5 sonuçtan 1 ile 5 arası

  1. #1
    TaLHa çevrimdışı Nur-u Aynım
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2006
    Nereden Yer
    İstanbul
    Mesajlar Mesajlar
    8.223
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 61880


    Birinci Kısım - İlk hayatı

    Birinci Kısım

    İlk hayatı

    Benzer Konular
    Asâ-yı Musa'dan Birinci Kısım
    Asâ-yı Musa'dan Birinci Kısım (Denizli Hapsinin Bir Meyvesi) Said Nursî ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠَّﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤَ
    Asâ-yı Musa - Birinci Kısım'dan
    Asâ-yı Musa - Birinci Kısım'dan https://www.youtube.com/watch?v=Dp9zGKW0sK8
    Birinci Kısım - Meyve Risalesi - On Birinci Mesele
    Birinci Kısım - Meyve Risalesi - On Birinci Mesele On Birinci Mesele Meyvenin On Birinci Meselesinin başı, bir meyvesi Cennet ve birisaadet-i ebediye ve biri rüyetullah olan iman şecere-i kudsiyesinin hadsiz,küllî ve cüz’i meyvelerinden yüzer nümuneleri Risale-i Nur
    Birinci Kısım - Meyve Risalesi - Birincisi
    Birinci Kısım - Meyve Risalesi - Birincisi Birincisi Dördüncü Sözde izahı bulunan, her gün yirmi dört saat sermaye-i hayatı,Hâlıkımız bize ihsan ediyor—tâ ki, iki hayatımıza lâzım şeyler o sermaye ile alınsın. Biz kısacık hayat-ı dünyeviyeye yirmi üç saati s
    Birinci Kısım - Meyve Risalesi
    Birinci Kısım - Meyve Risalesi Asâ-yı Mûsâ’dan Birinci Kısım Denizli Hapsinin Bir Meyvesi Zındıka ve küfr-ü mutlaka karşı Risale-i Nur’un bir müdafaanâmesidir. Ve bu hapsimizde hakikî müdafaanamemiz dahi budur. Çünkü yalnız buna çalışıyoruz.
    Yazar : Risale Forum

  2. #2
    TaLHa çevrimdışı Nur-u Aynım
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2006
    Nereden Yer
    İstanbul
    Mesajlar Mesajlar
    8.223
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 61880


    Birinci Kısım - İlk hayatı - Sayfa 48

    Bediüzzaman Said Nursî, (Rûmî 1293)1 tarihinde Bitlis vilâyetine bağlı Hizan kazasının İsparit nahiyesinin Nurs köyünde doğmuştur. Babasının adı Mirza, anasının adı Nuriye’dir. Dokuz yaşına kadar peder ve validesinin yanında kaldı. O esnada bir hâlet-i ruhiye, tahsilde bulunan büyük biraderi Molla Abdullah’ın ilimden ne derece feyizyâb olduğunu tetkike sevk etti. Molla Abdullah’ın gittikçe tekâmül ederek köydeki okumamış arkadaşlarından okumakla tezahür eden meziyetini düşünüp hayran kaldı. Bunun üzerine ciddî bir şevk ile tahsili gözüne aldı ve bu niyetle nahiyeleri İsparit ocağı dahilinde bulunan Tağ köyünde Molla Mehmed Emin Efendinin medresesine gitti. Fakat fazla duramadı. Hâlet-i fıtriyeleri icabı, daima izzetini HAŞİYE-1 koruması ve hattâ âmirâne söylenen küçük bir söze dahi tahammül edememesi, medreseden ayrılmasına sebep oldu. Tekrar Nurs’a döndü.

    Nurs’ta ayrıca bir medrese olmadığından dersini büyük biraderinin haftada bir defa sılaya geldiği günlere hasrederdi. Bir müddet sonra Pirmis karyesine, sonra Hizan Şeyhinin yaylasına gitti. Burada da tahakküme tahammülsüzlüğü, dört talebe ile geçinmemesine sebep oldu. Bu dört talebe birleşip kendisini daima tâciz ettiklerinden, birgün Şeyh Seyyid Nur Muhammed Hazretlerinin huzuruna çıkıp, izhar-ı acz ile, arkadaşlarını şikâyet etmeyerek şöyle dedi:


    Not
    Dipnot-1 Üstad Bediüzzaman'ın doğum tarihi: Rumî 1293, Hicrî 1295, Miladî 1878 (bk. bilgiler – Bediüzzaman Said Nursî'nin Doğum Tarihi)

