Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

5 sonuçtan 1 ile 5 arası

Konu: Birinci Söz

  1. #1
    TaLHa çevrimdışı Nur-u Aynım
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2006
    Nereden Yer
    İstanbul
    Mesajlar Mesajlar
    8.160
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 61430


    3 üyeden 3 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Birinci Söz



    وَبِهِ نَسْـتَعِينُ اَلْحَمْدُ ِللهِ رَبِّ الْعٰالَمِينَ وَالصَّلٰوةُ وَالسَّلاَمُ عَلٰى سَيِّدِناَ
    مُحَمَّدٍ وَعَلٰۤى اٰلِهِ وَصَحْبِهِ اَجْمَعِينَ
    1

    Not
    Ey kardeş! Benden birkaç nasihat istedin. Sen bir asker olduğun için, askerlik temsilâtıyla, sekiz hikâyeciklerle birkaç hakikati nefsimle beraber dinle. Çünkü ben nefsimi herkesten ziyade nasihate muhtaç görüyorum. Vaktiyle sekiz âyetten istifade ettiğim Sekiz Sözü biraz uzunca nefsime demiştim. Şimdi kısaca ve avam lisanıyla nefsime diyeceğim. Kim isterse beraber dinlesin.



    Birinci Söz

    BİSMİLLÂH her hayrın başıdır. Biz dahi başta ona başlarız. Bil, ey nefsim, şu mübarek kelime, İslâm nişanı olduğu gibi, bütün mevcudâtın lisan-ı hâl ile vird-i zebânıdır. Bismillâh ne büyük, tükenmez bir kuvvet, ne çok, bitmez bir bereket olduğunu anlamak istersen, şu temsîlî hikâyeciğe bak, dinle. Şöyle ki:

    Bedevî Arap çöllerinde seyahat eden adama gerektir ki, bir kabile reisinin ismini alsın ve himayesine girsin—tâ şakîlerin şerrinden kurtulup hâcâtını tedarik edebilsin. Yoksa, tek başıyla, hadsiz düşman ve ihtiyacatına karşı perişan olacaktır. İşte, böyle bir seyahat için, iki adam sahrâya çıkıp gidiyorlar. Onlardan birisi mütevazi idi, diğeri mağrur. Mütevazii, bir reisin ismini aldı; mağrur almadı. Alanı her yerde selâmetle gezdi. Bir kàtıu’t-tarîke rast gelse, der: “Ben filân reisin ismiyle gezerim.” Şakî def olur gider, ilişemez. Bir çadıra girse o nam ile hürmet görür. Öteki mağrur, bütün seyahatinde öyle belâlar çeker ki, tarif edilmez. Daima titrer, daima dilencilik ederdi. Hem zelil, hem rezil oldu.

    İşte, ey mağrur nefsim, sen o seyyahsın. Şu dünya ise bir çöldür. Aczin, fakrın


    Not

    Dipnot-1 Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla başlar ve ancak Ondan yardım dileriz. Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, medih ve minnet, Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Efendimiz Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm ile âline ve ashâbına ise salât ve selâm olsun.


    Bismillâh: Allah’ın adıyla (bk. s-m-v) acz: âcizlik, güçsüzlük (bk. a-c-z)
    avam: halk bedevî: çölde yaşayan, göçebe
    fakr: fakirlik, ihtiyaç hali (bk. f-ḳ-r) hadsiz: sınırsız
    hakikat: gerçek, doğru (bk. ḥ-ḳ-ḳ) hayr: iyilik, güzel iş (bk. ḫ-y-r)
    himaye: koruma altına alma hâcât: ihtiyaçlar (bk. ḥ-v-c)
    ihtiyacât: ihtiyaçlar (bk. ḥ-v-c) kàtıu’t-tarik: yolkesen, eşkiya (bk. ṭ-r-ḳ)
    lisan-ı hâl: hal ve beden dili mağrur: gururlu
    mevcudat: varlıklar (bk. v-c-d) mübarek: bereketli, uğurlu (bk. b-r-k)
    mütevazi: alçakgönüllü nam: ad
    nasihat: öğüt nefis: kişinin kendisi (bk. n-f-s)
    nişan: alâmet, işaret sahrâ: çöl
    selâmet: esenlik, rahatlık (bk. s-l-m) seyyah: yolcu
    tedarik: elde etme temsilât: temsiller, kıyaslama tarzında benzetmeler (bk. m-s-l)
    temsilî: kıyaslamalı benzetme şeklinde, analojik (bk. m-s-l) vird-i zeban: sürekli okunan zikir
    zelil olmak: alçalmak ziyade: çok, fazla
    şakî: haydut, yol kesici şer: kötülük, zarar

