Sayfa 1/2 12 SonSon
17 sonuçtan 1 ile 10 arası

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2010
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    1.128
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 317 + 23722


    Muharrem Ayı Ve Aşure Günü

    Selamün Aleyküm Site Sakinleri;
    Muharrem ayına yani Şehrullaha (Alla'ın ayı) girmemize yalnızca birkaç gün kaldı.
    Bende bu sebeple erkenden evet erkenden diyorum çünkü bizim Hicri Yılbaşımız 1 Muharrem bunu sizlerle paylaşmak istedim.
    İstedimki bu aya bir kaç gün önceden hazırlıklı girelim.Bilirsiniz kutlama hazırlıkları malum.
    Bir müslüman olarak bizimde bu ay için yapmamaız gereken hazırlıklar olmalı değil mi?
    Şimdiden tüm abilerimin ablalarımın ve kardeşlerimin HİCRİ YILBAŞLARI'nı tebrik ediyorum.
    İsterim ki dualarınızda kardeşinizide unutmayın...





    Muharrem Ayı Ve Aşure Günü


    "Şehrullahi'l-Muharrem" olarak meşhur olan, yani "Allah'ın ayı Muharrem" olarak bilinen Muharrem ayı, İlahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır.
    Allah'ın ayı, günü ve yılı olmaz, ancak Allah'ın rahmetine ermenin önemli bir fırsatı olduğu için Peygamberimiz tarafından bu şekilde ifade edilmiştir.
    Aşure Günü ise Muharrem'in 10. günüdür. Aşure Gününün Allah katında ayrı bir yeri vardır. Bugünde Cenâb-ı Hak on peygamberine on çeşit ikramda bulunmuş ve kudsiyetini arttırmıştır. Bu günlerde oruç tutmak çok faziletlidir.

    Hicrî Senenin ilk ayı olan Muharrem ayının 10. günü Aşure Günüdür. Muharrem ayının diğer aylar arasında ayrı bir yeri olduğu gibi, Aşure Gününün de diğer günler içinde daha mübarek ve bereketli bir konumu bulunmaktadır.
    Aşure Gününün Allah katında da çok seçkin bir yerinin olduğunu Fecr Sûresinin ikinci âyeti olan "On geceye yemin olsun" ifâdelerinin tefsirinden öğrenmekteyiz.
    Bazı tefsirlerimizde bu on gecenin Muharrem'in Aşuresine kadar geçen gece olduğu beyan edilmektedir.(1)

    Cenâb-ı Hak bu gecelere yemin ederek onların kudsiyet ve bereketini bildirmektedir.
    Bugüne "Aşure" denmesinin sebebi, Muharrem ayının onuncu gününe denk geldiği içindir. Hadis kitaplarında geçtiğine göre ise, bu güne bu ismin verilmesinin hikmeti, o günde Cenâb-ı Hak on peygamberine on değişik ikram ve ihsan ettiği içindir. Bu ikramlar şöyle belirtilmektedir:


    1. Allah, Hz. Musa'ya (a.s.) Aşure Gününde bir mucize ihsan etmiş, denizi yararak Firavun ile ordusunu sulara gömmüştür.
    2. Hz. Nuh (a.s.) gemisini Cûdi Dağının üzerine Aşure Gününde demirlemiştir.
    3. Hz. Yunus (a.s.) balığın karnından Aşure Günü kurtulmuştur.
    4. Hz. Âdem'in (a.s.) tevbesi Aşure Günü kabul edilmiştir.
    5. Hz. Yusuf kardeşlerinin atmış olduğu kuyudan Aşure Günü çıkarılmıştır.
    6. Hz. İsa (a.s.) o gün dünyaya gelmiş ve o gün semâya yükseltilmiştir.
    7. Hz. Davud'un (a.s.) tevbesi o gün kabul edilmiştir.
    8. Hz. İbrahim'in (a.s.) oğlu Hz. İsmail o gün doğmuştur.
    9. Hz. Yakub'un (a.s.), oğlu Hz.Yusuf'un hasretinden dolayı kapanan gözleri o gün görmeye başlamıştır.