    Haşiye-1 Molla Said’de küçük yaşta görülen bu izzet, nefse muhabbetten gelmiyordu. Kader-i İlâhî, istikbalde ilâ-yı kelimetullah vazifesini inayetiyle vereceği bir abdine, o vazifeyi bihakkın ifası için lâzım olacak hasletlerden biri olan izzet-i ilmiyeyi vermişti. Molla Said, henüz o zaman bunun mahiyet ve hikmetini belki bilemiyordu; fakat zaman gösterdi ki, şimdi muhteşem bir ağaç mahiyetini alan Risale-i Nur’un muazzam ve geniş hizmetinin levazımatından olan izzet-i ilmiyeyi, Cenâb-ı Hak, Molla Said’in ruhunda, ta o zaman küçük bir çekirdek olarak derc etmişti.



    Bitlis: (bk. bilgiler) Cenâb-ı Hak: Hakkın ta kendisi olan, sonsuz şeref ve azamet sahibi yüce Allah
    Hizan: (bk. bilgiler) Mirza: (bk. bilgiler)
    Molla Abdullah: (bk. bilgiler) Molla Mehmed Emin Efendi: (bk. bilgiler – Mehmed Emin Efendi)
    Molla Said: Bediüzzaman Said Nursî Nuriye: (bk. bilgiler)
    Nurs/Nurs köyü: (bk. bilgiler – Nurs Köyü) Seyyid Nur Muhammed Hazretleri: (bk. bilgiler)
    Tağ köyü: (bk. bilgiler – Şeyh Abdurrahman-ı Tâğî) abd: kul
    bihakkın: hakkıyla, gerçek anlamıyla birader: kardeş
    ciddî: kararlı derc etme: yerleştirme
    feyizyâb olma: feyiz bulma; nasiplenme haslet: huy, özellik, karakter
    hasretme: sınırlandırma haşiye: dipnot, açıklayıcı not
    hikmet: amaç, gaye huzura çıkma: yüksek bir makama çıkma
    hâlet-i fıtriye: yaratılışta bulunan haller ve özellikler hâlet-i ruhiye: ruh hâli
    icabı: gereği ifa: bir görevi yerine getirme
    ilâ-yı kelimetullah: Allah’ın ismini, dâvâsını yüceltme, yayma inayet: lütuf, yardım, bağış
    istikbal: gelecek izhar-ı acz: âcizliğini ortaya koyma
    izzet: itibar, şeref izzet-i ilmiye: ilmin izzet ve şerefi
    kader-i İlâhî: Allah’ın meydana gelecek hadiseleri olmadan önce takdir etmesi, plânlaması kaza: ilçe
    levazımat: gerekli olan şeyler mahiyet: nitelik, özellik, iç yüz
    medrese: din ilimlerinin ders verildiği eğitim kurumu meziyet: üstün özellik
    muazzam: çok büyük muhabbet: sevgi
    nahiye: bucak nefs: kişinin kendisi
    peder ve valide: anne ve baba sevk etme: yönlendirme, yöneltme
    sılaya gelme: evine gelme; evini ziyaret etme tahakküm: hakimiyet ve kontrol altına alma
    tahsil: ilim öğrenme, öğrenim tekâmül etme: ilerleme, olgunlaşma
    tetkik: inceleme, araştırma tezahür etme: belirme, görünme, ortaya çıkma
    tâciz: rahatsız etme, sıkıntı verme vilâyet: il
    âmirâne: emrederek İsparit/İsparit nahiyesi: İsparit bucağı
    şevk: istek ve arzu
    Yazar : Risale Forum

  3. #3
    TaLHa çevrimdışı Nur-u Aynım
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2006
    Nereden Yer
    İstanbul
    Mesajlar Mesajlar
    8.223
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 61880


    Birinci Kısım - İlk hayatı - Sayfa 49

    “Şeyh efendi, bunlara söyleyiniz, benimle dövüştükleri vakit dördü birden olmasınlar, ikişer ikişer gelsinler.”

    Seyyid Nur Muhammed, küçük Said’in bu mertliğinden hoşlanarak,

    “Sen benim talebemsin, kimse sana ilişemez” buyurdu.

