2 sonuçtan 1 ile 2 arası

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar Mesajlar
    6.731
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 345 + 2722


    Kader bizi böyle bağlamış

    Eğer desen: "Kader bizi böyle bağlamış. Hürriyetimizi selbetmiştir. İnbisat ve cevelana müştak olan kalb ve ruh için kadere iman bir ağırlık, bir sıkıntı vermiyor mu?"
    Selb: Kapma, zorla alma, rızasız alma. *İptal etme. *Kaldırma, giderme.
    İnbisat: Yayılma, açılma, genleşme. *Ferahlama.
    Cevelan: Gezme, dolaşma.
    Müştak: Arzulu, fazla istekli, iştiyak gösteren.


    Elcevab: Kat'â ve aslâ!.. Sıkıntı vermediği gibi, nihayetsiz bir hıffet, bir rahatlık ve revh u reyhanı veren ve emn ü emanı temin eden bir sürur, bir nur veriyor. Çünki insan kadere iman etmezse, küçük bir dairede cüz'î bir serbestiyet, muvakkat bir hürriyet içinde, dünya kadar ağır bir yükü, bîçare ruhun omuzunda taşımaya mecburdur. Çünki insan bütün kâinatla alâkadardır. Nihayetsiz makasıd ve metalibi var. Kudreti, iradesi, hürriyeti milyondan birisine kâfi gelmediği için, çektiği manevî sıkıntı ağırlığı, ne kadar müdhiş ve muvahhiş olduğu anlaşılır. İşte kadere iman, bütün o ağırlığı kaderin sefinesine atar, kemal-i rahat ile, ruh ve kalbin kemal-i hürriyetiyle kemalâtında serbest cevelanına meydan veriyor. Yalnız nefs-i emmarenin cüz'î hürriyetini selbeder ve firavuniyetini ve rububiyetini ve keyfemâyeşa hareketini kırar. Kadere iman o kadar lezzetli, saadetlidir ki, tarif edilmez. Yalnız şu temsil ile o lezzete ve o saadete bir işaret edeceğiz. Şöyle ki:
    Kat'â: Kesinlikle, asla.
    Aslâ: Hiçbir zaman.
    Nihayetsiz: Sonsuz.
    Hıffet: Hafiflik.
    Revh u reyhan: İç açıklığı ve hoşluk, canlılık ve güzellik.
    Emn ü eman: Güvenlik ve korkusuzluk.
    Temin: Sağlama, elde etme.
    Sürur: Sevinç, neşe.
    Cüz'î: Küçük, sınırlı.
    Serbestiyet: Serbestlik.
    Muvakkat: Geçici, az bir zaman için.
    Bîçare: Çaresiz.
    Kâinat: Yaratılan bütün varlıklar, evren.
    Alâkadar: Alakalı, ilgili.
    Makasıd: Gayeler, amaçlar.
    Metalib: İstekler, arzular, istenenler, arzu edilenler.
    Kudret: Güç
    İrade: Dilediği şekilde karar verme serbestliğini sağlayan güç.
    Muvahhiş: Korkutucu.
    Kader: Allah`ın kâinatta olmuş ve olacak herşeyin vasıflarını, özelliklerini ve sâir geleceğini ezelden bilip, Levh-i Mahfuzunda takdir ve yazması. İlâhî hüküm. Cenab-ı Hakk'ın ezelî ilmi ile, kâinatta olmuş ve olacak bütün şeylerin varlık ve yokluğunu, geçmiş ve geleceğini bilmesi. Cenab-ı hakkın takdir ve tayin etmesi.
    Sefine: Gemi.
    Kemal-i rahat: Tam rahat, mükemmel bir rahatlık.
    Kemal-i hürriyet: Tam hürriyet, serbestliğin son derecesi.
    Kemalât: Mükemmellikler, olgunluklar, üstünlükler.
    Cevelan: Gezme, dolaşma.
    Nefs-i emare: İnsanı kötülüğe sürükleyen nefis, insana kötü ve günah olan işlerin yapılmasını emreden nefis.
    Selb: Kapma, zorla alma, rızasız alma. *İptal etme. *Kaldırma, giderme.
    Firavuniyet: Firavunluk, dinsizlik, isyankarlıkla Allah'ı(cc) tanımama, kendisini ilâh olarak gösterme, firavunlaşma. *Fazla inatçılık ve kibirlilik.
    Keyfemâyeşa: Nasıl isterse, istediği gibi, kendi keyfince.
    Saadet: Mutluluk.


