Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

2 sonuçtan 1 ile 2 arası

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 527 + 37882


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Açıklamalı - 19. Lem'a - İkinci Nükte - İktisat Risalesi

    ONDOKUZUNCU LEM‘A

    İktisâd Risâlesi

    [İkinci Nükte]

    Fâtır-ı Hakîm, insanın vücûdunu mükemmel bir saray sûretinde ve
    muntazam bir şehir misâlinde yaratmış.


    Bu söz sıradan bir söz değildir.
    Şehirde polisler ve askerler var vücudumuzda kandaki akyuvarlar var.
    Şehirde esnaflar var, vücudumuzda kandaki alyuvarlar var.
    Şehir su ve kanalizasyon şebekesi var.
    Vücudumuzda su şebekesi olan damarlar ve kanalizasyon şebekesi olan toplardamar ve kalın bağırsaklar var.
    Şehirde yönetim var, insanda beyin bir tarafı var vücudu yönetir ve hakeza bunlar çoğaltılabilir.


    Ağızdaki kuvve-i zâika bir kapıcı, a‘sâb ve damarlar telefon ve telgraf telleri gibi,
    kuvve-i zâika ile ve merkez-i vücûddaki mide ile bir medâr-ı muhâbereleridir.
    Ağıza gelen maddeyi o damarlarla haber verir.
    Bedene ve mideye lüzûmu yoksa, “Yasaktır!” der, dışarıya atar.
    Bazen de bedene menfaati olmamakla beraber zararlı ve acı ise,
    hemen dışarıya atar, yüzüne tükürür.


    Evet, ağzına aldığı meyve bozuksa, tadı mayhoş ise hemen dilden beyne bir sinyal gider,
    beyin değerlendirmesi yapar ve zararlıdır dışarı at der.
    Bu haberleşmeler dilden beyne giden damarlar iledir.
    Hem ağızdaki ne olduğunu hem sağlam ve bozuk haline beyne gönderir.

    Evet değerlendirme ile ağızdaki gıda zararlı ise hemen dışarıya atar, yüzüne tükürür.


    İşte madem ağızdaki kuvve-i zâika bir kapıcıdır.
    Mide ise cesedin idaresi noktasında bir efendi ve bir hâkimdir.
    O saraya veyahud o şehre gelen ve sarayın hâkimine verilen hediyenin
    yüz derece kıymeti varsa, kapıcıya bahşiş nev‘inden, ancak beş derecesi muvâfık olur,
    fazla olamaz. Tâ ki kapıcı gururlanıp baştan çıkmasın Vazîfesini unutmasın,
    fazla bahşiş veren ihtilâlcileri saray dâhiline sokmasın.


    İşte bu sırra binâen, şimdi iki lokma farz ediyoruz.
    Bir lokma, peynir ve yumurta gibi mugaddî maddeden kırk para;
    diğer lokma, en a‘lâ baklavadan on kuruş olsa, bu iki lokma, ağıza girmeden,
    beden i‘tibâriyle farkları yoktur, müsâvîdirler; yani masanın üstündedirler
    orada oldukları sürece beden faydaları olmadığı gibi zararları da yoktur
    boğazdan geçtikten sonra da, cesed beslemesinde yine müsâvîdirler.
    Belki bazen kırk paralık peynir, daha iyi besler.


    Biz yediklerimizin tadını midemizde almıyoruz, sadece dilimizde alıyoruz
    ve bizi aldığımız tat beslemez yediklerimizden hazmettiklerimiz besler.


    Yalnız, ağızdaki kuvve-i zâikayı okşamak noktasında yarım dakika bir fark var.


    Kuvve-i zaika, tadları hisseden dilimizdir
    ve bu iki lokmanın tek farkları dilimizde hissettiğimiz tadlarıdır.
    O da yarım dakika yada daha az iyice çiğnenmezse 5-10 saniye sonra o tadda gidiyor.
    Şimdi biz bu iki lokmadan hangisini tercih ederiz?

