Sayfa 3/3 İlkİlk 123
24 sonuçtan 21 ile 24 arası

  1. #21
    TaLHa çevrimdışı Nur-u Aynım
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2006
    Nereden Yer
    İstanbul
    Mesajlar Mesajlar
    8.226
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 61890


    Onbeşinci Söz - Sayfa 268

    Şeytanın İkinci Küçük Bir İtirazı

    Sûre-i قۤ وَالْقُرْاٰنِ الْمَجِيدِi okurken,

    مَا يَلْفِظُ مِنْ قَوْلٍ اِلاَّ لَدَيْهِ رَقِيبٌ عَتِيدٌ وَجَاۤءَتْ سَكْرَةُ الْمَوْتِ بِالْحَقِّ ذٰلِكَ مَا كُنْتَ مِنْهُ تَحِيدُ وَنُفِخَ فِى الصُّورِ ذٰلِكَ يَوْمُ الْوَعِيدِ وَجَاۤءَتْ كُلُّ نَفْسٍ مَعَهَا سَاۤئِقٌ وَشَهِيدٌ لَقَدْ كُنْتَ فِى غَفْلَةٍ مِنْ هٰذَا فَكَشَفْنَا عَنْكَ غِطَاۤءَكَ فَبَصَرُكَ الْيَوْمَ حَدِيدٌ وَقَالَ قَريِنُهُ هٰذَا مَا لَدَىَّ عَتِيدٌ اَلْقِيَا فِى جَهَنَّمَ كُلَّ كَفَّارٍ عَنِيدٍ1


    Şu âyetleri okurken Şeytan dedi ki: “Kur’ân’ın en mühim fesahatini, siz onun selâsetinde ve vuzuhunda buluyorsunuz. Halbuki şu âyette nereden nereye atlıyor! Sekerattan, tâ kıyamete atlıyor. Nefh-i surdan,2 muhasebenin hitâmına intikal ediyor ve ondan Cehenneme idhali zikrediyor. Bu acip atlamaklar içinde hangi selâset kalır? Kur’ân’ın ekser yerlerinde, böyle birbirinden uzak meseleleri birleştiriyor. Böyle münasebetsiz vaziyetiyle selâset ve fesahat nerede kalır?”

    Elcevap: Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın esas-ı i’câzı, en mühimlerinden belâğatinden sonra îcâzdır. Îcaz, i’câz-ı Kur’ân’ın en metin ve en mühim bir esasıdır. Kur’ân-ı Hakîmde şu mucizâne îcaz o kadar çoktur ve o kadar güzeldir ki, ehl-i tetkik, karşısında hayrettedirler. Meselâ,

    وَقِيلَ يَا اَرْضُ ابْلَعِى مَاۤءَكِ وَيَا سَمَاۤءُ اَقْلِعِى وَغِيضَ الْمَاۤءُ وَقُضِىَ اْلاَمْرُ


    Not
    Dipnot-1 “İnsanın ağzından hiçbir söz çıkmaz ki, yanında onu yazmaya hazır, gözetleyici bir melek olmasın. Derken ölüm sarhoşluğu gerçekten geliverir. İşte senin kaçıp durduğun şey budur. Ve sûra üfürülür. Vaad olunan gün işte budur. Herkes yanında bir sevk eden, bir de şahitlik eden melekle beraber gelir. And olsun ki sen bundan gafildin. Şimdi gözünden perdeyi kaldırdık. Bakışın pek keskindir bugün! Yanındaki melek, ‘İşte onun defteri bende hazırdır’ der. Atın Cehenneme herbir inatçı kâfiri!” Kaf Sûresi, 50:18-24.

    Dipnot-2
    bk. En’âm Sûresi, 6:73; Kehf Sûresi, 18:99; Tâhâ Sûresi, 20:102; Mü’minûn Sûresi, 23:101; Neml Sûresi, 27:87; Yâsîn Sûresi, 36:49, 51, 53.




