8 sonuçtan 1 ile 8 arası

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2011
    Nereden Yer
    misafirhane'de
    Mesajlar Mesajlar
    150
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 52 + 880


    Kalb ruhun ayıbını nasıl görmez..?

    İKİNCİ DÜSTURUNUZ
    Bu hizmet-i Kur’âniyede bulunan kardeşlerinizi tenkit etmemek ve onların üstünde faziletfuruşluk nev’inden gıpta damarını tahrik etmemektir.
    Çünkü nasıl insanın bir eli diğer eline rekabet etmez, bir gözü bir gözünü tenkit etmez, dili kulağına itiraz etmez, kalb ruhun ayıbını görmez. Belki birbirinin noksanını ikmal eder, kusurunu örter, ihtiyacına yardım eder, vazifesine muavenet eder. Yoksa o vücud-u insanın hayatı söner, ruhu kaçar, cismi de dağılır.

    **Genel manada düsturu anladım,lakin kalp ruhun ayıbını görmez cümlesine kendimce örnek getiremedim..
    acaba nasıl olurda kalp ruhun ayıbını görmez? Ruhun ayıbı olur mu?

    baki selam ve dua ile inşaallah..

    Benzer Konular
    Onun aklı gözündedir, göz ise kalb ve ruhun gördüklerini göremez
    Onun aklı gözündedir, göz ise kalb ve ruhun gördüklerini göremez Onun aklı gözündedir, göz ise kalb ve ruhun gördüklerini göremez Günün Risale-i Nur dersi Devami...
    "Arkadaş! Kalb ile ruhun hastalığı nisbetinde felsefe ilimlerine meyil ve muhabb
    "Arkadaş! Kalb ile ruhun hastalığı nisbetinde felsefe ilimlerine meyil ve muhabb Devami...
    Göz kalb ve ruhun gördüklerini göremez
    Göz kalb ve ruhun gördüklerini göremez Göz kalb ve ruhun gördüklerini göremez Risale-i Nur dersi Devamı İçin Tıklayınız... Devami...
    Kalb Rûhun Ayıbını Görmez. Nasıl Görmez?
    Kalb Rûhun Ayıbını Görmez. Nasıl Görmez? Muhterem kardeşlerim, sizlerle bir mevzûu müzâkere yapıp hakîkî maksada nüfûz etmeyi ümîd ediyorum inşâallah. "Çünki; nasıl insanın bir eli diğer eline rekàbet etmez, bir gözü bir gözünü tenkid etmez, dili
    Yazar : Risale Forum
    Sen, ey riyakâr nefsim! “Dine hizmet ettim” diye gururlanma.

    اِنَّ اللهَ لَيُؤَيِّدُ هٰذَا الدِّينَ بِالرَّجُلِ الْفَاجِرِ

    sırrınca, müzekkâ olmadığın için, belki sen kendini o recül-ü fâcir bilmelisin. Hizmetini, ubûdiyetini, geçen nimetlerin şükrü ve vazife-i fıtrat ve farize-i hilkat ve netice-i san’at bil, ucüb ve riyadan kurtul..

  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2011
    Nereden Yer
    misafirhane'de
    Mesajlar Mesajlar
    150
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 52 + 880


    Cevap: Kalb ruhun ayıbını nasıl görmez..?

    cevap Sorularla Risalede varmış kardeşlerim Rabbim razı olsun inşaallah..


    İnsan vücudu tam bir dayanışma ile çalışır. Bir ayak diğer ayağa çelme takmadığı gibi kalp de ruhun ayıbını görmez. Yani bir insan tutup da kendi hatalarını başkalarının içinde teşhir etmez. Benzeri bir durum cemaat ruhunda olur ve olmalıdır. Tenkide medar haller olsa bile, bu teşhir edilmeden bünye içinde halledilir ve edilmelidir.

    Müminler birbirlerine karşı kargir taşlar gibi girift olmalı, birbilerine destek olmalı, birbirlerinin ayıbını görmemeliler. Bu şekildeki dayanışma içinde olan bir toplumun üstesinden gelmeyeceği mesele olmaz.

    Örnek mi istersiniz, işte size Asr-ı saadet. Onlar "Kalb ruhun ayıbını görmez" hakikatını, hayatlarının her lahzasında yaşamış ve yaşatmışlardı.
    İslami esasları yaşamak ve yaşatmak, bu asırda da mümkün olduğuna göre, herkes en azından bu İslami terbiyeye evvela nefsinden, sonra evinden başlamalı. Gerek komşusuyla gerekse de mahalle ve kasabasındaki kişilerle dostane yaşamak ve uhuvvet, kardeşlik tohumunu neşvu nemalandırmakla her mümin görevli olmalıdır.