    Bir lokma peynir yumurta 40 para bir lokma harika bir baklava 10 kuruş
    yani peynir ve yumurtadan 25 kat pahalı,
    Evet şimdi biz bu iki lokmadan hangisini tercih ederiz yada etmemiz lazım...


    Yarım dakika hâtırı için kırk paradan on kuruşa çıkmak,
    ne kadar ma‘nâsız ve zararlı bir israf olduğu kıyâs edilsin.


    Şimdi, saray hâkimine gelen hediye kırk para olmakla beraber,
    kapıcıya dokuz def‘a fazla bahşiş vermek, kapıcıyı baştan çıkarır, “Hâkim benim” dedirtir.
    Kim fazla bahşiş ve lezzet verse, onu içeriye sokacak, ihtilâl verecek, yangın çıkaracak.
    “Aman doktor gelsin, harâretimi teskîn etsin, ateşimi söndürsün!” dedirmeye mecbûr edecek.


    Evet, nefsini baklavaya alıştıran biri midesine gönderdiği gıdalara da faydayı gözetmez,
    sadece tadı gözetir yani dili memnun eder, onu şımartır.
    Hâlbuki dil bir kapıcıdır.
    Kapıcıya ücret verilir ama mideye verilenden fazla verilmez.

    Ben şahsen döneri çok severim sanki yemekle usanmayacağımı sanıyorum
    Ama her gün her gün döner yersem yüzlerce hastalığı davet ederim kendime.
    Bundan ben zarar görürüm ama dilim bayram eder, onu memnun etmiş olurum.
    Hâlbuki ayda bir iki defa kırmızı et sağlıkça bize yeterlidir.
    Tadını seviyorum diye yersiz yere yemekle israf etmiş olurum.


    İşte iktisâd ve kanâat, hikmet-i İlâhiyeye tevfîk-i harekettir.


    Her şeyde bir ölçü bir miktar birçok fayda ve maslahat vardır.
    İsraf ölçüsüzlüktür. Miktarı kaçırmaktır, fayda ve maslahatları terk etmektir.
    Hâlbuki hikmet kâinatı kuşatmıştır.
    İnsan israf ederek kâinata muhalif hareket eder.


    Kuvve-i zâikayı kapıcı hükmünde tutup, ona göre bahşiş verir.
    İsraf ise, o hikmete zıd hareket ettiği için çabuk tokat yer,
    mideyi karıştırır, iştihâ-yı hakîkîyikaybeder.
    Tenevvü‘-ü et‘ımeden gelen sun‘î bir iştihâ-yı kâzibe ile yedirir,
    hazımsızlığa sebebiyet verir, hasta eder.


    Sık sık canı istedikçe yemek yiyenler gerçek açlığı bilmezler.
    Bir açlık hissederler ama o aslında yalancı bir açlıktır,
    Evet yemek yedikten iki saat sonra gelen açlık hissi, iştaha-i kazibedir, yalancı bir açlıktır.
    15 dk sonra yerini tokluğa bırakmaktadır. Bunu oruç tutanlar yakinen bilirler.
    Öğlen gibi açlılk gelir, 15 dk sonra bir tokluk hissi gelir.
    Kontrolsüz yemek yiyenler bu açlığı hakiki sanırlar ve sıksık yerler yediklerini hazm edemezler.

    Ve vücud az istifade eder çok kazurak çıkarır ziyade boşa yorulur.
    Ve hastalıklara karşı mukavemetsiz olur.


