyâmet gününe, üzerinde kul hakkı bulunarak gitmesin! Dünyâda yapmış olduğu ibâdetleri, orada hak sâhibine verilecektir. İbâdeti yoksa veya biterse, hak sâhibinin günâhları, buna yüklenecektir.”

    “Bir kimsenin, başkasına zarar vermesi, malını çalması ve yemesi, iftirâ etmesi, dövmesi, sövmesi, yaralaması, ücretsiz birinin çocuğuna iş gördürmesi, alay etmesi, gıybetini yapması, kalbini kırması, eli ve dili ile eziyet etmesi kul haklarındandır.”

    Kul hakkının en mühimi hoca ve ana-baba hakkıdır.

    İbn-i Âbidîn hazretleri şöyle buyurmaktadır: “Zımmîye, yâni gayri müslim vatandaşa zulmetmek, Müslümana zulmetmekten daha fenâdır. Hayvana işkence ise daha fenâdır.”
    Kıyâmet günü hak sâhipleri, haklarını mutlaka alacaktır. Hattâ boynuzsuz koç, boynuzlu koçtan vurma hakkını alır. Dünyâda hak sâhibine hakkı ödenmezse veya hakkını helâl etmezse, âhirette iyilikleri alınıp hakkı olana verilir.

    Kul hakkından kurtulmak için, hak sâhiplerinin hakkı ödenir, helâllaşılır, ona iyilik ve duâ edilir. Hak sâhibi ölmüş ise, çocuklarına, vârislerine haklar verilip ödenir. Vârisleri bilinmiyorsa, o miktâr para fakirlere sadaka verilip sevâbı hak sâhibine niyet edilir.

    Mehmet Oruç

    Benzer Konular
    "İnsanın Cenâb-ı Haktan hiçbir hakkı talep etmeye hakkı yoktur." cümlesini
    "İnsanın Cenâb-ı Haktan hiçbir hakkı talep etmeye hakkı yoktur." cümlesini Devami...
    Ehemmiyetlidir(önemlidir)
    Ehemmiyetlidir(önemlidir) Risale-i Nur, sair kitablara muhalif olarak başta perdeli gidiyor; gittikçe inkişaf eder. Şualar Her risalede herkesin hissesi var, fakat herkes her şeyini bilmek lâzım değildir. Barla Lâhikası
    Niyet işten önemlidir
    Niyet işten önemlidir Nice küçük ameller vardır ki, niyetler onları büyütür. Nice büyük görünen ameller vardır ki, niyetler onları küçültür. Niyet halis olmadıktan sonra yapılacak en büyük amellerin bile zerre kadar değeri yoktur. Yüce Mev
    Bir Yere Kadar Önemlidir
    Bir Yere Kadar Önemlidir Evlilikte tahsil farkı bir yere kadar önemlidir.şu şekilde bayanın erkekten tahsilinin yüksek olması sakıncalıdır.bayan ne kadar hissettirmek istemesede erkek bunun ezikliğini hissedebilir.zaten dinimizde de bazı yönlerd
    Bildiri -(Dikkat Çok Önemlidir.)
    Bildiri -(Dikkat Çok Önemlidir.) Bildiri Mehmet Şevket EYGİ Birinci madde: İslâm dinini Avrupa Birliği standartlarına uydurmaya, âyet ve hadîs hükümlerini AB normlarına göre tevile çalışmak Hak Din İslâm'a hıyanet demektir. İkinci madde: Bir
    Yazar : Risale Forum
    “Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  2. #2
    ABDULLAH çevrimdışı Forum Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.245
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 815 + 40638


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Kul hakkı çok önemlidir!

    “Müflis kimdir, biliyor musunuz?”


