Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

Sayfa 3/30 İlkİlk 123456713 ... SonSon
297 sonuçtan 21 ile 30 arası

  1. #21
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar Mesajlar
    1.307
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 209 + 11130


    Cevap: Bugün Risalelerden en çok istifade ettiğiniz yer

    Benim gibi bir tercümanın hissesi yalnız şükürdür. Hiçbir cihetle fahre, temeddühe, gurura hakkı yoktur ve olamaz. Gelecek âyetlerin işaratına bu nokta-i nazarla bakmak gerektir. Yoksa beni hodbinlik ile ittiham edenlere hakkımı helâl etmem. Bu çok ehemmiyetli suale karşı iki-üç saat zarfında birden Kur'an'ın âyât-ı meşhuresinden "Sözler" adedince otuzüç âyetin hem manasıyla, hem cifr ile Risâle-i Nur'a işaretleri uzaktan uzağa icmalen görüldü. Ayrı ayrı tarzlarda otuzüç âyet müttefikan Risâle-i Nur'u remizleriyle gösterdiği hayal meyal görüldü.
    Yazar : Risale Forum

  2. #22
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar Mesajlar
    1.307
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 209 + 11130


    Cevap: Bugün Risalelerden en çok istifade ettiğiniz yer

    İşte Hazret-i Yunus Aleyhisselâm'ın birinci vaziyetinden yüz derece daha müdhiş bir vaziyetteyiz. Gecemiz, istikbaldir. İstikbalimiz, nazar-ı gafletle onun gecesinden yüz derece daha karanlık ve dehşetlidir. Denizimiz, şu sergerdan küre-i zeminimizdir. Bu denizin her mevcinde binler cenaze bulunuyor; onun denizinden bin derece daha korkuludur. Bizim heva-yı nefsimiz, hutumuzdur; hayat-ı ebediyemizi sıkıp mahvına çalışıyor. Bu hut, onun hutundan bin derece daha muzırdır. Çünki onun hutu yüz senelik bir hayatı mahveder. Bizim hutumuz ise, yüz milyon seneler hayatın mahvına çalışıyor. Madem hakikî vaziyetimiz budur; biz de Hazret-i Yunus Aleyhisselâm'a iktidaen, umum esbabdan yüzümüzü çevirip doğrudan doğruya Müsebbib-ül Esbab olan Rabbimize iltica edip

    لاَ اِلهَ اِلاَّ اَنْتَ سُبْحَانَكَ اِنِّى كُنْتُ مِنَ الظَّاِلمِينَ

    demeliyiz ve aynelyakîn anlamalıyız ki;
    gaflet ve dalaletimiz sebebiyle aleyhimize ittifak eden istikbal, dünya ve heva-yı nefsin zararlarını def'edecek yalnız o zât olabilir ki; istikbal taht-ı emrinde, dünya taht-ı hükmünde, nefsimiz taht-ı idaresindedir.
    Yazar : Risale Forum

  3. #23
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar Mesajlar
    1.307
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 209 + 11130


    Cevap: Bugün Risalelerden en çok istifade ettiğiniz yer


    Senden başka ilâh yoktur. Seni her türlü noksandan tenzih ederim. Gerçekten ben kendine zulmedenlerden oldum." Enbiyâ Sûresi, 21:87.
    1.lema
    Yazar : Risale Forum

  4. #24
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar Mesajlar
    1.307
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 209 + 11130


    Cevap: Bugün Risalelerden en çok istifade ettiğiniz yer

    Madem insan, mahiyetinin câmiiyeti itibarıyla, sıtmadan müteellim olduğu gibi, arzın zelzele ve ihtizâzâtından ve kâinatın kıyamet hengâmında zelzele-i kübrâsından müteellim oluyor. Ve nasıl ki hurdebinî bir mikroptan korkar, ecrâm-ı ulviyeden zuhur eden kuyruklu yıldızdan dahi korkar. Hem nasıl ki hanesini sever, koca dünyayı da öyle sever. Hem nasıl ki küçük bahçesini sever; öyle de, hadsiz ebedî Cenneti dahi müştakane sever. Elbette, böyle bir insanın Mâbudu, Rabbi, melcei, halâskârı, maksudu öyle bir Zat olabilir ki, umum kâinat Onun kabza-i tasarrufunda, zerrat ve seyyârat dahi taht-ı emrindedir. Elbette öyle bir insan daima Yunusvâri demeye muhtaçtır.

