Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

Sayfa 2/2 İlkİlk 12
19 sonuçtan 11 ile 19 arası

  1. #11
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Nereden Yer
    İslambol
    Mesajlar Mesajlar
    4.978
    Blog Blog Girişleri
    126
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 532 + 29689


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Cümle Açıklamaları İkinci Söz

    İkinci Söz'de inanmayan insanların nazarına görünen hadiselerin dehşetine ve zulmetine bakıldığında;

    bu özellikte olanların yaşayamaması ve hayata tahammül edememesi icap eder.

    Fakat çok keyifli gibi görünüyorlar. Bunu nasıl izah edersiniz


    Sorunun en güzel cevabı Üstad'ın şu ifadeleridir:


    “Çünkü gaflet, hissi iptal ediyor. Ve bu zamanda öyle bir derecede iptal-i his etmiş ki, bu elîm elemin acısını ehl-i medeniyet hissetmiyorlar. Fakat hassasiyet-i ilmiyenin tezayüdüyle ve her günde otuz bin cenazeyi gösteren mevtin ikazatıyla o gaflet perdesi parçalanıyor.”(1)

    Bir öğrenci ders çalışmanın öneminden ve sınıfta kalmanın acı sonuçlarından gaflet ettiğinde, günlerini arkadaşlarıyla gülerek, eğlenerek geçirir.Gerçeklere göz kapamak, ölümle başlayan hesap ve azap safhalarını unutmak da gafil insanlara bu fani dünyada geçici bir zevk verebilir. Üstadımız bu tip zevkleri “zehirli bala” benzetir.

    (1) bk.
    [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]


    Yazar : Risale Forum


    “ Ey Rabbim !

    Beni insanların nazarında büyük, Kendi nazarında da küçük eyleme… ”

    ___ Hz. Ebû Bekir ( R.Anh )


  2. #12
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Nereden Yer
    İslambol
    Mesajlar Mesajlar
    4.978
    Blog Blog Girişleri
    126
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 532 + 29689


    Cevap: Cümle Açıklamaları İkinci Söz

    İkinci Söz'de; Seyyid-i Kerîm ve Mâlik-i Rahîm ibaresinde, neden seyyid ve malik sıfatlarına özellikle vurgu yapılıyor? Ve yine neden cennete çekirdek, küfüre tohum demiş?

    "Bütün mevcudat, o mü'minin nazarında, Seyyid-i Kerîminin ve Mâlik-i Rahîminin birer mûnis hizmetkârı, birer dost memuru, birer şirin kitabıdır. Daha bunun gibi pek çok lâtif, ulvî ve leziz, tatlı hakikatler, imanından tecellî eder, tezahür eder."(1)

    Kur’an nasıl isimleri anlatmak istediği zaman, ona uygun ve o isme münasip hadiseleri nazara veriyor ise, aynı şekilde hadiselerin sonunda o isim ile fezleke yapıyor, yani o hadisenin niteliğine uygun bir isim ile o hadiseyi bitiriyor.

    Mesela; rızık hakikatini tasvir eden bir ayetin sonuna, fezleke ve özet olsun diye Rezzak ismini yerleştiriyor.

    Risale-i Nurlar da, rehberi olan Kur’an’ı takliden, aynı usul ve tarzı kullanıyor. Yani konunun içeriği ve gidişatına uygun isimlerle ya da sıfatlarla olayı özetleyip toparlıyor.

    İşte "Seyyid-i Kerîm ve Mâlik-i Rahîm" ifadelerinde de aynı mana ve usul hükmediyor. Mevcudatın o dost ve şirin haleti ve her mevcudun nimet ve şefkate mazhar olması hakikatini en güzel bu isimler özetleyip toparlıyor.

    "Demek iman bir mânevî tûbâ-i Cennet çekirdeğini taşıyor. Küfür ise mânevî bir zakkum-u Cehennem tohumunu saklıyor."

    Öncelikle edebiyatta aynı kelimeyi sıkça kullanmaktansa, ona eş veya yakın anlamlı kelimeler kullanmak tercih edilir.

    Ayrıca "tohum" küçük bitkiler için, "çekirdek" ise genelde daha büyükleri için kullanıldığından, cennetin azamet ve büyüklüğüne işareten cennet için çekirdek kelimesi kullanılmış olabilir.