    Bir gün, Resûlullah Efendimiz Eshâbına buyurdu ki: “Müflis kimdir, biliyor musunuz?” Eshâb-ı kirâm da: “Bizim bildiğimiz müflis, parası, malı olmayan kimsedir” dediler. Bunun üzerine Peygamber efendimiz; “Ümmetimden müflis şu kimsedir ki, kıyâmet günü namazları ile, oruçları ile ve zekâtları ile gelir. Fakat, kimisine sövmüştür, kiminin malını almıştır. Kiminin kanını akıtmıştır. Kimini dövmüştür. Hepsine bunun sevaplarından verilir. Haklarını ödemeden önce sevapları biterse, hak sâhiblerinin günâhları alınarak buna yüklenir. Sonra Cehennem’e atılır” buyurdu.
    Kul hakkı ile ilgili olarak Peygamber Efendimiz vefâtından birkaç gün önce sevgili Eshâbına buyurdu ki: “Benim üzerimde kimin hakkı var ise gelsin, hakkını benden alsın. Ve helâlleşelim!” O anda Hazret-i Ukâşe hemen ayağa kalkarak dedi ki: “Yâ Resûlallah! Siz bana bir gün şöyle elinizle vurmuştunuz, ben o hakkımı sizden almak istiyorum! Peygamber efendimiz buyurdu ki: “Gel yâ Ukâşe! Hakkını benden al!”

    O anda bütün Eshâb-ı kirâm hayretle hazret-i Ukâşe’ye bakıyorlardı. Hazret-i Ukâşe, Resûlullah Efendimizin yanına giderek dedi ki: “Yâ Resûlallah! Siz benim sırtıma gömleksiz olarak vurmuştunuz.” Hemen Peygamber efendimiz gömleğini sıyırıp buyurdu ki: “Vur yâ Ukâşe!” Resûlullah efendimizin aşkıyla yanan hazret-i Ukâşe hemen Peygamber Efendimizin mübârek sırtındaki ‘Nübüvvet Mührü’nü gâyet nâzikçe öpüp dedi ki: “Yâ Resûlallah! İşte benim maksadım bu idi.” Bu hâli gören Eshâb-ı kirâm, hazret-i Ukâşe’ye gıbta ettiler, imrendiler.

    Buyuruldu ki: Kul hakkı, İslam ahlâkının temelidir. Bir dirhem kul hakkı bulunanın, haccı, (hacc-ı mebrur olsa da) kabûl olmaz. Bir elbisenin düğmesi, hatta düğmenin ipliği haram para ile alınmışsa o elbise ile kılınan namaz kabul olmaz.
    Kul hakkı ne kadar az olsa da helâlleşmedikçe Cennete girmeye mânidir. Bunun için kul hakkından çok korkmak lâzım. Üzerinde kul hakkı bulunan mevtanın rûhu, âsumâna, göklere yükselemez.
    Yazar : Risale Forum
    “Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  3. #3
    ABDULLAH çevrimdışı Forum Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.245
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 815 + 40638


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Kul hakkı çok önemlidir!

    “Ondaki haklarınızı benden isteyin”

