Sayfa 2/2 İlkİlk 12
13 sonuçtan 11 ile 13 arası

  1. #11
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Nov 2010
    Mesajlar Mesajlar
    365
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 63 + 1209


    Cevap: Işıktan Muvâzeneler veya Mesnevî Bahçesinde

    Kur'ân'ın düsturlarındandır ki;
    Bir insan, Allah'ın yarattığı varlıklardan hiçbirini, ona kulluk edecek derecede büyük görüp tabu haline getirmemesi gerektiği gibi, kendini de, hiçbir kimseden üstün görecek kadar ululuğa görmemeli ve kibire düşmemelidir. Zirâ bütün varlıklar, mabut ve ilâh olamama noktasında birbirine müsavi ve eşit oldukları gibi, Allah'ın mahlûku olmada da birbirine denktirler.
    Arkadaş şu hususa da dikkat etmek gerektir: Varlığın hakîkî sâhibinden gaflet etmek firavunlaşmaya sebep olur. Evet, hükmü her şeye geçen bütün kâinatların gerçek mâlikini unutup bir gâfil ruh, kendini kendine sahi, her şeyle müstakil ve tamamen hür olduğunu zannederek, Allah'a karşı hâkimiyet davasına kalkışır. Daha sora, bütün varlığı da kendine kıyas ederek, onları da müstakil, kendi başlarına varlıklar olarak görmeye başlar.
    Böylece, Allah'ın mülkünü, sanki onun ortaklarıymış gibi şuna-buna dağıtarak, bir zerreye bile sâhip olamayan vehmî ve hayâli şeyleri Allah'ın ortakları olarak kabul eder ve düşünce dünyasını içinden çıkılmaz bir kaos haline getirir.
    Oysa ki, Cenâb-ı Hak tarafından insana verilen 'benlik' ve 'hürriyet' nimetleri, Yaratıcı'nın yüce sıfatlarını anlamak üzere onlara bahşedilmiş bir kısım ölçü ve kıstaslardır ki, O'nu anlatma ve tanıtma hususunda vazîfe gördükleri nisbette birer mânâ ve kıymet ifade etseler de, kendi dar çerçevelerinde kaldıkları sürece, mânâ ve kıymet ifâde etmeleri şöyle dursun, firavunlaşmaya sebep olmadan başka bir şeye yaramazlar.
    Yazar : Risale Forum
    Geleceğin aydınlık ve mesut dünyalarını ancak, muhabbetle şahlanmış sevgi kahramanları kuracaktır. Dudaklarında muhabbetten tebessüm, gönülleri sevgiyle harman, bakışları insanî duygularla buğu buğu, herkese ve her şeye şefkatle gamze çakan; doğup-batan güneşlerden, yanıp-sönen yıldızlardan hep muhabbet mesajları alan sevgi kahramanları...

  2. #12
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Nov 2010
    Mesajlar Mesajlar
    365
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 63 + 1209


    Cevap: Işıktan Muvâzeneler veya Mesnevî Bahçesinde

    Ey gâfil ruh bil ki,
    Kaba bir duygu yanılması ve hissî galatla, şu gelip geçen dünyayı ölümsüz ve daimî zannediyorsun. Evet, çevrene ve dünyaya baktığın zaman, herşeyi bir derece sabit ve değişmez gördüğünden, her ân yakılıp-dağılmaya marûz varlığını da, o şeyler içinde mütâlaa ediyor, her lahzâ dağılıp gitmeye müsait bir mahiyete sahip olduğunu bir türlü sezemiyor; sırf kıyameti düşünüyor ve o zamana kadar yaşayacakmış gibi, sadece onun kopmasından dehşet duyuyorsun!
    Aklını başına al! Sen de, senin bu husûsî dünyan da, her zaman yıkılıp gitmeye, çözülüp dağılmaya mahkûmdur. Senin o tül pembe rüya ve hülyâların da bu mevzû'da hiçbir şeye yaramayacaktır.
    Seni bu kaba duygu yanılmaların içinde, şöyle birisine benzetmek mümkündür:
    Bir adam, elindeki aynasını bir ev, bir şehir, bir bahçeye yöneltse, o oynaya bir ev, bir şehir ve bir bahçe aksedecektir. Bu akis ve misâlî şeylerin varlığı aynanın varlığına bağlı olduğundan, aynanın başına gelecek herhangi bir kaza ve belâ, içindeki ev, şehir ve bahçeyi zîr u zeber edecektir. Bu itibarla; gerçek şehir, ev ve bahçenin sapasağlam yerlerinde kalmaları, ayna sahibini aldatmamalıdır.
    Senin hayatın ve ömrün o aynadır. Senin dünyanın direği ve merkezi, senin vücudun ve hayatındır. Her ân, aynadaki şehir, bahçe ve evin yıkılıp dağılması muhtemel olduğu gibi, senin hayatın da senin başına yakılıp kıyametini koparabilir...
    Bu itibarladır ki insan, kendine âit olanlarla olmayanları birbirine karıştırmamalı ve yanılmalara düşmemelidir.
    Yazar : Risale Forum
    Geleceğin aydınlık ve mesut dünyalarını ancak, muhabbetle şahlanmış sevgi kahramanları kuracaktır. Dudaklarında muhabbetten tebessüm, gönülleri sevgiyle harman, bakışları insanî duygularla buğu buğu, herkese ve her şeye şefkatle gamze çakan; doğup-batan güneşlerden, yanıp-sönen yıldızlardan hep muhabbet mesajları alan sevgi kahramanları...

