Acz ve fakr birbirine yakın iki kavram gibi duruyor ama; aralarında ciddi bir fark vardır.

Fakr: İhtiyaç sahibi anlamında kullanılmıştır. Risale-i Nur'daki manası ile insanın zerreden güneşe kadar nihayetsiz ihtiyaçlara muhtaç olması demektir. Yani; insan fıtrat olarak kainatta her şeye muhtaç şekilde yaratılmıştır. İnsan hayatının devamı, bütün kainat çarklarının işlemesine bakar; böyle olunca, insanın kainattaki her şeye muhtaç olarak yaratılmış olduğu sabit olur.

İşte insan, bu sonsuz ihtiyacından dolayı fakirdir. Allah bu fakirlik durumunu insana, her ihtiyacında, ihtiyacı olmayanı bulması için vermiştir. Yani nereye bakarsa, hangi şeye ihtiyaç duyarsa, orada fakirlik penceresi ile fakir olmayan Allah’ı bulabilir.

Acz: Kendi ihtiyaçlarını karşılayamayacak kadar zayıf ve iktidardan yoksun, anlamında kullanılmıştır. Yani ihtiyaçları hem kainatı kuşatmış, hem de ebede uzanmış olmasına rağmen, bunlardan en basitini dahi tedarik edemeyecek kadar acizdir insan. Burada daha çok, insanın iktidarsızlığına vurgu vardır. Bu acizlik penceresi de aciz olmayan Allah’a açılıyor. İnsan acizlik damarı ile aciz olmayan Allah’ı idrak ediyor.

Diğer bir husus: İnsan nihayetsiz aciz ve fakir olmasına rağmen, kainat bütün unsurları ile adeta insana hizmetkarlık yapıyor, bu da çok sarih olarak ispat eder ki; insanı şefkat ile terbiye ve tedbir eden Kerim bir Zat var. İşte insan bu acz ve fakr penceresi ile, Allah’ın sonsuz kudret ve zenginliğini seyrediyor.


Özet olarak insandaki fakr ihtiyaca bakar, acz ise iktidarsızlığa bakar...



Sorularla Risale