7 sonuçtan 1 ile 7 arası

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Nereden Yer
    İslambol
    Mesajlar Mesajlar
    4.978
    Blog Blog Girişleri
    126
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 528 + 29679


    Elveda Ramazan, Hoşgeldin Bayram




    Bayram bir sevinç ve neşe günüdür. Yüce duyguların coştuğu, sevgi ve saygı, hislerinin mü'minler arasında alabildiğine canlandığı güzel günlerden biridir. O günde yardımlaşma ve kaynaşma son sınırına varır.

    Bayram insanları kaynaştırıp biraraya getiren en güzel vesilelerden biridir. Öyle ki, bayramda şahlanan yardımlaşma ve hediyeleşme ruhu yalnızca hayatta olanlara bağlı kalmaz, dünyadan gidip kabirlerinde bir Fatiha bekleyenlere kadar uzanır. Onların bu dileğini yerine getirmek için mü'minler bayramda kabirleri ziyaret ederler; ruhlarına Kur'ân'lar, Fatihalar ve dualar okuyarak onları da sevindirirler.

    Ramazan Bayramının mü'minler arasında ayrı bir yeri vardır.

    Çünkü Ramazan Bayramı, hergün tutulan orucun iftar vaktindeki sevinci gibi, tutulan bir aylık orucun toplu bir iftar sevincini ifade eder.

    Bir ay gibi uzun bir süreyle, özellikle Ramazan'ın yaz mevsimine denk geldiğinde sıcak günlerde nefislerine oruç tutturan mü'minler, sabır imtihanını vererek manevi sorumluluktan kurtulmanın sevincini Ramazan Bayramında yaşama imkânına kavuşurlar.

    Ramazan ve Kurban bayramları Hicretin 2. yılından ıtibaren kutlanmaya başlanmıştır.


    Ramazan orucu da ilk defa bu yıl farz kılınmış, bu ayı oruçla geçiren rnü'minler sonraki ayın (şevval) ilk üç gününü bayram olarak kutlamışlardır. Bu sebeple bu bayrama Ramazan Bayramı denmiştir.

    "Bu günümüzde yapacağımız ilk şey namaz kılmaktır"(1)

    mealindeki hadise dayanarak Ramazan ve Kurban bayramları bayram namazlarının kılınmasıyla başlar.

    Not
    Hz. Peygamber, "Arefe günü, kurban günü ve teşrik günleri biz Müslümanların bayramıdır. Bu günler yeme içme günleridir"(2) buyurmuştur.


    Ramazan Bayramım da bu manada bir gün olarak kabul etmiş ve bu bayramı Ramazan orucunun iftar günü olarak nitelendirmiştir.(3)

    Bu sır içindir ki, Ramazan ve Kurban Bayramlarında oruç tutmak haram kılınmıştır. Bir gün önce oruç bozmak haramken, bir gün sonra oruç tutmanın haram olması, mü'minlerin düşünce ve duygu dünyasında nimetlerin gerçek Sahibini hatırlatan en etkili bir sebeptir.

    Herkes bir gün önce kimin emrine uyarak oruç tutuyorsa, bugün de O'nun rızasına uyarak orucunu açar. Ve Onun gerçek nimet Sahibi olduğunu hakkıyla idrak ederek, gerçek bir şükre yol bulur.

    Bayram bir aylık orucun toplu bir iftarı olduğu için, günlük iftarların sünnet türünden âdabı bayramda da yerine getirilir. Nitekim orucunu tatlı bir şeyle açmayı adet edinen Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam, Ramazan Bayramına da tatlı yiyerek başlarlardı.

