2 sonuçtan 1 ile 2 arası

  1. #1
    tebliğ çevrimdışı Vefasız
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Dec 2010
    Nereden Yer
    Şark..
    Mesajlar Mesajlar
    2.557
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 459 + 32174


    Mehdi Nedir?Mehdiyet Nedir?

    Es-Selamun Aleykum;

    Her müslüman Mehdi (as) hakkında bazı bilgileri okuyup öğrenmiştir;Ama ne hikmetse bazen okuduklarımız yeterli gelmez..Ve bu hassas konuda bir çok bilgi öğrenme ihtiyacı duyarız;

    Mehdi (as) ilk habercisi Hz Peygamberimizdir(sav).

    Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, vahye istinaden, herbir asırda kuvve-i mâneviye-i ehl-i imanı muhafaza etmek için, hem dehşetli hâdiselerde ye’se düşmemek için, hem âlem-i İslâmiyetin bir silsile-i nuraniyesi olan Âl-i Beytine ehl-i imanı mânevî raptetmek için Mehdîyi haber vermişlerdir;

    Ve her asırda gelen alimler hadislere dayanarak çeşitli açıklamalar yapmışlardır.”Bunların içinde en tatmin edici açıklamalardan biride Zamanın alimi Bediüzzaman hazreleridir hiç kuşkusuz;

    Ve bu hassas ve bir okadar da önemli konuyu ders ve konu olarak risaleleri temel alarak ve sizlerinde görüşlerini almak üzere foruma taşımak istedim nacizane..;

    Risalelere göz attığımız zaman Mehdi hakkında şöyle açıklamalar ve bilgilere ulaştık;

    . Risalelerde Mehdilik hakikati ve mehdinin geleceğine dair genel anlamda bir bilgi var mıdır ve nasıl ifade edilmiştir? Evet vardır ve özet olarak şöyle ifade edilmiştir:

    “Cenâb-ı Hak, kemâl-i rahmetinden, şeriat-ı İslâmiyenin ebediyetine bir eser-i himayet olarak, herbir fesad-ı ümmet zamanında bir muslih veya bir müceddid veya bir halife-i zîşan veya bir kutb-u âzam veya bir mürşid-i ekmel veyahut bir nevi mehdî hükmünde mübarek zatları göndermiş, fesadı izale edip milleti ıslah etmiş, din-i Ahmedîyi (a.s.m.) muhafaza etmiş.

    “her zaman, her asır, kuvve-i mâneviyenin takviyesine medar olacak ve yeisten kurtaracak Mehdî mânâsına muhtaçtır. Bu mânâda her asrın bir hissesi bulunmak lâzımdır..

    özetle Üstad hazretleri böyle açıklamışlardır..Ama soru olarak zihinlere takılan bir başka hususta şudur ki ;MEHDİ VE MEHDİYET;

    Mehdi (as) bir kişiyse peki MEHDİYET nedir? Nereye dikkat çekilmiştir..ve kimlerdir?

    Peki Risalelerde ahir zaman Mehdisinin varlığı ve geleceği hakkında bir bilgi var mıdır ve bu nasıl ifade edilmiştir?

    Ahir zamanda gelecek olan Mehdi bir şahıs mıdır, şahsı manevi midir?

    evet kıymetli müslümanlar bu konu üzerinde sizlerinde kıymetli yorum ve fikirlerinizi almak üzere dersimizi başlatıyoruz..BİSMİLLAH ................................