    "Çekirdek, hem mu'cizat-ı kudretin en antikaları, en hârikaları, en nazeninleridirler. Hem ehl-i tabiat ve ehl-i dalalet ve ehl-i felsefe, onlardaki kalem-i kader ve kudretin yazdığı ince hattı okuyamadıkları için onlarda boğulmuşlar, tabiat bataklığına düşmüşler.”(2)

    Dipnotlar:

    (1) bk. [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]

    (2) bk. [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    Yazar : Risale Forum


    “ Ey Rabbim !

    Beni insanların nazarında büyük, Kendi nazarında da küçük eyleme… ”

    ___ Hz. Ebû Bekir ( R.Anh )


  3. #13
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Nereden Yer
    İslambol
    Mesajlar Mesajlar
    4.978
    Blog Blog Girişleri
    126
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 532 + 29689


    Cevap: Cümle Açıklamaları İkinci Söz

    İman için çekirdek, küfür için tohum kullanılmış. Çekirdek ile tohum arasındaki farkı nasıl anlamalıyız?

    Edebiyatta aynı kelimeyi sıkça kullanmaktansa, ona eş veya yakın anlamlı kelimeler kullanmak tercih edilir.


    Belağatın zirvesinde olan Kur’an'dan şu ayete bakalım:

    “Nuh, kavmi içinde elli yıl eksiğiyle bin sene kaldı...”

    (Ankebut, 29/14)

    Burada yıl ve sene birbiri yerine kullanılabilen kelimeler olmakla beraber, her ikisinde farklı kelime kullanılması tercih edilmiştir.

    Bu ise manada bir zenginliktir. Ayrıca, tohum küçük bitkiler için, çekirdek ise genelde daha büyükleri için kullanıldığından cennetin azamet ve büyüklüğüne işareten cennet için çekirdek kelimesi kullanılmış olabilir.

    "Sual: Eğer dense, “Neden en çok misalleri çiçekten ve çekirdekten ve meyveden getiriyorsun?” Elcevap: Çünkü onlar, hem mu'cizat-ı kudretin en antikaları, en hârikaları, en nazeninleridirler. Hem ehl-i tabiat ve ehl-i dalalet ve ehl-i felsefe, onlardaki kalem-i kader ve kudretin yazdığı ince hattı okuyamadıkları için onlarda boğulmuşlar, tabiat bataklığına düşmüşler.” (1)

    “İsm-i Evvel ile işaret edildiği gibi: Herbir meyvedar ağacın menşe-i aslîsi olan çekirdek öyle bir sandukçadır ki, o ağacın proğramını ve fihristesini ve plânını ve öyle bir tezgahtır ki, onun cihazatını ve levazımatını ve teşkilatını ve öyle bir makinedir ki, onun ibtidadaki incecik vâridatını ve latifane masarıfını ve tanzimatını taşıyor.”

    “Eski zamandan beri darb-ı mesel olarak umumun dilinde ve lisan-ı nâsta gezen şu"Çekirdekten yetişme" sözü bu risalenin müellifine bir işaret-i gaybiye-i örfiye denilebilir. Çünki; Risale-i Nur hâdimi olan şahıs Kur'anın feyziyle, çekirdek ve çiçekte tevhid için iki mi'rac-ı marifet keşfederek tabiiyyunları boğan aynı yerde âb-ı hayat bulmuş ve çekirdekten hakikata ve nur-u marifete yetişmiş ve bu iki şeyin Risale-i Nur'da ziyade tekrarları bu hikmete binaendir.”
    (2)

    Dipnotlar:

    (1)
    [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]

    (2)
    [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    Yazar : Risale Forum


    “ Ey Rabbim !

    Beni insanların nazarında büyük, Kendi nazarında da küçük eyleme… ”

    ___ Hz. Ebû Bekir ( R.Anh )


  4. #14
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Nereden Yer
    İslambol
    Mesajlar Mesajlar
    4.978
    Blog Blog Girişleri
    126
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 532 + 29689


    Cevap: Cümle Açıklamaları İkinci Söz

    İmanın manevî tuba-i cennet çekirdeği taşımasını, küfrün ise yine manevî bir zakkum-u cehennem tohumu saklamasını nasıl anlamalıyız?



