Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

2 sonuçtan 1 ile 2 arası

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar Mesajlar
    6.419
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 325 + 2682


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Bir kâfirin masiyet-i küfriyesi mahduddur

    İşarat-ül İ'caz

    S- Bir kâfirin masiyet-i küfriyesi mahduddur, kısa bir zamanı işgal ediyor. Ebedî ve gayr-ı mütenahî bir ceza ile tecziyesi, adalet-i İlahiyeye uygun olmadığı gibi, hikmet-i ezeliyeye de muvafık değildir. Merhamet-i İlahiye müsaade etmez?

    Masiyet-i küfriye: İnkarcılık günahı, inkar suçu.
    Mahdudd: Sınırlı, hudutlu, az sayılı.
    Ebedî: Sonsuz, sonsuzlukla ilgili.
    Tecziye: Cezalandırma.
    Adalet-i İlahiye: Allah'ın (cc) adaleti.
    Hikmet-i ezeliye: Ezelî hikmet, sonsuz hikmet.
    Merhamet-i İlahiye: Allah'ın (cc) merhameti.


    C- O kâfirin cezası gayr-ı mütenahî olduğu teslim edildiği takdirde, kısa bir zamanda irtikâb edilen o masiyet-i küfriyenin, gayr-ı mütenahî bir cinayet olduğu altı cihetle sabittir:

    Gayr-ı mütenahî: Sonsuz, nihayet bulmaz.
    İrtikâb: İşlemek, yapmak, çirkin ve kötü iş işemek.


    Birincisi: Küfür üzerine ölen bir kâfir, ebedî bir ömür ile yaşayacak olursa, o gayr-ı mütenahî ömrünü behemehal küfür ile geçireceği şübhesizdir. Çünki kâfirin cevher-i ruhu bozulmuştur. Bu itibarla o bozulmuş olan kalbin gayr-ı mütenahî bir cinayete istidadı vardır. Binaenaleyh ebedî cezası, adalete muhalif değildir.

    Behemehal: Her halde, mutlaka.
    Cevher-i ruh: İnsanın özü ve esası olan ruh.
    İstidad: Kabiliyet, yetenek.


    İkincisi: O kâfirin masiyeti; mütenahî bir zamanda ise de, gayr-ı mütenahî olan umum kâinatın vahdaniyete olan şehadetlerine gayr-ı mütenahî bir cinayettir.

    Masiyet: Günah, isyan, emre karşı gelme.
    Mütenahî: Sonlu, sonu gelen.
    Gayr-ı mütenahî: Sonsuz, nihayet bulmaz.
    Vahdaniyet: Birlik, Allah'ın (cc) birliği.


    Üçüncüsü: Küfür, gayr-ı mütenahî nimetlere küfran olduğundan, gayr-ı mütenahî bir cinayettir.

    Küfran: Nankörlük.

    Dördüncüsü: Küfür, gayr-ı mütenahî olan zât ve sıfât-ı İlahiyeye cinayettir.

    Sıfât-ı İlahiye: Allah'ın (cc) sıfatları.


    Beşincisi: İnsanın vicdanı, zahiren mütenahî ise de, bâtınen ebede bakıyor ve ebedi istiyor. Bu itibarla, gayr-ı mütenahî hükmünde olan o vicdan, küfür ile mülevves olarak mahvolur gider.

    Zahiren: Görünüş olarak, görünüşe göre.
    Mütenahî: Sonlu, sonu gelen.
    Bâtınen: İçyüzü bakımından.
    Mülevves: Kirli, pis. *Karışık.


    Altıncısı: Zıd zıddına muanid ise de, çok hususlarda mümasil olur. Binaenaleyh iman lezaiz-i ebediyeyi ismar ettiği gibi, küfür de âlâm-ı elîmeyi ve ebediyeyi âhirette intac etmesi şe'nindendir.