    10. Hz. Eyyûb (a.s.) hastalığından o gün şifaya kavuşmuştur.(2)


    Hz. Âişe'nın belirttiğine göre, Kabe'nin örtüsü daha önceleri Aşure gününde değiştirilirdi.
    İşte böylesine mânalı ve kudsî hâdiselerin yıldönümü olan bu mübarek gün ve gece, Saadet Asrından beri Müslümanlarca hep kutlana gelmiştir. Bugünlerde ibadet için daha çok zaman ayırmışlar, başka günlere nisbetle daha fazla hayır hasenatta bulunmuşlardır. Çünkü, Cenab-ı Hakkın bugünlerde yapılan ibadetleri, edilen tevbeleri kabul edeceğine dair hadisler mevcuttur.



    Aşure Gününde ilk akla gelen ibadet ise, oruç tutmaktır. Muharrem ayı ve Aşure Günü, Ehl-i Kitap olan Hıristiyan ve Yahudiler tarafından da mukaddes sayılırdı. Nitekim, Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam Medine'ye hicret buyurduktan sonra orada yaşayan Yahudilerin oruçlu olduklarını öğrendi.
    "Bu ne orucudur?" diye sordu.
    Yahudiler, "Bugün Allah'ın Musa'yı düşmanlarından kurtardığı Firavun'u boğdurduğu gündür. Hz. Musa (a.s.) şükür olarak bugün oruç tutmuştur" dediler.



    Bunun üzerine Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam da, "Biz, Musa'nın sünnetini ihyaya sizden daha çok yakın ve hak sahibiyiz" buyurdu ve o gün oruç tuttu, tutulmasını da emretti.(3)



    Aşûre günü yalnız ehl-i kitap arasında değil, Nuh Aleyhisselâmdan itibaren mukaddes olarak biliniyor, İslam öncesi Cahiliye dönemi Arapları arasında İbrahim Aleyhisselâmdan beri mukaddes bir gün olarak biliniyor ve oruç tutuluyordu.


    Bu hususta Hazret-i Âişe validemiz şöyle demektedir:
    "Âşûre, Kureyş kabilesinin Cahiliye döneminde oruç tuttuğu bir gündü. Resulullah da buna uygun hareket ediyordu. Medine'ye hicret edince bu orucu devam ettirmiş ve başkalarına da emretti. Fakat Ramazan orucu farz kılınınca kendisi Âşûre gününde oruç tutmayı bıraktı. Bundan sonra Müslümanlardan isteyen bugünde oruç tuttu, isteyen tutmadı." 'Buhari, Savm: 69.



    O zamanlar henüz Ramazan orucu farz kılınmadığı için Peygamberimiz ve Sahabileri vacip olarak o günde oruç tutuyorlardı. Ne zaman ki, Ramazan orucu farz kılındı, bundan sonra Peygamberimiz herkesi serbest bıraktı. "İsteyen tutar, isteyen terk edebilir" buyurdu.(4) Böylece Aşure orucu sünnet bir oruç olarak kalmış oldu.
    Aşure orucunun fazileti hakkında da şu mealde hadisler zikredilmektedir.
    Bir zat Peygamberimize geldi ve sordu:



    "Ramazan'dan sonra ne zaman oruç tutmamı tavsiye edersiniz?"
    Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam, "Muharrem ayında oruç tut. Çünkü o, Allah'ın ayıdır. Onda öyle bir gün vardır ki, Allah o günde bir kavmin tevbesini kabul etmiş ve o günde başka bir kavmi de affedebilir" buyurdu.(5)



    Yine Tirmizi�de de geçen bir hadiste Peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır:
    "Aşure Gününde tutulan orucun Allah katında, o günden önce bir senenin günahlarına keffaret olacağını kuvvetle ümit ediyorum."(6)




    "Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Allah'ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur�(7) hadis-i şerifi ise, bu günlerde tutulan orucun faziletini ifade etmektedir.



    Bu hadisin açılamasında İmam-ı Gazali, "Muharrem ayı Hicrî senenin başlangıcıdır. Böyle bir yılı oruç gibi hayırlı bir temele dayamak daha güzel olur. Bereketinin devamı da daha fazla ümit edilir" demektedir.


