5 sonuçtan 1 ile 5 arası

  1. #1

    Yirmi Altıncı Pencere

    Hazret-i Üstad, Otuz Üçüncü Sözün Yirmi Altıncı Penceresinde Allah’ın Sermediyetini ırmaktaki kabarcıklar ile ispat eder. Bu konuyu açıklar mısınız?”



    Yeryüzünün soğuk ve katı yüreğini ısıtan ve sevimli kılan unsurlardan biri güneşse, biri de sudur.

    Kıvrım kıvrım akan çaylar ve ırmaklar içimizi bir serçe kuşu kalbi heyecanıyla doldurur zaman zaman. Masmavi gökyüzüne inat, yeryüzüne çöreklenip billûrlaşan görüntüsü ile ırmaklar, etrafında dalgalanan binlerce zümrüt yeşili ağaçlarla, içinde cıvıldaşan sayısız canlılarla seyri doyumsuz lâhutî bir havaya bürünürler.

    Bir ırmak kenarına oturabilirsek günün birinde, yer yer sessiz, yer yer haşin ve yırtıcı nağmelerle akıp giden suyun şırıltısının ruhumuzu derinden sarstığını hissederiz. Dinlendirici bir sarsıntıdır bu.

    Dalıp gideriz suyun masmavi taneciklerinde, tanecikleri yırtarak yukarı fırlayan ve hemen patlayıp sönüveren kabarcıklarında. Yorgun gözlerimiz dinlenir. Hafızamız ilk günkü kadar berraklaşır. Ruhumuz yeni bir diriliş sabahına doğar.

    Suyun vazgeçilmezliğini, tevazuunu, şeffaflığını, akıcılığını, bir büyük hakikate ayna oluşunu düşünürüz o an. Bütün canlıların, bir yudum suya hasret hayatları gözümüzün önünde geçit resmî yapar. Su ne kopmaz, ayrılmaz bir parçamızdır! Hayatımızın dörtte üçüdür su. Nitekim “Allah bütün canlıları sudan yaratmıştır.”1

    Mütevazıdır su. Gözü yukarılarda değildir. Yukarılarda bulursa kendini, ne yapıp eder, her kalıptan geçer, iğne deliğinden süzülür, hep aşağılara doğru bırakır kendini. Yükseklerde fazla eğlenmekten hayâ ediyor, hicap duyuyor gibidir. Toprakla bütünleşir aşağılara doğru inerken. Toprağın tevazu rengine bürünür.

    Bu tevazu ile göklere yükselmek istercesine uzanan ağaçları, yaprakları, çiçekleri, canlıları, nihayet hayatı netice vermiş olması, beşeriyeti üzerinde ibretle düşünmeye çağırır.

    Şeffaftır su. İçinde hiçbir şey gizli kalmaz. Bu şeffaflıktan rahatsız olan balıklar varsa bırakın koylara, girdaplara kaçsınlar.

    Yeryüzünde, gökyüzünün; mülk âleminde, melekût âleminin aynasıdır su. Görünen âlemle görünmeyen âlem arasında, hava ile el ele bir köprü kurmak ister. Bazen Celâlî, bazen Cemâlî isimlerin tecellîsine mazhar olur. Hava gibi.

    Suyun akıcılığı gözümüzü karartır bazen. Ne baş döndürücü bir akıştır o! Zaman gibi... Mekân gibi... Ömür gibi... Hayat gibi!... Akar, akar, akar!...

    Silkiniriz. Bir an, bizi de alıp gidecek sanırız. Ama yok, bizi alıp gitmez o. Bizi alıp gidecek başka bir seldir çünkü zaman seli...

    Biz zaman selinin içindeyiz. Dur durak bilmez zaman selinin. Bir yokuştan iner gibi akarız. Selin bir yerinde şerit kopar. Sel devam eder, ama biz başka bir mekâna girmiş oluruz.

    Kulaklarımızda selin uğultusu. Dönüp dönüp sönen kabarcıklar ömrün geçiciliğini, hayatın akıcılığını bir tokat gibi yüzümüzde şaklatır. Zaman ırmağı akmaya devam etse de, kabarcıkların sönüşü gibi söndüğümüzü düşünür, silkiniriz.

    Kabarcıklar bize ayna olmuştur, fânî olan her şeye ayna olmuştur.

    Biz böyle düşünürken, kabarcıklardan bir isyan yükselir. Kabarcıklar, fânî olandan çok, başka bir hakikate ayna oluşunu haykırır, işitebiliyorsak eğer.

    Kabarcıkların dilini Bedîüzzaman Hazretleri çözer. Yirmi Altıncı Pencere’den bakarız kabarcıklara. Ufkumuzda bir an şimşekler çakar.