    <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="2"><tbody><tr><td>Kur’ân-ı Hakîm: her âyet ve sûresinde sayısız hikmet ve faydalar bulunan Kur’ân (bk. ḥ-k-m)</td><td>Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan: açıklamalarıyla benzerini yapmakta akılları âciz bırakan Kur’ân (bk. a-c-z; b-y-n)</td></tr><tr><td>acip: şaşırtıcı, hayret verici</td><td>belâğat: maksada ve hale uygun güzel söz söyleme (bk. b-l-ğ)</td></tr><tr><td>ehl-i tetkik: dikkatle ve titizlikle araştıran kimseler</td><td>ekser: pekçok (bk. k-s̱-r)</td></tr><tr><td>esas-ı i’câz: mu’cizeliğin esası (bk. a-c-z)</td><td>fesâhat: dilin doğru, düzgün, açık ve akıcı şekilde kullanılması (bk. f-ṣ-ḥ)</td></tr><tr><td>hitâm: son</td><td>idhal: girme</td></tr><tr><td>intikal etme: geçme, yer değiştirme</td><td>i’câz-ı Kur’ân: Kur’ân’ın mu’cizeliği (bk. a-c-z)</td></tr><tr><td>kıyamet: dünyanın sonu, varlığın bozulup dağılması (bk. ḳ-v-m)</td><td>metin: sağlam</td></tr><tr><td>muhasebe: hesaba çekilme</td><td>mu’cizâne: mu’cizeli bir şekilde (bk. a-c-z)</td></tr><tr><td>münasebet: ilgi, bağlantı (bk. n-s-b)</td><td>nefh-i sur: Hz. İsrafil’in sur’a üflemesi, kıyametin kopması</td></tr><tr><td>sekerat: ölüm sarhoşluğu, can çekişme hali</td><td>selâset: sözün akıcı olma hali; ifadedeki âhenk, açıklık, kolaylık ve akıcılık (bk. s-l-s)</td></tr><tr><td>vuzuh: açıklık</td><td>zikretmek: anmak, belirtmek</td></tr><tr><td>îcaz: vecizlik, az sözle çok mânâlar ifade etme (bk. v-c-z)</td></tr></tbody></table>
    Yazar : Risale Forum

  2. #22
    TaLHa çevrimdışı Nur-u Aynım
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2006
    Nereden Yer
    İstanbul
    Mesajlar Mesajlar
    8.226
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 61890


    Onbeşinci Söz - Sayfa 269

    وَاسْتَوَتْ عَلَى الْجُودِىِّ وَقِيلَ بُعْدًا لِلْقَوْمِ الظَّالِمِينَ1

    kısa birkaç cümleyle Tufan hadise-i azîmesini netâiciyle öyle îcazkârâne ve mucizâne beyan ediyor ki, çok ehl-i belâğati, belâğatine secde ettirmiş.

    Hem meselâ,

    كَذَّبَتْ ثَمُودُ بِطَغْوٰيهَا اِذِ انْبَعَثَ اَشْقٰيهَا فَقَالَ لَهُمْ رَسُولُ اللهِ نَاقَةَ اللهِ وَسُقْيٰيهَا فَكَذَّبُوهُ فَعَقَرُوهَا فَدَمْدَمَ عَلَيْهِمْ رَبُّهُمْ بِذَنْبِهِمْ فَسَوّٰيهَا وَلاَ يَخَافُ عُقْبٰيهَا 2


    İşte, kavm-i Semud’un acip ve mühim hâdisâtını ve netâicini ve sû-i akıbetlerini böyle kısa birkaç cümle ile, îcaz içinde bir i’câz ile, selâsetli ve vuzuhlu ve fehmi ihlâl etmez bir tarzda beyan ediyor.
    Hem meselâ,

    وَذَا النُّونِ اِذْ ذَهَبَ مُغَاضِبًا فَظَنَّ اَنْ لَنْ نَقْدِرَ عَلَيْهِ فَنَادٰى فِى الظُّلُمَاتِ اَنْ
    لاَۤ اِلٰهَ اِلاَّۤ اَنْتَ سُبْحَانَكَ اِنِّى كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ3

    İşte, 4 اَنْ لَنْ نَقْدِرَ عَلَيْهِ cümlesinden 5 فَنَادٰى فِى الظُّلُمَاتِcümlesine kadar çok cümleler matvîdir, o mezkûr olmayan cümleler ise fehmi ihlâl

    etmiyor, selâsetine zarar vermiyor. Hazret-i Yunus Aleyhisselâmın kıssasından mühim esasları zikreder, mütebâkisini akla havale eder.