    Bayram sabahında hurma gibi bir tatlı ile bir aylık oruçlarını açmadan evlerinden ayrılmazlardı. (4)

    Her vesile ile bizleri ibadete ve ahiret amellerine teşvik buyuran Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam, yılın iki bayram gecesinde kalkıp ibadet etmeyi tavsiye ederlerdi. Bu gecelerde uyanık bulunmanın, kalbin uyanıklığına vesile olduğunu bildirirlerdi. Bunu bir hadis-i şeriflerinde şöyle ifade etmişlerdi:

    "Sevabını Allah'tan umarak iki bayram gecesinde kalkıp ibadet eden kimsenin kalbi, kalblerin öldüğü gün ölmez." (5)

    Bayramlar saadet asrında da bambaşka bir hava ve neş'e içinde yaşanırdı. Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam bayram sabahında namazgaha çıkardı. Peygamber hanımlarının da, diğer hanımlar ve kızlarla birlikte namazgaha çıkması istenirdi.

    Kadınlar cemaatin arka tarafında yer alırlardı.(6)

    Kılınan bayram namazından sonra Peygamberimizin Aleyhissalâtü Vesselam cemaate hitaben bir hutbe okuduğunu anlatan îbni Mes'ud (r.a.) devamla şöyle der:

    "Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam üzerine şehadet ederim ki, o namazı hutbeden önce kıldı. Sonra hutbe okudu. Daha sonra kadınlara işittiremediğini düşünüp onların yanına geldi.

    Onlara hatırlatmalarda bulundu. Ve şu ayeti okudu:
    “Ey Peygamber! İnanmış kadınlar Allah’a hiçbir şey ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleri ve ayakları arasında uydurdukları iftira ile gelmemek, iyi işlerde sana isyan etmemek konusunda biat etmeye geldikleri zaman, biatlerini kabul et ve onlar için af dile! Şüphesiz ki Allah, Gafûr ve Rahîm’dir.” Sonra:

    Sonra:

    – Bütün bunlar üzerine biat eder misiniz? diye sordu. İçlerinden biri:

    – Evet Yâ Resûlallah! dedi. Allah Resûlü (a.s.m.):


    – Sadaka verin! buyurarak onları zekât vermeye teşvik etti.

    Onu dinleyen hanımlar kulaklarındaki küpeleri, kollarındaki bilezikleri çıkarıp ne kadar yüzük gerdanlık varsa onları çıkardılar. Bilâl-i Habeşî elbisesini yere serdi:

    – Anam babam size feda olsun bağışlarınızı getirin diye seslendi. Hanımlar bileziklerini, küpelerini, yüzüklerini Bilâl-i Habeşî’nin elbisesinin üzerine koymaya başladılar. Elbise takılarla doldu. Allah Resûlü (a.s.m.) bayram bittikten sonra orada durmayıp evine ailesinin yanına döndü.” (7)

    Bu hadiseyi anlatan sahabilerden biri, "Kadınların bu verdikleri Ramazan Bayramı zekatı mı idî?" sualine şöyle cevap verdi: "Hayır, lakin o vakit verdikleri bir sadaka idi. Kadınlar yüzüklerini atıyor ve atıyorlardı."(8)

    Aynı olaya işaret eden Ebu Saidi'l-Hudri de (r.a.) bayram gününde en çok sadaka verenlerin kadınlar olduğunu anlatır.

    Ramazan Bayramı, bağışlanmış olmanın bir sevinç işaretidir. Bu bağışlanma müjdesini insanlara melekler veriyor.

    Sa'd bin Evs el-Ensârî anlatıyor:

    Resulullah Sallal-lahü Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuştur.

    Ramazan Bayramı sabahı melekler yollara dökülür ve şöyle seslenirler:

    "Ey Müslümanlar topluluğu!

    Keremi bol olan Rabbinizin rahmetine koşunuz. O, bol iyilik ve ihsanda bulunur. Sonra onlara bol bol mükâfatlar verilir. Siz gece ibadet etmekle emrolundunuz ve emri yerine getirdiniz. Gündüz oruç tutmakla emrolundunuz, orucu tuttunuz ve Rabbinize itaat ediniz, mükâfatınızı alınız.

    Not
    Bayram namazını kıldıktan sonra bir münadi şöyle seslenir:


    "Dikkat ediniz, müjde size!