    Bu hâdiseden sonra “Şeyh talebesi” diye yâd edildi. Burada bir müddet kaldıktan sonra, biraderi Molla Abdullah ile beraber Nurşin köyüne geldiler. Yaz olması dolayısıyla, ahali ve talebelerle birlikte Şeyhan Yaylâsına gittiler. Orada, biraderi Molla Abdullah ile birgün dövüşmüş. Tâğî Medresesi Müderrisi Mehmed Emin Efendi, küçük Said’e,

    “Niçin kardeşinin emrinden çıkıyorsun?” diye işe karışmış.

    Bulundukları medrese, meşhur Şeyh Abdurrahman Hazretlerinin olması dolayısıyla, hocasına şu yolda cevap verir:

    “Efendim, şu tekyede bulunmak hasebiyle, siz de benim gibi talebesiniz. Şu halde burada hocalık hakkınız yoktur” diyerek, gündüz vakti bile herkesin güçlükle geçebileceği cesîm bir ormandan geceleyin geçerek Nurşin’e gelir.

    Şarkî Anadolu’da medrese teşkilâtındaki hususiyetlerden birisi şudur ki: İcazet almış bir âlim, istediği köyde hasbeten lillâh bir medrese açar. Medrese talebelerinin ihtiyacı, iktidarı olursa medrese sahibi tarafından, iktidarı yoksa halk tarafından temin edilir; hoca meccanen ders verir, talebelerin iaşe ve levazımatını da halk deruhte ederdi. Bunların içinde yalnız Molla Said, hiçbir suretle zekât almıyordu. Zekât ve başkasının eser-i minneti olan bir parayı kat’iyen kabul etmiyordu.HAŞİYE-1

    Not
    Haşiye-1 Zekât ve sadaka ve mukabilsiz hiç birşey almadığının sebep ve hikmeti, Risale-i Nur’dan İkinci Mektup ve sair risalelerde beyan edilmiştir. Evet, Molla Said’in istikbalde Risale-i Nur’la göreceği hizmet-i imaniyeyi kemâl-i ihlâsla ifası ve bu hizmetin meydana gelebilmesi için “uhrevî hizmetin mukabilinde hiç bir şey talep etmemek” olan kudsî düsturun icmâlî bir fihristesi, daha küçük yaşında iken rahmet-i İlâhiye tarafından ruhunda yerleştirilmişti.



    Küçük Said: Bediüzzaman Said Nursî Mehmed Emin Efendi: (bk. bilgiler)
    Molla Abdullah: (bk. bilgiler) Molla Said: Bediüzzaman Said Nursî
    Nurşin: (bk. bilgiler) Said: Bediüzzaman Said Nursî
    Seyyid Nur Muhammed: (bk. bilgiler) Tâğî Medresesi: (bk. bilgiler – Şeyh Abdurrahmanı Tâğî)
    ahali: halk beyan etme: açıklama
    birader: erkek kardeş cesîm: çok büyük
    deruhte etme: üstlenme düstur: kâide, kural
    eser-i minnet: minnet eseri; kişiyi minnet altında bırakacak davranış ve uygulama fihriste: indeks, özet
    hasbeten lillâh: Allah rızası için hasebiyle: dolayısıyla
    haşiye: dipnot, açıklayıcı not hikmet: sebep, ince sır
    hizmet-i imaniye: iman hakikatlerini muhtaç insanlara ulaştırma hizmeti hususiyet: özellik
    iaşe: besleme, yedirip içirme icazet: medrese eğitim sisteminde eğitimini tamamlayan bir kişinin eğitim verebileceğine dair verilen izin belgesi, diploma
    icmâlî: özet ifa etme: yerine getirme
    iktidar: kuvvet; maddî imkân istikbal: gelecek
    kat’iyen: kesin olarak kemâl-i ihlâs: tam bir ihlâs; sadece Allah rızâsını gözeterek hizmet etme
    kudsî: mukaddes, kutsal levazımat: gerekli olan şeyler
    meccanen: ücretsiz; karşılıksız medrese: din ilimlerinin ders verildiği eğitim kurumu
    medrese teşkilâtı: din ilimlerinin ders verildiği eğitim kurumlarının yapılanması, genel yapısı mukabil: karşılık
    müderris: medresede ders veren âlim rahmet-i İlâhî: Allah’ın rahmeti, şefkat ve merhameti
    sadaka: Allah rızası için ihtiyaç sahibi kişilere yapılan yardım sair: diğer, başka
    suret: biçim, şekil talebe: öğrenci
    talep etme: isteme tekye: tarikat ehlinin bulunduğu ve ibadet ettiği yer, dergâh
    temin etme: sağlama, elde etme uhrevî: âhiretle ilgili, âhirete dair
    Şarkî Anadolu: (bk. bilgiler – Anadolu) Şeyh Abdurrahman Hazretleri: (bk. bilgiler – Şeyh Abdurrahman-ı Tâğî)

