Helâl ve haram daireleri
Süleyman Kösmene tarafından yazıldı.
İsim belirtmeyen okuyucumuz: “Büyük günahlar kaç
tanedir? Yedi midir? Hangileridir? Büyük günah işleyen
bağışlanır mı?”
HELÂL DAİRESİ GENİŞTİR
Günah, Allah’ın yapmamızı yasakladığı davranıştır.
Haram dâiresi, helâl dâiresine nazaran dardır; fakat
haramların sayısı yedi ile sınırlı değildir.
Bizim nazarımız haramların sayısı üzerinde
yoğunlaşmaya değil, haramların özünü kavramaya ve
onlardan sakınmaya dönük olmalıdır. Haramların ve
günahların sayısı bir hayli fazla olsa da, şunları
unutmamalıyız:
1- Helâl dâiresi daha geniştir.
2- Her haramın, helâl dâiresinde telâfî şekli muhakkak
vardır. Harama girmeye lüzum yoktur.
3- Günahlardan dönüş mümkündür.
4- Dönüşü mümkün olan günahları ilelebet
boynumuzda bir leke gibi görmektense, pişmanlık ile,
Allah’a sığınmakla, tövbe ve istiğfar ile arınmamız bize
inşallah Allah’ın rızâsı kapılarını açacaktır.
5- Attığımız adımın günah olduğunu fark ettiğimiz an,
adımımızı geri çekmek, günahta sınırı aşmaktan
kaçınmak ve tövbe etmek sûretiyle sevaptaki
derecelerimizi yükseltmemiz her zaman mümkündür.
BU ZAMANDA KURTULUŞ YOLU
Üstad Bedîüzzaman Hazretlerine göre, esas olan
îmandır, takvâdır, ibâdettir. Böyle fesat ve günahlar
asrında kalpteki Allah korkusu günahlara karşı en
büyük bir silâh ve siper hükmündedir. Bu zamanda
farzları işleyen, büyük günahları işlemeyen kurtulur.
Böyle büyük günahlar içinde, salih amelin ihlâsla
muvaffakiyeti pek zordur. Diğer yandan, az bir salih
amel, böyle ağır şartlar altında, çok hükmündedir. Hem
zaten Allah korkusu ile günahlardan uzak durmakta bir
nevi salih amel vardır. Çünkü bir günahı terk etmek
vaciptir. Bir vacibi işlemek, çok sünnetlere bedeldir.
Özellikle böyle günahların sel gibi üzerimize hücum
ettiği bir asırda, yalnızca günahlardan korunmak
suretiyle, yani az bir irade gösterip yüzlerce günahı terk
etmek suretiyle, yüzlerce vacip işlenmiş olmaktadır.
Madem, şimdiki sosyal hayatta her dakikada yüzlerce
günahla karşı karşıya kalıyoruz. Elbette Allah
korkusunu ve günahlardan sakınmak duygusunu
kalbimizde taşıdığımız her an, yüzlerce sâlih amelin de
kapısını çalmış olacağız.1
TÖVBE GÜNAHA KARŞI SİPERDİR
Günahlara karşı en büyük siper tövbe ve istiğfar etmek
ve günahlardan vazgeçmektir. Allah’a şirk koşmak
hariç olmak üzere, büyük günahları işlemek
imansızlıktan gelmediğinden; günah olduğunu inkâr
etmedikçe büyük günah işleyen kişi, iman dairesinden
çıkmaz.2 Fakat Üstad Saîd Nursî Hazretlerine göre, her
günah içinde küfre gidecek bir yol vardır. Eğer işlenen
bir günah istiğfar ile çabuk imha edilmezse, kurt değil,
küçük bir mânevî yılan olarak kalbi ısırır. Çünkü günah
kalbe işlemeye başladığı ve tövbe ile imha edilmediği
zaman kalbi karartır ve günahları korkusuzca işlemeye
devam etmek kalbin katılaşmasına ve îmân nûrunun
çıkmasına sebep olur.3
Oysa tövbe ile günahlardan kurtulmaya bizi çağıran
Allah’ın kitabıdır: Kur’ân, Allah’a sığınıldığı, itiraf
edildiği ve pişman olunduğu sürece Allah’ın bütün
günahları affedeceğini şöyle müjdeler: “De ki:Ey
günahta aşırı giderek nefislerine zulmetmiş olan
kullarım. Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz.
Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz O çok
bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.”4
BÜYÜK GÜNAHLARI YASAKLAYAN KUR’ÂN’DIR
Kur’ân’ın emri büyük olduğu gibi, yasakladığı günahlar
da büyüktür. Allah’a şirk koşmak5, adam öldürmek6 ,
zinâ7, içki, kumar8, anne ve baba hakkını çiğnemek9,
yalancı şahitlik yapmak ve yalan söylemek10 , hırsızlık
yapmak11, gıybet etmek ve sû-i zanda bulunmak12,
iftirâ atmak13, livâta14, fâiz15, yetimi azarlamak ve
doyurmamak16, domuz eti yemek, ölü hayvan eti
yemek17 Kur’ân’da geçen günahların başlıcalarıdır.
Bu günahlardan, kul hakkı ile Allah hakkını bünyesinde
barındırma özelliğine sahip yedi tanesini Bedîüzzaman
Hazretleri şöyle sıralar: “1- Katl (adam öldürmek), 2-
Zinâ, 3- Şarap, 4- Ukûk-u vâlideyn (anne baba hakkını
gözetmemek, akrabalık bağlarını koparmak), 5- Kumar,
6- Yalancı şahitlik, 7- Dîne zarar verecek bid’alara
taraftar olmak.18
Günah hususunda muhakkak bilmemiz ve kulağımızda
her zaman küpe olması gereken husus, Allah’ın
yasakladığı şeylere yaklaşmamak, küçük veya büyük
günahlara karşı Allah’a sığınmak, Kur’ân’da bildirilen
günahı günah olarak kabullenmek ve günahta ısrar
etmemektir.
TÖVBE EDİLİRSE GÜNAH BÜYÜK OLMAKTAN ÇIKAR
Nitekim Peygamber Efendimiz (asm): “Tövbe ve istiğfar
edildiğinde büyük günah ‘büyük’ değil, ısrarla
işlenmeye devam edildiğinde ise, küçük günah ‘küçük’
değildir.”19 buyurmuştur.
Dipnotlar:
1- Kastamonu Lâhikası, s. 110.
2- Lem’alar, s. 80.
3- Lem’alar, s. 15.
4- Zümer Sûresi, 39/53.
5- Şuarâ Sûresi, 26/213; Kasas Sûresi, 28/88.
6- Nisâ Sûresi, 4/92, 93; Mâide Sûresi, 5/32; İsrâ
Sûresi, 17/33; Furkan Sûresi, 25/68-70.
7- Mâide Sûresi, 5/5; Nûr Sûresi, 24/2,4.
8- Mâide Sûresi, 5/90, 91.
9- İsrâ Sûresi, 17/23.
10- Bakara Sûresi, 2/283; Nisâ S3uresi, 4/135.
11- Mâide Sûresi, 5/38.
12- Hucurât Sûresi, 49/12.
13- Nisâ Sûresi, 4/112.
14- A’râf Sûresi, 7/80, 81; Neml Sûresi, 27/54; Ankebût
Sûresi, 29/28, 29.
15- Bakara Sûresi 2/188, 275.
16- Fecir Sûresi, 89/17; Mâûn Sûresi, 107/2.
17- Mâide Sûresi, 5/3.
18- Barla Lâhikası, s. 178.