    Burada, müminin şahsında iman nazara ders veriliyor. Bu manaya mazhar olanlar kâmil iman sahipleridir. Diğerleri de derecelerine göre bu feyizden, bu nurdan hisselerini alırlar.

    Üstad iman için “intisap” tabirini kullanıyor. Yani insan, iman ile kendini Allah’ın bir eseri biliyor. Hayatını O’nun Muhyi ismine, Sûretini Musavvir ismine, her organının hikmetli yaratılışını Hakîm ismine,…, nispet ediyor. Bu ise insan için hem en büyük bir şeref, hem de en ileri bir haz ve zevk kaynağıdır. Böyle bir insan, kendini bu dünyada Allah’ın misafiri bilmenin, güneşten, aydan, hayvanlara bitkilere kadar her şeyin onun hizmetine verilmiş olmasının manevî hazzını duyar. Ayrıca önünde bulunan kabrin “zulümatlı bir kuyu ağzı değil, nuraniyetli alemlere açılan bir kapı” olduğuna inanmanın rahatını ve huzurunu tadar. Bu ve benzeri manevî zevkler imanda mevcuttur.

    “İman tevhidi, tevhid teslimi, teslim tevekkülü, tevekkül saadet-i dareyni iktiza eder.” buyruluyor. İman eden kişi, kendini ve bütün eşyayı Allah’ın mülkü bilmekle tevhide erer. Bu ise teslimi netice verir. “Mülkü sahibine teslim eder, cefasını değil, sefasını çeker.” Kendi iradesini kullanması gereken yerlerde bunu hassasiyetle uygular, sonrası için Rabbine tevekkül eder, O’nun hükmüne razı olur. Böyle bir kul dünyada da, ahirette de saadete erer.

    “İman bir manevî Tûbâ-i cennet çekirdeği taşıyor. Küfür ise manevî bir zakkum-u cehennem tohumunu saklıyor.”

    Sözler



    İman, insan için bu dünyada manevî bir cennet olduğu gibi, ahirette de cennet o imanın meyvesi olur. Yani cennet amel ile kazanılamaz. Ne kadar ibadet etsek geçmiş nimetlerin şükrünü tam eda edemeyiz ki ahirette de cenneti kazanalım. Cennet, imana bir mükâfattır, cennetteki dereceler ise ibadete göredir.

    Aynı şekilde, cehennem de küfrün zehirli meyvesidir. Onda çekilecek azaplar da günahlar ve isyanlar nispetindedir.

    Küfür bu dünyada da sahibini manevî bir cehennem içinde bırakır. Kendi varlığını maddeye, tabiata, tesadüfe veren kişi, Allah’ın eseri ve O’nun nazlı bir misafiri olmanın manevî lezzetini kaybetmekle bir azap çektiği gibi, gücünün yetmediği hadiselerin ve onu bekleyen ölümün onun ruhuna açtığı yaralarla, teslim ve tevekkülden mahrum olarak ölünceye kadar yine manevî bir azap içinde kalır.
    Yazar : Risale Forum


    “ Ey Rabbim !

    Beni insanların nazarında büyük, Kendi nazarında da küçük eyleme… ”

    ___ Hz. Ebû Bekir ( R.Anh )


  5. #15
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Nereden Yer
    İslambol
    Mesajlar Mesajlar
    4.978
    Blog Blog Girişleri
    126
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 532 + 29689


    Cevap: Cümle Açıklamaları İkinci Söz

    Kâfir ve Fasığın Dünyayı Matemhane-i Umumi Görmesi Ne Demektir?


    Kâfirin nazarında, her şey olduğundan daha farklı bir anlam kazanır. İşte bu bakış açısı, dünayı kafirin nazarında bir matemhane, hüzün ve ızdırap yeri olarak gösterir. Mesela; bir mümin için terhis tezkeresi olan ölüm, kafirin nazarında ebedi yok olmaktır; bütün sevdiklerinden ve dostlarından ebedi ayrılıktır.

    Dünya, kafirin nazarında; neticesiz, işsiz, muattal, karmakarışık olarak şuursuz tesadüflerin oyuncağı ve sağır tabiatın ve kör kuvvetin mel'abegâhı (oyun yeri) ve umum zîşuurun matemhanesi ve bütün zîhayatın mezbahası ve hüzüngâhı suretinde görünür.

