Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

Sayfa 3/5 İlkİlk 12345 SonSon
42 sonuçtan 21 ile 30 arası

  1. #21
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Nov 2010
    Mesajlar Mesajlar
    1.142
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 197 + 11450


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Üstad nasıl söyler bu sözü???

    Alıntı mozbursa Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    mesela üniversitelerde baörtüsü yasağı ile kardeşlerimizin üniversite hayatları engellenmeye çalışılıyor.başını açarak oku diye kimse fetva veremez belki ama sen ben okumazsak okuyup başımıza gelen kişiler sadece bizi sevmeyenler olur.bu niyetle başını açmak belki birr fedakarlıktır ve ahretini tehlkeye atmaktır.ama netice itibariyle milletimizin imanının selameti adına buna katlanmaktır.
    fedakarlıkla ilgisi yok...

    hele üstadın ahiretini feda etmesiyle de hiç alakalı değildir.

    başını açmak günahtır.günaha girmektir.

    kendi günahımı çekerim demektir.yani başımı açtığımdan ,kazandığım günahları çekerim.demektir.fedakarlıkla ilgisi yoktur.

    Böyle olsa ben başımı açmam,başını açıp günaha giren bacılarım yerine cehenneme gireyim. demek fedakarlıktır.
    Yazar : Risale Forum
    iman insanı insan eder.


    Not : O şimdi ehli cennet biiznillah..

    Ölüm Tarihi : Ağustos 2011

  2. #22
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Nov 2010
    Mesajlar Mesajlar
    1.142
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 197 + 11450


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Üstad nasıl söyler bu sözü???

    Alıntı mozbursa Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    mesleğinden kaynaklanan vazifelerden ötürü ibadetlerinden geri kalma meselesini kastetmiştim.herkes kalbi hayata yönelip şahsi kemalatı tek gaye haline getirse din nasıl anlatılır kim anlatır insanlara.din hayatın içinde olmalı.bunu buda kendiliğinden olmaz.dinini yaşayanlar hayatın içine girmeli.buda bazı fedakarlıklar gerektiriyor.mesela sakal sünnetini terketmek bir fedakarlıktır örnekler çoğaltılabilir
    sakal sünnetini yapmamak fedakarlık değildir.

    bir sünnetin sevabından mahrum olmaktır..cezası da yoktur..yaparsan sevap görürsün ,yapmazsan ceza yoktur.
    Yazar : Risale Forum
    iman insanı insan eder.


    Not : O şimdi ehli cennet biiznillah..

    Ölüm Tarihi : Ağustos 2011

  3. #23
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Nov 2010
    Mesajlar Mesajlar
    1.142
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 197 + 11450


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Üstad nasıl söyler bu sözü???

    Alıntı mozbursa Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    Başka bir zaviiyeden bakılırsa milletimizin selameti adına maddi manevi füyuzat hislerinden feragat eden ve hatta belki farz ibadetlerini çok zor koşullarda terk etmek zorunda kalarak hem kalbi hayatını zayıflatan hem ahiretini tehlikeye düşüren ve fakat insanlığın selameti adına bulunduğu mesleği icra eden yüce dimağlar var bugün.diğergamlık ahiret için olur mu bilemem ama üstad bir ufuk gösteriyor.ben bunu düşünrken tek tesellim rabbimin engin rahmeti oluyor.zor şartlardaki bir vakit namaz belki bizim bir ömür ibadetimize bedel.bizler ülkeyi yönetenlerden olmazsak ne başörtümüz kalır ne dinimizi yaşama hakkımız.sosyal hayatın içinde olmak zorundayız dinimizin ihyası için.buda bazı fedakarlıklar gerektiriyor.neyse mahrem bi mesele sürçülisan varsa affola.
    bu anlatımlarınızın konu ile ilgisi yoktur...

    fedakarlıkta değildir.

    üstad bir defa bile ne namazı ne gece ibadetlerini nede mücadelesini terk etmiş...

    fedakarlıktan kasedilen sizin anladıklarınız değildir...

    tüm dini yaşıyorsun..dini yaşamayan kardeşinin yerine cehenneme girmeyi göze almak fedakarlıktır...

    kardeşim...

    Bu düşüncelerin dini açıdan çok sakıncalıdır.

    Günahlarda kulaç atmakla dine hizmet edilmez..

    üstad azami takva,azami ihlas,azami ubudiyetle hizmete devam etmiş...

    O kadar sıkıntı çektiği halde gece kulluğunu terketmemiş.evradlarını terketmemiş..vesaire..
    Yazar : Risale Forum
    iman insanı insan eder.