    Benzer Konular
    6 günler orucu nedir? Şevval orucunun fazileti nedir ve nasıl tutulur?
    6 günler orucu nedir? Şevval orucunun fazileti nedir ve nasıl tutulur? 6 günler orucu nedir? Şevval orucunun fazileti nedir ve nasıl tutulur? Halk arasında '6 günler orucu' diye bilinen, Hz. Peygamberin, "Kim ramazanı oruçlu geçirip Şevval ayı
    "Nedir bu gurur ve nedir bu gaflet? Nedir bu haşmet, nedir bu istiğna, nedir bu
    "Nedir bu gurur ve nedir bu gaflet? Nedir bu haşmet, nedir bu istiğna, nedir bu Devami...
    Mehdi ve Mesih'in Gönderilmesinin Hikmeti Nedir?
    Mehdi ve Mesih'in Gönderilmesinin Hikmeti Nedir? Devami...
    Arz-ı beyza nedir, mahiyeti nedir? Bir de Meşmeşiyenin ayrıntılı izahını yapar mısını
    Arz-ı beyza nedir, mahiyeti nedir? Bir de Meşmeşiyenin ayrıntılı izahını yapar mısını Arz-ı beyza nedir, mahiyeti nedir? Bir de Meşmeşiyenin ayrıntılı izahını yapar mısınız? Devami...
    Mehdi Hz. ile ilgili hadis ve rivayetlere bakış açınız nedir??
    Mehdi Hz. ile ilgili hadis ve rivayetlere bakış açınız nedir?? "Mehdî" sözlükte, "kendisine rehberlik edilen" demektir. Bütün istikâmetler Allah'dan geldiği için, bu kelime, kendisine Allah tarafından yol gösterilen, yani hususî ve şahsî bir şekilde Allah'ın hidâ
    Yazar : Risale Forum
    Biz ise hem insancasina,Hem muslumancasina yaşamak istiyoruz.Bediuzzaman..

  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2012
    Mesajlar Mesajlar
    1.109
    Blog Blog Girişleri
    40
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 118 + 4530


    Cevap: Mehdi Nedir?Mehdiyet Nedir?

    Risale-i Nur ve mehdiyet ilişkisi

    ÂYETLERİN İŞARETLERİ

    Kur’ân-ı Kerim’den 33 âyetin Risale-i Nur’a işaret ediyor olması başlı başına eşsiz bir hadisedir. Çünkü tek bir âyetinin bir tek remzi ile bile yüksek hakikatlere kapı açtığı şüphe götürmeyen bir Kur’ân, eğer bir vakıayı 33 âyetiyle haber veriyorsa, bu, bu vakıanın Kur’ân nezdinde ve Kur’ân tarihinde benzersiz bir vakıa olduğunun belgesidir.

    Dolayısıyla Risale-i Nur, bir müceddidden çok daha fazla esrara, envara, hakikate ve görev tanımına sahiptir. Bu fazlalık nübüvveti veya risaleti ifade etmediğine göre, hiç şüphesiz mehdiyeti ifade ediyor.

    Bu meseleyi ilk dönem Nur Talebeleri çok net bir şekilde tesbit, teslim ve ifade etmişlerdir. Bediüzzaman da bu tesbiti Risale-i Nur için makbul saymış ve kitabına almıştır. Meselâ şu satırlar bir mehdiyet ilânı niteliğindedir:

    “Onun esası nur-u mahz-ı Kur’ân olduğu ve evliyaullahın âsârından ziyade feyz-i envâr-ı Muhammedîyi hâmil bulunduğu ve Zât-ı Pâk-i Risalet’in ondaki hisse ve alâkası ve tasarruf-u kudsîsi evliyaullahın âsârından ziyade olduğu ve onun mazharı ve tercümanı olan manevî zâtın mazhariyeti ve kemalâtı ise o nisbette âlî ve emsâlsiz olduğu güneş gibi aşikâr bir hakikattır.”1

    YİRMİ SEKİZİNCİ ÂYETİN MÜJDELERİ

    Bediüzzaman Risale-i Nur hizmetinin mehdiyet hizmeti olduğunu Birinci Şuâ’nın 28. âyetinin tefsirinde doğrudan zikrediyor. Başka bir ifadeyle yirmi sekizinci âyet, mehdiyet mana ve hakikatiyle Risale-i Nur’un başını okşuyor.

    Bu âyet şöyledir:

    “Yüridûne ey-yutfiû nûrallahi biefvâhihim ve ye’be’llahü illâ ey’yütimme nûrahû velev kerihe’l-kâfirûn.” (Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa kâfirler hoşlanmasalar da Allah, nurunu tamamlamaktan başka bir şeye razı olmaz.)2

    Bu âyeti cifir ilmiyle tahlil eden Bediüzzaman, bu âyetten beş tarih çıkarıyor.