    Gerek Yahudilere benzememek, gerekse orucu tam Aşure Gününe denk getirmemek için, Muharrem'in dokuzuncu, onuncu ve on birinci günlerinde oruç tutulması tavsiye edilmiştir.
    Bu mânâdaki bir hadisi İbni Abbas rivayet etmektedir. Bunun için, müstehap olan, aşure



    Gününü ortalayarak, bir gün önce veya bir gün sonra oruç tutmaktır.
    Bu günde oruçtan başka hayır, hasenat ve sadaka gibi güzel âdetlerin de yaşatılması isabetli ve yerinde olacaktır. Herkes imkânı nisbetinde ailesine, akraba ve komşularına ikramda bulunur; bugünlerin faziletini bildiren hâdiseleri hatırlayarak ihsanda bulunursa şüphesiz sevabını kat kat alacaktır. Bilhassa, Peygamberimiz, mü'minin aile efradına Aşure Gününde her zamankinden daha çok ikramda bulunmasını tavsiye etmiştir.



    Bîr hadiste şöyle buyurular: "Her kim Aşure Gününde ailesine ve ev halkına ikramda bulunursa, Cenab-ı Hak da senenin tamamında onun rızkına bereket ve genişlik ihsan eder."(9) Bu aile mefhumunun içine akrabalar, yetimler, kimsesizler, konu komşular da girmektedir. Fakat, bunun için fazla külfete girmeye, aile bütçesini zorlamaya lüzum yoktur. Herkes imkânı ölçüsünde ikram eder.


    Aşure gününün manevi ve berraklığı üzerinde Kerbela karanlığının kesafeti de görülmektedir. 61. hicret yılının Muharrem'ine ait 10. gününde Hazret-i İmam Hüseyin (r.a.) 55 yaşında iken Sinan bin Enes isimli bir hain tarafından Kerbelâ'da hunharca şehit edilmiştir. Bu gadr ve zulmün arkasında Emevi Halifesi Yezid, onun Küfe valisi İbni Ziyad vardır. Yarım asır öncesinden Peygamberimizin bizzat haber verildiği bu ciğerleri yakan olay Hazret-i Hüseyin'i Cennet gençlerinin efendisi olma şanına yüceltmiştir.


    Şehitler mükâfatını almış en yüce mertebelere ulaşmıştır. Yüce Allah'ın da zalimlere hak ettikleri cezayı en âdil bir şekilde vereceğinden şüphemiz yoktur. Kader hükme boyun eğen her mü'min bu olaya üzülür, ancak itidalini ve soğukkanlılığını kaybetmez. Duyguları yanlışlara ve taşkınlıklara götürmez. Çünkü meydana gelen bütün olaylar ezelî takdirin bir hükmüdür. Bu açıdan bunu bir "yas merasimi" haline dönüştürmek ehli-i sünnetin itikat ve inancına aykırıdır.


    MEHMET PAKSU


    1) Hak Dini Kur ân Dili. 8 5793.
    2) Sahih-i Müslim Şerhi, 6:140.
    3) Ibtıı Mâce, Siyam: 31.
    4) Müslim. Siyam: 117.
    5) Tîrmizî. Savm: 40.
    6) A.g.e., Savın: 47.
    7) İbni Mâce. Siyam: 43.
    8) İhyâ, 1:238
    9) et-Tergîb ve'l-Terhİb, 2:116.