    Rabbiniz sizi bağışladı, evlerinize doğru yola ermiş olarak dönünüz.

    Bayram günü mükâfat günüdür.

    Bugün semâ âleminde mükâfat günü olarak ilan edilir."(9)


    Bayram günleri sevinç günleri olduğu için, bu sevincin açıkça gösterilmesine vesile olacak meşru oyun ve eğlencelere de müsaade edilmiştir. Bu hususta Müslim'de ayrı bir bab ayrılmış ve misaller verilmiştir. Bunlardan birinde Hazret-i Âişe (r.a.) şöyle anlatır:

    Not
    "Bir grup Habeşli, bir bayram günü mızrak ve kalkanlarıyla gösteriler yaparken rakseder gibi oynuyorlardı.

    Peygamber Aleyhissalâtü Vesselam beni çağırdı.

    Başımı onun omuzuna dayadım.

    Bu vaziyette onların harp oyununa bakmaya başladık.

    Ta onlara bakmaktan ilk vaz geçen ben oluncaya kadar."(10)


    Ancak bayramdaki sevincin gaflete dönüşecek kadar taşkınlığa varmaması lazımdır. Eğlence meşru dairede olmalı ve günah unsurlarını taşımamalıdır.

    Esasen bayram Allah'ın bize verdiği İlahi bir ziyafettir.

    Bu bakımdan, bayram gününde en çok Allah'ı hatırlayıp şükretmeye ihtiyacımız vardır. Zaman şeridi içinde bayram yeni bir değişimin başı, bir dönüm noktası ve bir muhasebe vaktidir.

    Ömürden bir yılın daha geçip gittiğini, kabir alemine doğru bir adım daha yaklaşıldığını hatırlatan vesilelerden biridir.

    Not
    "Bunun içindir ki,

    bayramlarda gaflet istila edip gayr-i meşru daireye sapmamak için, rivayetlerde zikrullaha (Allah'ı zikretmeye) ve şükre azim tergibat (büyük teşvikler) vardır.

    Ta ki, bayramlarda o sevinç ve sürür nimetlerini şükre çevirip,

    o nimeti idame ve ziyadeleştirsin.

    Çünkü şükür nimeti ziyadeleştirir, gafleti kaçırır." (11)


    Nitekim büyük cemaatler halinde kılınan bayram namazları esnasında getirilen tekbirler, gafletin giderilmesine ve şükür vazifesinin yerine getirilmesine en büyük bir vesiledir.

    Sadece bir ülke halkının değil, yeryüzünde sayısı milyarlara varan Müslümanların hep beraber aynı anda tekbir getirdiklerini hayal ettiğimizde, karşımıza çıkan muhteşem tablo, bayramlarımızı kâinat çapında bir manaya kavuşturur.

    O anda adeta yeryüzü tek bir ağız olur, tekbir getirip namaz kılar gibi bir hale bürünür.

    Misâl âleminde birleşen o seslerin bir anda yeryüzünden yükselişi, adeta muhteşem bir koro halinde dünyamızın göklere doğru tevhidi haykırmasıdır.

    Bu muhteşem manaların yaşandığı bayram günlerinde küçük meselelerden çıkan kırgınlıkların, dargınlıkların ne önemi olabilir?

    Onun için bayramda her mü'minin kardeşleriyle kardeşlik sözleşmesini yenilemesi, kuvvetlendirmesi, fakirlerin yardımına koşması, çocuklarını sevindirmesi lazımdır ki, o manalar yaşanan hayata geçsin.

    Bayramların asıl süsü ve zineti tekbirlerdir. Getirilen her tekbir ruh ve gönüllerde manevi coşkuyu ve heyecanı canlandırır. Kulu, Rabbinin azameti karşısında yüce duygulara taşır.