    Hazreti Enes bin Malik anlatıyor: Resûlullah Efendimiz ile beraber bulunuyorduk. Bir ara Efendimiz mübarek dişleri görülecek şekilde gülümsedi. Sebebini sorduğumuzda şöyle buyurdular: Ümmetimden iki kişi Allahü tealanın huzuruna gelirler. Birisi,
    -Yâ Rabbi, benim bunda hakkım var; hakkımı bundan al, bana ver, der.
    Allahü teâlâ da ötekine,
    -Hakkını ver, buyurur. Adam,
    -Yâ Rabbi, bende sevap nâmına bir şey kalmadı, der. Cenâb-ı Hak,
    -Baksana, bu adamın sevabı kalmadı, ne dersin? buyurur. Adamcağız,
    - O halde benim günahlarımdan alsın, der.
    Rasûlullah Efendimiz bunu anlatırken gözleri yaşardı ve, “O gün büyük bir gündür. İnsan; günâhının alınmasını ister” dedi. Bunun üzerine Allahü teâlâ hak sahibine,
    -Başını kaldır ve cennete bak, buyurur. Adamcağız,
    - Yâ Rabbi, inci ile işlenmiş, gümüşten apartmanlar ve altından köşkler görüyorum. Bunlar hangi peygamber, hangi sıddîk veya hangi şehitler içindir? der. Allahü teâlâ,
    -Bunlar, bana ücretini verenler içindir, buyurur. Adamcağız,
    -Bunların hakkını kim ödeyebilir? der. Cenab-ı Hak,
    -Sen istersen bunlara sahip olabilirsin, buyurur. Adam,
    -Nasıl olur, yâ Rabbi? deyince, Cenâb-ı Hak,
    -Hakkını bu kardeşine bağışlamakla, buyurur. Adam,
    -O halde ben bunu affettim, der. Allahü zû’l-celâl hazretleri de,
    -Arkadaşını al, beraberce Cennete girin, buyurur.
    Sonra Resûlullah Efendimiz, ‘Allah’tan korkun, Allah’tan korkun ve siz de kendi aranızı düzeltin. Bakınız, bizzat Hazret-i Allah mü’minlerin arasını buluyor’ buyurmuşlardır.
    Şehidin, kul haklarından başka bütün günahları affolur. Kul haklarını da, Allahü teâlâ bu şekilde kıyamette helalleştirecektir. Suda boğularak ölen şehidlerin kul borçları da affedilir. Hak sahipleri, bu şehidden haklarını istedikleri zaman, Allahü teâlâ, “Ondaki haklarınızı benden isteyin“ buyuracak, hak sahiplerine alacaklarını fazla fazla verecektir. Şehid de, sorgusuz sualsiz Cennete gidecektir.
    Yazar : Risale Forum
    “Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  4. #4
    ABDULLAH çevrimdışı Forum Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.245
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 815 + 40638


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Kul hakkı çok önemlidir!

    İbadetin kabul olması için

    Süleymân bin Cezâ’ hazretleri bir nasihatinde buyurdu ki: Ey Oğul! Bütün ibadetlerin kabul olmaları için, önce insanın Ehl-i sünnet itikadında olması ve ibadetlerin sahih olmaları, sonra, ihlas ile yapılmaları ve insanın üzerinde kul hakkı bulunmaması şarttır.
    İbni Hacer-i Mekki’nin bildirdiği hadis-i şeriflerde şöyle buyuruldu:
    “Ya Sa’d! Duanın kabul olması için helalden ye! Bir lokma haram yiyenin, kırk gün ibadetleri kabul olmaz.” (Yani sevap verilmez)
    “Haram cilbab ile, yani gömlek ile kılınan namaz kabul olmaz.”
    “Üzerinde haramdan cilbab bulunan kimsenin ibadetlerini Allahü teâlâ kabul etmez.”
    “Yalnız bir lirası haramdan olan on lira ile alınmış elbise ile kılınan namaz kabul olmaz.”
    “Gayri müslime zulüm edenden, kıyamet günü, onun hakkını ben isteyeceğim.”
    “Kâfir dahi olsa, mazlumun duası red olmaz.”
    O halde, ey Müslüman! İbadetlerinin kabul olmasını istiyorsan, hırsızlık etme! Hile ve hıyanet yapma! İşçinin ücretini, teri kurumadan önce ver! Borcunu çabuk ve tamam öde! Fitneyi uyandırma! Fitne çıkarmak, ortalığı karıştırmak, felakete sebep olmaktır, haramdır. Müslümanlığın güzel ahlâkını herkes senden öğrensin. Hakiki Müslüman hem İslamiyete uyar, günah işlemez, hem de, kanunlara uyar, suç işlemez. Fitne çıkarmaz. Hiçbir mahluka zarar vermez. “İnsanların en iyisi, insanlara faydalı olanıdır”, “İmanı üstün olanınız, ahlâkı güzel olanınızdır!” hadis-i şeriflerini hiç unutmaz.
    Kul hakkını, Allahü teâlânın hakkından önce ödemek gerekir. Kul hakkı olan günahların affı güç ve azapları daha şiddetlidir. Başkasının hakkını yiyen, hak sahipleri ile helalleşmedikçe affa uğramaz. Yani üzerinde kul veya hayvan hakkı bulunanı Allahü teâlâ affetmez ve bunlar Cehenneme girip, cezalarını çekeceklerdir.
    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    “Kibri, hıyaneti ve kul borcu olmayan mümin, Cennete girer.”
    “Kul hakkı, müminin aybı, kusurudur.”
    Yazar : Risale Forum
    “Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  5. #5
    ABDULLAH çevrimdışı Forum Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.245
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 815 + 40638


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Kul hakkı çok önemlidir!