    "Hem mesela; İnsanın en lâtif ve şirin bir seciyesi olan şefkat, küfür nazarıyla bakılsa, öyle müthiş bir hırkat, bir firkat, bir rikkat, bir musibet olur ki, insanı en bedbaht bir dereceye indirir. Tek bir güzel yavrusunu ebedî kaybeden bir gafil valide, bu hırkati tam hisseder."(1)

    Herbir zîhayat, kafirin nazarında, zalimlerin hücumuna mâruz, miskin birer musibetzededirler.

    Keza, mevcudâtı birbirine ecnebî, belki düşman ve câmidâtı dehşetli cenazeler ve bütün zevi'l-hayatı zevâl ve firâkın sillesiyle ağlayan yetimler hükmünde görür ve hakeza.

    İşte bu bakış açısı, cehenneme gitmeden önce, cehennemi bir halet-i ruhiye yaşatır. Bu haleti ruhiyeden kurtulmanın tek çaresi ise -
    kâfir ve fasık adama göre- sarhoşluk ve eğlencelerdir...


    (1) bk.
    [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    Yazar : Risale Forum


    “ Ey Rabbim !

    Beni insanların nazarında büyük, Kendi nazarında da küçük eyleme… ”

    ___ Hz. Ebû Bekir ( R.Anh )


  6. #16
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Nereden Yer
    İslambol
    Mesajlar Mesajlar
    4.978
    Blog Blog Girişleri
    126
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 532 + 29689


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Cümle Açıklamaları İkinci Söz

    Sözlerde yer alan İkinci Söz imanı anlatıyor. Ancak ne anlatmak istediğini tam anlayamadım, yardımcı olur musunuz?


    "İMANDA ne kadar büyük bir saadet ve nimet ve ne kadar büyük bir lezzet ve rahat bulunduğunu anlamak istersen, şu temsilî hikâyeciğe bak, dinle."
    (1)


    Üstat bu cümle ile konunun ana temasını ifade ediyor.Kainata ve içindekilere iman nazarı ile bakarsan, her şey saadet ve huzur kaynağı; küfür nazarı ile bakarsan, her şey karanlık ve azap kaynağıdır. Bu risalede mümin ile kafirin eşyaya ve olaylara bakış açısı veriliyor. Mümin, iman gözlüğü ile kainata ve olaylara baktığından, her şeyde bir huzur ve saadet bulurken, kafir ise küfür gözlüğü ile kainata ve olaylara baktığı için, o da her şeyde bir acı ve azap görüyor.

    Adeta iman, mümin için dünyada küçük bir cennet hayatı; küfür ise kafire küçük bir cehennem hayatı yaşatıyor.
    İman nurlu ve ışıklı bir gözlük olduğu için, bu gözlük ile kainata bakıldığında, her şeyin içyüzünü ve hakikatini gösteriyor. Küfür ise karanlıklı ve zulümatlı bir gözlük olup, her şeyi çirkin ve kötü gösteriyor. İşte bu sözün ana teması budur.Mesela kafir, ölümü yokluk ve hiçlik görürken; mümin ise ölümü ebedi saadetin başlangıcı ve girişi olarak görüyor.

    (1) bk. [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    Yazar : Risale Forum


    “ Ey Rabbim !

    Beni insanların nazarında büyük, Kendi nazarında da küçük eyleme… ”

    ___ Hz. Ebû Bekir ( R.Anh )


  7. #17
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Nereden Yer
    İslambol
    Mesajlar Mesajlar
    4.978
    Blog Blog Girişleri
    126
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 532 + 29689


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Cümle Açıklamaları İkinci Söz

    Temsilde hodbin ve hudabin adamların karşılaştıkları hadiseler anlatılırken her iki adamın “nazarında” ifadesine vurgu yapılıyor. Acaba her iki şahsın farklı nazarları mı hadiseleri değiştiriyor?

    Burada nazar kelimesi, bakış açısı manasına kullanılmıştır. Üstad'ın şu ifadeleri konuya açıklık getirir; fazla beyana ihtiyaç bırakmaz:


    “Evet, herkes kâinatı kendi aynasıyla görür. Cenâb-ı Hak, insanı kâinat için bir mikyas, bir mizan Sûretinde yaratmıştır. Her insan için, bu âlemden hususî bir âlem vermiş; o âlemin rengini, o insanın itikad-ı kalbîsine göre gösteriyor. Meselâ, gayet meyus ve matemli olarak ağlayan bir insan, mevcudatı ağlar ve meyus sûretinde görür.