    1 Senden başka ilâh yoktur.
    2 Sen her noksandan münezzehsin.
    3 Gerçekten ben kendine zulmedenlerden oldum.
    Yazar : Risale Forum

  5. #25
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar Mesajlar
    1.307
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 209 + 11130


    Cevap: Bugün Risalelerden en çok istifade ettiğiniz yer

    Her zamanın bir hükmü var. Şu gaflet zamanında musibet şeklini değiştirmiş. Bazı zamanda ve bazı eşhasta bela, bela değil, belki bir lütf-u İlahîdir. Ben şu zamandaki hastalıklı sair musibetzedeleri (fakat musibet, dine dokunmamak şartıyla) bahtiyar gördüğümden, hastalık ve musibet aleyhtarı bulunmak hususunda bana bir fikir vermiyor. Ve bana, onlara acımak hissini îras etmiyor. Çünki hangi bir genç hasta yanıma gelmiş ise, görüyorum; emsallerine nisbeten bir derece vazife-i diniyeye ve âhirete karşı merbutiyeti var. Ondan anlıyorum ki: Öyleler hakkında o nevi hastalıklar musibet değil, bir nevi nimet-i İlahiyedir. Çünki çendan o hastalık onun dünyevî, fâni, kısacık hayatına bir zahmet îras ediyor. Fakat onun ebedî hayatına faidesi dokunuyor, bir nevi ibadet hükmüne geçiyor. Eğer sıhhat bulsa, gençlik sarhoşluğuyla ve zamanın sefahetiyle elbette hastalık haletini muhafaza edemeyecek, belki sefahete atılacak.
    Yazar : Risale Forum

  6. #26
    FaKiR çevrimdışı Meşveret Bşk.
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Nereden Yer
    .......................
    Mesajlar Mesajlar
    7.786
    Blog Blog Girişleri
    4
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 1622 + 126040


    Cevap: Bugün Risalelerden en çok istifade ettiğiniz yer

    Meselâ, Hazret-i Süleyman Aleyhisselâmın bir mu'cizesi olarak teshîr-i havayı beyân eden -1- âyeti, "Hazret-i Süleyman, bir günde havada tayerân ile iki aylık bir mesafeyi kat' etmiştir" der. İşte, bunda işaret ediyor ki: Beşere yol açıktır ki, havada böyle bir mesafeyi kat' etsin. Öyle ise, ey beşer, mâdem sana yol açıktır; bu mertebeye yetiş ve yanaş!
    Cenâb-ı Hak, şu âyetin lisâniyle mânen diyor: "Ey insan! Bir abdim hevâ-i nefsini terk ettiği için, havaya bindirdim. Siz de nefsin tenbelliğini bırakıp bâzı kavânîn-i âdetimden güzelce istifade etseniz, siz de binebilirsiniz."


    Hem, Hazret-i Mûsâ Aleyhisselâmın bir mu'cizesini beyân eden, -2- (ilâ âhir) bu âyet işaret ediyor ki, zemin tahtında gizli olan rahmet hazînelerinden, basit âletlerle istifade edilebilir. Hattâ, taş gibi sert yerde, bir asâ ile, âb-ı hayat celb edilebilir. İşte şu âyet, bu mânâ ile beşere der ki: "Rahmetin en latîf feyzi olan âb-ı hayatı, bir asâ ile bulabilirsiniz. Öyle ise, haydi çalış, bul!" Cenâb-ı Hak şu âyetin lisân-ı remziyle mânen diyor ki: "Ey insan! Mâdem Bana itimad eden bir abdimin eline öyle bir asâ veriyorum ki, her istediği yerde âb-ı hayatı onunla çeker. Sen de Benim kavânîn-i rahmetime istinad etsen, şöyle, ona benzer veyahut ona yakın bir âleti elde edebilirsin. Haydi et!"
    Yazar : Risale Forum

  7. #27
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar Mesajlar
    1.307
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 209 + 11130