    1- Şeddeli lamlar birer lam, şeddeli mim asıl kelimeden olduğundan iki mim sayılırsa buradan üç tarih çıkıyor:

    a) 1324 (1906) Bu tarih, Avrupa zalimlerinin, devlet-i İslâmiyenin nurunu söndürmek niyetiyle müthiş bir su-i kast plânı yaptıkları ve ona karşı Türkiye hamiyetperverlerinin hürriyeti ilân etmeye hazırlandıkları ve Risale-i Nur müellifinin Kur’ân nurunu muhafazaya çalıştığı tarihtir.

    b) 1334 (1916): Dâhili ve harici olayların ülkeyi Cumhuriyetin ilânına doğru götürdüğü ve Risale-i Nur’un ilk ve fidanlık eserlerinin yazılmaya devam edildiği tarihlerdir.

    c) 1354 (1935): Sevr Muahedesinin bir neticesi olarak, Kur’ân’ın zararına gayet ağır şerâitle kâfirane fikirleri icra etmek olan planların akim kalması için Risale-i Nur’un nuranî cüzleri ve fedakâr şakirtlerinin mukabeleye çalıştıkları tarihlerdir. Bu tarihler, ezanın Türkçeye çevirtilerek okunmasına karşılık Nur şakirtlerinin bu kâfirane faaliyete karşı mukabeleye çalıştıkları tarihlerdir.

    2- Şeddeli mim bir sayılırsa buradan bir tarih çıkıyor: 1284 (1868): Bu tarihlerde Avrupa kâfirleri devlet-i İslâmiyenin nurunu söndürmeğe niyet ediyorlar. Bu tarihlerden on sene sonra Rusları tahrik edip Rus’un doksanüç (1293) muharebe-i meş’umesiyle âlem-i İslâmın parlak nuruna muvakkat bir bulut perde ettiler. Mevlânâ Hâlid’in (ks) şakirdleri o bulut zulümatını dağıttıklarından bu âyet bu cihette onların başlarına remzen parmak basıyor.

    ‘LAM’LAR VE ‘MİM’ OKUNDUĞU GİBİ İKİŞER SAYILSA

    3- Şeddeli “lâmlar” ve “mim” aynen okunduğu gibi ikişer sayılsa 1393 (1973) tarihleri çıkıyor: Bediüzzaman’ın teviliyle bu tarihler ve sonrası: “Hazret-i Mehdi’nin şakirtlerinin zulümatı dağıttığı” tarihlerdir.3

    Âyetin tarihlerle tahlili Bediüzzaman’a aittir. Mevlânâ Halid (ks) 1200 senesinin müceddidi, yani 12. asrın imamı ve müceddidi4 sıfatıyla şakirtleriyle Rus’tan gelen zulümatı dağıtıyor, ondan yüz sene sonra başlayıp kıyamete kadar devam edecek zaman dilimi de, Hazret-i Mehdi’nin hizmet zamanı oluyor. Bu dilimde de Hazret-i Mehdi’nin şakirtleri süfyanizmin zulümatını dağıtıyor.

    Bilindiği gibi bu son tarihlerde, Risale-i Nur’un şahs-ı manevisi olan Nur Talebeleri “Risale-i Nur’un naşir-i efkârı” hizmet misyonuyla, “Asya’nın bahtının miftahı meşveret ve şûrâdır” hizmet vizyonuyla, Yeni Asya Gazetesi ile meydana atılmışlar ve Risale-i Nur’un imânî, içtimâî ve siyasî meselelerdeki çizgisini bu gazete ile güncelleyerek kamuoyuna duyurmak suretiyle, süfyanizmin dinî, içtimaî ve siyasî zulümatını dağıtmaya çalışmışlardır.