    Not : O şimdi ehli cennet biiznillah..

    Ölüm Tarihi : Ağustos 2011

  4. #24
    memluk çevrimdışı Hatim Sorumlusu
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nereden Yer
    biryerde sabit kalmıyorumki her yerden
    Mesajlar Mesajlar
    6.192
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 1451 + 115882


    Cevap: Üstad nasıl söyler bu sözü???

    Dünya, büyük bir mânevî buhran geçiriyor. Mânevî temelleri sarsılan garp cemiyeti içinde doğan bir hastalık, bir veba, bir tâun felâketi, gittikçe yeryüzüne dağılıyor.
    Bu müthiş sârî illete karşı İslâm cemiyeti ne gibi çarelerle karşı koyacak? Garbın çürümüş, kokmuş, tefessüh etmiş, bâtıl formülleriyle mi? Yoksa İslâm cemiyetinin ter ü taze iman esaslarıyla mı?
    Büyük kafaları gaflet içinde görüyorum. İman kalesini, küfrün çürük direkleri tutamaz.
    Onun için, ben yalnız iman üzerine mesaimi teksif etmiş bulunuyorum.

    Risale-i Nur’u anlamıyorlar.
    Yahut anlamak istemiyorlar. Beni, skolastik bataklığı içinde saplanmış bir medrese hocası zannediyorlar.
    Ben, bütün müspet ilimlerle, asr-ı hazır fen ve felsefesiyle meşgul oldum.
    Bu hususta en derin meseleleri hallettim.
    Hattâ bu hususta da bazı eserler telif eyledim.
    Fakat ben öyle mantık oyunları bilmiyorum.
    Felsefe düzenbazlıklarına da kulak vermem.
    Ben, cemiyetin iç hayatını, mânevî varlığını, vicdan ve imanını terennüm ediyorum.
    Yalnız Kur’ân’ın tesis ettiği tevhid ve iman esası üzerinde işliyorum ki, İslâm cemiyetinin ana direği budur.
    Bu sarsıldığı gün, cemiyet yoktur.

    Bana, “Sen şuna buna niçin sataştın?” diyorlar. Farkında değilim. Karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor. İçinde evlâdım yanıyor, imanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, imanımı kurtarmaya koşuyorum. Yolda biri beni kösteklemek istemiş de ayağım ona çarpmış; ne ehemmiyeti var? O müthiş yangın karşısında bu küçük hâdise bir kıymet ifade eder mi? Dar düşünceler, dar görüşler!

    “Beni, nefsini kurtarmayı düşünen hodgâm bir adam mı zannediyorlar? Ben, cemiyetin imanını kurtarmak yolunda dünyamı da feda ettim, âhiretimi de. Seksen küsur senelik bütün hayatımda dünya zevki namına birşey bilmiyorum. Bütün ömrüm harp meydanlarında, esaret zindanlarında, yahut memleket hapishanelerinde, memleket mahkemelerinde geçti. Çekmediğim cefa, görmediğim eza kalmadı. Divan-ı harplerde bir câni gibi muamele gördüm; bir serseri gibi memleket memleket sürgüne yollandım. Memleket zindanlarında aylarca ihtilâttan men edildim. Defalarca zehirlendim. Türlü türlü hakaretlere mâruz kaldım. Zaman oldu ki, hayattan bin defa ziyade ölümü tercih ettim. Eğer dinim intihardan beni men etmeseydi, belki bugün Said topraklar altında çürümüş gitmişti.

    Benim fıtratım, zillet ve hakarete tahammül etmez. İzzet ve şehamet-i İslâmiye beni bu halde bulunmaktan şiddetle men eder. Böyle bir vaziyete düşünce, karşımda kim olursa olsun, isterse en zalim bir cebbar, en hunhar bir düşman kumandanı olsa, tezellül etmem. Zulmünü, hunharlığını onun suratına çarparım. Beni zindana atar, yahut idam sehpasına götürür; hiç ehemmiyeti yoktur. Nitekim öyle oldu. Bunların hepsini gördüm. Birkaç dakika daha o hunhar kumandanın kalbi, vicdanı zulümkârlığa dayanabilseydi, Said bugün asılmış ve mâsumlar zümresine iltihak etmiş olacaktı.