    Benzer Konular
    Aşure günü, aşure orucu ve aşure tatlısı, Aşure günü yas tutulması
    Aşure günü, aşure orucu ve aşure tatlısı, Aşure günü yas tutulması https://www.risalehaber.com/d/news/212038.jpg Aşure günü, aşure orucu ve aşure tatlısı, Aşure günü yas tutulması Arapçada ?aşere? on, "âşir" onuncu demektir. Halkımız onuncu gün mânasına gelen ?âşir?i, aşure
    10 Muharrem (aşure günü) neler oldu?
    10 Muharrem (aşure günü) neler oldu? 10 Muharrem (aşure günü) neler oldu? Aşûre günü, dünya tarihi boyunca büyük tecellilerin olduğu müstesna bir gündür. Devami...
    Alevi kurumları: Muharrem ayında Aşure Günü resmi tatil olsun
    Alevi kurumları: Muharrem ayında Aşure Günü resmi tatil olsun Alevi kurumları: Muharrem ayında Aşure Günü resmi tatil olsun HACI Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür-Sanat Etkinlikleri çerçevesinde Alevi kurumlarının yıllık değerlerlendirm
    Muharrem ayı ve aşure günü
    Muharrem ayı ve aşure günü Muharrem ayı ve aşure günü Günü Muharrem'in 10. günüdür. Âşura Gününün Allah katında ayrı bir yeri vardır Devamı İçin Tıklayınız... Devami...
    Muharrem Ayı ve Aşure Günü Hakkında
    Muharrem Ayı ve Aşure Günü Hakkında Muharrem Ayı ve Aşure Günü "Şehrullahi'l-Muharrem" olarak meşhur olan, yani "Allah'ın ayı Muharrem" olarak bilinen Muharrem ayı, İlahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bollaş
    Yazar : Risale Forum

    Uzakta olmak ayrılığa neden olmadığı gibi, aynı yerde olmak da birlikteliğe yetmez.Bizim yolumuz gönül yoludur .Gönül de mekan istemez...

  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2010
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    1.128
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 317 + 23722


    Cevap: Muharrem Ayı Ve Aşure Günü

    Biraz erken ama olsun Buyrun aşure yapmaya...










    AŞURE

    10 kişilik
    Hazırlama süresi: 1 saat
    Pişme süresi: 5 saat


    Malzemeler:
    2 su bardağı aşurelik buğday
    1 su bardağı nohut
    5 su bardağı tozşeker
    1 su bardağı kuru fasulye
    15 su bardağı su
    Yarım su bardağı pirinç
    1 su bardağı kuru üzüm
    1 su bardağı küp doğranmış kayısı
    1 su bardağı doğranmış kuru incir
    1 portakal

    Süsleme için:
    1 su bardağı kuş üzümü
    Çekilmiş ceviz içi, Antep fıstığı
    Tarçın, nar taneleri



    Hazırlanışı:
    * Buğday, fasulye, nohut ve üzümü yıkayıp ayrı kaplarda bir gece önceden ıslatın. Ertesi gün buğdayı süzüp büyük bir çelik tencereye alın. 15 su bardağı su ekleyip kaynatın. Üzerinde biriken köpüğü bir kevgirle alıp tencerenin kapağını kapatın ve 30 dakika kaynatın. Fasulye ve nohutu süzüp ayrı kaplarda haşlayın.

    * Pirinci yıkayıp süzün ve buğdaya ilave edin. Buğday taneleri iyice yumuşayıncaya kadar yaklaşık 4.5 saat kısık ateşte arasıra karıştırarak pişirin.

    * Buğdayın suyu un çorbası kıvamına gelmek üzereyken tozşeker, nohut ve kuru fasulyeyi ekleyin. Portakalın kabuğunu ince ince doğrayıp karışıma ekleyin. Kuru üzüm ve kuru kayısıyı ilave edip karıştırın. Birkaç taşım kaynattıktan sonra ateşten alın.

    * Aşure piştikten sonra doğranmış inciri ekleyip karıştırın. Sıcakken kaselere boşaltın. Soğuyunca üzerini ceviz içi, Antep fıstığı, kuş üzümü, tarçın ve nar taneleri ile süsleyerek servis yapın. İsteğe bağlı olarak gülsuyu da serpebilirsiniz.


    AFİYET BAL OLSUN
    Yazar : Risale Forum

    Uzakta olmak ayrılığa neden olmadığı gibi, aynı yerde olmak da birlikteliğe yetmez.Bizim yolumuz gönül yoludur .Gönül de mekan istemez...