    Benzer Konular
    Otuz Birinci Pencere, Birinci Nokta, İkinci ve Üçüncü Vecih arasındaki farkı izah ede
    Otuz Birinci Pencere, Birinci Nokta, İkinci ve Üçüncü Vecih arasındaki farkı izah ede Devami...
    Yirmi Birinci Söz'de geçen ; "Birinci maden: Bütün bağındaki yetiştirdiğin, çiçe
    Yirmi Birinci Söz'de geçen ; "Birinci maden: Bütün bağındaki yetiştirdiğin, çiçe Devami...
    Yirmi Birinci Söz'de geçen ; "Birinci maden: Bütün ba
    Yirmi Birinci Söz'de geçen ; "Birinci maden: Bütün ba Devami...
    On Birinci Şua, Dokuzuncu Mesele'deki dehşetli sualin, birinci ve ikinci şıkkı aynı g
    On Birinci Şua, Dokuzuncu Mesele'deki dehşetli sualin, birinci ve ikinci şıkkı aynı g Devami...
    Birinci Kısım - Meyve Risalesi - On Birinci Mesele
    Birinci Kısım - Meyve Risalesi - On Birinci Mesele On Birinci Mesele Meyvenin On Birinci Meselesinin başı, bir meyvesi Cennet ve birisaadet-i ebediye ve biri rüyetullah olan iman şecere-i kudsiyesinin hadsiz,küllî ve cüz’i meyvelerinden yüzer nümuneleri Risale-i Nur
    Yazar : Risale Forum
    Konu TaLHa tarafından (30-01-2013 Saat 12:59 ) değiştirilmiştir.
    ..Ve sahil-i selâmet olan Dârüsselâma ümmet-i Muhammediyeyi (a.s.m.) çıkaran bir sefine-i Rabbâniyede çalışan hademeleriz..

    ..dalâletler içerisinde bizler gayet az ve zayıf ve fakir ve kuvvetsiz olduğumuz halde, gayet ağır ve büyük ve umumî ve kudsî bir vazife-i imaniye ve hizmet-i Kur'âniye omuzumuza ihsan-ı İlâhî tarafından konulmuş.
    .

    Ustad Bediüzzaman Said Nursi (M.S. 1876-....)



  2. #2
    TaLHa çevrimdışı Nur-u Aynım
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2006
    Nereden Yer
    İstanbul
    Mesajlar Mesajlar
    8.160
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 61430


    2 üyeden 2 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Birinci Söz - Sayfa 28

    hadsizdir. Düşmanın, hâcâtın nihayetsizdir. Madem öyledir; şu sahrânın Mâlik-i EbedîHâkim-i Ezelîsinin ismini al. Ta bütün kâinatın dilenciliğinden ve her hâdisâtın karşısında titremeden kurtulasın. ve

    Evet, bu kelime öyle mübarek bir definedir ki, senin nihayetsiz aczin ve fakrın, seni nihayetsiz kudrete, rahmete raptedip Kadîr-i Rahîmin dergâhında aczi, fakrı en makbul bir şefaatçi yapar. Evet, bu kelime ile hareket eden, o adama benzer ki, askere kaydolur, devlet namına hareket eder, hiçbir kimseden pervâsı kalmaz. Kanun namına, devlet namına der, her işi yapar, her şeye karşı dayanır.

    Başta demiştik: Bütün mevcudat lisan-ı hâl ile “Bismillâh” der. Öyle mi?