    Bu şekildeki bir faaliyetle gerek ruhen, gerek vücud olarak, gerekse de toplum olarak huzura kavuşacağımız biiznillah muhakakktır.
    Yazar : Risale Forum
    Sen, ey riyakâr nefsim! “Dine hizmet ettim” diye gururlanma.

    اِنَّ اللهَ لَيُؤَيِّدُ هٰذَا الدِّينَ بِالرَّجُلِ الْفَاجِرِ

    sırrınca, müzekkâ olmadığın için, belki sen kendini o recül-ü fâcir bilmelisin. Hizmetini, ubûdiyetini, geçen nimetlerin şükrü ve vazife-i fıtrat ve farize-i hilkat ve netice-i san’at bil, ucüb ve riyadan kurtul..

  3. #3
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Nereden Yer
    Rûy-i Zemin..
    Mesajlar Mesajlar
    1.336
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 371 + 27568


    Cevap: Kalb ruhun ayıbını nasıl görmez..?

    Ruhun ayıbı diye kasd olunan mana nefsin ayıpları değildir. Çünkü insanın kalbinin gözüyle, nefsinin ayıplarını araştırıp tedavisine çalışmak gibi bir vazifesi vardır. Nefsindeki ayıpları görmemek değil, aksine görmesi gerekir.Öyle ise cümledeki maksad, bunun dışında bir mana olarak araştırılmalıdır.

    İnsan bir beden ve bir ruhtan oluşmakla beraber, ruhunda manevi duygular olarak bulunan bir kısım latifeler vardır. Ruhtaki bu latifelerden biri kalb, biri nefis olduğu gibi biri de ruhtur. Yani ruhumuzda, ruh adında aynı ismi taşıyan bir de latifemiz vardır. Üstad Bediüzzaman 16. Lem'ada bu latifelerden şöyle bahseder:

    "Meselâ vicdan, a'sab, hiss, akıl, heva, kuvve-i şeheviye, kuvve-i gadabiye gibi letaifi kalb, ruh ve sırra ilâve edilse letaif-i aşereyi (insan ruhunda bulunan on latifeyi) başka bir surette gösterir." (16. Lem'a ve Barla Lahikası)

    İnsan ruhunda, nefis, heva, heves gibi kötülüğü emreden ve terbiye edilmesi gereken özellikler bulunduğu gibi, akıl, kalp, vicdan, ruh gibi gerçeği arayan, değerli ve nefsi dizginlemekle vazifeli latifelerimiz de vardır.

    Bu noktadan bakarsak, "kalb ruhun ayıbını görmez" cümlesi ile kasd olunan "ruhun ayıbları var da kalp onları görmezlikten gelir" manasında değildir. "Bu latifelerimiz, aralarında tam bir uyumla çalışır, birbirlerinin kusurunu aramazlar ve birbirinin faaliyetlerini sekteye uğratır bir tavır içinde değildirler" demektir.


    Zaten bu söz, bulunduğu yerde, "mümin kardeşler arasında uyumlu ilişkilerin teşviki" sadedinde verilmiş bir misaldir. Manasını da içinde yer aldığı konunun gereği doğrultusunda, bu şekilde anlamak gerekir.

    Risale Online.
    Yazar : Risale Forum
    Bu menzilden ayrıldığın gibi, bu şehirden de çıkacaksın. ve keza, bu fani dünyadan da çıkacaksın. öyleyse, aziz olarak çıkmaya çalış. vücudunu mucidine feda et. mukabilinde büyük bir fiyat alacaksın.
    mesnevi-i nuriye

  4. #4
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2011
    Nereden Yer
    misafirhane'de
    Mesajlar Mesajlar
    150
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 52 + 880


    Cevap: Kalb ruhun ayıbını nasıl görmez..?

    Alıntı heysem Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    Ruhun ayıbı diye kasd olunan mana nefsin ayıpları değildir. Çünkü insanın kalbinin gözüyle, nefsinin ayıplarını araştırıp tedavisine çalışmak gibi bir vazifesi vardır. Nefsindeki ayıpları görmemek değil, aksine görmesi gerekir.Öyle ise cümledeki maksad, bunun dışında bir mana olarak araştırılmalıdır.

