Cehennemde acıyı kim çekecektir?
Süleyman Kösmene tarafından yazıldı.
Bozyazı’dan Ayşegül Aydın: “Beden hücreleri
vazifelerini eksiksiz yapıyorlar. Nefs-i emarenin
hataları için neden ceza görecekler?”
Beden hücreleri vazifelerini eksiksiz yapıyorlar. Çünkü
başka seçenekleri yok. Nefs-i emmare ise vazifesini
çok aksatıyor, zevkine çok düşüyor ve günahlara çok
dalıyor. Çünkü nefs-i emmare çok seçenekli bir
dünyada hayatının imtihanını veriyor.
Bedenimizde ve ruhumuzda sahip olduğumuz mameleki
bir aile sayalım. Veya bir komisyon kabul edelim.
Bediüzzaman Hazretleri ‘Altıncı Söz’de “daire-i hayatın
içindeki mâmelekin ve o mâmelekin içindeki cisim, ruh
ve kalbin ve onlar içindeki göz ve dil, akıl ve hayal gibi
zâhirî ve bâtınî hasseleri” birer makine veya alet ya da
çiftlik sayıyor.1
Öte yandan Bediüzzaman namazla ilgili beş ikazın
İkinci İkazında kalbi, ruhu ve lâtife-i Rabbaniye olan
vicdanı nefisle arkadaş (yani aynı komisyonunun
üyeleri) sayıyor.2
Buradan çıkaracağımız husus şudur: Aynı makinenin
çarkları veya aynı komisyonun üyeleri bulunan
cismimiz, hücrelerimiz, ruhumuz, kalbimiz, nefsimiz,
gözümüz, dilimiz, aklımız, hayalimiz, vicdanımız hep
birlikte büyük bir kulluk imtihanı içindeler. Bu
imtihanda savaşan taraflar var.
Bu savaşta hedef: Ruhumuzu cesedimize, kalbimizi
nefsimize, aklımızı midemize hâkim kılmak.3
Yani kalbimizle nefsimiz kıyasıya savaşıyor. Bazen ipi
kalbimiz göğüslüyor. Bazen nefsimiz kalbimizi tuş
ediyor. Bu savaş ölünceye kadar devam edecek.
Bu savaşta nefsimiz diğer arkadaşlarını ifsat etmekte,
yoldan çıkarmakta, onları peşinden sürüklemekte tek
başına çalışıyor. Ama nefsin etkili bir silâh olduğunu
kabul etmeliyiz.
Diğer yandan Allah’ın yardımı, inayeti, afvı, mağfireti,
rahmeti, merhameti, hidayeti de nefsimizin kırıp
döktüğü yol arkadaşlarını himaye edecek, onları günah
bataklığından kurtaracak şekilde üzerimizde.
Hücrelerimizin bir suçu yok elbette. Ama hücrelerimizin
bir kaybı da yok. Cehenneme de atılsa sürekli
yenilenen bir profile sahipler. Bedenimizin acısını ve
ıztırabını ise, nefis ve kalp de dâhil bütün kulluk
komisyonu üyelerinden müteşekkil canımız, yani
ruhumuz çekecektir.
Dipnotlar:
1- Sözler, s. 31.
2- Sözler, s. 244.
3- Lem’alar, s. 145.