  3. #3
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2010
    Mesajlar Mesajlar
    343
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 135 + 8744


    Cevap: Muharrem Ayı Ve Aşure Günü

    Alıntı delailin-nur Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    Selamün Aleyküm Site Sakinleri;
    Muharrem ayına yani Şehrullaha (Alla'ın ayı) girmemize yalnızca birkaç gün kaldı.
    Bende bu sebeple erkenden evet erkenden diyorum çünkü bizim Hicri Yılbaşımız 1 Muharrem bunu sizlerle paylaşmak istedim.
    İstedimki bu aya bir kaç gün önceden hazırlıklı girelim.Bilirsiniz kutlama hazırlıkları malum.
    Bir müslüman olarak bizimde bu ay için yapmamaız gereken hazırlıklar olmalı değil mi?
    Şimdiden tüm abilerimin ablalarımın ve kardeşlerimin HİCRİ YILBAŞLARI'nı tebrik ediyorum.
    İsterim ki dualarınızda kardeşinizide unutmayın...





    Muharrem Ayı Ve Aşure Günü


    "Şehrullahi'l-Muharrem" olarak meşhur olan, yani "Allah'ın ayı Muharrem" olarak bilinen Muharrem ayı, İlahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır.
    Allah'ın ayı, günü ve yılı olmaz, ancak Allah'ın rahmetine ermenin önemli bir fırsatı olduğu için Peygamberimiz tarafından bu şekilde ifade edilmiştir.
    Aşure Günü ise Muharrem'in 10. günüdür. Aşure Gününün Allah katında ayrı bir yeri vardır. Bugünde Cenâb-ı Hak on peygamberine on çeşit ikramda bulunmuş ve kudsiyetini arttırmıştır. Bu günlerde oruç tutmak çok faziletlidir.

    Hicrî Senenin ilk ayı olan Muharrem ayının 10. günü Aşure Günüdür. Muharrem ayının diğer aylar arasında ayrı bir yeri olduğu gibi, Aşure Gününün de diğer günler içinde daha mübarek ve bereketli bir konumu bulunmaktadır.
    Aşure Gününün Allah katında da çok seçkin bir yerinin olduğunu Fecr Sûresinin ikinci âyeti olan "On geceye yemin olsun" ifâdelerinin tefsirinden öğrenmekteyiz.
    Bazı tefsirlerimizde bu on gecenin Muharrem'in Aşuresine kadar geçen gece olduğu beyan edilmektedir.(1)

    Cenâb-ı Hak bu gecelere yemin ederek onların kudsiyet ve bereketini bildirmektedir.
    Bugüne "Aşure" denmesinin sebebi, Muharrem ayının onuncu gününe denk geldiği içindir. Hadis kitaplarında geçtiğine göre ise, bu güne bu ismin verilmesinin hikmeti, o günde Cenâb-ı Hak on peygamberine on değişik ikram ve ihsan ettiği içindir. Bu ikramlar şöyle belirtilmektedir:


    1. Allah, Hz. Musa'ya (a.s.) Aşure Gününde bir mucize ihsan etmiş, denizi yararak Firavun ile ordusunu sulara gömmüştür.
    2. Hz. Nuh (a.s.) gemisini Cûdi Dağının üzerine Aşure Gününde demirlemiştir.
    3. Hz. Yunus (a.s.) balığın karnından Aşure Günü kurtulmuştur.
    4. Hz. Âdem'in (a.s.) tevbesi Aşure Günü kabul edilmiştir.
    5. Hz. Yusuf kardeşlerinin atmış olduğu kuyudan Aşure Günü çıkarılmıştır.
    6. Hz. İsa (a.s.) o gün dünyaya gelmiş ve o gün semâya yükseltilmiştir.
    7. Hz. Davud'un (a.s.) tevbesi o gün kabul edilmiştir.
    8. Hz. İbrahim'in (a.s.) oğlu Hz. İsmail o gün doğmuştur.
    9. Hz. Yakub'un (a.s.), oğlu Hz.Yusuf'un hasretinden dolayı kapanan gözleri o gün görmeye başlamıştır.