    İşte benim bütün hayatım böyle zahmet ve meşakkatle, felâket ve musibetle geçti. Cemiyetin imanı, saadet ve selâmeti yolunda nefsimi, dünyamı feda ettim.
    Helâl olsun.
    Onlara beddua bile etmiyorum. Çünkü, bu sayede Risale-i Nur, hiç olmazsa birkaç yüz bin, yahut birkaç milyon kişinin-adedini de bilmiyorum ya, öyle diyorlar.
    Afyon Savcısı beş yüz bin demişti. Belki daha ziyade-imanını kurtarmaya vesile oldu. Ölmekle yalnız kendimi kurtaracaktım; fakat hayatta kalıp da zahmet ve meşakkatlere tahammül ile bu kadar imanın kurtulmasına hizmet ettim. Allah’a bin kere hamd olsun.

    Sonra, ben cemiyetin iman selâmeti yolunda âhiretimi de feda ettim. Gözümde ne Cennet sevdası var, ne Cehennem korkusu. Cemiyetin, yirmi beş milyon Türk cemiyetinin imanı namına bir Said değil, bin Said feda olsun. Kur’ân’ımız yeryüzünde cemaatsiz kalırsa, Cenneti de istemem; orası da bana zindan olur. Milletimizin imanını selâmette görürsem, Cehennemin alevleri içinde yanmaya razıyım. Çünkü vücudum yanarken, gönlüm gül-gülistan olur.”


    bu kadar sıkıntı içinde asla asli vazifesini ve dahada fazlası olan evradı ezkarı bırakmamıştır işte bu yüzden nurlar bukadar keskin ve etkilidir.
    Yazar : Risale Forum
    İnsanın Cenab-ı Haktan hiçbir hakkı talep etmeye hakkı yoktur.
    Bilâkis dâima şükretmeye medyundur. Çünkü, mülk Onundur, insan Onun memluküdür.
    Eğer Mâlik-i Mülke memlûk isen, Onun mülkü senindir, gör.

    Bizi düşmanın attığı taş değil
    Dostun attığı gül yaralar


  5. #25
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Nov 2010
    Mesajlar Mesajlar
    1.142
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 197 + 11450


    Cevap: Üstad nasıl söyler bu sözü???

    "Allame Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi merhumdan, feragate ait şöyle bir söz işitmiştim: "İslam, bugün öyle mücahidler ister ki, dünyasını değil, ahiretini dahi feda etmeye hazır olacak."
    Büyük adamdan sadır olan bu büyük sözü tamamen kavrayamadığım için, mutasavvıfların istiğrak hallerinde söyledikleri esrarlı sözlere benzeterek, herkese söylememiş ve olur olmaz yerlerde de açmamıştım. Vaktaki aynı sözü Bediüzzaman’ın ateşler saçan heyecanlı ifadelerinde de okuyunca, anladım ki, büyüklere göre feragatin ölçüsü de büyüyor." Tarihçe-i Hayat..

    Bir mücahid nasıl ahiretini de feda eder? Bu konuda değerli efkarınza muntazırım. Katkılarınızdan dolayı teşekürler ederim.. (acizizfakiriz kardeşden başka forumda)
    Yazar : Risale Forum
    iman insanı insan eder.


    Not : O şimdi ehli cennet biiznillah..

    Ölüm Tarihi : Ağustos 2011

  6. #26
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Nov 2010
    Mesajlar Mesajlar
    1.142
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 197 + 11450


    Cevap: Üstad nasıl söyler bu sözü???

    Gülistan sahibi Şeyh Sa'di-i Şirâzî naklediyor, der: "Ben bir ehl-i kalbi tekyede, seyr-i sülûk ile meşgul iken görmüştüm. Birkaç gün sonra onu talebeler içinde, medresede gördüm. Ne için o feyizli tekkeyi terkedip, bu medreseye geldin, dedim. O da dedi ki: Orada herkes kendi nefsini-eğer muvaffak olursa-kurtarabilir. Burada ise bu âlî-himmet şahıslar kendileriyle beraber çoklarını kurtarmaya çalışıyorlar. Uluvv-ü cenâb, uluvv-ü himmet bunlardadır. Fazîlet ve himmet bunlardadır. Onun için buraya geldim."..

    Acaba, talebelerin, gibi sarf ve nahvin küçücük meseleleri tekkelerdeki virdlere râcih gelirse, Risâle-i Nur'un:

    Deki hakaik-ı kudsiye-i imâniyeyi en kat'î ve vâzıh bir sûrette ders verip, en muannid zındıkları ve en mütemerrid filozofları susturup ders verirken, onu bırakıp, yahut sekteye uğratıp, veyahut kanâat etmeyip, tarikat hevesiyle Risâle-i Nur'dan izin almayarak kapanmış hangâhlara girmek, ne derece yanlış olduğunu ve bizim bu şefkat tokadına ne derece istihkak kesbettiğimizi gösteriyor. 28.lema