    Kul hakkı ile gitmektense!

    Süfyân-ı Sevrî hazretleri buyurdu ki: “Kul hakkı ile alâkalı tek günâhla Allahın huzûruna gitmektense Allah hakkı ile alâkalı yetmiş günâhla gitmek daha iyidir.”
    Hadîs-i şerîfte, “Allahü teâlânın yanında dostlarının en hayırlısı, dostlarına hayırlı olan, komşuların en hayırlısı da komşularına hayrı dokunandır” buyuruldu.
    En güzel hayır, kişiye dinini öğretmektir. Onu sonsuz âhiret azabından kurtarmaktır. Komşusuna, dinini öğrenmesinde yardımcı olmayana kul hakkı geçer.
    Kul hakkının en mühimi ve azâbı en şiddetli olanı, akrabâsına, âile efrâdına, mâiyetinde olanlara emr-i ma’rûf yapmamaktır. Komşuya da emr-i ma’rûf yapmamak en mühim bir kul hakkıdır. Meselâ, alkollü içkilerin, tesettürsüz gezmenin haram olduğunu, güler yüz ve tatlı dil ile komşularına anlatmalıdır!
    Komşularının günâh işlediklerini görüp de, “Bana ne?” diyerek evine çekilen, uygun bir şekilde onlara nasîhat etmeyen ve kendileri ile görüşmeyen, onların Cehennemden kurtulması için yardım etmeyen mes’ûl olacaktır.
    Komşuları böyle bir kimseyi, Kıyâmet günü Allahü teâlâya şikâyet edeceklerdir. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: “Nice kimse, Kıyâmette komşusunun yakasına yapışıp, ‘Yâ Rabbî, buna sor ki niçin kapısını bana kapadı. Niçin elindeki ni’metlerden bana da vermedi?’ diyecektir.”
    Eğer, bunu söyleyecek durumda bir komşu değilse, söylendiği zaman huzursuzluk, fitne çıkacakca böyle komşulara bu konuları anlatan kıymetli kitap hediye etmelidir. Bir vesile ile güzel bir dini kitap verilirse, emr-i maruf vazifesi yapılmış olur. Âhirette bana dinimi öğrenmem için yardımcı olmadı, diyemez. Böyle yapmakla en azından, biz vebalden kurtulmuş oluruz
    Tabiî ki bununla da kalmayıp hal ile örnek olmalıdır. Komşu kötü biri bile olsa, her karşılaşmada, onunla merhabalaşmalı, hal hatır sormalıdır. Daima ona güler yüz göstermelidir. Neticede o da insandır. Bir gün gelip kendi kendine düşünecektir: Bu güzelliğin kaynağı nedir diye!..
    Yazar : Risale Forum
    “Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  6. #6
    ABDULLAH çevrimdışı Forum Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.245
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 815 + 40638


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Kul hakkı çok önemlidir!

    Kul hakkında bu kadar hassastılar!