    10. Hz. Eyyûb (a.s.) hastalığından o gün şifaya kavuşmuştur.(2)


    Hz. Âişe'nın belirttiğine göre, Kabe'nin örtüsü daha önceleri Aşure gününde değiştirilirdi.
    İşte böylesine mânalı ve kudsî hâdiselerin yıldönümü olan bu mübarek gün ve gece, Saadet Asrından beri Müslümanlarca hep kutlana gelmiştir. Bugünlerde ibadet için daha çok zaman ayırmışlar, başka günlere nisbetle daha fazla hayır hasenatta bulunmuşlardır. Çünkü, Cenab-ı Hakkın bugünlerde yapılan ibadetleri, edilen tevbeleri kabul edeceğine dair hadisler mevcuttur.



    Aşure Gününde ilk akla gelen ibadet ise, oruç tutmaktır. Muharrem ayı ve Aşure Günü, Ehl-i Kitap olan Hıristiyan ve Yahudiler tarafından da mukaddes sayılırdı. Nitekim, Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam Medine'ye hicret buyurduktan sonra orada yaşayan Yahudilerin oruçlu olduklarını öğrendi.
    "Bu ne orucudur?" diye sordu.
    Yahudiler, "Bugün Allah'ın Musa'yı düşmanlarından kurtardığı Firavun'u boğdurduğu gündür. Hz. Musa (a.s.) şükür olarak bugün oruç tutmuştur" dediler.



    Bunun üzerine Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam da, "Biz, Musa'nın sünnetini ihyaya sizden daha çok yakın ve hak sahibiyiz" buyurdu ve o gün oruç tuttu, tutulmasını da emretti.(3)



    Aşûre günü yalnız ehl-i kitap arasında değil, Nuh Aleyhisselâmdan itibaren mukaddes olarak biliniyor, İslam öncesi Cahiliye dönemi Arapları arasında İbrahim Aleyhisselâmdan beri mukaddes bir gün olarak biliniyor ve oruç tutuluyordu.


    Bu hususta Hazret-i Âişe validemiz şöyle demektedir:
    "Âşûre, Kureyş kabilesinin Cahiliye döneminde oruç tuttuğu bir gündü. Resulullah da buna uygun hareket ediyordu. Medine'ye hicret edince bu orucu devam ettirmiş ve başkalarına da emretti. Fakat Ramazan orucu farz kılınınca kendisi Âşûre gününde oruç tutmayı bıraktı. Bundan sonra Müslümanlardan isteyen bugünde oruç tuttu, isteyen tutmadı." 'Buhari, Savm: 69.



    O zamanlar henüz Ramazan orucu farz kılınmadığı için Peygamberimiz ve Sahabileri vacip olarak o günde oruç tutuyorlardı. Ne zaman ki, Ramazan orucu farz kılındı, bundan sonra Peygamberimiz herkesi serbest bıraktı. "İsteyen tutar, isteyen terk edebilir" buyurdu.(4) Böylece Aşure orucu sünnet bir oruç olarak kalmış oldu.
    Aşure orucunun fazileti hakkında da şu mealde hadisler zikredilmektedir.
    Bir zat Peygamberimize geldi ve sordu:



    "Ramazan'dan sonra ne zaman oruç tutmamı tavsiye edersiniz?"
    Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam, "Muharrem ayında oruç tut. Çünkü o, Allah'ın ayıdır. Onda öyle bir gün vardır ki, Allah o günde bir kavmin tevbesini kabul etmiş ve o günde başka bir kavmi de affedebilir" buyurdu.(5)



    Yine Tirmizi�de de geçen bir hadiste Peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır:
    "Aşure Gününde tutulan orucun Allah katında, o günden önce bir senenin günahlarına keffaret olacağını kuvvetle ümit ediyorum."(6)




    "Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Allah'ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur�(7) hadis-i şerifi ise, bu günlerde tutulan orucun faziletini ifade etmektedir.



    Bu hadisin açılamasında İmam-ı Gazali, "Muharrem ayı Hicrî senenin başlangıcıdır. Böyle bir yılı oruç gibi hayırlı bir temele dayamak daha güzel olur. Bereketinin devamı da daha fazla ümit edilir" demektedir.


