Google+
Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Konu: Açıklamalı-23. SÖZ 1 Nokta- İnsan iman nuruyla Ala-yı İlliyyine çıkar

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    2.600
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 494 + 37492


    4 üyeden 4 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Açıklamalı - 23. SÖZ-1 Nokta-İnsan iman nuruyla Ala-yı İlliyyine çıkar

    Bismillâhirrahmânirrahîm,

    Elhamdülillâhi rabbil âlemîn velâkıbetülil müttekîn vessalêtü vessalêmü alê seyyidine Muhammedivve alê êlihi vesahbihi ecmain, alê rasulüne salevât

    23.SÖZ


    Andolsun ki, Biz insanı en güzel bir surette yarattık.
    Daha sonra onu aşağıların aşağısına attık. Ancak iman edenler ve salih amel işleyenler müstesna.
    (Tin Suresi: 4-6)

    İmanın binler mehâsininden yalnız beşini, Beş Nokta içinde beyan
    ederiz.

    BİRİNCİ NOKTA
    İnsan, nur-u iman ile âlâ-yı illiyyîne çıkar,
    Cennete lâyık bir kıymet alır.
    Ve zulmet-i küfür ile esfel-i sâfilîne düşer,
    Cehenneme ehil olacak bir vaziyete girer.

    Nur, zulmetin zıddı…
    Cehalet zulmettir, ilim nur..
    Küfür zulmettir, iman nur..
    Zulmet nasıl ortalığı kaplayınca hiçbir şey görünmez.
    Nur yayıldığı vakit her şey aydınlanır ve her şey görülmeye başlar.
    Zulmet bilmemekle başlar belki.
    Tanımamakla, öğrenmemekle, anlamamakla…

    Sağlığın ne olduğunu bilmeyen insan,
    Onu korumaya da çalışmaz.
    Hastalıklara düçar olur, ömrünü karartır.
    İmanı bilmeyen insan da, onu korumaya çalışmaz.
    Ve hem dünyasını hem ahiretini karartır.

    İnsan en ala surette ve şekilde yaratılmış.
    İçine envai çeşit istidad yerleştirilmiş.
    Envai çeşit cihaz verilmiş.
    Bunların ne olduğunu bilmediği zaman
    Hiçbirisini kullanamaz, hiçbirisinden istifade edemez.
    Ve hepsini boşa sarf eder.
    Paranın ne olduğunu, nasıl kullanıldığını bilmeyen
    Bir insana trilyon verseniz
    Elindeki para ne kadar kıymetli olsa da
    Doğru kullanamayacağı için onu çarçur eder boşa savurur.

    İnsan ancak nur-ı iman ile kendisine verilen cihazatın,
    İstidatatın ne olduğunu görebilir,
    Ve bunları olması gerektiği gibi kullanabilir.
    Ve ancak o zaman cennete layık bir kıymet kazanabilir.
    Ancak o nur ile çevresini görebilir.
    Her yere nakşedilmiş isimleri okuyabilir.

    İman nuru kaybolduğunda
    Boşa sarf edilen bir ömre karşılık,
    Cehenneme ehil olacak bir vaziyete bürünür.

    Çünkü, iman, insanı Sâni-i Zülcelâline nisbet ediyor.
    İman bir intisaptır.

    İntisab, bağlanma
    Bir odanın içini ampullerle doldursak
    O ampuller elektrik kaynağına bağlanmadığı sürece
    bir işe yaramadığı ve vazifelerini yerine getiremediği gibi
    İnsan da iman ile Rabbine bağlanamadığı zaman
    Kendisine verilen vazifeleri yerine getiremez.
    Üzerindeki cihazları hakkıyla kullanamaz.
    Ve hiçbir kıymeti, değeri kalmaz.

    Öyle ise, insan, iman ile insanda tezahür eden san’at-ı İlâhiye
    ve nukuş-u esmâ-i Rabbâniye itibarıyla bir kıymet alır.
    Küfür o nisbeti kat’ eder.
    O kat’dan, san’at-ı Rabbâniye gizlenir.
    Kıymeti dahi yalnız madde itibarıyla olur.
    Madde ise, hem fâniye, hem zâile, hem muvakkat
    bir hayat-ı hayvanî olduğundan, kıymeti hiç hükmündedir.

    Bir yağlıboya tablo olsa karşımızda.
    O tabloyu izleyen insan eğer resim sanatını bilmiyorsa
    Tabloda sergilenen sanatı göremiyorsa
    O kişi için tablo sadece bir parça boyadan ibaret bir hal alır .
    Değeri onun için üç beş kuruş olur.
    Ama müzayedelerden açık artırmalardan biliyoruz ki
    Öyle tablolar var ki milyarlar fiyatlara satılıyor.

    Peki ben bir resim yapıp satmaya kalksam
    Kim ne kadar para verecek?
    Boya aynı boya
    Tuval aynı tuval
    Ama ben de sanat yok.
    O tabloya o milyarlar pahayı veren kullanılan
    malzeme değil, sergilenen sanattır.