    Şemseddin-i Sivasi hazretleri nakleder: İmam-ı a’zamın babası Sabit küçük yaştan beri ahlâkı temiz, takva ve vera sahibi idi. Bir gün bir dere kenarında abdest alıyordu. Suda bir elma gördü. Abdestten sonra suda çürüyüp gidecek olan bu elmayı alıp yedi. Fakat tükürüğünde kan gördü. Şimdiye kadar böyle bir hâl görmediği için tükürükteki kanın bu elmadan ileri geldiğini tahmin etti. Yediğine pişman oldu. Elmanın sahibini bulup helalleşmek için dere boyunca gitti. Nihayet yediği elmaya benzeyen bir meyve bahçesi gördü. Sahibini sordu. Bu zatın gayet cömert ve ihsan sahibi olduğunu, hatta ağaçta bulunan bütün elmaları toplayıp götürülse yine bir şey demeyeceğini, bir elmanın ne ehemmiyeti olacağını söylediler. Buna rağmen elmanın sahibini buldu, meseleyi anlattı, ya parasını almasını veya helal etmesini istedi. Bahçe sahibi sordu:
    - Yediğin elmam için ne vereceksin?
    - Altın gümüş neyim olsa veririm.
    - Ben altın gümüş istemem ama, eğer kıyamette senden davacı olmamı istemezsen bir teklifim var, onu kabul etmen gerekir.
    - Teklifin nedir?
    - Kör, sağır, dilsiz ve kötürüm bir kızım var, bununla evlenmeye razı olursan o zaman elmayı sana helal edebilirim.
    Sabit hazretleri ahirete kul hakkıyla gitmemek için bu teklifi kabul etti. Düğün hazırlığı yapıldı. Sabit hazretlerinin ilk gece odaya girmesiyle çıkması bir oldu. Hemen kayınpederine koşup, “Efendim, bir yanlışlık var galiba, içeride sizin bahsettiğiniz vasıflarda bir kız yok, tam tersi!..” Kayınpederi tebessüm ederek, “Evladım o benim kızımdır, senin de helalindir. Ben sana kör dediysem, o hiç haram görmemiştir. Sağır dediysem, o hiç haram duymamıştır. Dilsiz dediysem, o hiç haram konuşmamıştır. Kötürüm dediysem, o hiç harama gitmemiştir. Var git helalinin yanına, Allahü teâlâ mübarek ve mesut etsin.”
    İşte kul hakkına bu kadar dikkat eden Sabit’in bu evliliğinden imam-ı a’zam Ebu Hanife hazretleri gibi eşsiz bir âlim dünyaya geldi.
    Yazar : Risale Forum
    “Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  7. #7
    ABDULLAH çevrimdışı Forum Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.245
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 815 + 40638


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Kul hakkı çok önemlidir!

    Bağdan üzüm yemeyen bekçi!

    Çok eskiden Merv şehri kâdısının Mübârek adlı, bağına-bahçesine bakan bir kölesi vardı. Kadı Efendi, bağa gelip yemek için üzüm istedi. Getirdiği üzümün rengi çok güzel olmasına rağmen henüz olmamıştı. Kadı, niçin tadına bakıp getirmiyorsun deyince, “Siz benden bağınızdaki meyvelerin muhâfazasını, buranın bekçiliğini istediniz. Yeyiniz demeden yemem kul hakkına girer” cevâbını verdi.
    Kadı Efendi, kölesinin bu hâline hayran kaldı. Yetişkin kızını buna teklif etti. O ise kendisinin köle olduğunu, malı mülkü olmadığını hem kızın buna râzı olmayacağını bir bir anlattı. Ancak kâdı kararlı idi. “Kalk eve gidelim” dedi. Eve varınca hanımına; “Bu sâlih, dindâr, takvâ sâhibi bir köledir. Kızımızı onunla evlendirmek istiyorum, senin fikrin ne?” deyince, hanımı; “Sen bilirsin, fakat bir de kıza soralım” cevabını verdi. Anne durumu kıza açıp babasının niyetini söyleyince, kızı da bu hususta her şeyi anne ve babasına bıraktığını bildirdi.
    Kadın kızın râzı olduğunu babasına anlatınca nikahları kıyıldı, düğün yapıldı. Fakat Mübârek, kızın yanına gitmiyordu. Bu hâl kırk gün sürdü. Bir vesîle ile anne durumdan haberdâr olunca dayanamadı; “Kızımızı kölene verdin, aradan bunca zaman geçtiği halde dönüp yüzüne bile bakmadı, bu yaptığı nedir? Bu nasıl iş?” diye şikâyet ve sitemde bulundu. Bunun üzerine kâdı; “Ey Mübârek! Kızıma nâz mı ediyorsun? Niçin yanına gitmiyorsun?” diye sordu.
    Buna karşılık dâmâd: “Ey efendim! Bu nasıl söz? Sizin kerîmenize nâz etmek ne haddime. Lâkin kâdısınız. Ola ki kızınız şüpheli bir şey yemiştir, kul hakkı geçmiştir. Şüpheden uzak olmak için bu zamâna kadar bekledim ve ona helâl yemek yedirdim. Belki Allahü teâlâ bize sâlih bir evlâd verir. Bundan başka bir düşüncem yoktur” dedi.
    Harama, helale, kul hakkına bu derece dikkat ettiği için Allahü teâlâ ona Abdullah isminde bir çocuk verdi. İşte bu Abdullah, Tebe-i tâbiînin büyüklerinden, evliyanın meşhurlarından Abdullah bin Mübârek’tir.
    Yazar : Risale Forum
    “Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  8. #8
    ABDULLAH çevrimdışı Forum Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.245
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 815 + 40638