    Gayet sürurlu ve neş'eli, müjdeli ve kemâl-i neş'esinden gülen bir adam, kâinatı neş'eli, güler gördüğü gibi; mütefekkirâne ve ciddî bir Sûrette ibadet ve tesbih eden adam, mevcudatın hakikaten mevcut ve muhakkak olan ibadet ve tesbihatlarını bir derece keşfeder ve görür.

    Gafletle veya inkârla ibadeti terk eden adam, mevcudatı, hakikat-i kemâlâtına tamamıyla zıt ve muhalif ve hata bir Sûrette tevehhüm eder ve mânen onların hukukuna tecavüz eder.”(1)


    (1) bk. [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    Yazar : Risale Forum


    “ Ey Rabbim !

    Beni insanların nazarında büyük, Kendi nazarında da küçük eyleme… ”

    ___ Hz. Ebû Bekir ( R.Anh )


  8. #18
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Nereden Yer
    İslambol
    Mesajlar Mesajlar
    4.978
    Blog Blog Girişleri
    126
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 532 + 29689


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Cümle Açıklamaları İkinci Söz

    "..Dağlar ve denizler gibi büyük mevcudat, ruhsuz, müthiş cenazeler hükmündedirler." cümlesini açıklar mısınız?


    İlgili cümlenin geçtiği pasajı buraya aldıktan sonra değerlendirmesini yapalım:

    "Evvelki adam kâfirdir veya fâsık gâfildir. Şu dünya onun nazarında bir mâtemhâne-i umumiyedir. Bütün zîhayat firâk ve zevâl sillesiyle ağlayan yetimlerdir. Hayvan ve insan ise, ecel pençesiyle parçalanan kimsesiz başıbozuklardır. Dağlar ve denizler gibi büyük mevcudât ruhsuz, müthiş cenazeler hükmündedirler. Daha bunun gibi çok elîm, ezici, dehşetli evham, küfründen ve dalâletinden neş'et edip, onu mânen tâzib eder."

    Burda iman ve küfür muvazenesi yapılmaktadır. küfür ve gaflet nazanrıyla aleme bakılınca ortaya çıkan manzara nazara veriliyor. Her şey, kâfirin nazarında anlamsızdır, değersizdir. Bu anlamsızlık ve değersizlik; ruhsuz ve cenaze gibi kavramlarla ifade edilmektedir.

    "Bir vakit, iki adam hem keyif, hem ticaret için seyahate giderler. Biri hodbîn, tâlihsiz bir tarafa; diğeri hudâbîn, bahtiyar diğer tarafa sulûk eder, giderler."

    "Hodbîn adam hem hodgâm, hem hodendiş, hem bedbîn olduğundan; bedbînlik cezası olarak, nazarında pek fenâ bir memlekete düşer. Bakar ki, her yerde âciz bîçareler zorba, müthiş adamların ellerinden ve tahribâtlarından vâveylâ ediyorlar. Bütün gezdiği yerlerde böyle hazin, elîm bir hali görür. Bütün memleket bir mâtemhâne-i umumi şeklini almış. Kendisi şu elîm ve muzlim hâleti hissetmemek için sarhoşluktan başka çare bulamaz."

    "Çünkü herkes ona düşman ve ecnebî görünüyor. Ve ortalıkta dahi müthiş cenazeleri ve me'yusâne ağlayan yetimleri görür. Vicdânı azab içinde kalır."

    "Diğeri hudâbîn, hudâperest ve hakendiş, güzel ahlâklı idi ki, nazarında pek güzel bir memlekete düştü. İşte bu iyi adam, girdiği memlekette bir umumi şenlik görüyor. Her tarafta bir sürûr, bir şehrâyin, bir cezbe ve neşe içinde zikirhâneler. Herkes ona dost ve akrabâ görünür. Bütün memlekette yaşasınlar ve teşekkürler ile bir terhisât-ı umumiye şenliği görüyor. Hem tekbir ve tehlîl ile mesrurâne ahz-ı asker için bir davul, bir musiki sesi işitiyor.

