Namahreme Nazar

nurhadimi

üye Sorumlusu
Erkek olsun kadın olsun,

herkes her istediğiyle şehevî arzularını

tatmine yönelseydi,

o zaman insanla hayvan arasında

fark kalmayıp, eşref–i mahlûk olan

insanın kudsiyeti ve kıymeti

zayi olduğu gibi, aile müessesi de sarsılırdı.

Namahreme nazar etmek

kalbe düşen zehirli bir oktur.



Rabbiniz Zinaya yaklaşmayın! Şüphe yok ki o bir hayâsızlıktır. Ve çok kötü bir yoldur."
Zina haram olan çok çirkin bir fiil olup, büyük günahlardandır. Bugüne kadar gelen bütün ümmetlere haram edilmiştir. Çünkü zina; ırz, namus ve neseplere yönelik büyük bir suçtur.
Insanlık için pek büyük bir leke olan ve ziyadesiyle mahcubiyeti gerektiren çirkin bir fiildir. O yola sapanlar ahlâkın bozulmasına, neseplerin karışmasına, bazı kere de birtakım faciaların zuhuruna meydan vermiş olurlar.
Şayet bir kimse Allah'ın haram kıldığı zinadan sakınmayıp, iffetiyle ve namusuyla yaşamaz ve şehvetinin esiri olursa, bu kimse Allahu Teâlâ'nın gazabına duçar olur.
-Huzeyfe Ibnü'l–Yemân Radıyallahu Anh'dan rivayet edilen bir hadis–i şerifte Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselâm şöyle buyurmuştur:
"Ey Müslümanlar cemaati! Zinadan sakının; çünkü onda altı (kötü) haslet vardır. Üçü dünyada, üçü âhirettedir. Dünyada olanlar: Güzelliğin gitmesi, fakirliğin devamlılığı ve ömrün kısalığıdır. Âhirette olanlar ise: Allahu Teâlâ'nın gazabı, kötü muhasebe ve cehennemde ebedî kalmaktır."
Sonra Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Allah onlara gazap etmiş ve onlar azap içinde ebedî kalmışlardır." (1) âyet–i kerîmesini okudu. (2)
Lokman Hekim, oğullarına şöyle nasihat ederdi:
"Ey oğullarım! Zinadan sakının; zira onun başlangıcı korku, sonu ise, pişmanlıktır."
"Ruhu'l–Beyan" tefsirinde zikredildiğine göre; her Müslüman zinadan son derece sakınmalı, insanları da bundan nehyetmelidir. Çünkü zinanın açığa çıktığı her yerin ahalisini mutlaka Allahu Teâlâ taun ile müptela kılmış ve fakirliklerini artırmıştır.
Nitekim bir hadis–i şerifte Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam: "Bir milletin içinde zina ortaya çıkıp, nihayet o millet, bu suçu alenî olarak işlediğinde mutlaka bulaşıcı (taun) ve onlardan önce gelip geçmiş milletlerde vuku bulmamış hastalıklar yayılır ." (3) buyurmuştur.
Bir başka hadis–i şerifte ise, Efendimiz:
"Bir kavimde gulûl (devlet malından hırsızlık) zuhur ederse, Allah o kavmin kalplerine korku atar. Bir kavim içinde zina yayılırsa, orada ölümler artar. Bir kavim, ölçü ve tartılarda (hile yaparak) miktarı azaltırsa, Allah ondan rızkı keser. Bir kavmin (mahkemelerinde) haksız yere hükümler verilirse, o kavimde mutlaka kan yaygınlaşır. Bir kavim ahdinden dönüp gadre yer verirse, Allah onlara mutlaka düşmanlarını musallat eder." (4) buyurmuştur.

