Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

2 sonuçtan 1 ile 2 arası

  1. #1
    ABDULLAH çevrimdışı Forum Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.245
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 817 + 40638


    2 üyeden 2 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Müslüman, Müslüman’a Düşmanlık Etmez

    Müslüman, Müslüman’a Düşmanlık Etmez


    Cenâb-ı Hak buyuruyor:

    “Eğer mü’minlerden iki gurup birbirleriyle vuruşurlarsa aralarını düzeltin…” (Hucurât, 9)



    Rasûlullah (sav) buyurdular:

    “Her pazartesi ve perşembe günü, ameller Allâh’a arz olunur. Din kardeşi ile arasında düşmanlık bulunan kişi dışında, Allâh’a şirk koşmayan her kulun günahları bağışlanır. (Meleklere Siz şu iki kişiyi birbiriyle barışıncaya kadar tehir edin!buyrulur.” (Müslim, Birr, 36; Ebû Dâvûd, Edeb, 47)





    Bir gün Allah Rasûlü (sav):

    “–Size derece itibârıyla oruç, namaz ve zekâttan daha fazîletli bir ameli söyleyeyim mi?”diye sordu.

    “–Evet, söyleyiniz yâ Rasûlallah!”dediler.

    “–İnsanların arasını ıslâh etmek, düzeltmektir. İnsanların arasını bozmak ise (dini kökünden) kazır.” buyurdu. (Ebû Dâvûd, Edeb, 50/4919)





    Her Güne Bir Esma-ül Hüsna(Allah’ın En Güzel İsimleri)

    el-Musavvir: Her mahlûku, ezelî hikmetinin gereği, çeşitli şekillerde yaratan, tasvir eden, her varlığa ayrı birşekil ve özellik veren demektir.



    Kısa Günün Kârı
    Küs olanları, aralarında sorun bulunan insanlarıbarıştıralım.

    "İki Gün Bir Değil" mail servisi bir [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]hizmetidir.

    Benzer Konular
    Müslüman Gıybet Etmez
    Müslüman Gıybet Etmez Müslüman Gıybet Etmez Cenâb-ı Hak buyuruyor: “Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Bir
    Müslüman Gıybet Etmez
    Müslüman Gıybet Etmez Müslüman Gıybet Etmez
    Müslüman Gıybet Etmez
    Müslüman Gıybet Etmez Müslüman Gıybet Etmez Cenâb-ı Hak buyuruyor: “Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Birini
    İmanla İslam’ın ya da Müslüman’la müminin farkı nedir?
    İmanla İslam’ın ya da Müslüman’la müminin farkı nedir? hikmet.net 27.12.2010 Soru: İmanla İslam’ın ya da Müslüman’la müminin farkı nedir? Cevap: Bediüzzaman Hazretleri 9. Mektupta bu konuyu şöyle açıklar: Ulema-i İslâm ortasında "İslâm"
    Kur’an’da Müslüman Sahsiyet
    Kur’an’da Müslüman Sahsiyet Yalniz Allah’a kulluk eden ve yalniz ondan yardim dileyen. Gayba inanan namazi ikame eden ve kendisine verilen riziktan infak eden. Rabbine ibadet eden. Iman edip salih amel isleyen. Hakki batila karistirip da bile
    Yazar : Risale Forum
    “Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  2. #2
    ABDULLAH çevrimdışı Forum Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.245
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 817 + 40638


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Müslüman, Müslüman’a Düşmanlık Etmez

    Müslüman, Müslüman’a Değil Küfre Karşı Mücadele Etmeli


    Yüce Allah Kur’an’da, tartışmayı, çekişmeyi, düşmanlığı, kin ve nefret beslemeyi çirkin ahlâk özellikleri olarak tarif ediyor. Kimi Müslümanların ise ağızlarından sevgi, şefkat, dostluk, kardeşlik, birlik, bütünlük gibi sözcükler çıkmıyor; sözleri yalnızca dayanaksız iddialar, suçlayıcı ve tartışmaya yol açacak ifadeler...

    Allah, Müslümanlar'a birlik olup güç kazanmalarını buyuruyor, bazı Müslümanlar güçlerini kardeşlerine karşı kullanıyorlar. “Birlikte Allah'ın ipine sarılmak" yerine, din kardeşlerinin ipini çekmeye çalışıyorlar.
    Allah, "zandan çok kaçının" buyuruyor ancak bir kısım Müslümanlar, Allah'ın emri gereği birbirlerine hüsn-ü zan etmek yerine kin ve nefret dolu ifadeler kullanıyorlar. Kur'an'la öğüt veren, uyaran Müslümanlara önyargıyla yaklaşıyor, bu yüzden de anlatılmak istenileni değil, kendi anlamak istediklerini anlıyorlar.

    Kimilerinin yaptığı eylemler; tartışmak, fitne çıkarmak, ona buna laf söylemek, etrafa nefret saçmak. Oysa insan, aşkla, muhabbetle Rabb'ini anlatmalı. Resullullah (s.a.v)’e olan sevgisini, Allah rızası için olan sevgisini anlatmalı. Allah’ın tecellilerine, yarattığı güzelliklere olan sevgiyi anlatmalı. Tüm bunları anlatan Müslüman kardeşlerine de sevgi duymalı.