    Ebû Hüreyre anlatıyor:

    Resulullah Resulullah Sallallahü Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuştur:

    “Bayramınızı tekbir getirmek suretiyle süsleyiniz.” (12)


    Bayramlara sünnet çerçevesinde hazırlanmak bu âdeti de ibadet haline getirir, bu sevinç günlerini biri iman şuuru içinde geçirmeyi temin eder.

    Bunun için sünnette yer aldığı gibi bayrama önceden hazırlanmak, temiz ve güzel elbiseleri giymek, gusletmek, misvak kullanmak veya dişleri fırçalamak, güzel kokular sürünmek, güler yüzlü olmak, namazdan önce Ramazan Bayramında hurma vb. tatlı bir şey yemek bugünlerimize ayrı bir mana kazandırır.

    Asıl itibariyle fıtır sadakası olarak bildiğimiz fitre de bayram günü verilir. Ramazan ayı içinde verilmemişse fitrenin de o gün verilmesi gerekir. Zaten Ramazan Bayramının hadislerde geçen adı "ıydü'I-fıtr", yani Fıtr Bayramı demektir. Yaratılışın gereği olan kulluk görevleri yapıldığı için bu adı almıştır.

    Bayramların en güzel şekli tanısın tanımasın mü'minlerin tokalaşarak, kucaklaşarak birbirleriyle bayramlaşması, bayramlarını kutlaması ve tebrikleşmesidir.

    Saadet Asrında Sahabiler birbirleriyle "Bârekâllâhü lenâ ve leküm" diyerek bayramlaşılardı, yani

    "Allah bizden de, sizden de kabul etsin" dedikleri rivayet edilir.(13)

    Bu tebrikleşme bizim dilimizde

    "Bayramınız mübarek olsun, bayramınızı kutlu olsun, hayırlı bayramlar"

    gibi sözlerle ifade edilir.

    Mehmet Paksu


    Kaynaklar

    1) Buhârî, İdeyn: 3; Müslim, edâhi: 7.
    2) Ebu Davud, Savm:50; Tirmizi, Savm:59; Nesai, Menasik:195.
    3) îbni Mace, Sıyam: 32.
    4) A.g.e., Sıyam: 49.
    5) A.g.e., Sıyam: 67.
    6) Müslim, Selatü'l-İdeyn: 11.
    7) A. g .e., Salatü'l-İdeyn, 2.
    8) A.g.e., Salatü'l-İdeyn, 3.
    9) el-Tergîb ve't-Terhîb Trc. 2:332.
    10) Müslim, Salatü’l-İdeyn, 20.
    11) Lem’alar, 230.
    12) et-Tergîb ve't-Terhîb Trc. 2:332.

    Benzer Konular
    Hoşgeldin Ramazan
    Hoşgeldin Ramazan Hoşgeldin Ramazan Hoş geldin ateşim, yangınım, külüm. Ateş oldun. Avucumda tutamadım seni. İçime düştün. Kalbimin karasına çaldım kor yüreğini. İbrahim gibi gülden ateşlere düşürdün canımı. Ey “kavurucu
    Elveda Ramazan, Hoşgeldin Bayram !
    Elveda Ramazan, Hoşgeldin Bayram ! Bayram bir sevinç ve neşe günüdür. Yüce duyguların coştuğu, sevgi ve saygı, hislerinin mü'minler arasında ala
    Elveda Ramazan, Hoşgeldin Bayram
    Elveda Ramazan, Hoşgeldin Bayram Bayram bir sevinç ve ne?e günüdür. Yüce duygular?n co?tu?u, sevgi ve sayg?, hislerinin mü'minler aras?nda alabildi?ine canland??? güzel günlerden biridir. O günde yard?mla?ma ve kayna?ma son s?n?r?na var?r... Devami..
    Elveda Ramazan, Hoşgeldin Bayram
    Elveda Ramazan, Hoşgeldin Bayram Bayram bir sevinç ve neşe günüdür. Yüce duyguların coştuğu, sevgi ve saygı, hislerinin mü'minler arasında alabildiğine canlandığı güzel günlerden biridir. O günde yardımlaşma ve kaynaşma son sınırına varır... Devami..
    Yazar : Risale Forum


    “ Ey Rabbim !