Soylar kaybolur
kanlar karışır
Şayet Islâm zina kapılarını açık bıraksaydı, dolayısıyla erkek olsun kadın olsun, herkes her istediğiyle şehevî arzularını tatmine yönelseydi, o zaman insanla hayvan arasında fark kalmayıp, eşref–i mahlûk olan insanın kudsiyeti ve kıymeti zayi olduğu gibi, aile müessesi de sarsılırdı. Cinsî mukarenetle her ne kadar şehvetlerin tatmin ve teskin edilmesi söz konusu ise de, asıl maksat bu değil; belki meşru sûrette bir aile hayatı yaşayarak, neseplerin devamı için evlat sahibi olmaktır. Meşru çerçevede hayatlarını birleştiren karı koca, aynı zamanda birbirlerinin namus ve şereflerinin de muhafızı olurlar. Fakat zina fiili, bütün bu gayelere zıttır. Soylar kaybolur, kanlar karışır. Namus ve çocuk konusundaki güven yitirilir. Bütün aile bağları kopar ve toplumsal çöküntü başlar… Yani zina içtimaî ve sosyal hayat için zehirden başka bir şey değildir.
"Tefsir–i Hâzin"de beyan olunduğu vechile zina; neseplerin ziyanına, âlemin inkırazına, zina yüzünden vuku bulacak birtakım faciaların zuhuruna ve âlemin intizamına halel gelmesi sebebiyle haram edilmiştir. Çünkü zina, bir başkasının haremini, kerimesini veya hemşiresini iğfal sûretiyle tahakkuk edeceğinden, istenmeyen olaylara ve facialara sebep olacağı muhakkaktır. Zina sebebiyle nice soy sop sahibi geniş aileler ve kabileler arasında vuku bulan fitnelerin, kasırga gibi tarafları yakıp kavurduğu, kısa zamanda birçok kimselerin heder olup, ocakların harap olduğu malûmdur. Bu kadar kargaşanın ve hengâmenin sebebi ise, bir kimsenin birkaç dakikalık şehevî arzusuna uymasıdır.
Binaenaleyh her hususta kullarına lütfu ve merhameti bol olan Mevlâ Teâlâ, bu hususta dahi kullarından merhametini esirgememiş ve bu merhameti icabı da zinayı haram kılarak, ehl–i iman ve ehl–i insafa zinanın çok çirkin bir yol olduğunu beyan buyurup, zinaya giden yolların kapılarını dahi kapatmıştır.
Nitekim Allahu Teâlâ Kur'an–ı Kerim'de: "Zinaya yaklaşmayın. Muhakkak o bir hayâsızlıktır ve çok kötü bir yoldur." buyuruyor.(5)
Tabiî burada bir incelik söz konusudur.
Nedir bu incelik?..
Âyet–i kerimede "Zina yapmayın!" buyrulmuyor da, zinaya yaklaşmayın buyruluyor... Kur'an–ı Kerim, insanları, değil zina etmek, zinaya yaklaşmaktan dahi sakındırmaktadır. Bu emir, ondan kaçınma hususunda mübalağa içindir. Çünkü zinayı güçlü bir şehvet duygusu körüklemektedir. Bu nedenle, ona yaklaşmaktan kaçınmak daha garantili bir önlemdir. Zira zinaya götüren yollar aşılıp, birtakım engeller geçildiğinde artık bir güvence kalmamış demektir ki, o takdirde zinadan kaçabilmek, bu azgın nefse söz geçirebilmek, çok zordur. Bu sebeple Islâm dininde zinadan önce, zinaya götüren yollar haram kılınmış ve "Ey insanlar, değil zina etmek, zinaya sebebiyet verecek, yol açacak şeylere dahi mübaşeret etmeyiniz." buyrulmuştur.
Zinaya giden yolun ilk basamağında ise, "Nâmahreme bakmak" yer almaktadır. Öyleyse zina fiilini önlemek için en mühim ön tedbirlerden biri, göze hâkim olup, şehvet nazarıyla harama bakmamaktır. Islâm âlimleri harama bakmanın kalbi bozan en mühim âmillerden biri olduğunu kabul eder. Hatta seleften bazıları, "Nâmahreme nazar etmek, kalbe düşen zehirli bir oktur." demişlerdir.

Gözleri harama
bakmaktan sakının
Mevlâ Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur: "(Ey Habibim!) Mü'min erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar..." (6)
Gözleri harama bakmaktan sakındırmak; yüzlerde ve bedenlerde bulunan güzellikleri, şehveti galeyana getirecek olan baştan çıkarıcı unsurları görme arzusunu yenme girişimidir. Bir erkek buna muvaffak olup gözlerini haramdan sakındığında, zinaya götüren yolların ilki kapatılmış, o zehirli okun hedefine ulaşması önlenmiş olur.
Tabiî bu emir sadece erkeklere değil; kadınlara da gelmiştir. Nitekim: "Mü'min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, iffet ve namuslarını korusunlar..." (7) buyrulmuştur.
Kadınlar da gözlerini sakınıp, erkeklerin içinde gizli fitne unsurlarını uyandıracak, onları cezbedecek, kaçamak ya da baştan çıkarıcı işveli bakışlarını göndermesinler. Fıtrî isteklere cevap vermek için gerekli olan helâl ve meşru yollar dışında, mahrem yerlerini açmasınlar. Ayrıca mahrem yerleri korumak da gözleri harama bakmaktan sakındırmanın doğal sonucudur.
Demek ki, Islâm işe nereden başlıyor? Haram olana bakmayı yasaklamaktan başlıyor. Erkek olsun kadın olsun, gözlerini haramdan sakınmaları gerekiyor.
Ebû Hüreyre Radıyallahu Anh'dan rivayet edilen bir hadis–i şerifte Efendimiz:
"Gözün zinası, (harama) bakmaktır." buyurmuştur. Harama bakmak; zinaya götüren ilk adım olduğu ve zinaya sebebiyet verdiği için Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem, harama bakmayı "gözün zinası" olarak ifade buyurmuştur.
Taberânî'de geçen bir hadis–i kutsî'de ise şöyle buyrulmaktadır. "(Bakılması haram olan şeye) bakmak, iblisin oklarından bir oktur. Kim benim korkumdan dolayı onu terk ederse, onun yerine, kalbinde tatlılığını duyacağı bir iman veririm."
Bu arada şunu da ifade etmek gerekir ki, bazı kere göz, istemeyerek de olsa harama bakabilir, gayriihtiyarî olarak haramı görebilir. Işte böyle bir duruma da Efendimiz açıklık getirmiştir. Ashab–ı kiramdan Cerir b. Abdullah Radıyallahu Anh, diyor ki:
"Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e âni bakıştan sordum:
"Gözünü derhal çevir!" buyurdu. (8)