    Yazar : Risale Forum

  4. #4
    TaLHa çevrimdışı Nur-u Aynım
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2006
    Nereden Yer
    İstanbul
    Mesajlar Mesajlar
    8.223
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 61880


    Birinci Kısım - İlk hayatı - Sayfa 50

    Nurşin’de bir müddet kaldıktan sonra Hizan’a döndü. Sonra medrese hayatını terk ederek pederinin yanına geldi ve bahara kadar evde kaldı. O sırada şöyle bir rüya görür:

    Kıyamet kopmuş, kâinat yeniden dirilmiş. Molla Said, Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâmı nasıl ziyaret edebileceğini düşünür. Nihayet sırat köprüsünün başına gidip durmak hatırına gelir: “Herkes oradan geçer, ben de orada beklerim” der ve sırat köprüsünün başına gider. Bütün Peygamberân-ı İzam Hazerâtını birer birer ziyaret eder. Peygamber Efendimizi de ziyarete mazhar olunca uyanır.

    Artık bu rüyadan aldığı feyiz, tahsil-i ilim için HAŞİYE-1 büyük bir şevk uyandırır. Pederinden izin alarak, tahsil yapmak üzere Arvâs nahiyesine gider. Burada icra-yı tedris eden meşhur Molla Mehmed Emin Efendi, kendisine ders vermeye tenezzül etmeyip, talebelerinden birisine okutmasını tavsiye edince, izzetine ağır gelir. Birgün bu meşhur müderris camide ders okutmakta iken, Molla Said itiraz ederek,

    “Efendim, öyle değil!” hitabında bulunur. Okutmasına tenezzül etmediğini hatırlatır.

    Orada bir müddet kaldıktan sonra, Mir Hasan Veli Medresesine gitti. Aşağı derecede okuyan yeni talebelere ehemmiyet verilmemek bu medresenin âdeti olduğunu anlayınca, sırayla okunması icap eden yedi ders kitabını terk ederek, sekizinci kitaptan okuduğunu söyledi.

    Birkaç gün sonra Vastan kasabasına gittiyse de, orada tebdil-i hava için ancak bir ay kadar kaldı. Bilâhare, Molla Mehmed isminde bir zatın refakatinde Erzurum


    Not
    Haşiye-1 Tarihçe-i hayatında yazılmamış, o rüyada mazhar olduğu bir hakikati sonradan şöyle anladık ki: Molla Said, Hazret-i Peygamberden ilim talebinde bulunmasına karşılık Hazret-i Resul-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ümmetinden sual sormamak şartıyla ilm-i Kur’ân’ın tâlim edileceğini tebşir etmişler. Aynen bu hakikat hayatında tezahür etmiş; daha sabavetinde iken bir allâme-i asır olarak tanınmış ve kat’iyen kimseye sual sormamış, fakat sorulan bütün suallere mutlaka cevap vermiştir.



    Aleyhissalatü Vesselâm: Allah’ın salât ve selâmı onun üzerine olsun Arvâs: (bk. bilgiler)
    Hazret-i Resul-ü Ekrem: Allah’ın en şerefli ve değerli elçisi olan Hz. Muhammed (a.s.m.) Hizan: (bk. bilgiler)
    Mir Hasan Veli Medresesi: (bk. bilgiler) Molla Mehmed Emin Efendi: (bk. bilgiler)
    Molla Said: Bediüzzaman Said Nursî Nurşin: (bk. bilgiler)
    Peygamberân-ı İzam: Büyük peygamberler Sırat köprüsü: Cehennem üzerine kurulu olan ve Cennete girmek için üzerinden geçilmesi gereken köprü
    Vastan: (bk. bilgiler) allâme-i asır: yüzyılın en büyük alimi
    bilâhere: daha sonra ehemmiyet: önem
    feyiz: ilim, irfan, mânevî gıda hakikat: gerçek, doğru
    hazerât: hazretler, yüce zâtlar (saygı maksadıyla kullanılan bir ifadedir) haşiye: dipnot, açıklayıcı not
    icap eden: gereken icra-yı tedris: ders verme, eğitme faaliyeti
    ilm-i Kur’ân: Kur’ân ilmi izzet: itibar, şeref
    kat’iyen: kesin olarak kâinat: evren, bütün varlıklar
    mazhar olma: büyük bir nimete erişme medrese: din ilimlerinin ders verildiği eğitim kurumu
    müderris: medrese hocası, âlimi nahiye: bucak
    peder: baba refakat: arkadaşlık, beraberlik
    sabâvet: çocukluk sual: soru
    tahsil yapma: eğitim alma tahsil-i ilim: ilim tahsili, eğitim
    talim etme: öğretme, eğitme tarihçe-i hayat: hayat hikayesi, biyografi
    tebdil-i hava: hava değişimi tebşîr: müjdeleme, müjde
    tenezzül etmeme: değer vermeme, aşağılanmama tezahür etme: belirme, görünme, ortaya çıkma
    ümmet: Hz. Peygambere inanıp onun yolundan giden mü’minler şevk: şiddetli istek, arzu