    İnsan Sani-i Zülcelalin en nadide sanatlarını sergilediği
    bir varlık, sergilenen bir sanattır.
    İnsan Sani-i Zülcelalin
    eğer kendisine değer kazandıracak olan bu sanattan
    habersiz olursa üzerinde sergilenen sanatları göremez
    ve gösteremezse kıymeti ancak maddi değeri kadar olur ki
    madde hem bozulmaya dağılmaya kaybolmaya müsaid
    Eskiyor ve muvakkat…
    Hem fanidir, ömrü bitecek…

    Bu sırrı bir temsille beyan edeceğiz.
    Meselâ, insanların san’atları içinde,
    nasıl ki maddenin kıymetiyle san’atın kıymeti ayrı ayrıdır.
    Bazan müsavi, bazan madde daha kıymettar;
    bazan oluyor ki, beş kuruşluk demir gibi bir maddede beş liralık bir san’at bulunuyor.
    Belki, bazan, antika olan bir san’at bir milyon kıymeti aldığı halde,
    maddesi beş kuruşa da değmiyor.

    İşte, öyle antika bir san’at, antikacıların çarşısına gidilse,
    ârika-pîşe ve pek eski, hünerver san’atkârına nisbet ederek,
    o san’atkârı yad etmekle ve o san’atla teşhir edilse, bir milyon fiyatla satılır.
    Eğer kaba demirciler çarşısına gidilse, beş kuruşluk bir demir bahasına alınabilir.

    İşte, insan, Cenâb-ı Hakkın böyle antika bir san’atıdır.
    Ve en nazik ve nazenin bir mu’cize-i kudretidir ki,
    insanı bütün esmâsının cilvesine mazhar ve nakışlarına medar
    ve kâinata bir misal-i musağğar suretinde yaratmıştır.

    Eğer nur-u iman, içine girse, üstündeki bütün mânidar nakışlar, o ışıkla okunur.
    O mü’min, şuurla okur ve o intisapla okutur.
    Yani, “Sâni-i Zülcelâlin masnuuyum, mahlûkuyum, rahmet ve keremine mazharım”
    gibi mânâlarla, insandaki san’at-ı Rabbâniye tezahür eder.

    Demek, Sâniine intisaptan ibaret olan iman, insandaki bütün âsâr-ı san’atı izhar eder.
    İnsanın kıymeti, o san’at-ı Rabbâniyeye göre olur; ve âyine-i Samedâniye itibarıyladır.

    O halde, şu ehemmiyetsiz olan insan,
    şu itibarla bütün mahlûkat üstünde bir muhatab-ı İlâhî
    ve Cennete lâyık bir misafir-i Rabbânî olur.

    Birisiyle konuşmak istesek
    Seçeceğimiz insanın bizimle eşdeğer seviyelerde olmasını isteriz.
    Aynı dili konuşmayı söylediklerimizi anlayacak birisi olmasını isteriz.
    İnsan ve Allah
    Haşa kıyasın mümünatı yok…
    Ama Rabbimiz bizi kendisine muhatab seçmiş.
    Siz benimle muhatab olabilirsiniz diyor.
    Bize bu değeri veren imanımızdır.
    İmanımızla rabbimizin üzerimize yazdığı,
    Tezahür ettirdiği isimleri okunmaya başlıyor.
    Ve bize kazandırdığı kıymet ile bizi bütün mahlukatın üzerine çıkarıyor.

    Efendimiz a.s.m
    Allah ile perdesiz direkt konuşan tek kamil insan…
    Ve bizim için de o yol açık bırakılmış.
    Cemalullahı görme, onun selamını işitme şansı verilmiş.
    Değerlendirebilenlerden oluruz inşallah…

    Subhâneke lâ ılmelene illema allemtene inneke entel alîmul hakîm ve ahiru de'vehüm enilhamdülillahi rabbil âlemin, el fatiha

    21.30’da sohbet kanalında işlenen derstir.
    [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]

    Yazar : Risale Forum
    S-Herşeyden evvel bize lâzım olan nedir?
    C-
    Doğruluk.

    S-Daha.
    C-
    Yalan söylememek.

    S-Sonra.
    C-
    Sıdk,sadakat,ihlâs,sebat,tesanüddür.

    NOT : Anlamını bilmediğiniz kelimelerin üzerine çift Tıklayınız..

  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Feb 2012
    Mesajlar Mesajlar
    1.562
    Blog Blog Girişleri
    44
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 230 + 16242


    Cevap: Açıklamalı-23. SÖZ 1 Nokta- İnsan iman nuruyla Ala-yı İlliyyine çıkar

    Teşekkür ederiz çok güzel bir açıklama olmuş, ALLAH (C.C.) Razı olsun...

    Yazar : Risale Forum
    İnsanlar içinde kurtulması en ümitli olan, kendisinin akıbeti hakkında en çok korkandır.

    Süfyan-ı Sevrî

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 4 kullanıcı var. (0 üye ve 4 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

SEO by vBSEO 3.5.1 PL1 ©2010, Crawlability, Inc.