    İnternette sitelerinde, yazılarında ve yorumlarında Allah sevgisinden, Allah için sevmekten bahsetmiyorlar. Hep öfke, nefret ve kin dolu cümleler. Olmuyor; aşkı, sevgiyi, şefkat ve merhameti anlatamıyorlar. Oysa sevgisizlik, korkunçtur; her an kavgaya hazır, tartışmacı, nefret ve öfke dolu olan insana Allah basiret vermez. Bu yüzden kafaları karmakarışık, görüşleri pusludur.


    Biz Müslümanlar, birbirimizi Allah sevgisinden kaynak bulan derin sevgiyle sevmeliyiz. Bu sevgiyle kalplerimizi doldurmalı, kardeşlik bağlarımızı daha da güçlendirmeye çaba harcayarak, birlik ruhunu yaşayarak, Allah'ın emri gereği “kenetlenmiş bina gibi saf bağlayarak” mücadele etmeliyiz. Yaşadığımız ahir zamanda, bozgunculuk çıkaran, huzuru bozan, barışı engelleyen, tüm dünyada şiddet, terör ve anarşiyi körükleyen fitnenin beynini yok etmek için birbirimize karşı değil, küfre karşı cehd etmeliyiz!..



    Çözüm Birlik Olmaktır

    Kur'an, Peygamberimiz (sav), İslam; bütün insanlığı kucaklamak için geldi. Kur'an ahlakının hakim olmasını amaçlayan her Müslüman, İslam'ı ve güzelliklerini, Peygamberimiz (sav)'in yaptığı gibi ayrımcılık yapmadan, ihtiyaç içindeki herkese anlatmalı. Bu falan cemaatten, onun giysileri uygun değil, şu ehl-i kitap diyerek ayırım yapmak, insanların büyük çoğunluğunu şeytanın yoluna, sonsuz azaba itmektir.

    Bizler, "bizden olmayana" baştan önyargıyla düşmanlık edersek, İslam ahlakının dünya hakimiyeti nasıl gerçekleşecektir? İşte samimi mümin insanları kaybetmek yerine kazanmaya çalışır. O, insanları hakka davet için çaba gösterir ki insanlar dalga dalga Allah’ın dinine girsin…

    Talebelerinden Sayın Tahir Gürdere, Bediüzzaman'ın "bütün imanlı Müslümanlar, hakiki müminler hiç şüphe etmesinler ki, istikbal yalnız ve yalnız İslam’ındır" ifadesini aktarıyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: "Hristiyanlık da diyor Üstad, Hristiyanlığa anlatıyor ne olacağını, Hristiyanlık da hurafattan tahrifattan sıyrılacak. Beşerin fıtri dini olan İslamiyet saracak Hristiyanları diyor gördünüz mü sarmış elhamdülillah. Rusya dinsiz kalmaz diyor Üstad, Hristiyan da olmaz diyor. Müslüman olacak diyor. Maddeten de İslamiyet, istikbale hükmedecektir Allah'ın izniyle."

    Müslümanlara büyük acılar yaşatan deccalî fitneyi sona erdirecek ve sadece Müslüman aleminde değil tüm dünyada barışı sağlayacak olan, Müslümanların sevgi, samimiyet ve gönül birliğidir; İslam Birliği’dir.

    Ancak bir kısım Müslümanlar, zulmün panzehiri olan İttihad-ı İslam’dan asla söz etmiyor, İslam ahlakının dünya hakimiyetini ağzına dahi almıyor. Yalnızca namaz, oruç gibi ibadetleri yerine getirdikleri için kendilerini yeterli görüyor, İslam Birliği'ni savunanları, İslam ahlakının hakimiyeti konusunda söz söyleyenleri ve çaba içinde olanları dayanaksız iddialarla suçluyorlar. Bu yanılgının Allah Katında kuşkusuz bir karşılığı olacaktır.

    Dinsizliğin, insanı ve toplumu yıpratan etkilerini ortadan kaldırarak, Kur'an ahlakının güzelliklerini yerleştirmek, tüm insanlara yapılacak en önemli yardımdır. Kendini yeterli görmek, mücadele etmeyi bilmediği, bu sıcakta çıkamayacağı ya da "evi açıkta" olduğundan "oturmayı" seçmek, bu amaçla yapılan çalışmaları desteklememek vebal olur. Şefkat, sevgi, barış ve kardeşliği esas aldığımızda, Allah inancı ve sevgisi hakim olduğunda dünya adeta cennete benzeyecektir. Allah'ın dilemesiyle fetih ve zafer geldiği zaman, "sizinle birlikte değil miydik?" diyenlerden olmamak için bu mücadelede herkes safını belirlemelidir.

    Müslümanların birlik olması ve ardından Kur'an ahlakının yeryüzü hakimiyeti, Allah'ın vaadi ve Peygamberimiz (sav)'in vasiyetidir. Bu, her Müslümanın özlemi, ideali ve davası olmalıdır.

    "Ey ehl-i iman! Zillet içinde esaret altına girmemek isterseniz, aklınızı başınıza alınız. İhtilâfınızdan istifade eden zalimlere karşı "Mü’minler ancak kardeştirler" (Hucurat Suresi, 10) kale-i kudsiyesi içine giriniz, tahassun ediniz (sığınınız). Yoksa, ne hayatınızı muhafaza ve ne de hukukunuzu müdafaa edebilirsiniz." (Bediüzzaman, Mektubat)
    Fuat Türker
    Yazar : Risale Forum
    “Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222