    İnsan bir beden ve bir ruhtan oluşmakla beraber, ruhunda manevi duygular olarak bulunan bir kısım latifeler vardır. Ruhtaki bu latifelerden biri kalb, biri nefis olduğu gibi biri de ruhtur. Yani ruhumuzda, ruh adında aynı ismi taşıyan bir de latifemiz vardır. Üstad Bediüzzaman 16. Lem'ada bu latifelerden şöyle bahseder:

    "Meselâ vicdan, a'sab, hiss, akıl, heva, kuvve-i şeheviye, kuvve-i gadabiye gibi letaifi kalb, ruh ve sırra ilâve edilse letaif-i aşereyi (insan ruhunda bulunan on latifeyi) başka bir surette gösterir." (16. Lem'a ve Barla Lahikası)

    İnsan ruhunda, nefis, heva, heves gibi kötülüğü emreden ve terbiye edilmesi gereken özellikler bulunduğu gibi, akıl, kalp, vicdan, ruh gibi gerçeği arayan, değerli ve nefsi dizginlemekle vazifeli latifelerimiz de vardır.

    Bu noktadan bakarsak, "kalb ruhun ayıbını görmez" cümlesi ile kasd olunan "ruhun ayıbları var da kalp onları görmezlikten gelir" manasında değildir. "Bu latifelerimiz, aralarında tam bir uyumla çalışır, birbirlerinin kusurunu aramazlar ve birbirinin faaliyetlerini sekteye uğratır bir tavır içinde değildirler" demektir.


    Zaten bu söz, bulunduğu yerde, "mümin kardeşler arasında uyumlu ilişkilerin teşviki" sadedinde verilmiş bir misaldir. Manasını da içinde yer aldığı konunun gereği doğrultusunda, bu şekilde anlamak gerekir.

    Risale Online.
    Rabbim razı olsun inşaallah kardeşim ya.. şimdi taşlar daha da yerine oturdu inşaallah..
    Maşallah kardeşim Rabbim ilminizi daim etsin inşaallah.. Amin amin..
    Yazar : Risale Forum
    Sen, ey riyakâr nefsim! “Dine hizmet ettim” diye gururlanma.

    اِنَّ اللهَ لَيُؤَيِّدُ هٰذَا الدِّينَ بِالرَّجُلِ الْفَاجِرِ

    sırrınca, müzekkâ olmadığın için, belki sen kendini o recül-ü fâcir bilmelisin. Hizmetini, ubûdiyetini, geçen nimetlerin şükrü ve vazife-i fıtrat ve farize-i hilkat ve netice-i san’at bil, ucüb ve riyadan kurtul..

  5. #5
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2011
    Mesajlar Mesajlar
    27
    Blog Blog Girişleri
    1
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 38 + 132


    Cevap: Kalb ruhun ayıbını nasıl görmez..?

    İnsan bedeninde bulunan kalb, vazifesinin ehemmiyetinden dolayı kendine güvenip, gurura kapılıp ruha küçük görme, tenkid etme, kusur bulma ve dolayısıyla saye şevkini kırıp atalete uğratma gafletine düşşe o vucudu insanın hayatı ne hale gelir?

    işte;şahsı manevinin sırrı azimi olan fenafil ihvan düsturunu rencide etmek mesleki nuriyede bindiğimiz dalı keserek tedenniye,
    sukuta kendi kesbimizle nail olma! neticesine en kısa yoldan ulaştırır.
    Yazar : Risale Forum

  6. #6
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2011
    Nereden Yer
    misafirhane'de
    Mesajlar Mesajlar
    150
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 52 + 880


    Cevap: Kalb ruhun ayıbını nasıl görmez..?

    fenafil ihvan düsturu bu hizmetin ruhu ise bizlere düşen ihlası bozmamaktır.. kendimize güvenerek tek başımıza hareket etsek kalp gibi her zorluğa mukabil geleceğimizi düşünsek ruhun derece-i hayatına çıkamıyoruz..

    söylediklerinizden bunu anladım inşaallah..
    Yazar : Risale Forum
    Sen, ey riyakâr nefsim! “Dine hizmet ettim” diye gururlanma.

    اِنَّ اللهَ لَيُؤَيِّدُ هٰذَا الدِّينَ بِالرَّجُلِ الْفَاجِرِ

    sırrınca, müzekkâ olmadığın için, belki sen kendini o recül-ü fâcir bilmelisin. Hizmetini, ubûdiyetini, geçen nimetlerin şükrü ve vazife-i fıtrat ve farize-i hilkat ve netice-i san’at bil, ucüb ve riyadan kurtul..

  7. #7
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2011
    Mesajlar Mesajlar
    27
    Blog Blog Girişleri
    1
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 38 + 132


    Cevap: Kalb ruhun ayıbını nasıl görmez..?