Bakışı bakışa ekleme
Yine bununla alâkalı olarak, Peygamber Efendimiz Hz. Ali Radıyallahu Anh'a buyurdular ki:
"Ya Ali! Bakışı bakışa ekleme. Birincisi senin için (vebal yoktur; ama) ikincisi aleyhinedir." (9)
Imam Kurtubî bu hadis–i şerifi zikrettikten sonra der ki: "Birinci bakışa mâni olmak, genellikle mümkün değildir. Kişinin iktisabından olmayacağı gibi bununla mükellef de değildir." Demek ki, ilk bakış gözün hakkıdır, bunda bir günah yoktur. Ama göz harama ilişince derhal gözü ondan çevirmek gerekmektedir.
Islâm dini zinaya götüren yolların ilk adımı olan harama bakmayı yasakladığı gibi aralarında nikâh düşen yabancı bir erkek ve kadının baş başa kalmasına da asla müsaade etmemektedir. Nitekim bununla alakalı olarak Ibn Abbas Radıyallahu Anhümâ anlatıyor: "Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:
"Sakın bir erkek, yanında mahremi olmadıkça yabancı bir kadınla yalnız kalmasın." (10)
Bu hadis–i şerif nikâh düşecek durumda olan bir kadınla halveti yani baş başa kalmayı çok açık bir şekilde yasaklamaktadır.
Böylece Islâm, zinaya götüren sebeplerin yolunu keserek, zinaya düşülmesine mâni olur. Zorunlu şartlar dışında kadınlı erkekli karma bir hayatı hoş görmeyerek, onların baş başa kalmasını engeller. Kadının süsler takarak açılıp saçılmasını yasaklar. Gücü yetenlerin evlenmesini teşvik eder. Gücü yetmeyenlerin ise, oruç tutmalarını öğütler. Evliliğe engel olan mehirlerin çokluğu gibi, zor şartları hoş karşılamaz. Namuslarını korumak amacıyla evlenmek isteyenlere yardımcı olmaya teşvik eder. Bütün bunlara rağmen zina suçu meydana gelmişse, o zaman en ağır cezayı uygular.
Bir âyet–i kerimede mü'minlerin vasıfları sayılırken, "Onlar ki, Allah ile beraber başka bir ilâha tapmazlar. Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar. Zina etmezler. Kim de bunları yaparsa, cezaya çarpar. Kıyamet günü azap onlar için kat kat olur ve orada alçaltılarak temelli bırakılırlar." (11) buyrulmuştur.
Bir hadis–i şerifte ise, Ebû Hüreyre Radıyallahu Anh şöyle anlatıyor:
"Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:
"Kişi zina edince iman ondan çıkar ve başının üstünde bir bulut gibi asılı durur. Zinadan çıkınca iman adama geri döner." (12).
Mevlâ Teâla, gözlerimizi ve gönüllerimizi haramlardan muhafaza buyurup, cümlemize imanla yaşayıp imanla ölmeyi nasip eylesin. Amin!
 

ARİF

Well-known member
"Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:
"Kişi zina edince iman ondan çıkar ve başının üstünde bir bulut gibi asılı durur. Zinadan çıkınca iman adama geri döner." (12).

iman ona döner ama artık iman imanı kamil olmaktan çıkmış tekrar kemale ermeyi bekler yani artık işin taa başına dönmüşünüzdür. RABBİM MUHAFAZA BUYURSUN .ALLAH RAZI OLSUN.
 

nurhadimi

üye Sorumlusu
"Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:
"Kişi zina edince iman ondan çıkar ve başının üstünde bir bulut gibi asılı durur. Zinadan çıkınca iman adama geri döner." (12).
iman ona döner ama artık iman imanı kamil olmaktan çıkmış tekrar kemale ermeyi bekler yani artık işin taa başına dönmüşünüzdür. RABBİM MUHAFAZA BUYURSUN .ALLAH RAZI OLSUN.




AMİNNN ECMAİN
 
Üst