    Cevap: Bugün Risalelerden en çok istifade ettiğiniz yer

    Maşaallah... Abi heva-i nefsimizi terk etsek mertebemiz ne kadar müthiş yükseliyor demek.. Allah razı olsun..
    Yazar : Risale Forum

  8. #28
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar Mesajlar
    1.307
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 209 + 11130


    Cevap: Bugün Risalelerden en çok istifade ettiğiniz yer

    Şu dâr-ı dünya, meydan-ı imtihandır ve dâr-ı hizmettir; lezzet ve ücret ve mükâfat yeri değildir. Madem dâr-ı hizmettir ve mahall-i ubudiyettir; hastalıklar ve musibetler, dinî olmamak ve sabretmek şartıyla o hizmete ve o ubudiyete çok muvafık oluyor ve kuvvet veriyor. Ve herbir saati, birgün ibadet hükmüne getirdiğinden şekva değil, şükretmek gerektir.
    Yazar : Risale Forum

  9. #29
    Tarihci çevrimdışı Marmara Tarih
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesajlar Mesajlar
    4.641
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 677 + 44410


    Cevap: Bugün Risalelerden en çok istifade ettiğiniz yer

    6. sözden yola çıkıp yazdığım bir mesaj..

    İnsanı hayvandan ayıran iki şey vardır.Maddi boyutta akıl, manevi boyutta kulluk yani namaz. Namaz kulluğun gereğidir, kılmazsan yaşamanın anlamı olmaz. Neden biz cennete gidiyoruz da hayvanlar gitmiyor? Çünkü hayvanlardan kulluk istenmemiş bizdense 24 saatten 1 saat tutan namaz istenmiş çok mu? Akıl sahibi olmayan hayvan bile dünyadaki görevlerini yerine getiriyor. Artık süt vermiyorum diyen bir inek, artık bal yapmıyorum diyen bir arı var mı? Ama insan akıl sahibi olmasına rağmen dünyadaki tek asli vazifesini yerine getirmiyor, bu nedenle de akıl sahibi olmamasına rağmen görevini yapan hayvandan daha aşağı düşüyor. Buna da esfeli safilin aşağıların en aşağısı deniyor.. Düşün sen neredesin??
    Yazar : Risale Forum
    ѕıяf вυ ∂υиуα ιçιи мι уαяαтıℓмışѕıи кι тüм ναктιиι σиα ѕαяf є∂ιуσяѕυи? в.ѕ.и

  10. #30
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar Mesajlar
    1.307
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 209 + 11130


    Cevap: Bugün Risalelerden en çok istifade ettiğiniz yer

    Velhasıl ...

    "Mâdem herşey elimizden çıkacak, fâni olup kaybolacak. Acaba bâkiye tebdil edip ibkâ etmek çaresi yok mu?"
    Beş kârımızı ve haseratımızı açıklama gereksinimi hissettim...
    Yazar : Risale Forum