    Beni insanların nazarında büyük, Kendi nazarında da küçük eyleme… ”

    ___ Hz. Ebû Bekir ( R.Anh )


  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2011
    Nereden Yer
    Almanya
    Mesajlar Mesajlar
    282
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 53 + 1072


    Cevap: Elveda Ramazan, Hoşgeldin Bayram

    Allah (c.c.) razı olsun. Risale forum.net'in değerli hocalarımızın ve değerli kardeşlerimizin Ramazan bayramı tebrik ederim.

    Tüm islam aleminin bayramı hayırlı olsun.
    Yazar : Risale Forum

  3. #3
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Feb 2010
    Nereden Yer
    İstanbuL.
    Mesajlar Mesajlar
    2.960
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 502 + 34720


    Cevap: Elveda Ramazan, Hoşgeldin Bayram

    RAmazan bayramımız mübarek olsun inşaallah .. hayırlı bayramlar risaleforum ..
    Yazar : Risale Forum
    ***
    Risale-i Nur eczaları mürşiddir.

    İnsanı haksızlıktan hakka döndürür
    ve hayvanlıktan insaniyete
    ve esfel-i safilinden, a'la-i illiyyine yükseltir.

    Barla - 295

  4. #4
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Nereden Yer
    DeNiZlİ
    Mesajlar Mesajlar
    4.270
    Blog Blog Girişleri
    2
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 1064 + 85120


    Cevap: Elveda Ramazan, Hoşgeldin Bayram

    hayırlı bayramlar
    Yazar : Risale Forum
    "Kuşluk vaktine andolsun,
    Karanlığı çöktüğü vakit geceye andolsun ki,
    Rabbin seni terk etmedi, sana darılmadı da...

    Muhakkak ki ahiret senin için dünyadan daha hayırlıdır"
    {Duha 1-4}

  5. #5
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Nereden Yer
    İslambol
    Mesajlar Mesajlar
    4.978
    Blog Blog Girişleri
    126
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 528 + 29679


    Cevap: Elveda Ramazan, Hoşgeldin Bayram

    Resulullah (s.a.v) şöyle buyurur:



    "Bayram gecesini,sevabını sırf Allah'tan bekleyerek ibadetle geçiren kişinin kalbi,

    bütün kalplerin öldüğü o günde ölmez!"





    Yazar : Risale Forum


    “ Ey Rabbim !

    Beni insanların nazarında büyük, Kendi nazarında da küçük eyleme… ”

    ___ Hz. Ebû Bekir ( R.Anh )


  6. #6
    genc_kalem çevrimdışı Okumak,Yaşamaktır
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Şark-i Anadolu
    Mesajlar Mesajlar
    2.842
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 493 + 34190


    Cevap: Elveda Ramazan, Hoşgeldin Bayram

    Yazar : Risale Forum

    Ya öğreten, ya öğrenen, ya dinleyen ya da ilmi seven ol. Fakat sakın beşincisi olma; (bunların dışında kalırsan) helâk olursun. Hadis-i Şerif

  7. #7
    uğur çevrimdışı Banlı Kullanıcı
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2011
    Mesajlar Mesajlar
    1.253
    Blog Blog Girişleri
    548
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 0 + 1246


    Cevap: Elveda Ramazan, Hoşgeldin Bayram

    Bayramın gelmesine hiç de sevinmedim ramazan gibi çok manevi değeri yüksek oruç tuttuğumuz rahatlıkla yaşadığımız........bir kutlu aydı ramazan değerliydi.......çok değerliydi zaten hüzünlü gurbette ramazan çok kötü oluyor malesef yine hüzün yine hüzün inş. Sizler hakiki bayramı yaşarsanız bizim yerimizede..........
    Yazar : Risale Forum

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222