    Cevap: Kul hakkı çok önemlidir!

    Kul hakkı beş türlüdür

    1- Mali olan kul hakları: Hırsızlık, gasp, aldatarak, yalan söyleyerek mal satmak, başkasının malına zarar vermek gibi. Bu haklar için sahibi ile helalleşmek gerekir. Dünyada helalleşmezse, ahirette sevapları ona verilerek helalleştirilecektir. Mal sahibi ölmüş ise, vârisine ödenir. Vârisi yoksa veya mal sahibi bilinmiyorsa, salih bir fakire hediye olarak verilip, sevabı sahibine gönderilir. Kendi salih akrabasına, fakir olan ana babalarına, çocuklarına hediye olarak vermesi de, caiz olur. Bunları yapmak imkânını bulamazsa, mal sahibinin ve kendisinin af olunmaları için dua eder. Kâfirin hakkı için de, onunla helalleşmek gerekir. Gönlü alınmazsa, ahirette af olunması, çok güç olur.

    2- Nefsî, yani hayatî günah olan kul hakları: Adam öldürmek, bir uzvunu kesmek, sakat bırakmak gibi şeylerdir. Bu haklar için önce tevbe eder. Adam ölmüş ise, velisi ile helalleşmek gerekir.

    3- Irza dokunan kul hakları: Dedikodu, iftira, alay, sövmek gibi haysiyetle, şerefle ilgili şeylerdir. Tevbe etmek ve helalleşmek lazımdır. Bunlarda vârisleri ile helalleşmek olmaz.

    4- Mahremi olan kul hakları: Başkasının çoluk çocuğuna hıyanet etmek gibi şeylerdir. Tevbe ve istiğfar eder. Fitne çıkmak ihtimali yoksa, sahibi ile helalleşir. Fitne ihtimali varsa helalleşmek yerine, ona dua eder ve onun için sadaka verir. Yaptığı ibadetlerin sevaplarını ona bağışlar. Fitne ihtimali olunca, helalleşirken işlediği günahları bildirmeyip, bendeki bütün haklarını af et demekle yetinir.

    5- Dinî olan kul hakları: Akrabasına ve emri altında olanlara doğru din bilgisi vermeyi terk etmek, insanların din bilgisi öğrenmelerine ve ibadetlerine mani olmak, onlara kâfir, fasık demek. Bid’at çıkarıp veya mevcut bid’atleri savunup Müslümanların yanlış inanmalarına ve yanlış ibadet etmelerine sebep olmak. Açıktan oruç yiyerek veya açıktan başka haram işleyerek kötü örnek olmak. Bu günahlar için de tevbe etmek, hak sahipleri ile helalleşmek gerekir.
    Yazar : Risale Forum
    “Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  9. #9
    ABDULLAH çevrimdışı Forum Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.245
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 815 + 40638


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Kul hakkı çok önemlidir!

    “Hakkını helal etsin!”