Sayfa 3/30 İlkİlk 123456713 ... SonSon

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

111, 118, 128, 139, 142, 145, 153, 157, 159, 160, 161, 163, 164, 165, 166, 167, 171, 173, 174, 176, 180, 183, 185, 195, 197, 198, 201, 203, 592, 600, abdini, açacak, acip, adedince, aklı, akıllara, alâkası, alemle, âlemleri, allah, alınmış, amelin, âmî, anarşilik, andan, anlamıyorlar, anlaşılmadığından, araf, arz, asra, aya, âyine, aynen, ağabeyi, ağabeyin, ağzı, bahusus, barla lahikası, basamak, basar, başkasını, başlarında, başıboş, beşer, bildim, bildirir, bilirsiniz, bilmüşahede, binaen, binaenaleyh, bir adam, bizimle, bizleri, books, bozan, bozulması, boğulur, boşa, budur, bulamaz, buldum, bulunmak, buna, bundan, çalışıyor, çalışıyorlar, çekemedikleri, cesaret, cevaben, cilvelerine, çok, çoklar, çoktur, cümleyi, dadır, daire, damarı, dan, davranışları, dayanıyor, dağlar, dağıtacak, dediğine, delildir, demeye, demişler, denilmez, derece, deri, değildi, değilim, değiller, dikkatle, dile, dinlemedi, diriltecek, diyecektim, diyoruz, dünyadan, dünyeviyenin, düğü, eceli, edenleri, edilirse, edilsin, ediyorlar, ediyorsun, efendiler, efes turları, ehemmiyetlidir, elbet, elemsiz, elimizden, elinizdeki, eliyle, emirdağ, emrini, etsek, ettirir, evhama, fânîlerden, fitnesinde, fussilet, fütur, fıtraten, gaflete, galebe, garra, gaybi, gayret, gecemiz, geçmesi, gelmiyor, gelmiş, gemide, getirip, getirmenin, gidip, gidiyoruz, gitti, giydirmek, gökteki, gördüğünü, göreceksin, göremeyecekler, göremiyorlar, görmesin, görmeye, görünmek, görüyorum, gösterme, gözümüzle, güzelliği, hak, hakaiki, hâkeza, hakkaniyeti, haktan, halka, halketmiş, hallerini, hâlıkını, hanımlarda, hapis, harap, hararet, hastalıktan, hastalığından, hastalığını, hayalen, hayrette, hazretlerini, herşeye, herşeyin, hevâ, heves, hissettim, hitaben, hizmete, hizmetimize, hulusi, huşû, ibarettir, icadı, ihata, ihtiraslar, iki, ilânname, imaniye, imdat, imran, inancı, inhisar, isbat, istediğini, istekleri, istikbaldeki, istinbat, isyana, itham, işaret, işgal, işittim, işlememek, iştir, kabre, kabrin, kadınları, kalacak, kalası, kalbinin, kaldıramadıkları, kalmamış, kalsı, kamer, kanunları, kardeşi, kardeşimiz, kardeşleri, kazancı, kebiri, kebirin, kelâmı, kendilerini, kendisinde, kesilmiş, kesretli, keyf, kitabını, korunması, kudretine, küfr, külliye, kur, kuvvetle, kısmen, kısmı, kıyamete, lâfza, lâkin, lan, leyl, libası, lütuf, mahkeme, mahlukat, manen, mazlumlar, mağlub, mağlup, mecbur, medarı, medrese, mektubu, memlekete, menbaı, mertebesini, mesel, meselâ, mesih, mevcud, mevcudat, mevcut, meydanı, meyvedir, mezaristana, milleti, misli, muazzam, mücahede, müftü, muhabbettir, muhakkak, muhterem, mümkü, münafıklar, münasebetdar, müstaid, müstehak, müş, nasib, nasıl, nasılki, nefer, nefret, neşriyat, nihayet, niyetle, nurdur, okuyunca, olduk, olduğuna, olduğundan, olmadı, olmadığı, olmamak, olmayı, omuzuna, onlardan, oradan, orga, öyledir, öğrendim, pamuk, patiska, paylaşmak, rabbı, rahatı, rahatını, ramazanınızı, red, revaç, rezil, risale-i, risale-i nur, risalesini, riyazet, rububiyeti, sabahı, sabırı, sahibine, sahte, sakı, sarih, sayan, sayılan, seciye, seciyesi, sekiz, semeresi, senâ, seniyyesi, sermaye, sevsin, sizde, sizdeki, sizlerden, sokuyor, sordular, söylemiş, söylüyorum, süre, süren, suresindeki, suretle, sürü, süzülen, sıhhat, sırra, tahrip, takdim, takdirde, taksim, tamir, taşları, tecavüz, tecrübedir, tefsirini, tenkid, terakki, teşhir, tokat, tükenmez, ubudiyeti, uhrevî, uluhiyet, umum, unutması, üstü, vazgeç, vazifeler, vazifeni, verdiği, verilmiş, vesveseler, vesvesen, veyahut, yapması, yapılmıyor, yapıyorlar, yardımı, yarım, yayı, yazdığı, yaşadığı, yeknesak, yer, yerden, yolcusu, yorgunluk, ırkı, yükleri, yükletme, yüzleri, yıldızlara, yıldızları, zahmet, zamanları, zata, zelzele, zeminde, zira, zülcelal, zulmet, şahsî, şahsiyet, şahsiyetini, şerifi, şevk, şevkte, şeye, şeylerle, şeytanları, şifası, şirke, şükürle

Etiket Bulutu Ana Sayfası

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222