    Not
    Dipnot-1 “Ve denildi ki: ‘Ey yer, suyunu yut. Ey gök, suyunu tut.’ Su çekildi, iş bitirildi ve gemi Cûdî Dağına oturdu. Ve ‘Zalimler güruhu Allah’ın rahmetinden uzak olsun’ denildi.” Hûd Sûresi, 11:44.

    Dipnot-2
    “Semud kavmi, azgınlığı yüzünden peygamberini yalanladı. Onların en azgını başkaldırdığı zaman, Allah’ın Resulü kendilerine ‘Allah’ın bir mucize olarak yarattığı şu deveye dokunmayın; onun su içmesine mâni olmayın’ demişti. Onlar peygamberlerini yalanlayıp deveyi öldürdüler. Rableri de, günahları yüzünden onları azapla kuşatıp hepsini birden helâk etti. Allah onlara verdiği cezanın âkıbetinden korkacak değildir.” Şems Sûresi, 91:11-15.

    Dipnot-3
    “Balığın yuttuğu Yunus’u da hatırla ki, öfkelenerek kavmini terk etmiş ve Bizim de kendisini bu yüzden bir sıkıntıya uğratmayacağımızı sanmıştı. Sonra karanlıklar içinde kaldığında niyaz etti: ‘Senden başka ilâh yoktur; Seni her türlü noksandan tenzih ederim. Gerçekten ben kendisine zulmedenlerden oldum.’” Enbiyâ Sûresi, 21:87.

    Dipnot-4
    “Kendisini sıkıntıya uğratmayacağımızı.” Enbiyâ Sûresi, 21:87.

    Dipnot-5
    “Karanlıklar içinde nida etti.” Enbiyâ Sûresi, 21:87.




    <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="2"><tbody><tr><td>Aleyhisselâm: Allah’ın selâmı onun üzerine olsun (bk. s-l-m)</td><td>Hazret-i Yunus: (bk. bilgiler)</td></tr><tr><td>Tufan: Nuh Tufanı, büyük su baskını</td><td>acip: hayret verici, şaşırtıcı</td></tr><tr><td>beyan: açıklama (bk. b-y-n)</td><td>ehl-i belâğat: edebiyatçılar, söz ve ifade uzmanları (bk. b-l-ğ)</td></tr><tr><td>fehm: anlayış, kavrayış</td><td>hadise-i âzime: büyük olay (bk. ḥ-d-s̱; a-ẓ-m)</td></tr><tr><td>hâdisât: hadiseler, olaylar</td><td>ihlâl etmek: bozmak, karıştırmak</td></tr><tr><td>i’câz: mu’cize oluş (bk. a-c-z)</td><td>kavm-i Semûd: Hz. Salih’in peygamber olarak gönderildiği fakat azgınlıklarından dolayı Allah’ın yok ettiği kavim</td></tr><tr><td>kıssa: ibretli hikâye</td><td>matvî: dürülmüş, sıkıştırılmış</td></tr><tr><td>mezkûr: anılan, sözü geçen</td><td>mühim: önemli</td></tr><tr><td>mütebaki: geri kalan kısım (bk. b-ḳ-y)</td><td>netâic: neticeler, sonuçlar</td></tr><tr><td>selâset: sözün akıcı olma hali; ifadedeki âhenk, açıklık, kolaylık ve akıcılık (bk. s-l-s)</td><td>sû-i akıbet: kötü son</td></tr><tr><td>vuzuh: açıklık</td><td>zikretmek: anmak, bildirmek</td></tr><tr><td>îcaz: vecizlik, az sözle çok mânâlar ifade etme (bk. v-c-z)</td><td>îcazkârâne: vecizeli bir şekilde, az sözle çok mânâlar ifade ederek (bk. v-c-z)</td></tr></tbody></table>
    Yazar : Risale Forum

  3. #23
    TaLHa çevrimdışı Nur-u Aynım
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2006
    Nereden Yer
    İstanbul
    Mesajlar Mesajlar
    8.226
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 61890


    Onbeşinci Söz - Sayfa 270

    Hem meselâ, Sûre-i Yusuf’ta فَاَرْسِلوُنِ 1 kelimesinden 2 يُوسُفُ اَيُّهَا الصِّدِّيقُ ortasında yedi sekiz cümle, îcaz ile tayyedilmiş; hiç fehmi ihlâl etmiyor, selâsetine zarar vermiyor. Bu çeşit mucizâne îcazlar Kur’ân’da pek çoktur. Hem pek güzeldir.