    Gerek Yahudilere benzememek, gerekse orucu tam Aşure Gününe denk getirmemek için, Muharrem'in dokuzuncu, onuncu ve on birinci günlerinde oruç tutulması tavsiye edilmiştir.
    Bu mânâdaki bir hadisi İbni Abbas rivayet etmektedir. Bunun için, müstehap olan, aşure



    Gününü ortalayarak, bir gün önce veya bir gün sonra oruç tutmaktır.
    Bu günde oruçtan başka hayır, hasenat ve sadaka gibi güzel âdetlerin de yaşatılması isabetli ve yerinde olacaktır. Herkes imkânı nisbetinde ailesine, akraba ve komşularına ikramda bulunur; bugünlerin faziletini bildiren hâdiseleri hatırlayarak ihsanda bulunursa şüphesiz sevabını kat kat alacaktır. Bilhassa, Peygamberimiz, mü'minin aile efradına Aşure Gününde her zamankinden daha çok ikramda bulunmasını tavsiye etmiştir.



    Bîr hadiste şöyle buyurular: "Her kim Aşure Gününde ailesine ve ev halkına ikramda bulunursa, Cenab-ı Hak da senenin tamamında onun rızkına bereket ve genişlik ihsan eder."(9) Bu aile mefhumunun içine akrabalar, yetimler, kimsesizler, konu komşular da girmektedir. Fakat, bunun için fazla külfete girmeye, aile bütçesini zorlamaya lüzum yoktur. Herkes imkânı ölçüsünde ikram eder.


    Aşure gününün manevi ve berraklığı üzerinde Kerbela karanlığının kesafeti de görülmektedir. 61. hicret yılının Muharrem'ine ait 10. gününde Hazret-i İmam Hüseyin (r.a.) 55 yaşında iken Sinan bin Enes isimli bir hain tarafından Kerbelâ'da hunharca şehit edilmiştir. Bu gadr ve zulmün arkasında Emevi Halifesi Yezid, onun Küfe valisi İbni Ziyad vardır. Yarım asır öncesinden Peygamberimizin bizzat haber verildiği bu ciğerleri yakan olay Hazret-i Hüseyin'i Cennet gençlerinin efendisi olma şanına yüceltmiştir.


    Şehitler mükâfatını almış en yüce mertebelere ulaşmıştır. Yüce Allah'ın da zalimlere hak ettikleri cezayı en âdil bir şekilde vereceğinden şüphemiz yoktur. Kader hükme boyun eğen her mü'min bu olaya üzülür, ancak itidalini ve soğukkanlılığını kaybetmez. Duyguları yanlışlara ve taşkınlıklara götürmez. Çünkü meydana gelen bütün olaylar ezelî takdirin bir hükmüdür. Bu açıdan bunu bir "yas merasimi" haline dönüştürmek ehli-i sünnetin itikat ve inancına aykırıdır.


    MEHMET PAKSU


    1) Hak Dini Kur ân Dili. 8 5793.
    2) Sahih-i Müslim Şerhi, 6:140.
    3) Ibtıı Mâce, Siyam: 31.
    4) Müslim. Siyam: 117.
    5) Tîrmizî. Savm: 40.
    6) A.g.e., Savın: 47.
    7) İbni Mâce. Siyam: 43.
    8) İhyâ, 1:238
    9) et-Tergîb ve'l-Terhİb, 2:116.



    Allah razı olsun kardeşim. Bizde sizin hicrî yılbaşınızı tebrik ederiz. C.H. o günleri hakkıyla değerlendirebilmemizi nasib etsin.Ayrıca Mehmed PAKSU hocamızın yazısından da çok istifade ettim. Tekrar Rabbim razı olsun.
    Yazar : Risale Forum
    Arşa değmek istidadında olanların, ayakları altına omuzlarımızı koyarız.

    Zübeyir Gündüzalp

  4. #4
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2010
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    1.128
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 317 + 23722


    Cevap: Muharrem Ayı Ve Aşure Günü

    Allah cümlemizden razı olsun
    Yazar : Risale Forum

    Uzakta olmak ayrılığa neden olmadığı gibi, aynı yerde olmak da birlikteliğe yetmez.Bizim yolumuz gönül yoludur .Gönül de mekan istemez...

