3 sonuçtan 1 ile 3 arası

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar Mesajlar
    6.731
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 343 + 2712


    Şu kelime sarih bir mertebe-i tevhidi gösterir.

    ﻭَﺣْﺪَﻩُ Allah birdir.) İşte şu kelime sarih bir mertebe-i tevhidi gösterir. Şu mertebeyi dahi, a'zamî bir surette isbat eden gayet kuvvetli bir bürhanına şöyle işaret ederiz ki:

    Biz gözümüzü açtıkça, kâinat yüzüne nazarımızı saldırdıkça, en evvel gözümüze ilişen, âmm ve mükemmel bir nizamdır ve şamil, hassas bir mizandır görüyoruz. Herşey dakik bir nizam ile, hassas bir mizan ve ölçü içindedir.

    Daha bir parça dikkat-i nazar ettikçe, yeniden yeniye bir tanzim ve tevziniyet gözümüze çarpıyor. Yani: Birisi, intizam ile o nizamı değiştiriyor ve tartı ile o mizanı tazelendiriyor. Herşey bir model olup, pek kesretli muntazam ve mevzun suretler giydiriliyor.

    Daha ziyade dikkat ettikçe, o tanzim ve tevzin altında bir hikmet ve adalet görünüyor. Her harekette bir hikmet ve maslahat gözetiliyor, bir hak, bir faide takib ediliyor.

    Daha ziyade dikkat ettikçe, gayet hakîmane bir faaliyet içinde bir kudretin tezahüratı ve herşey'in her şe'nini ihata eden gayet muhit bir ilmin cilveleri nazar-ı şuurumuza çarpıyor. Demek bütün mevcudattaki şu nizam ve mizan, umuma âmm bir tanzim ve tevzini ve o tanzim ve tevzin, âmm bir hikmet ve adaleti ve o hikmet ve adalet, bir kudret ve ilmi gözümüze gösteriyor. Demek bir Kadîr-i Külli Şey ve bir Alîm-i Külli Şey, şu perdeler arkasında akla görünüyor.

    Said Nursi



    Sarih: Açık, belirli, belli, aşikar.
    Mertebe-i tevhid: Tevhid mertebesi, Allah'ın (cc) birliğine ve ortağı olmadığına inanma derecesi.
    Bürhan: Kesin delil, ispat vasıtası.
    Âmm: Umumi, genel.
    Şamil: Çevreleyen, içine alan, kaplayan, içeren.
    Dikkat-i nazar: Dikkatlice bakma, dikkatli bakış.
    Tevziniyet: Tevzinlik, ölçülendirmeklik.
    Kesret: çokluk, bolluk.
    Mevzun: Ölçülü.
    Tevzin: Ölçülendirme, ölçülü duruma getirme, tartma.
    Hikmet: Gözetilen fayda ve gaye.
    Maslahat: Fayda, yarar.
    Hakîmane: Hikmetli olarak, herşeyde faydalar ve gayeler gözetircesine.
    Tezahürat: Görünmeler, meydana çıkmalar.
    İhata: Kuşatma, içine alma.
    Muhit: Kuşatan, çevreleyen.
    Nazar-ı şuur: Şuurlu nazar, şuurlu (bilinçli) bakış.
    Kadîr-i Külli Şey: Her şeye kudreti (gücü) yeten Allah (cc).
    Alîm-i Külli Şey: Herşeyi bilen sonsuz ilim sahibi olan Allah (cc).

    Benzer Konular
    Lâ ilâhe illâllah kelime-i tevhidi bir kelâm iken bin kelâm oluyor
    Lâ ilâhe illâllah kelime-i tevhidi bir kelâm iken bin kelâm oluyor Lâ ilâhe illâllah kelime-i tevhidi bir kelâm iken bin kelâm oluyor Günün Risale-i Nur dersi Devami...
    İşte şu kelime, açık bir tevhid mertebesini gösterir.
    İşte şu kelime, açık bir tevhid mertebesini gösterir. ﻭَﺣْﺪَﻩُ O birdir) İşte şu kelime, açık bir tevhid mertebesini gösterir. O mertebeyi en güzel şekilde ispatlayan gayet kuvvetli bir delile şöyle işaret edeceğiz: Biz
    "Fakat kinaye veya ta?riz suretiyle yani gayr-i sarih bir kelime ile söylenilen
    "Fakat kinaye veya ta?riz suretiyle yani gayr-i sarih bir kelime ile söylenilen Devami...
    "Altı mertebe-i tevhidi ispat etmekle beraber, şirkin altı envâını reddeder. Her
    "Altı mertebe-i tevhidi ispat etmekle beraber, şirkin altı envâını reddeder. Her "Altı mertebe-i tevhidi ispat etmekle beraber, şirkin altı envâını reddeder. Herbir cümlesi, öteki cümlelere hem delil olur, hem netice olur..." Şirkin kaç çeşidi vardır? Kainattaki fiiller sayısınca şirk olabi
    "Altı mertebe-i tevhidi ispat etmekle beraber, şirkin altı envâını reddeder. Her
    "Altı mertebe-i tevhidi ispat etmekle beraber, şirkin altı envâını reddeder. Her "Altı mertebe-i tevhidi ispat etmekle beraber, şirkin altı envâını reddeder. Herbir cümlesi, öteki cümlelere hem delil olur, hem netice olur..." Şirkin kaç çeşidi vardır? Kainattaki fiiller sayısınca şirk olabi
    Yazar : Risale Forum

  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar Mesajlar
    6.731
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 343 + 2712


    Cevap: Şu kelime sarih bir mertebe-i tevhidi gösterir.

    Hem herşey'in evveline ve âhirine bakıyoruz, hususan zîhayat nev'inde görüyoruz ki: Başlangıçları, asılları, kökleri, hem meyveleri ve neticeleri öyle bir tarzdadır ki; güya tohumları, asılları; birer tarife, birer proğram şeklinde bütün o mevcudun cihazatını tazammun ediyor. Ve neticesinde ve meyvesinde; yine bütün o zîhayatın manası süzülüp onda tecemmu' eder, tarihçe-i hayatını ona bırakır. Güya onun aslı olan çekirdeği, desatir-i icadiyesinin bir mecmuasıdır. Ve meyvesi ve semeresi ise, evamir-i icadiyesinin bir fihristesi hükmünde görüyoruz.

    Sonra o zîhayatın zahirine ve bâtınına bakıyoruz. Gayet derecede hikmetli bir kudretin tasarrufatı ve nafiz bir iradenin tasviratı ve tanzimatı görünüyor. Yani, bir kuvvet ve kudret icad eder; bir emir ve irade suret giydirir.

    İşte bütün mevcudat, böyle evveline dikkat ettikçe bir ilmin tarifenamesi ve âhirine dikkat ettikçe bir Sâni'in plânı ve beyannamesi ve zahirine baktıkça bir Fâil-i Muhtar'ın ve Mürid'in gayet san'atlı ve tenasüblü bir hulle-i san'atı ve bâtınına baktıkça bir Kadîr'in gayet muntazam bir makinesini müşahede ediyoruz.



    Zîhayat: Hayat sahibi, canlı.
    Tazammun: İçine almak.
    Tecemmu: Toplanma, birikme.
    Desatir-i icadiye: İcatla alâkalı düsturlar, yaratılma ile ilgili kurallar.
    Evamir-i icadiye: Yaratmayla ilgili emirler.
    Zahir: Açık, görünür, görünen, belli. *Dış yüz, görünüş.
    Bâtın: İç, görünmeyen, içyüz.
    Tasarrufat: İşleri idare etme ve yürütme. Allah'ın (cc) yapıp yürüttüğü işler.
    Nafiz: Nüfuz eden, içe işleyen, geçerli, sözü geçen, etkili.
    Tanzimat: Tanzimler, düzenlemeler.
    Sâni': Sanatkar yaratıcı.
    Fâil-i Muhtar: Dilediği şekilde serbest olarak iş yapan Allah (cc).
    Tenasüb: Uygunluk, uyumluluk, uyma, uyum.
    Müşahede: Görme, seyretme, gözle görme.
    Yazar : Risale Forum

  3. #3
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar Mesajlar
    6.731
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 343 + 2712


    Cevap: Şu kelime sarih bir mertebe-i tevhidi gösterir.

    İşte şu hal ve şu keyfiyet, bizzarure ve bilbedahe ilân eder ki; hiçbir şey, hiçbir zaman, hiçbir mekân bir tek Sâni'-i Zülcelal'in kabza-i tasarrufundan hariç olamaz. Herbir şey ve bütün eşya, bütün şuunatıyla, bir Kadîr-i Mürid'in kabza-i tasarrufunda tedbir edilir. Ve bir Rahman-ı Rahîm'in tanzimiyle ve lütfuyla güzelleştiriliyor. Ve bir Hannan-ı Mennan'ın tezyiniyle süslendiriliyor.

    Evet başında şuur ve yüzünde gözü bulunana şu kâinat ve şu mevcudattaki nizam ve mizan ve tanzim ve tevzin; bir tek, yekta, Vâhid, Ehad, Kadîr, Mürîd, Alîm, Hakîm bir zâtı vahdaniyet mertebesinde gösterir. Evet her şeyde bir birlik var. Birlik ise, biri gösterir. Meselâ, dünyanın lâmbası olan Güneş birdir; öyle ise, dünyanın mâliki dahi birdir. Meselâ, zemin yüzündeki zîhayatların hizmetçileri olan hava, ateş, su birdir; öyle ise, onları istihdam eden ve bizlere müsahhar eden dahi birdir.



    Keyfiyet: Özellik, nitelik, kıymet.
    Bizzarure: Zorunlu olarak, ister istemez.
    Bilbedahe: Apaçık, açık olarak, besbelli.
    Sâni'-i Zülcelal: Sonsuz büyüklük ve yücelik sahibi sanatkar yaratıcı.
    Kabza-i tasarruf: Tasarruf (idare) eli.
    Rahman-ı Rahîm: Çok acıyıcı ve şefkatli olup sayısız nimetlerin sahibi ve vericisi olan Allah (cc).
    Yekta: Tek, yanlız, eşsiz.
    Vâhid: Eşi, benzeri, kısımları ve parçası bulunmayan.
    Alîm: Sonsuz ilim sahibi.
    Vahdaniyet: Birlik, Allah'ın (cc) birliği.
    Yazar : Risale Forum

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222