    Muanid: İnatçı, direnen.
    Mümasil: Benzeyen, benzer.
    Lezaiz-i ebediye: Ebedî lezzetler, sonsuz sürecek zevkler.
    İsmar: Meyve vermek, fayda vermek.
    Âlâm-ı elîme: Şiddetli elemler.
    İntac: Netice verme, doğurma, meydana getirme.
    Şe'n: İş. *Hal, tavır. *Hadise, olay.


    Bu altı cihetten çıkan netice ve gayr-ı mütenahî olan bir ceza, gayr-ı mütenahî bir cinayete karşı ayn-ı adalettir.

    Gayr-ı mütenahî: Sonsuz, nihayet bulmaz.
    Ayn-ı adalet: Adaletin ta kendisi, tam adalet.


    S- Kâfirin o cezasının adalete uygun olduğunu teslim ettik. Fakat azabları intac eden şerlerden hikmet-i ezeliyenin gani olduğuna ne diyorsun?

    Hikmet-i ezeliye: Ezelî hikmet, sonsuz hikmet.


    C- Kavaid-i esasiyedendir ki, arasıra vukua gelen şerr-i kalil için hayr-ı kesîr terkedilmez. Terkedildiği takdirde, şerr-i kesîr olur. Binaenaleyh hakaik-i nisbiyenin sübutunu izhar etmek, hikmet-i ezeliyenin iktizasındandır. Bu gibi hakaikın tezahürü, ancak şerrin vücuduyla olur. Şerden, haddi tecavüz etmemek için, terhib ve tahvif lâzımdır. Terhibin vicdan üzerine tesiri, terhibi tasdik etmekle olur. Terhibin tasdiki ise, haricî bir azabın vücuduna mütevakkıftır. Zira vicdan, akıl ve vehim gibi, haricî ve ebedî hakikat hükmüne geçmiş bir azabdan yapılan terhible müteessir olur. Öyle ise dünyada olduğu gibi âhirette de, ateşin vücudundan yapılan terhib, tahvif ayn-ı hikmettir.

    Kavaid-i esasiye: Asıl kaideler, temel kurallar.
    Şerr-i kalil: Az kötülük.
    Hayr-ı kesîr: Çok hayır, çok iyilik.
    Şerr-i kesîr: Çok kötülük.
    Hakaik-i nisbiye: Nisbi hakikatlar, şartlara, durumlara veya birbirlerine göre ortaya çıkan, değer alan ve değişen gerçekler.
    Sübut: Sabitleşme, sabit oluş, kesin olarak ortaya çıkma.
    İzhar: Açığa vurma, meydana çıkarma, gösterme, ortaya koyma.
    Hikmet-i ezeliye: Ezelî hikmet, sonsuz hikmet.
    Terhib: Korkutma.
    Tahvif: Korkutma, korku verme, ürkütme.
    Mütevakkıf: Bağlı.
    Ayn-ı hikmet: Gayeler ve faydalar gözetmenin ta kendisi.


    S- Pekâlâ o ebedî ceza hikmete muvafıktır, kabul ettik. Amma merhamet ve şefkat-i İlahiyeye ne diyorsun?

    Şefkat-i İlahiye: Allah'ın (cc) kutsal ve kusursuz şefkati.


    C- Azizim! O kâfir hakkında iki ihtimal var. O kâfir, ya ademe gidecektir veya daimî bir azab içinde mevcud kalacaktır. Vücudun velev Cehennem'de olsun, ademden daha hayırlı olduğu vicdanî bir hükümdür. Zira adem, şerr-i mahz olduğu gibi, bütün musibet ve masiyetlerin de merciidir. Vücud ise velev Cehennem'de olsa, hayr-ı mahzdır. Maahâzâ kâfirin meskeni Cehennem'dir ve ebedî olarak orada kalacaktır.

    Adem: Yokluk, hiçlik.
    Şerr-i mahz: Tam kötülük, kötülüğün kendisi.
    Masiyet: Günah, isyan, emre karşı gelme.
    Mercii: Kaynağı.
    Hayr-ı mahz: Tam hayır, bütünüyle iyilik.
    Maahâzâ: Bununla beraber, bununla birlikte.