  5. #5
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nereden Yer
    kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    1.367
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 352 + 25798


    Cevap: Muharrem Ayı Ve Aşure Günü

    Allah razı olsun kardeşim...
    herşey çok güzel oldu ama sanki şu aşurenin tarifi biraz erken olmadı mı mübarek daha kaç gün var hiçç o resim koyulur mu erkenden:032::005:
    Yazar : Risale Forum
    Tahmin ederim, şimdi küre-i arzda Risâle-i Nur şakirdlerinden -kalben ve ruhen ve fikren- daha az sıkıntı çeken yoktur.
    Çünki kalb ve ruh ve akılları îman-ı tahkikî nurlarıyla sıkıntı çekmezler;
    maddî zahmetler ise, Risâle-i Nur dersiyle hem geçici, hem sevablı, hem ehemmiyetsiz, hem hizmet-i îmaniyenin başka bir mecrada inkişafına vesile olmasını bilerek şükür ve sabırla karşılıyorlar.
    İman-ı tahkikî dünyada dahi medar-ı saadettir diye halleriyle isbat ediyorlar.

  6. #6
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2010
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    1.128
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 317 + 23722


    Cevap: Muharrem Ayı Ve Aşure Günü

    Alıntı GÖNÜLSIZIM Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    Allah razı olsun kardeşim...
    herşey çok güzel oldu ama sanki şu aşurenin tarifi biraz erken olmadı mı mübarek daha kaç gün var hiçç o resim koyulur mu erkenden:032::005:
    erken giden yol alır ama yani bu Muharremin güzelliğine güzellik katan aşurede görünsün dedim
    Yazar : Risale Forum

    Uzakta olmak ayrılığa neden olmadığı gibi, aynı yerde olmak da birlikteliğe yetmez.Bizim yolumuz gönül yoludur .Gönül de mekan istemez...

  7. #7
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Dec 2010
    Nereden Yer
    Hollanda
    Mesajlar Mesajlar
    35
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 40 + 530


    Cevap: Muharrem Ayı Ve Aşure Günü

    Alıntı GÖNÜLSIZIM Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    Allah razı olsun kardeşim...
    herşey çok güzel oldu ama sanki şu aşurenin tarifi biraz erken olmadı mı mübarek daha kaç gün var hiçç o resim koyulur mu erkenden:032::005:
    Ben şimdiden yapanlarını bile gördüm, çok sabırsız milletiz ya HU
    Yazar : Risale Forum
    Her sabah her seher ötüşür bülbüller HAKK HAKK diye!

  8. #8
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jun 2010
    Mesajlar Mesajlar
    166
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 62 + 2036


    Cevap: Muharrem Ayı Ve Aşure Günü

    Allah raziolsun cümlemzin mübarek olsun....
    Yazar : Risale Forum

  9. #9
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2010
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    1.128
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 317 + 23722


    Cevap: Muharrem Ayı Ve Aşure Günü

    yarın aşure günü banada dua edin inşaALLAH... konuyu gündemleyelim dedim
    Yazar : Risale Forum

    Uzakta olmak ayrılığa neden olmadığı gibi, aynı yerde olmak da birlikteliğe yetmez.Bizim yolumuz gönül yoludur .Gönül de mekan istemez...

  10. #10
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2010
    Mesajlar Mesajlar
    343
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 135 + 8744


    Cevap: Muharrem Ayı Ve Aşure Günü

    Alıntı delailin-nur Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    yarın aşure günü banada dua edin inşaALLAH... konuyu gündemleyelim dedim
    Tamam ederiz ama sizin de bize dua etmeniz önşartı var Bahusus sıhhat için dua ederseniz sevinirim. Çabucak iyileşelim diye :013:
    Yazar : Risale Forum
    Arşa değmek istidadında olanların, ayakları altına omuzlarımızı koyarız.

    Zübeyir Gündüzalp

Sayfa 1/2 12 SonSon

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222