    Evet. Nasıl ki, görsen, bir tek adam geldi, bütün şehir ahalisini cebren bir yere sevk etti ve cebren işlerde çalıştırdı. Yakînen bilirsin, o adam kendi namıyla, kendi kuvvetiyle hareket etmiyor. Belki o bir askerdir, devlet namına hareket eder, bir padişah kuvvetine istinad eder.

    Öyle de, herşey Cenâb-ı Hakkın namına hareket eder ki, zerrecikler gibi tohumlar, çekirdekler, başlarında koca ağaçları taşıyor, dağ gibi yükleri kaldırıyorlar. Demek herbir ağaç “Bismillâh” der; hazine-i rahmet meyvelerinden ellerini dolduruyor, bizlere tablacılık ediyor.

    Herbir bostan “Bismillâh” der, matbaha-i kudretten bir kazan olur ki, çeşit çeşit pek çok muhtelif leziz taamlar, içinde beraber pişiriliyor.

    Herbir inek, deve, koyun, keçi gibi mübarek hayvanlar “Bismillâh” der, rahmetfeyzinden birer süt çeşmesi olur. Bizlere Rezzak namına en latîf, en nazif, âb‑ı hayat gibi bir gıdayı takdim ediyorlar.

    Herbir nebat ve ağaç ve otların ipek gibi yumuşak kök ve damarları “Bismillâh” der, sert taş ve toprağı deler, geçer. “Allah namına, Rahmân namına” der; herşey ona musahhar olur.

    Evet, havada dalların intişarı ve meyve vermesi gibi, o sert taş ve topraktaki köklerin kemâl-i suhuletle intişar etmesi ve yeraltında yemiş vermesi, hem şiddet-i hararete karşı aylarca nâzik, yeşil yaprakların yaş kalması, tabiiyyunun


    Bismillâh: Allah’ın adıyla (bk. s-m-v) Cenâb-ı Hak: Hakkın ta kendisi olan şeref ve yücelik sahibi Allah (bk. ḥ-ḳ-ḳ)
    Hâkim-i Ezelî: egemenliği zaman öncesinden beri devam eden Allah (bk. ḥ-k-m; e-z-l) Kadîr-i Rahîm: herşeye gücü yeten, sonsuz rahmet sahibi Allah (bk. ḳ-d-r; r-ḥ-m)
    Mâlik-i Ebedî: sahipliği sonsuza kadar süren Allah (bk. m-l-k; e-b-d) Rahmân: yarattıklarını esirgeyip koruyan, şefkat eden ve rızıklandıran sonsuz rahmet sahibi Allah (bk. r-ḥ-m)
    Rezzak: bütün varlıkların rızıklarını veren Allah (bk. r-z-ḳ) ab-ı hayat: hayat suyu (bk. ḥ-y-y)
    ahali: halk bostan: sebze bahçesi
    cebren: zorla define: hazine
    dergâh: makam, huzur feyz: ihsan, bolluk, bereket (bk. f-y-ḍ)
    hadsiz: sınırsız hazine-i rahmet: rahmet hazinesi (bk. r-ḥ-m)
    hâcât: ihtiyaçlar (bk. ḥ-v-c) hâdisât: olaylar
    intişar: yayılma istinad etmek: dayanmak (bk. s-n-d)
    kemâl-i suhuletle: tam bir kolaylıkla (bk. k-m-l) kudret: güç, iktidar (bk. ḳ-d-r)
    kâinat: evren, yaratılmış herşey (bk. k-v-n) leziz: lezzetli
    lisan-ı hâl: hal ve beden dili lâtif: güzel, hoş (bk. l-ṭ-f)
    makbul: kabul görmüş matbaha-i kudret: Allah’ın kudret mutfağı (bk. ḳ-d-r)
    mevcudat: varlıklar (bk. v-c-d) muhtelif: çeşitli
    musahhar olmak: boyun eğmek mübarek: bereketli, uğurlu (bk. b-r-k)
    nam: ad nazif: temiz (bk. n-ẓ-f)
    nebat: bitki nihayetsiz: sonsuz
    nâzik: zarif, ince, narin pervâ: korku
    rahmet: şefkat, merhamet (bk. r-ḥ-m) raptetmek: bağlamak
    sahrâ: çöl sevk etmek: göndermek, sürmek
    taam: yiyecek tabiiyyun: tabiatçılar, herşeyin tabiatın tesiriyle olduğunu savunanlar (bk. ṭ-b-a)
    tablacılık: tezgâhtarlık, sunuculuk takdim etmek: sunmak (bk. ḳ-d-m)
    yakînen: kesin olarak (bk. y-ḳ-n) zerrecik: atom, en küçük madde parçası
    şefaatçi: af için aracılık eden (bk. ş-f-a) şiddet-i hararet: sıcaklığın şiddeti