    سُبْحَانَكَ لاَعِلْمَ لَنَاۤ اِلاَّ مَاعَلَّمْتَنَا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ

    el Fatiha


    [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]

    Benzer Konular
    Açıklamalı - 29.Mektub - Ramazan Risalesi - İkinci Nükte
    Açıklamalı - 29.Mektub - Ramazan Risalesi - İkinci Nükte 29. MEKTUB İKİNCİ NÜKTE Ramazan-ı Mübareğin savmı, Cenâb-ı Hakkın nimetlerinin şükrüne baktığı cihetle, çok hikmetlerinden bir hikmeti şudur ki: Birinci Sözde denildiği gibi, bir padişahın mutfağından bir ta
    Açıklamalı - 19. Lem'a - Beşinci Nükte - İktisat Risalesi
    Açıklamalı - 19. Lem'a -  Beşinci  Nükte - İktisat Risalesi Bismillâhirrahmânirrahîm, Cenâb-ı Hak, kemâl-i kereminden, en fakir adama en zengin adam gibi ve gedâya, yani fakire, padişah gibi, lezzet-i nimetini ihsas ettiriyor. Evet, bir fakirin, kuru bir parça siyah ekm
    Açıklamalı - 19. Lem'a - Dördüncü Nükte - İktisat Risalesi
    Açıklamalı - 19. Lem'a -  Dördüncü  Nükte - İktisat Risalesi Bismillâhirrahmânirrahîm, “İktisâd eden, maîşetçe âile belâsını çekmez” meâlindeki لاَ يَعُولُ مَنِ اق
    Açıklamalı - 19. Lem'a - Üçüncü Nükte - İktisat Risalesi
    Açıklamalı - 19. Lem'a -  Üçüncü  Nükte - İktisat Risalesi Bismillâhirrahmânirrahîm, Sâbık İkinci Nükte’de, “Kuvve-i zâika kapıcıdır” dedik. Evet, ehl-i gaflet ve ruhen terakkî etmeyen ve şükür mesleğinde ileri gitmeyen insanlar için bir kapıcı
    Açıklamalı - 19. Lem'a - Birinci Nükte - İktisat Risalesi
    Açıklamalı - 19. Lem'a -  Birinci Nükte - İktisat Risalesi Bismillâhirrahmânirrahîm, ONDOKUZUNCU LEM‘A İktisâd Risâlesi (İktisâd ve kanâate ve israf ve tebzîre dâirdir.) بِسْمِ اللّهِ ا
    Yazar : Risale Forum
    S-Herşeyden evvel bize lâzım olan nedir?
    C-
    Doğruluk.

    S-Daha.
    C-
    Yalan söylememek.

    S-Sonra.
    C-
    Sıdk,sadakat,ihlâs,sebat,tesanüddür.

    NOT : Anlamını bilmediğiniz kelimelerin üzerine çift Tıklayınız..

  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Nereden Yer
    Rûy-i Zemin..
    Mesajlar Mesajlar
    1.336
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 371 + 27568


    Cevap: Açıklamalı - 19. Lem'a - İkinci Nükte - İktisat Risalesi

    iktisat eden aza kanaat etmeyi bilir ve manevi bir beklenti icerisine girmeden hayatini zillet icinde yasamaktan muhafazada etmis olur. Ayni zamanda iktisat eden Bereket icerisindedir Hadisi serifte buyurulurki,
    "iktisat eden fakir olmaz " (kesful hafa)
    elindekinin kiymetini bilir , sükrünü yerine getirir. Yemek , icmek eyleminde acikmadan sofraya oturmaz ve istahi varkende sofradan kalkmasi ile zahiren lezzetsiz gibi görünen yiyeceklerinde lezzet alinarak yenilmesine sebebiyet vermis olur. Ve az yeme ilede bir nevi perhiz yapmis olur ve cogu hastaliga karsida tedbirini saglamis olur.
    her insan iktisati neticesinde zenginlige sahiptir.

    ALLAH razi olsun ukbaa kardesim.
    Yazar : Risale Forum
    Bu menzilden ayrıldığın gibi, bu şehirden de çıkacaksın. ve keza, bu fani dünyadan da çıkacaksın. öyleyse, aziz olarak çıkmaya çalış. vücudunu mucidine feda et. mukabilinde büyük bir fiyat alacaksın.
    mesnevi-i nuriye

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222