    Amma Sûre-i Kaf’ın âyeti ise, ondaki îcaz pek acip ve mucizânedir. Çünkü, kâfirlerin pek müthiş ve çok uzun ve bir günü elli bin sene olan istikbaline ve o istikbalin dehşetli inkılâbâtında kâfirin başına gelecek elîm ve mühim hâdisâta birer birer parmak basıyor, şimşek gibi fikri onlar üstünde gezdiriyor. O pek çok uzun zamanı, hazır bir sahife gibi nazara gösteriyor; zikredilmeyen hâdisâtı hayale havale edip alî bir selâsetle beyan eder.

    وَاِذَا قُرِئَ الْقُرْاٰنُ فَاسْتَمِعُوا لَهُ وَاَنْصِتُوا لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ 3

    İşte, ey Şeytan, şimdi bir sözün daha varsa söyle.

    Şeytan der: “Bunlara karşı gelemem, müdafaa edemem. Fakat çok ahmaklar var, beni dinliyorlar. Ve insan suretinde çok şeytanlar var, bana yardım ediyorlar. Ve feylesoflardan çok firavunlar var, enâniyetlerini okşayan meseleleri benden ders alıyorlar, senin bu gibi Sözlerin neşrine sed çekerler. Bunun için sana teslim-i silâh etmem.”



    Not
    Dipnot-1 Âyetin tamamı şöyle: وَقَالَ الَّذِى نَجَا مِنْهُمَا وَادَّكَرَ بَعْدَ اُمَّةٍ اَنَا اُنَبِّئُكُمْ بِتَاْوِيلِهِ فَاَرْسِلُونِ (O iki gençten kurtulmuş olanı, bir hayli zaman sonra Yusuf’u hatırladı ve “Ben size bu rüyanın tâbirini bildiririm, beni zindana gönderin” dedi. Yûsuf Sûresi 12:45.)

    Dipnot-2
    Âyetin tamamı şöyle: يُوسُفُ اَيُّهَا الصِّدِّيقُ اَفْتِنَا فِى سَبْعِ بَقَرَاتٍ سِمَانٍ يَاْكُلُهُنَّ سَبْعٌ عِجَافٌ وَسَبْعِ سُنْبُلاَتٍ خُضْرٍ وَاُخَرَ يَابِسَاتٍ لَعَلِّىۤ اَرْجِعُ اِلَى النَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَعْلَمُونَ

    (Zindana varınca, “Ey Yûsuf, ey doğru sözlü kişi,” dedi. “Yedi zayıf ineğin yediği yedi semiz ineği ve kurularla karışık yedi yeşil başağı bize tâbir et ki o insanların yanına bu haberle döneyim; belki böylece senin kadrini bilirler.” Yûsuf Sûresi, 12:46.)

    Dipnot-3
    “Kur’ân okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ki, rahmete erişesiniz.” A’râf Sûresi, 7:204.