    Yazar : Risale Forum

  5. #5
    TaLHa çevrimdışı Nur-u Aynım
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2006
    Nereden Yer
    İstanbul
    Mesajlar Mesajlar
    8.223
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 61880


    Birinci Kısım - İlk hayatı - Sayfa 52

    sürü hâşiye ve şerhlerle vakit zayi etmemekti. Bu suretle, alelusul yirmi sene tahsili lâzım gelen ulûm ve fünunun zübde ve hülâsasını üç ayda tahsil ve ikmal etmiştir.

    Bunun üzerine hocalarının “hangi ilim tab’ına muvafık” olduğu sualine cevaben,

    “Bu ilimleri birbirinden tefrik edemiyorum. Ya hepsini biliyorum veyahut hiçbirisini bilmiyorum” der.1

    Herhangi bir kitabı eline alırsa, anlardı. Yirmi dört saat zarfında Cemü’l-Cevâmi, Şerhü’l-Mevâkıf, İbnü’l-Hacergibi kitapların iki yüz sahifesini, kendi kendine anlamak şartıyla mütalâa ederdi. O derece ilme dalmıştı ki, hayat-ı zahiri ile hiç alâkadar görünmezdi. Hangi ilimden olursa olsun, sorulan suale tereddütsüz derhal cevap verirdi.





    Not
    Dipnot-1  okutturdu; ve mektepliler arasında yayıldı; genç İslâm ve iman fedakârları çoğaldı; ve bunun büyük bir neticesi olarak, küfr-ü mutlakın ve dalâletin hücumu önlendi, geri çekildi. Yer yer bütün vatanda din lehinde cereyanlar başladı. İzn-i İlâhî ile, âlem-i İslâm ve insaniyete doğmaya başlayan İslâmî saadetin fecr-i sâdıkını gösterdi. Elhamdü lillâhi Rabbi’l-Âlemîn...




    Cemü’l-Cevâmi: Tacüddin es-Subkî’nin (ö.1370) yazdığı fıkhın esaslarına dair bir eserdir Elhamdü lillâhi Rabbi’l-Alemîn: hamd ve şükür âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur
    alelusul: usûl üzere; belli bir usûl ve metoda uyggun olarak alâkadar: alâkalı, ilgili
    cereyan: hareket, akım dalâlet: hak yoldan ayrılma, sapkınlık
    fecr-i sâdık: gerçek aydınlık, sabaha karşı doğu ufkunda güneş doğmadan önce yayılan aydınlık fünun: fenler, bilimler
    hayat-ı zahiri: asıl, görünürdeki hayat hâşiye: dipnot, açıklayıcı not
    hülâsa: özet ikmâl: tamamlama
    izn-i İlâhi: Allah’ın izni küfr-ü mutlak: hiçbir kutsal, dinî değeri kabul etmemek
    lehinde: yanında, paralelinde mektep: okul
    muvafık: uygun mütalâa etme: inceleme; bir konu üzerinde araştırma yaparak değerlendirmelerde bulunma
    saadet: mutluluk sual: soru
    suret: biçim, şekil tab’: tabiat, mizaç
    tahsil: ilim öğrenme, öğrenim tefrik etme: ayırma
    tereddüt: şüphe ulûm: ilimler
    zarfında: içinde zayi etmek: kaybetmek
    zübde: en seçkin kısım, öz âlem-i İslâm: İslâm dünyası
    İbnü’l-Hacer: İbn Hacer el-Heysemî’nin (ö.1567) fıkıh esasları üzerine kaleme aldığı eseri Şerhü’l-Mevâkıf: (bk. bilgiler)
    şerh: izah, açıklama
    Yazar : Risale Forum

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222