    Her mesleğin kendine ait prensipleri, usullleri olduğuna nazaran üstadımız "Ehl-i tasavvufun mabeyninde "fena fi-ş şeyh, fena fi-r resul" ıstılahatı var. Ben sofi değilim. Fakat onların bu düsturu, bizim meslekte "fena fi-l ihvan" suretinde güzel bir düsturdur. Kardeşler arasında buna "tefani" denilir. Yani, birbirinde fâni olmaktır. Yani: Kendi hissiyat-ı nefsaniyesini unutup, kardeşlerinin meziyat ve hissiyatıyla fikren yaşamaktır.

    Bu sırrın sırrı şudur ki: Hakikî, samimî bir ittifakta herbir ferd, sair kardeşlerin gözüyle de bakabilir ve kulaklarıyla da işitebilir. Güya on hakikî müttehid adamın herbiri yirmi gözle bakıyor, on akılla düşünüyor, yirmi kulakla işitiyor, yirmi elle çalışıyor bir tarzda manevî kıymeti ve kuvvetleri vardır" buyuruyor.

    Bu sırrı azime göre kalbimizdeki lillah için uhuvvet dairesi genişledikçe, bir abimizin" teşbihiyle risale-i nurun feyzi ekberi semada bir uydu bizim kalbimizdeki fenafillah istidadı çanak anten" manevi kuvvetimizin, istifade ve istifazemizin artmasına en mühim bir vesile oluyor. Ve minallahi tevfik.
    Yazar : Risale Forum

  8. #8
    TaLHa çevrimdışı Nur-u Aynım
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2006
    Nereden Yer
    İstanbul
    Mesajlar Mesajlar
    8.226
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 61890


    Cevap: Kalb ruhun ayıbını nasıl görmez..?

    Çünkü nasıl insanın bir eli diğer eline rekabet etmez, bir gözü bir gözünü tenkit etmez, dili kulağına itiraz etmez, kalb ruhun ayıbını görmez.

    Yukarıda da ifade edildiği gibi bu veciz cümle ile çok hakikatler beyan edilmiş. Bir vücudu meydana getiren maddi ve manevi uzuvların her biri ayrı ayrı düşünüldüğünde ferdi, bir bütün düşünüldüğünde ise cemaat olmaktadır. Burada uzuvlar cemaat olarak düşünüldüğünde her bir uzun ancak kendi işini yapmakta bir başkasının vazifesine karışmadığını ifade etmekte. Yoksa bir kusurları var olduğu halde karışmadığını ifade etmemekte. Mesela bir tekstil atölyesinde ortacılar, ütücüler, dikişciler, kontrolcüler, ustabaşları ve hakeza işçiler bulunmakta. Ortacı ancak kendi vazifesine ne düşüyorsa onu yapmakla mükelleftirler ve diğer çalışanların ürettikleri ürünlerde kusur ve hata aramazlar. Kusur ve hataları olsa bile bununla ilgilenmezler. Çünkü vazifesi ve payına ne düşüyorsa o işi yapar eğer yapmayıp kusur ve hatalarını aramaya çalışsa kendi vazifesinin dışına çıktığından düzeni bozacak belki işten çıkartılacaktır..

    Mesela bazen burada görebilmekteyiz. Bazı üyeler özellikle konu veya yorum yapanların mesajlarında hatalar bulmaya gayret etmekte ve bu hatalarını ifrada kaçar derecesinde sanki düşmanını tenkid eder derecesinde mukabelede bulunmakta. Hatasını görmesinden ziyade adavete sebep olmakta. Bize düşen hatalar bulmaya çalışmak değil hakikatleri kendi kabiliyetlerimiz dahilinde icra etmektir. Eğer bir hata var ise de ikna ile görmesine yardımcı olarak yapmak gerekmekte. Mesela bu konu altında yazılanları hata bulmak için arasak elbette hata bulunması muhaldir. Ama gayemiz hata bulmak değil hakikatlerin anlaşılmasına gayret olduğundan bizler hata bulmak yerine bu vazifemizi icra etmeliyiz..
    Yazar : Risale Forum
    ..Ve sahil-i selâmet olan Dârüsselâma ümmet-i Muhammediyeyi (a.s.m.) çıkaran bir sefine-i Rabbâniyede çalışan hademeleriz..

    ..dalâletler içerisinde bizler gayet az ve zayıf ve fakir ve kuvvetsiz olduğumuz halde, gayet ağır ve büyük ve umumî ve kudsî bir vazife-i imaniye ve hizmet-i Kur'âniye omuzumuza ihsan-ı İlâhî tarafından konulmuş.
    .

    Ustad Bediüzzaman Said Nursi (M.S. 1876-....)



Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222