    İki adam, bir padişahın payitahtına giderler. O padişahın mahall-i garaib olan has sarayına girerler. Biri, padişahı bilmez; o yerde gasıbane, sârıkane tavattun etmek ister. Fakat o bahçe, o sarayın iktiza ettikleri idare ve tedbir ve vâridat ve makinelerini işlettirmek ve garib hayvanatın erzakını vermek gibi zahmetli külfetleri görür, mütemadiyen ızdırab çeker. O cennet gibi bahçe, başına bir cehennem gibi oluyor. Herşeye acıyor. İdare edemiyor. Teessüfle vaktini geçirir. Sonra da, o hırsız edebsiz adam, te'dib suretiyle hapse atılır. İkinci adam, padişahı tanır, padişaha kendini misafir bilir. Bütün o bahçede, o sarayda olan işler, bir nizam-ı kanunla cereyan ettiğini, herşey bir proğramla, kemal-i sühuletle işlediğini itikad eder. Zahmet ve külfetleri, padişahın kanununa bırakıp kemal-i safa ile o cennet-misal bahçenin bütün lezzetlerinden istifade edip padişahın merhametine ve idare kanunlarının güzelliğine istinaden herşeyi hoş görür, kemal-i lezzet ve saadetle hayatını geçirir. İşte
    ﻣَﻦْ ﺍَﻣَﻦَ ﺑِﺎﻟْﻘَﺪَﺭِ ﺍَﻣِﻦَ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻜَﺪَﺭِ (Kim kadere imân ederse kederden emîn olur.)
    sırrını anla.
    Payitaht: Başşehir, başkent.
    Mahall-i garaib: Hayret verici şeylerin bulunduğu yer.
    Gasıbane: Gasp edercesine, zorla alırcasına.
    Sârıkane: Hırsızcasına.
    Tavattun: Vatan edinmek, yerleşmek.
    İktiza: Gerekme, lazım gelme.
    Hayvanat: Hayvanlar.
    Erzak: ihtiyaç maddeleri.
    Külfet: Zahmet, zorluk.
    Mütemadiyen: Devamlı olarak, sürekli olarak.
    Teessüf: Eseflenmek, yazıklanmak, üzüntü çekmek.
    Te'dib: Edeplendirme, terbiye etme, terbiye verme.
    Nizam-ı kanunla: Düzenleyici kanun gereği.
    Cereyan: Gidiş, meydana gelme.
    Kemal-i sühulet: Tam kolayluk, mükemmel kolaylık.
    İtikad: İnanmak, inanç.
    Külfet: Zorluk.
    Kemal-i safa: Tam safa, mükemmel eğlence ve gönül şenliği.
    Cennet-misal: Cennet gibi.
    İstifade: Faydalanma, yararlanma.
    İstinaden: Dayanarak.


    Sözler

    Benzer Konular
    Eğer desen: "Kader bizi böyle bağlamış. Hürriyetimizi selbetmiştir. İnbisat ve c
    Eğer desen: "Kader bizi böyle bağlamış. Hürriyetimizi selbetmiştir. İnbisat ve c Devami...
    "Eğer desen: Kader bizi böyle bağlamış, hürriyetimizi selb etmiştir. İnbisat ve
    "Eğer desen: Kader bizi böyle bağlamış, hürriyetimizi selb etmiştir. İnbisat ve Eğer desen: Kader bizi böyle bağlamış, hürriyetimizi selb etmiştir. İnbisat ve cevelâna müştak olan kalb ve ruh için kadere iman bir ağırlık, bir sıkıntı vermiyor mu? İnbisat ve cevelana müştak kalp ne demektir?
    "Eğer desen: Kader bizi böyle bağlamış, hürriyetimizi selb etmiştir. İnbisat ve
    "Eğer desen: Kader bizi böyle bağlamış, hürriyetimizi selb etmiştir. İnbisat ve Eğer desen: Kader bizi böyle bağlamış, hürriyetimizi selb etmiştir. İnbisat ve cevelâna müştak olan kalb ve ruh için kadere iman bir ağırlık, bir sıkıntı vermiyor mu? İnbisat ve cevelana müştak kalp ne demektir? Devam
    KaDeR BiZi BaĞLaMıŞ Mı..??
    KaDeR BiZi BaĞLaMıŞ Mı..?? Pek çok insan kaderden şikayet eder. “Kaderin mahkumuyum.”, “Kader bizi bağlamış.” , “Kader utansın.” Gibi ifadelere hemen her yerde rastlamak mümkündür. Evet insan kaderin mahkumudur
    Kader bizi böyle bağlamış
    Kader bizi böyle bağlamış KADER RiSALESiNDEN Eğer dese: "Kader bizi böyle bağlamış. Hürriyetimizi selbetmiştir. İnbisat ve cevelâna müştak olan kalb ve ruh için kadere îmân bir ağırlık, bir sıkıntı vermiyor mu?" Elcevab: Ka
    Yazar : Risale Forum

  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar Mesajlar
    6.731
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 345 + 2722


    Cevap: Kader bizi böyle bağlamış

    Her şey kader ile takdir edilmiştir. Kısmetine razı ol ki, rahat edesin. Mesnevî-i Nuriye
    Yazar : Risale Forum

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222