    Volga Nehri kenarındaki câmîdeki mezkûr gecenin vaziyeti bana bu kararı verdirmiş ki; bâkiye-i ömrümü mağaralarda geçireceğim. Bu insanların hayat-ı içtimaiyesine karışmak artık yeter. Madem sonunda yalnız kabre gideceğim; yalnızlığa alışmak için, şimdiden yalnızlığı ihtiyar edeceğim, demiştim. 26. lema

    Ben yirmi yaşında iken tekrar ile derdim: "Eski zamanda mağaralara çekilen târik-üd dünyalar gibi âhir ömrümde ben de bir mağaraya, bir dağa çekilip, insanların hayat-ı içtimaiyesinden çıkacağım." Hem eski Harb-i Umumî'de şark-ı şimalîdeki esaretimde karar vermiştim ki: "Bundan sonra ömrümü mağaralarda geçireceğim. Hayat-ı siyasiyeden ve içtimaiyeden sıyrılacağım. Artık karışmak yeter." derken, inayet-i Rabbaniye, hem adâlet-i kaderiye tecelli ettiler. Kararımdan ve arzumdan çok ziyade hayırlı bir surette ihtiyarlığıma merhameten o mutasavver mağaralarımı hapishanelere ve inzivalara ve yalnızlık içinde çilehanelere ve tecrid-i mutlak menzillerine çevirdi. Ehl-i riyazet ve münzevilerin dağlardaki mağaralarının çok fevkinde "Yûsufiye Medreseleri" ve vaktimizi zayi etmemek için tecridhaneleri verdi. Hem mağara faide-i uhreviyesini, hem hakaik-i îmaniye ve Kur'aniyenin mücahidane hizmetini verdi. 26.lema

    Bu zamanda en büyük bir ihsan, bir vazife, imanını kurtarmaktır, başkaların imanına kuvvet verecek bir surette çalışmaktır. ..

    Madem sizde büyük bir himmet ve kuvvetli bir iman var; tam bir ihlas ve tam bir mahviyetle, sebatkârane Risale-i Nur'a şakird ol. Tâ binler, belki yüzbinler şakirdlerin şirket-i maneviye-i uhreviyelerine hissedar ol. Tâ senin hayırların, iyiliklerin cüz'iyetten çıkıp küllîleşsin, âhirette tam kârlı bir ticaret olsun. Emirdağ Lahikası I.
    Yazar : Risale Forum
    iman insanı insan eder.


    Not : O şimdi ehli cennet biiznillah..

    Ölüm Tarihi : Ağustos 2011

  7. #27
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Nov 2010
    Mesajlar Mesajlar
    1.142
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 197 + 11450


    Cevap: Üstad nasıl söyler bu sözü???

    Ahiretini feda etmek yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı gibi kendini ve uhrevi makamları düşünmek değil ümmeti Muhammed(s.a.s)’in kurtuluşu için çare aramak cemaat bilincine göre hareket etmektir. Yani ahiretine zarar verecek tarzda nefsin fetvalarıyla serbestçe dünyevi ve asri ihtiyaçlarla helal haram dairesini istediğimiz gibi hizmet adı altında yorumlamak bizim hadimize düşmemektedir.

    Zira Hz. Üstad:

    Risale-i Nur dairesinde sadâkat ve hizmet ve takva ve içtinab-ı kebâir derecesiyle o ulvî ve küllî ubudiyete sahib olur. Elbette bu büyük kazancı kaçırmamak için takvada, ihlâsta, sadakatta çalışmak gerektir.Bin taraftan hücum eden günahlara, binler dil ile mukabele eder. Kastamonu Lahikası

    Risalet-in-Nur gerçi umuma teşmil suretiyle değil; fakat her halde hakikat-ı İslâmiyenin içinde cereyan edip gelen esas-ı velâyet ve esas-ı takva ve esas-ı azîmet ve esâsât-ı Sünnet-i Seniyye gibi ince fakat ehemmiyetli esasları muhafaza etmek, bir vazife-i asliyesidir. Sevk-i zaruretle, hâdisatın fetvalarıyla onlar terkedilmez. Kastamonu Lahikası

    İfadeleriyle hizmetin, şahs-ı maneviye girme şarlarından birinin takva olduğunu belirtirken hizmet bahanesiyle takvayı rencide edici bir tavsiye kararı almak uygun değildir.
    Ki hakkında hüküm olan bir şey hakkında meşveret de caiz değildir. Hakkında hüküm olan bir konu hakkında meşveret edilmez. Sadece hüküm hatırlatılır.