    Şu yaşanmış olay günümüz insanına garip gelebilir, idrak etmekte zorlanabilir. Fakat ecdadımızın hepsi bu anlayıştaydı...
    Çanakkale savaşında, kimi Urfalı, kimi Maraşlı, kimi Adıyamanlı, kimi Gürünlü, kimi Halepli çok sayıda yaralı getiriliyor hastaneye.
    Bunlardan biri Lapsekilidir ve yarası oldukça ağırdır. Zor nefes alıp vermektedir
    Alçalıp yükselen göğsünü biraz daha tutabilmek için komutanının elbisesine yapışır.
    Nefes alıp vermesi oldukça zorlaşır ama tane tane kelimeler dökülür dudaklarından:
    “Ölme ihtimalim çok fazla... Ben bir pusula yazdım... Arkadaşıma ulaştırın...”
    Tekrar derin nefes alıp, defalarca yutkunur. Komutanı pusulayı elinden alıp okur:
    “Ben... Ben köylüm Lapsekili İbrahim Onbaşından 1 Mecidiye borç aldıydım... Kendisini göremedim Belki ölürüm. Ölürsem söyleyin hakkını helal etsin!..”
    “Sen merak etme evladım” der komutanı, kanıyla kırmızıya boyanmış alnını eliyle okşar.
    Az sonra da komutanının kollarında şehit olur ve son sözü “söyleyin hakkını helal etsin” olur...
    Aradan fazla zaman geçmez. Oraya sürekli yaralılar getiriliyor. Bunlardan çoğu daha sargı yerine ulaştırılmadan şehit düşüyor. Şehitlerin üzerinden çıkan eşyalar, künyeler komutana ulaştırılıyor. İşte yine bir künye ve yine bir pusula. Komutan gözyaşlarını silmeye daha fırsat bulamamıştır. Pusulayı açar, hıçkırarak okur ve olduğu yere yığılır kalır. Ellerini yüzüne kapatır, ne titremesine ne de gözyaşlarına engel olamaz...
    Pusuladaki notta şunlar yazılıdır: “Ben Beybaş Köyünden arkadaşım Halil’e 1 Mecidiye borç verdiydim. Kendisi beni göremedi. Biraz sonra taarruza kalkacağız. Belki ben dönemem. Arkadaşıma söyleyin ben hakkımı helal ettim...”
    Bir hadis-i şerifte şöyle buyuruldu:
    “Üzerinde kul hakkı olan, ölmeden önce ödeyip helalleşsin! Çünkü ahirette paranın pulun değeri olmaz. O gün, hak ödeninceye kadar, kendi sevaplarından alınır, sevapları olmazsa, hak sahibinin günahları buna yüklenir.”
    Yazar : Risale Forum
    “Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  10. #10
    ABDULLAH çevrimdışı Forum Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.245
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 815 + 40638


    Cevap: Kul hakkı çok önemlidir!

    Peygamber ameli yapsa...