    Nur Talebeleri bu nurânî istikrar çizgisini “Zübeyrî çizgi” unvanıyla o günden beri devam ettiriyorlar ve inşaallah kıyamete kadar da devam ettireceklerdir.

    RİSALE-İ NUR KABINA SIĞMIYOR

    Birkaç günden beri sadece bir kısmını zikrettiğimiz gaybî işaretlerden başka, bizzat Risale-i Nur’un kendi metinleri dikkatle incelenirse mehdiyet eseri olduğu anlaşılıyor.

    Evet, Risale-i Nur kabına sığmıyor. Risale-i Nur, yazılı bulunduğu altı bin sayfadan taşıyor. Nur hakikatleri bulunduğu yerde durmuyor, mutlaka hizmet-i imaniye yapıyor.

    Bu konuyu birkaç maddede özetleyecek olursak:

    1- Tarikat geleneğine uymayıp, yerine bir şeyh veya halife bırakmayan müellifin, “Mevtim, hayatımdan ziyade dine hizmet edecek”5 sözü olağan bir söz değildir; bu, mızrağın çuvala sığmadığının tesbitidir ve bir müceddidden fazlasıdır.

    Elli üç yıldan beri müellifi hayatta olmayan ve üzerinde baskı fırtınaları koparılmaya devam eden bir eser, bütün bunlara rağmen, giderek daha fazla bir etki alanına sahip oluyorsa ve okunma oranı açısından giderek Kur’ân’dan sonra ikinci sıraya gelip oturmuşsa; bu, bir müceddidden fazlasıdır.

    Yazıldığı günden bu güne milyonlarca kişinin imanını kurtarması, milyonlarca kişiye ilim, ahlâk, takva ve pozitif enerji kazandırması ve sinerjisinin giderek önüne geçilmez derecede yükselmesi, performansının fevkalâde artması bir müceddidden fazlasıdır.

    Bu fazlalıklar, Risale-i Nur’un mehdiyet görevi ile istihdam edildiğinin açık delildir.

    RİSALE-İ NUR BİR KÜÇÜK HANEYİ TAMİR ETMİYOR

    2- Eserleri en az yüz sene sonrasına isabetli çözümler sunması, kıyamete kadar dünyanın salâhı haritasını çıkarması, sadece içinde yaşadığı toprakların değil, İslâm coğrafyasının dertlerini dert edinmesi, eserleri ile bütün dünyaya hitap etmesi bir müceddidden fazla olan tecellilerdir.

    “Risale-i Nur, yalnız bir cüz’î tahribatı ve bir küçük haneyi tamir etmiyor. Belki küllî bir tahribatı ve İslâmiyeti içine alan ve dağlar büyüklüğünde taşları bulunan bir muhît kaleyi tamir ediyor. Ve yalnız hususî bir kalbi ve has bir vicdanı ıslâha çalışmıyor. Belki, bin seneden beri tedarik ve terâküm edilen müfsid âletlerle dehşetli rahnelenen kalb-i umumîyi ve efkâr-ı âmmeyi ve umumun ve bâhusus avâm-ı mü’minînin de istinadgâhları olan İslâmî esasların ve cereyanların ve şeâirlerin kırılmasıyla bozulmaya yüz tutan vicdan-ı umumîyi, Kur’ân’ın i’câzıyla ve geniş yaralarını Kur’ân’ın ve imanın ilâçlarıyla tedavi etmeye çalışıyor.”6

    RİSALE-İ NUR’DA İSTİHDAM ESASTIR

    3- Peygamberimiz (asm) nasıl baştan sona vahye mazhar ise, mehdi de baştan sona sünûhata ve tuluata mazhardır. Risale-i Nur, sünûhat-ı kalbiye ile yazılmıştır. Bediüzzaman Risale-i Nur için diyor ki: “Vahiy değil ve olamaz. Hem umumiyetle dahi ilham değil, belki ekseriyetle Kur’ân’ın feyziyle ve medediyle kalbe gelen sünûhat ve istihracat-ı Kur’âniyedir.”7