    Bununla birlikte : Her zaman def'-i şer, celb-i nef'a râcih olmakla beraber; bu tahribat ve sefahet ve cazibedar hevesat zamanında bu takvâ olan def'-i mefasid ve terk-i kebair üss-ül esas olup, büyük bir rüchaniyet kesbetmiş.

    Düsturunu da der hatır etmek gerekir.

    Hem şunu da iyi biliyoruz ki:


    Tarîk-ı gayr-ı meşru ile bir maksadı takib eden, galiben maksudunun zıddıyla ceza görür, Avrupa muhabbeti gibi gayr-ı meşru muhabbetin akibetinin mükâfatı, mahbubun gaddarane adâvetidir.
    Hakikat Çekirdekleri.

    Meşru bir netice istiyorsanız vesilenin de meşru olmasına titizlik gösterilmesi gerekir.

    Bununla birlikte eğer bir kimse günaha girme ihtimali olan bir işe muhatap olacaksa bunun helal olabileceğini değil, haramlığını kabul ederek nadim olma kapısını sürekli açık tutmalıdır.

    Offline
    Yazar : Risale Forum
    iman insanı insan eder.


    Not : O şimdi ehli cennet biiznillah..

    Ölüm Tarihi : Ağustos 2011

  8. #28
    tebliğ çevrimdışı Vefasız
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Dec 2010
    Nereden Yer
    Şark..
    Mesajlar Mesajlar
    2.557
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 461 + 32174


    Cevap: Üstad nasıl söyler bu sözü???

    Cenabı Allah (c.c) razı olsun hepinizden..Bu sayfanın çıktısını alıp bu haftaki sohbette okuyacağım..Oldukça faideli bilgiler ve yorumlar..

    iŞTE BU SİTENİN FARKIDA BU SANIRIM..

    Cenabı Allah istikametlerimizi şaşiırtmasın yolumuzu nurlu eylesin inşl..

    çok teşekkür ediyorum hepinize vesselam...
    Yazar : Risale Forum
    Biz ise hem insancasina,Hem muslumancasina yaşamak istiyoruz.Bediuzzaman..

  9. #29
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Nereden Yer
    izmir
    Mesajlar Mesajlar
    81
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 63 + 1822


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Üstad nasıl söyler bu sözü???

    sorularla risale sitesinden alıntı:
    Ahireti terk etmenin bir başka yönü de şudur:

    Farz ibadetlerini yerine getiren bir müminin, iman ve Kur’an hakikatlerini başkalara da ulaştırmak için gayret göstermeyip sadece kendi şahsi kemalatı için çalışması, insanlardan uzak yaşaması ideal bir hareket değildir. İnsan başkalara faydalı olmak için şahsi kemaline vesile olacak bu gibi vesileleri gerektiğinde terk edebilmelidir.

    Bu ise ahiretin, yani ahiret kazancının terk edilmesi demek olur. Elbette böyle fedakâr bir kulunu Allah, o şahsi ibadetlerinin çok ötesinde feyizlere, nurlara, bereketlere mazhar kılar.

    Üstadımız, şahsi kemalat peşinde koşmamış, o bereketli ömrünün tamamını insanların imanlarının kurtuluşuna feda etmiştir......................
    benim yazdıklarım bunun aksi bişey anlaşıldıysa kusuruma bakmayın baştada yazdığım gibi sürçülisan varsa affola.
    bununla beraber kendimi nerdeyse afaroz edilmiş hissettim üslubunuz hoş değil siteden ayrılmak geçmedi değil aklımdan neyse hayırlı günler
    Yazar : Risale Forum

  10. #30
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Mesajlar Mesajlar
    1.733
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 612 + 50253


    Cevap: Üstad nasıl söyler bu sözü???

    estağfirullah kardeş afaroz edilmek ne demek
    sonuçta herkes aynı şeyi düşünemez karşıt düşünceler illaki olacaktır
    elbette herkes saygı çerçevesinde düşüncelerini dile getirmekte serbets
    lakin sadece kelimeler ile düşüncelerimizi ifade edebildiğimiz için
    niyet, samimiyet tam anlaşılmıyor olabilir
    ortam sanal olabilir fakat bizler sanal değiliz
    her zaman birilerinin kırılma ya da yanlış anlama ihtimali olabilir
    üslub konusunda haklısınız, daha dikkatli olmakta fayda var
    Hakkınızı helal edin
    Yazar : Risale Forum
    Duâ ve tevekkül meyelân-ı hayra büyük bir kuvvet verdiği gibi,
    istiğfar ve tevbe dahi meyelân-ı şerri keser, tecavüzâtını kırar
    -SÖZLER-


Sayfa 3/5 İlkİlk 12345 SonSon

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222