    Fakat kâfir, kendi ameliyle bu duruma kesb-i istihkak etmiş ise de, amelinin cezasını çektikten sonra, ateş ile bir nev' ülfet peyda eder ve evvelki şiddetlerden âzade olur. O kâfirlerin dünyada yaptıkları a'mal-i hayriyelerine mükâfaten, şu merhamet-i İlahiyeye mazhar olduklarına dair işarat-ı hadîsiye vardır.

    Kesb-i istihkak: Hak kazanma.
    Ülfet: Alışma, alışkanlık.
    Peyda: Ortaya çıkma, olma, kazanma, belirme.
    A'mal-i hayriye: Hayırlı ameller, iyi işler.
    Mükâfaten: Mükafat olarak, ödül olarak.
    İşarat-ı hadîsiye: Hadisin (Peygamberimizin (asm) sözlerinin) işaretleri.


    Maahâzâ cinayetin lekesini izale veya hacaletini tahfif veyahut icra-yı adalete iştiyak için cezayı hüsn-ü rıza ile kabul etmek, ruhun fıtrî olan şe'nidir. Evet dünyada çok namus sahibleri, cinayetlerinin hicabından kurtulmak için, kendilerine cezanın tatbikini istemişlerdir ve isteyenler de vardır.

    İzale: Giderme, ortadan kaldırma.
    Hacalet: Utanma, utanç.
    Tahfif: Hafifleştirme, kolaylaştırma.
    İcra-yı adalet: Adaleti yerine getirmek, adaleti uygulama.
    iştiyak: Şiddetli arzu ve istek.
    Hicab: Utanma, çekinme. *Perde, örtü.

    Benzer Konular
    Kâfirin gıybeti yapılabilir mi?
    Kâfirin gıybeti yapılabilir mi? Kâfirin gıybeti yapılabilir mi? Müslümanın gıybetini yapmak haramdır; bu kesindir. Ancak, Müslüman olmayana gelince durum ikiye ayrılır: Devami...
    Kâfirin iki mânâsı vardır:
    Kâfirin iki mânâsı vardır: Kâfirin iki mânâsı vardır: Günün Risale-i Nur Devami...
    Kafirin Gıybeti Yapılabilir mi?
    Kafirin Gıybeti Yapılabilir mi? Müslümanın gıybetini yapmak haramdır; bu kesindir. Ancak, Müslüman olmayana gelince durum ikiye ayrılır: 1. Harp halinde olduğumuz gayri müslimin gıybeti. 2. Sulh halinde olduğumuz gayri müslimin gıybeti. Yani şu andak
    masiyet neleri getiriyor?
    masiyet neleri getiriyor? Mâsiyetin (günahın) mahiyetinde, bilhassa devam ederse, küfür tohumu vardır. Çünkü, o mâsiyete devam eden, ülfet peyda eder, sonra ona âşık ve müptelâ olur. (1.Aşama) Terkine imkân bulamayacak dereceye gelir. (2.A
    Bir kâfirin hidayete kavuşması
    Bir kâfirin hidayete kavuşması Bir kâfir, şu üç sebeple, Allahın lütfu, kendi araştırması ile ve birinin duâsını almakla Müslüman olur. 1- Allahın lütfu ile: Allahü teâlâ, bir kimsenin hidayetini, yani Müslüman olmasını dilemişse, o kimse, severek Mü
    Yazar : Risale Forum

  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar Mesajlar
    6.419
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 325 + 2682


    Cevap: Bir kâfirin masiyet-i küfriyesi mahduddur

    Eğer dikkatle kendi küfürlerinin içyüzüne ve dalaletlerinin mahiyetine bakabilseler görecekler ki imanda bulunan makul ve lâyık ve lâzım olan azamete karşı, yüz derece muhal ve imkânsızlık ve imtina o küfrün altında ve içindedir. Şualar
    Yazar : Risale Forum

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 2 kullanıcı var. (0 üye ve 2 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222