    Evvelki bedbahtın hem kendi, hem umum halkın elemi ile müteellim olmasına bedel; şu bahtiyar hem kendi, hem umum halkın sürûru ile mesrur ve müferrah olur, hem güzelce bir ticaret eline geçer. Allah'a şükreder. Sonra döner, öteki adama rast gelir, halini anlar. Ona der:

    "Yahu, sen divâne olmuşsun. Batnındaki çirkinlikler, zâhirine aksetmiş olmalı ki, gülmeyi ağlamak, terhisâtı soymak ve tâlân etmek tevehhüm etmişsin. Aklını başına al, kalbini temizle."

    "Tâ şu musîbetli perde senin nazarından kalksın. Hakikati görebilesin. Zîrâ nihayet derecede âdil, merhametkâr, raîyyetperver, muktedir intizamperver, müşfik bir melikin memleketi, hem bu derece göz önünde âsâr-ı terakkiyât ve kemâlât gösteren bir memleket, senin vehminin gösterdiği sûrette olamaz." (1)


    "Evet, nazar-ı gaflet ve dalâlette vahşetli ve dehşetli bir ademistan ve elîm ve mahvolmuş bir mezaristan olan bütün geçmiş zaman ve ölmüş karnlar ve asırlar, canlı birer sahife-i ibret ve baştan başa ruhlu, hayattar bir acip âlem ve mevcut ve bizimle münasebetdar bir memleket-i Rabbâniye sûretinde, sinema perdeleri gibi kâh bizi o zamanlara, kâh o zamanları yanımıza getirerek her asra ve her tabakaya gösterip yüksek bir i'câz ile dersini veren Kur'ân-ı Mucizü'l-Beyan, aynı i'câz ile, nazar-ı dalâlette câmid, perişan, ölü, hadsiz bir vahşetgâh olan ve firak ve zevalde yuvarlanan bu kâinatı bir kitab-ı Samedânî, bir şehr-i Rahmânî, bir meşher-i sun'-i Rabbânî olarak o câmidâtı canlandırıp birer vazifedar suretinde birbiriyle konuşturup ve birbirinin imdadına koşturup nev-i beşere ve cin ve meleğe hakikî ve nurlu ve zevkli hikmet dersleri veren bu Kur'ân-ı Azîmüşşanın..." (2)

    Dipnotlar:

    (1) bk.
    [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]

    (2) bk.
    [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    Yazar : Risale Forum


    “ Ey Rabbim !

    Beni insanların nazarında büyük, Kendi nazarında da küçük eyleme… ”

    ___ Hz. Ebû Bekir ( R.Anh )


  9. #19
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Feb 2012
    Mesajlar Mesajlar
    1.605
    Blog Blog Girişleri
    44
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 265 + 16732


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Cümle Açıklamaları İkinci Söz

    Alıntı ASHAB-I BEDR Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]

    Dikkat
    "Demek iman bir mânevî tûbâ-i Cennet çekirdeğini taşıyor. Küfür ise mânevî bir zakkum-u Cehennem tohumunu saklıyor."

    Öncelikle edebiyatta aynı kelimeyi sıkça kullanmaktansa, ona eş veya yakın anlamlı kelimeler kullanmak tercih edilir.

    Ayrıca "tohum" küçük bitkiler için, "çekirdek" ise genelde daha büyükleri için kullanıldığından, cennetin azamet ve büyüklüğüne işareten cennet için çekirdek kelimesi kullanılmış olabilir.

    "Çekirdek, hem mu'cizat-ı kudretin en antikaları, en hârikaları, en nazeninleridirler. Hem ehl-i tabiat ve ehl-i dalalet ve ehl-i felsefe, onlardaki kalem-i kader ve kudretin yazdığı ince hattı okuyamadıkları için onlarda boğulmuşlar, tabiat bataklığına düşmüşler.”(2)





    Çok güzel açıklamışlar, Allah (c.c.) razı olsun..
    Yazar : Risale Forum
    İnsanlar içinde kurtulması en ümitli olan, kendisinin akıbeti hakkında en çok korkandır.

    Süfyan-ı Sevrî

Sayfa 2/2 İlkİlk 12

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222