    Kabarcıklar gülümseyip geçmiştir. Geçenlerin yerine gelen kabarcıklar da parlayıp kaybolurlar. Sonra bir diğer gurup, onları takip eder; bir başka gurup onları... Kabarcıklar kafile kafile parlayıp, akabinde yok olurlar. Her gelen parlayıp söner. Yerine bir başkası, bir başkası...

    Ama güneş daimidir.

    Kabarcıklar parlayıp sönmeleriyle, ışığın kendi dükkânlarında bulunmadığını; ışığı, daimî bir güneşten aldıklarını haykırırlar.

    Tıpkı zaman ırmağında akıp giden varlıkların yüzünde parlayıp sönen güzellik sıfatının bir Cemal-i Sermedî’ye, hayat sıfatının bir Hayy-ı Kayyûm’a işaret ettiği gibi.

    Yirmi Altıncı Pencere, kabarcıklara tercüman olmuştur. Kabarcıklar, artık anlaşılmaz baloncuklar değildir. Mesajları okunan birer mektup hüviyetindedirler.

    Süleyman KÖSMENE www.fikih.info

    Benzer Konular
    "Yirmi Sekizinci Mektup, Altıncı Risale olan Altıncı Mesele" Osmanlıca Mekt
    "Yirmi Sekizinci Mektup, Altıncı Risale olan Altıncı Mesele" Osmanlıca Mekt Devami...
    Yirmi Altıncı Mektub, Dördüncü Mebhas, Altıncı Mesele'deki temsili izah eder misiniz?
    Yirmi Altıncı Mektub, Dördüncü Mebhas, Altıncı Mesele'deki temsili izah eder misiniz? Yirmi Altıncı Mektub, Dördüncü Mebhas, Altıncı Meseledeki temsili izah eder misiniz? Burada anlatılmak isenen nedir? Devami...
    Yirmi Altıncı Lem'a
    Yirmi Altıncı Lem'a <!-- This file was converted to xhtml by Writer2xhtml ver. 0.5 beta2. See Writer2LaTeX has moved for more info. --><META name=description content=""><META name=keywords content="">&l
    Yirmi Altıncı Söz
    Yirmi Altıncı Söz Yirmi Altıncı Söz Kader Risalesi وَاِنْ مِنْ شَىْءٍ اِل&
    Yazar : Risale Forum
    "Leyla değilim dost,
    Lakin çöle çağırsan gelirim.
    Sana 'yalan' halde gelmem,
    Toplarım özümü 'yalın' halde gelirim.
    Kapıyı çaldığım da 'Kim O?' dersen...
    'Sensin Efendim!' derim
    Ben olmam kapıda 'Sen' olur gelirim
    Sen gel de yeter ki,
    Yola yük olmam'Yol' olur gelirim. -(hz.mevlana)

  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    12.060
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 210278

    Cevap: Yirmi Altıncı Pencere

    Allah razı olsun.
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  3. #3
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Mesajlar Mesajlar
    1.573
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 621 + 50150

    Cevap: Yirmi Altıncı Pencere

    Allah razı olsun
    Yazar : Risale Forum
    Âyinelerin değişmesi, şâşaa‑i cemâlin cilvesini tazeleştirir, güzelleştirir. Madem O var, herşey var.
    .
    .onuncu hüccet-i imaniye
    .
    .

  4. #4

    Cevap: Yirmi Altıncı Pencere

    Alıntı HuSeYni Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Allah razı olsun.
    aminnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnn ecmain...
    Yazar : Risale Forum
    "Leyla değilim dost,
    Lakin çöle çağırsan gelirim.
    Sana 'yalan' halde gelmem,
    Toplarım özümü 'yalın' halde gelirim.
    Kapıyı çaldığım da 'Kim O?' dersen...
    'Sensin Efendim!' derim
    Ben olmam kapıda 'Sen' olur gelirim
    Sen gel de yeter ki,
    Yola yük olmam'Yol' olur gelirim. -(hz.mevlana)

  5. #5

    Cevap: Yirmi Altıncı Pencere

    Alıntı nuktepira Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Allah razı olsun


    aminnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnn ecmain...
    Yazar : Risale Forum
    "Leyla değilim dost,
    Lakin çöle çağırsan gelirim.
    Sana 'yalan' halde gelmem,
    Toplarım özümü 'yalın' halde gelirim.
    Kapıyı çaldığım da 'Kim O?' dersen...
    'Sensin Efendim!' derim
    Ben olmam kapıda 'Sen' olur gelirim
    Sen gel de yeter ki,
    Yola yük olmam'Yol' olur gelirim. -(hz.mevlana)

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •