Rivayette var ki: "Âhirzamanın dehşetli bir şahsı, sabah kalkar; alnında "Hâzâ kâfir" yazılmış bulunur."

Allahu a'lem bissavab.. bunun tevili şudur ki: O Süfyan, kendi başına firenklerin serpuşunu koyup herkese de giydirir. Fakat cebir ve kanun ile tamim ettiğinden, o serpuş dahi secdeye gittiği için inşâallah ihtida eder, daha herkes -yalnız istemeyerek- onu giymekle kâfir olmaz.

Şualar



Âhirzaman: Dünyanın son zamanı, kıyamete yakın son devre.
Hâzâ kâfir: Bu kafirdir.
Allahu a'lem bissavab: Allah(cc) doğrusunu en iyi bilendir.
Tevil: Bir sözden gaye edilmiş olması mümkün olan mana, bundan kasdedilen mana bu olabilir diyerek yapılan açıklama.
Süfyan: Âhir zamanda geleceği ve ümmetin karanlık günler yaşamasına sebeb olacağı sahih hadislerde bildirilen dehşetli, dinsiz ve münâfık şahıs.
Firenk: Avrupalı, batılı.
Serpuş: Başlık.
Cebir: Zor, Zorlama.
Tamim: Genelleştirme, umumîleştirme.
İhtida: Hidayete erme, Kur'anın gösterdiği iman ve islâm yoluna girmek.