    Yazar : Risale Forum
    Konu TaLHa tarafından (30-01-2013 Saat 13:00 ) değiştirilmiştir.
    ..Ve sahil-i selâmet olan Dârüsselâma ümmet-i Muhammediyeyi (a.s.m.) çıkaran bir sefine-i Rabbâniyede çalışan hademeleriz..

    ..dalâletler içerisinde bizler gayet az ve zayıf ve fakir ve kuvvetsiz olduğumuz halde, gayet ağır ve büyük ve umumî ve kudsî bir vazife-i imaniye ve hizmet-i Kur'âniye omuzumuza ihsan-ı İlâhî tarafından konulmuş.
    .

    Ustad Bediüzzaman Said Nursi (M.S. 1876-....)



  3. #3
    TaLHa çevrimdışı Nur-u Aynım
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2006
    Nereden Yer
    İstanbul
    Mesajlar Mesajlar
    8.160
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 61430


    1 üyeden 0 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Birinci Söz - Sayfa 29

    ağzına şiddetle tokat vuruyor, kör olası gözüne parmağını sokuyor ve diyor ki: En güvendiğin salâbet ve hararet dahi emir tahtında hareket ediyorlar ki, o ipek gibi yumuşak damarlar, birer Asâ-yı Mûsâ (a.s.) gibi

    فَقُلْناَ اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْحَجَرَ 1 emrine imtisal ederek taşları şak eder. Ve o sigara kâğıdı gibi ince, nâzenin yapraklar, birer âzâ-yı İbrahim (a.s.) gibi, ateş saçan hararete karşı 2 يَا نَارُ كُونِى بَرْداً وَسَلاَماً âyetini okuyorlar.

    Madem herşey mânen “Bismillâh” der; Allah namına, Allah’ın nimetlerini getirip bizlere veriyorlar. Biz dahi “Bismillâh” demeliyiz. Allah namına vermeliyiz, Allah namına almalıyız. Öyle ise, Allah namına vermeyen gafil insanlardan almamalıyız.

    SUAL: Tablacı hükmünde olan insanlara bir fiyat veriyoruz. Acaba asıl mal sahibi olan Allah ne fiyat istiyor?

    ELCEVAP: Evet, o Mün’im-i Hakikî, bizden o kıymettar nimetlere, mallara bedel istediği fiyat ise üç şeydir: Biri zikir, biri şükür, biri fikirdir.

    Başta “Bismillâh” zikirdir. Âhirde “Elhamdü lillâh” şükürdür. Ortada, bu kıymettar harika-i san’at olan nimetler Ehad, Samed’in mucize-i kudreti ve hediye‑i rahmeti olduğunu düşünmek ve derk etmek fikirdir.

    Bir padişahın kıymettar bir hediyesini sana getiren bir miskin adamın ayağını öpüp hediye sahibini tanımamak ne derece belâhet ise, öyle de, zahirî mün’imleri medih ve muhabbet edip Mün’im-i Hakikîyi unutmak, ondan bin derece daha belâhettir.

    Ey nefis! Böyle ebleh olmamak istersen, Allah namına ver, Allah namına al, Allah namına başla, Allah namına işle, vesselâm.
    Not


    Dipnot-1
    “(Bir zaman da Mûsâ, kavmi için su arayıp Allah’a yalvarmıştı.) ‘Vur asânı taşa’ buyurduk.” Bakara Sûresi, 2:60.

    Dipnot-2
    “(Biz ateşe şöyle ferman ettik ‘Ey ateş, serin ve selâmetli ol.” Enbiyâ Sûresi, 21:69.