    İslam büyükleri, kul hakkı olan kimsenin ibadetinin kabul olmayacağağını bildirdiler. Bir amelin, ibâdetin sahih olması başkadır, kabûl olması başkadır. İbâdetlerin sahih olmaları için, kendilerine mahsûs şartları, farzları vardır. Bunlardan biri noksan olursa, o ibâdet sahih olmaz. O ibâdet yapılmamış olur. Cezâsından, azâbından kurtulamaz. Sahih olup da, kabûl olmayan ibâdet için azâb yapılmaz ise de, o ibâdetin sevabına kavuşamaz.
    İbâdetin kabûl olması için, önce sahih olması, sonra yukarıdaki şartların bulunması da lâzımdır. Kul hakkı da bu şartlara dahildir.
    İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyurdu ki: “Bir kimse, Peygamberin ameli gibi amel yapsa, fakat üzerinde yarım dank (yâni çok az) kul borcu olsa, bunu ödemedikçe Cennete giremez.“ (Duâları da kabûl olmaz.)
    İbni Hacer-i Mekkî hazretleri buyurdu ki: Bekâra sûresi yüz seksen sekizinci âyetinde meâlen, “Ey müminler! Birbirinizin mallarını bâtıl yoldan yemeyiniz!” buyuruldu. Bâtıl yol, fâiz, kumar, gasp, sirkat, hîle, hıyânet, yalancı şâhitlik, yalan yere yemin ederek aldatmaktır. Hadis-i şeriflerde;
    “Helâl yiyen, farzları yapıp, haramlardan sakınan ve insanlara zarar vermeyen bir Müslüman Cennete gidecektir.“
    “Haram ile beslenen beden, ateşte yanar” buyuruldu.
    Bir dank, yâni bir dirhem gümüş kıymetinin altıda biri kadar yani yarım gram gümüş borç için, şartlarını gözeterek kılmış olduğu namazlardan, yedi yüz namazının sevabı, kıyâmet günü, alacaklısına verilecektir. Borçlunun sevapları biterse alacaklısının o kadar günahı, ona yükletilecektir.
    Kul haklarından en önemlisi ve azâbı en çok olanı, akrabasına ve emri altında olanlara Emr-i mâruf yapmamaktır. Bunlara, sapık, bozuk inançları öğretmektir. Bid’at sahiplerinin, mezhepsizlerin, sözleri ile, yazıları ile, Ehl-i sünnet îtikatını değiştirmeleri, dîni, îmanı bozmaları, Müslümanları yanlış yola sevk etmeleri de böyledir.
    Yazar : Risale Forum
    “Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


Sayfa 1/3 123 SonSon

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

527, ahiretteki, ahlâkı, akıldan, aldatmak, alınmış, amelin, anlayan, anlıyoruz, araf, arkadaşlara, arkadaşı, âyetlerden, ayetten, bahçeyi, bağışlar, başıboş, benim, beşer, bilinen, biliniz, birdir, birlik, bitti, boşa, bulamaz, bunu, bütün, bırakmıyor, çalınıyor, çağırdı, çok, çıkış, dadır, dedikodu, dediler, delildir, derece, deyince, dilemek, dinen, dinimi, dünyadan, duyan, düğü, düşmanı, düşünüyor, düşünüyorum, dışında, edilirse, ediyorlar, efendim, elimizden, eliyle, elmanın, etmemiz, evden, evladı, eşsiz, felakete, firâseti, gayret, gazabı, gece, geçiş, geçmesi, gidiyoruz, giremezsin, gitmiş, gitti, görmezse, görüyorum, gümüş, günahtan, güzelliği, gıybetin, haktan, haramlar, harap, hazretlerini, hazırlığı, huylu, hıristiyan, hıyâneti, ilimlerde, ilişkileri, ilk, incitmek, istemeye, işaret, işkence, işlemeyen, kabirlerine, kabre, kadar, kadınları, kâfiri, kahrı, kalacak, kalmamalı, kalsı, kanunları, kardeşi, kavga, kavramı, kazancı, kemik, kendilerini, kendisinde, kimsede, kolaylaştırır, komşuluk, konuşmak, koyan, kudretine, kullar, kısmı, kıyamete, kıymetini, lâkin, mahkeme, malımı, mecbur, merhametin, meselâ, meseleyi, mesut, milleti, muhakkak, mükâfatını, mümkü, müslümana, naki, nihayet, ödü, olana, olduk, olduğuna, olduğundan, olgun, olmadı, olmaktan, olmayı, oradan, orga, özellikle, pusula, sahibi, sahibidir, sahibini, sakı, sakınmak, sana, selma, sevmez, sizde, sizdeki, sizlerden, sizlere, sohbetin, sor, sövmek, söyleyerek, susuz, sıraları, sığı, tanımayan, tavukları, tecavüz, ubudiyeti, ücretleri, ümitsizlik, umum, üstü, vazgeç, verdiği, verilmiş, vermenin, vurmak, yalandan, yapması, yapıyorlar, yarası, yardımı, yarım, yaygın, yerden, yok, yönden, yüzleri, zakir, zamanları, zannediyorlar, zata, zira, şartları, şeye, şüpheli

Etiket Bulutu Ana Sayfası

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222