    “Risale-i Nur’un mesâili, ilimle, fikirle, niyetle ve kastî bir ihtiyarla değil; ekseriyet-i mutlakayla sünûhat, zuhurat, ihtarât ile oluyor.”8

    Bediüzzaman ister ilk dönem eserlerini verdiği Eski Said döneminde, ister Yeni Said döneminde, isterse Üçüncü Said döneminde olsun; sünûhata mazhar olarak eser vermiş, istihdama mazhar olarak hizmet yapmıştır.9 Eski Said döneminde verdiği eserler mana, mahiyet ve üslûp açısından daha vecizdir ve Yeni Said döneminin Risale-i Nur’ları için bir çekirdek ve fidanlık hükmündedir. Bediüzzaman ilim hayatında çıraklıktan ustalığa bir basamak takip etmemiştir. Her üç döneminde de kemal derecede sünûhat-ı kalbiyeye mazhar olmuştur. Telif sırasında sıkça kullandığı “kalbe ihtar edildi”, “mezun değilim”, “perde kapandı” gibi ifadelerle de bu hakikati teyit etmiştir.

    Bütün bunlar bir müceddidden fazla olan tecellilerdir.

    BEDİÜZZAMAN KENDİ ESERLERİNİ DÜZELTMEMİŞTİR

    Bediüzzaman ister eşref saatte olsun, ister çok sıkıntılı ve hastalık dönemlerinde olsun, yazdıklarını sonradan asla düzeltmez, asla kalem oynatmazdı. En düzensiz gördüğü eserler için bile şöyle derdi: “Tanzimsiz, müşevveş bir sûrette idiler. Onlar ne hal ile yazılmış ise, öyle kalması lâzım geliyordu. Sonradan tashih ve tanzim etmeye mezun değiliz!”10

    “Birkaç cihette halim perişan ve birkaç hastalıkla vücudum sarsıldığı bir zamanda acele yazılıp, birinci müsveddeyle iktifa edildi. Hem yazdığım vakit, irade ve

    ihtiyarımla olmadığını hissettiğimden, kendi fikrimle tanzim veya ıslâh etmeyi muvafık görmediğim için bir parça fehmi işkâl edecek bir vaziyet aldı.”11
    Bir müellifin kendi eseri için yaşadığı bu durum bir müceddidden fazlasıdır.

    KIYAMETE KADAR İMAN HİZMETİ

    4- Nihayet Bediüzzaman “zâhirîne ale’l-hak” hadisinin tevilinde, Risale-i Nur şakirtlerinin bazen mağlûbiyet, bazen galibiyet içinde, izn-i İlâhî ile kıyamete kadar hizmetlerine devam edeceklerini beyan ediyor. Bu beyanlar, bu hizmetin mehdiyet hizmeti olduğunun tescilidir.12

    Bu bahirde daha çok fazla katre bulunmakla beraber, şimdilik bu kadarla iktifa edelim.

    HAşiye - Dipnotlar:

    1- Tarihçe-i Hayat, s. 927; Sikke-i Tasdik-i Gaybi, s. 382.
    2- Tövbe Sûresi: 32.
    3- Sikke-i Tasdik-i Gaybî, YAN., İstanbul, 2011, s. 156, 157.
    4- Sikke-i Tasdik-i Gaybî, YAN., İstanbul, 2011, s. 30.
    5- Şuâlar, s. 375; Mektubat, s. 418.
    6 -Şuâlar, s. 163.
    7- Şuâlar, s. 615; Sikke-i Tasdik-i Gaybi, s. 89; Ayrıca bakınız: Barla Lâhikası, s. 97.
    8- Kastamonu Lâhikası, s. 163.
    9- Mektubat, s. 308, 359, 364, 371.
    10- Mektubat, s. 476.
    11- Şuâlar, s. 92.
    12- Kastamonu Lâhikası, s. 26.
    Yazar : Risale Forum
    Cenab-ı Hak bizi ve sizi
    Tarîk-ı Hak'ta, Hizmet-i Kur'aniyede
    Sebat ve Metaneti versin!

    âmîn.

    Barla Lahikası ( 330 )

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222