  3. #13
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Nov 2010
    Mesajlar Mesajlar
    365
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 63 + 1209


    Cevap: Işıktan Muvâzeneler veya Mesnevî Bahçesinde

    Ey Müslümanları şiddetle dünyaya teşvik, yabancı kültür ve sanatlara cebredip zorlayan kendini beğenmiş talîsiz! Dikkat et, millet fertlerinin din ile râbıtaları kopmasın! Eğer cebren milleti dinden uzaklaştırır onların dinî râbıtalarını sarsarsanız; dinsizleştirilen nesiller önü alınamayacak şekilde cemiyete zarar verecek ve tedavisi kâbil olmayan rahatsızlıklar meydana getirecektir.
    Ey talîhsiz fâsık adam! Fâsıkların ekseriyet teşkil etmelerine bakıp aldanma ve büyük bir ekseriyetin senin gibi düşünmesiyle teselli olmaya kalkma! Çünkü hiçbir fâsık, fıskı isteyerek içine girmemiştir. Bilemediği, ihtimal vermediği bir kısım yollarla onun içine çekilmiştir, ve bir daha da kenara çıkması mümkün olmamıştır... Evet, fasıklar bile çok defa durumlarını düzeltip cemiyete yararlı olmayı düşünmüşlerdir ama, bir türlü hevâ ve heveslerine esaretten kurtulamamışlardır.
    Ey divâne baş ve bozuk kalb! Zannediyor musunuz ki, müslümanlar dünyayı sevmiyor veya düşünmüyorlar da ondan dolayı fakr-u hâle düşmüşler bundan ötürü de ikaz edilmeliler.. Zannın yanlış, tahminin de hatadır. Günümüzde müslümanlar aşırı derecede hırsa düşmüşlerdir. 'Haris haybet ve hüsran içindedir' hakikatine binâen, müminde hırs kaybetmeye sebeptir.
    Evet, bugün insanı dünyaya çağırıp sevkeden pek çok sebep var. Başta onun nefsi ve hevası; ihtiyacı, arzuları ve şeytanı; dünyanın zahiri güzelliği, tatlılığı ve insanoğlunu baştan çıkaran onun kötü arkadaşları... Bunca menfi sebebin yanında ahiret ve ebedi hayata dâvet eden pek azdır.
    Eğer sende bu biçare millete karşı zerre kadar hamiyet varsa, ebedi hayat adına millete yardım eden azlara arka çıkman gerekir. Aksine, azları susturup çoklara yardım etmek hamiyet değildir.
    Siz zannediyor musunuz ki, bu milletin fakr-u hâli, zahitlik, dünyayı terk etme ve tembellikten neşet ediyor. Yanılıyorsunuz... Görmüyor musunuz ki, Çin'deki mecusiler, Hindistan'daki Brahmanlar ve Afrika'daki zenciler gibi Avrupa'nın baskısı altında bulunan milletler bizden da fakirdirler. Hem görmüyor musunuz ki, elimizde ve avucumuzdaki herşeyi ya Avrupa'daki bir kısım kâfir ve zâlimler veya Asya'daki münafıklar ya çalıyor veya gasp ediyorlar. Sizin, cebren milleti bu türlü yollara zorlamadaki maksadınız, memlekette asayişi ve emniyeti temin ve idareyi kolaylaştırmak ise, katiyen biliniz ki yanılıyor ve yanlış yollara sevk ediyorsunuz! Çünkü itikadı sarsılmış, ahlâkı bozulmuş yüz fasıkın idaresi binler ehli imanın idaresinden daha zordur.
    Müslümanlar başka şeye değil; mesailerinin tanzim edilmesine, aralarında emniyetin gerçekleştirilmesine ve yardımlaşmanın yaygınlaştırılmasına ihtiyaçları vardır. Bunlar da ancak dinî râbıta ve takvanın hayata hâkim olmasıyla mümkündür.
    Yazar : Risale Forum
    Geleceğin aydınlık ve mesut dünyalarını ancak, muhabbetle şahlanmış sevgi kahramanları kuracaktır. Dudaklarında muhabbetten tebessüm, gönülleri sevgiyle harman, bakışları insanî duygularla buğu buğu, herkese ve her şeye şefkatle gamze çakan; doğup-batan güneşlerden, yanıp-sönen yıldızlardan hep muhabbet mesajları alan sevgi kahramanları...

Sayfa 2/2 İlkİlk 12

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222