    Asâ-yı Mûsâ: Hz. Mûsâ’nın taşa vurunca su çıkaran mu’cizeli asâsı (bk. bilgiler-Mûsâ) Bismillâh: Allah’ın adıyla (bk. s-m-v)
    Ehad: bir olan ve herbir varlıkta birliği tecellî eden Allah (bk. v-ḥ-d) Mün’im-i Hakikî: gerçek nimet verici olan Allah (bk. n-a-m; ḥ-ḳ-ḳ)
    Samed: hiçbir şeye muhtaç olmayan, ama herşey Ona muhtaç olan Allah (bk. ṣ-m-d) belâhet: aptallık, ahmaklık
    derk etmek: algılamak, anlamak ebleh: ahmak, aptal, akılsız
    elhamdü lillâh: hamd ve şükür yalnızca Allah’a mahsustur (bk. ḥ-m-d) emir tahtında: emir altında
    fikir: nimeti vereni düşünmek (bk. f-k-r) gafil: duyarsız ve mânevî sorumluluklarından habersiz (bk. ğ-f-l)
    hararet: sıcaklık harika-i san’at: san’at harikası (bk. ṣ-n-a)
    hediye-i rahmet: Allah’ın rahmet hediyesi (bk. r-ḥ-m) imtisal etmek: emre uymak, itaat etmek
    kıymettar: kıymetli, değerli medih: övmek
    miskin: zavallı muhabbet etmek: sevmek (bk. ḥ-b-b)
    mu’cize-i kudret: Allah’ın kudret mucizesi (bk. a-c-z; ḳ-d-r) mânen: mânevî olarak (bk. a-n-y)
    mün’im: nimet veren (bk. n-a-m) nam: ad
    nefis: kişinin kendisi (bk. n-f-s) nâzenin: ince, nazik
    salâbet: sertlik, katılık tablacı: tezgâhtar, sunucu
    vesselam: artık bitti, bundan sonra selam (bk. s-l-m) zahirî: görünürdeki (bk. ẓ-h-r)
    zikir: Allah’ı anmak âhir: son (bk. e-ḫ-r)
    âzâ-yı İbrahim: ateşe atıldığı halde yanmayan Hz. İbrahim’in vücut organları (bk. bilgiler-İbrahim) şak etmek: yarmak
    şükür: nimeti veren Allah’a karşı minnet duymak, teşekkür etmek (bk. ş-k-r)


    Yazar : Risale Forum
    Konu TaLHa tarafından (30-01-2013 Saat 13:05 ) değiştirilmiştir.
    ..Ve sahil-i selâmet olan Dârüsselâma ümmet-i Muhammediyeyi (a.s.m.) çıkaran bir sefine-i Rabbâniyede çalışan hademeleriz..

    ..dalâletler içerisinde bizler gayet az ve zayıf ve fakir ve kuvvetsiz olduğumuz halde, gayet ağır ve büyük ve umumî ve kudsî bir vazife-i imaniye ve hizmet-i Kur'âniye omuzumuza ihsan-ı İlâhî tarafından konulmuş.
    .

    Ustad Bediüzzaman Said Nursi (M.S. 1876-....)



  4. #4
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jul 2012
    Nereden Yer
    helezonik bir güzergah
    Mesajlar Mesajlar
    54
    Blog Blog Girişleri
    5
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 28 + 610


    2 üyeden 2 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Birinci Söz

    Çalışmanız pek mübarek olmakla birlikte bilgi kısmındaki tagların gözükmemesi gerekmez mi? O karışıklığın içinden yazıları seçmek biraz güç.. İcabına bakacağınızı ümit ediyorum.Muhabbetle kalın...
    Yazar : Risale Forum
    "EL NE DER"
    Kaygısı ile boğuşurken
    "ALLAH NE DER"
    Kaygısına daha erişemedik..

  5. #5
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Nov 2013
    Mesajlar Mesajlar
    1
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 14 + 10


    Cevap: Birinci Söz

    eyvallah kardeşim
    Yazar : Risale Forum

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222