    <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="2"><tbody><tr><td>acip: hayret verici, şaşırtıcı</td><td>ahmak: akılsız</td></tr><tr><td>beyan: açıklama (bk. b-y-n)</td><td>dehşetli: korkunç</td></tr><tr><td>elîm: elemli, acı veren</td><td>enâniyet: benlik, gurur</td></tr><tr><td>fehm: anlayış, kavrayış</td><td>feylesof: filozof, felsefeci</td></tr><tr><td>hâdisât: hadiseler, olaylar (bk. ḥ-d-s̱)</td><td>ihlâl etmek: bozmak, karıştırmak</td></tr><tr><td>inkılâbât: değişimler, dönüşümler</td><td>istikbal: gelecek</td></tr><tr><td>kâfir: Allah’ı veya Allah’ın bildirdiği kesin şeylerden birini inkâr eden kimse (bk. k-f-r)</td><td>mu’cizâne: mu’cizeli bir şekilde (bk. a-c-z)</td></tr><tr><td>mühim: önemli</td><td>nazar: dikkat (bk. n-ẓ-r)</td></tr><tr><td>neşr: yayımlama</td><td>sed çekmek: engel koymak</td></tr><tr><td>selâset: sözün akıcı olma hali; ifadedeki âhenk, açıklık, kolaylık ve akıcılık (bk. s-l-s)</td><td>suret: şekil, görüntü (bk. ṣ-v-r)</td></tr><tr><td>tayyedilmek: atlanmak, çıkarılmak</td><td>teslim-i silâh etmek: teslim olmak, yenilgiyi kabul etmek</td></tr><tr><td>ulvî: yüce, yüksek</td><td>zikredilmek: anılmak, belirtilmek</td></tr><tr><td>îcaz: vecizlik, az sözle çok mânâlar ifade etme (bk. v-c-z)</td></tr></tbody></table>
    Yazar : Risale Forum

  4. #24
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Sep 2010
    Nereden Yer
    KASTAMONU İSLAMİ HARP CİHAD MÜCADELE TEŞKİLATI KARARGAHINDAN....
    Mesajlar Mesajlar
    4.088
    Blog Blog Girişleri
    734
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 309 + 10696


    Cevap: Onbeşinci Söz

    Allah razi olsun İnŞ. Abİm.........
    Yazar : Risale Forum
    [ img ]http://img25.imageshack.us/img25/184...lhareketli.gif[ img ]
    "Nurlar karanlıkları boğana dek bu davamız sürecek"TİR.İnsan zulmeder kader adalet eder.

Sayfa 3/3 İlkİlk 123

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

102, 121, 124, 127, 128, 137, 149, 157, 159, 160, 161, 164, 176, 177, 181, 202, 204, 209, 592, 827, acip, adaletli, adıyla, ahmaklar, aklı, âlemleri, allah, andan, araf, arınmış, arz, askerlik, atmak, aynen, ağzı, bahusus, baskı, bağlantı, başıbozuk, başındaki, beşer, beşinci söz, bilimi, bilinen, bilmüşahede, bir adam, birlik, budur, buna, casus, cemiyetli, cevaben, cihanı, çoktur, dadır, daire, derece, değiller, değiştirme, dikkatle, dine, dinî, düğü, eder, ediyorlar, efes turları, envârı, etmeme, etrafındaki, ettirsin, eşsiz, fazilet, fikrini, fussilet, fıtraten, gaflete, gelmiyor, gelmiş, gidip, gif, göreceksin, görmesin, gösterme, güzelliği, hakaiki, hakikat, hakkaniyeti, hararet, hayalen, herbir, herşeye, herşeyin, hezeyan, hicr, hurafelerin, icadı, ilerleme, ilhamlar, ilimsiz, imaniye, ister, işaret, işittim, jpg, kâfiri, kâinatı, kalsı, kandilleri, kayı, kesretli, kitabını, kudretine, küfrü, kullar, kuvvetle, kısmı, kısı, kıyamete, kıymetsiz, lütuf, maddeten, mâlikim, malûmdur, mama, masnuatı, mecbur, mecmuası, medarı, meselâ, mevcut, meydanı, meşhurdur, muazzam, muhakkak, muhaldir, muhammediyenin, mümkü, murassa, mürşidi, müstaid, mütehayyir, nefer, nefret, neşretmek, nihayet, olana, olduğuna, olduğundan, olgun, olmak, olmayı, olsun, oradan, orga, öyledir, özellikle, rahmeten, rububiyeti, safsata, sahibi, sakı, sekiz, semeresi, sergilemek, seviyesi, seyyare, sûresi, sığı, taksim, tasavvur, tecavüz, terakki, teşhir, tutma, umum, üstü, varlığının, vazifeler, verdiği, veyahut, yapanlar, yapması, yaratılış, yardımı, yeknesak, yerden, yıldızları, ışık, ışıkları, zahmet, zahmetsiz, zeminde, zira, zulmet, şartları, şeytanları, şeytanı, şöhret

Etiket Bulutu Ana Sayfası

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222