Sayfa 5/5 İlkİlk 12345
43 sonuçtan 41 ile 43 arası

Konu: Hubab

  1. #41
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    12.056
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 210288


    Cevap: Hubab - Sayfa: 151


    Eyyühe’n-nefs! Sen herbir eserde müessirin azametini görmek istiyorsun; fakat, haricî olan mânâları zihnî mânâlarda arıyorsun. Esmâ-i Hüsnânın herbirisinde bütün esmânın şuââtını görmek istiyorsun. Herbir lâtifenin zevkiyle bütün letâifin zevklerini zevk etmek istiyorsun. Herbir hisse tâbi olan işleri ve hâcetleri ifa ederken, bütün hislerinin işlerini beraber görmek istiyorsun. Bundan dolayı evhama mâruz kalıyorsun.

    İ’lem eyyühe’l-aziz! Bir nimetin umumî ve herkese şâmil olması, kıymetinin azlığına ve ehemmiyetsizliğine delâlet etmez. Ve o nimetin bir kast ve iradeden gelmemesine emâre olamaz. Meselâ, göz nimetinin bütün hayvanlarda bulunması, senin göze olan şiddet-i ihtiyacını tahfif etmediği gibi, gözün kıymetini tenkis etmeye de sebep olamaz. Ve keza, hususî ve tek bir nimetin tesadüfü mümkün olsa bile, umumî bir nimet, behemehal bir Mün’imin eser-i kast ve iradesidir.

    İ’lem eyyühe’l-aziz! Herbir zîhayatın hayatında gayr-ı mütenahi gayeler vardır. Bu gayelerden zîhayata ait, ancak binde birdir. Bâki kalan gayeler, gayr-ı mütenahi olan mâlikiyeti nisbetinde, hayatı icad eden zâta âittir. Öyle ise, büyük bir mahlûkun küçük bir mahlûka tekebbür etmeye hakkı yoktur.

    Ve hakikate nazaran abesiyet de yoktur. Çünkü, bir hayatın bütün faideleri bir zîhayata ait değildir ki, abes olsun. Evet, sath-ı arzda her sene yapılan ziyafet-i âmme-i İlâhiye, nev-i beşere, halife olduğu münâsebetiyle bir ikramdır. Yoksa hepsi onun istifadesi için değildir.

    İ’lem eyyühe’l-aziz! İnsanın zihnine bazan şöyle bir vesvese gelir, der: “Sen de âdi ve böcek gibi bir hayvansın. Hayvanlardan fazla ne kıymetin var? Hem de semâvat ve arzı yed-i kudretine alan Hâlık-ı Zülcelâle karşı ne meziyetin ve



    Hâlık-ı Zülcelâl: sonsuz haşmet sahibi ve her şeyin yaratıcısı olan Allah Mün’im: bütün nimetlerin asıl sahibi ve her varlığı, zevklerine en uygun nimetlerle yedirip içiren ve ihsan eden Allah
    abes: boş ve faydasız abesiyet: faydasızlık, gayesizlik
    arz: yer, dünya azamet: büyüklük
    behemehal: ister istemez; mutlaka bâki kalan: geri kalan
    delâlet etmek: işaret etmek emâre: belirti, işaret
    eser-i kast: bir kastın sonucu, bilerek ve isteyerek yapılan eser, iş esmâ: Allah’ın güzel isimleri
    esmâ-i Hüsnâ: Allah’ın güzel isimleri evham: kuruntular, şüpheler
    eyyühe’n-nefs: ey zevk, lezzet ve eğlenceye düşkün nefis! gayr-i mütenahi: sonsuz
    hakikat: gerçek halife: yeryüzünde Allah’ın emirlerini yerine getirip Onun namına tasarrufta bulunan ve varlıklar üzerinde Onun adına egemen olan insan
    haricî: dışa ait hususî: özel
    hâcet: ihtiyaç icad etme: yapma, yaratma, meydana getirme
    ifa etmek: bir işi yerine getirmek, yapmak ikram: bağış, ihsan, lütuf
    irade: tercih etme, dileme, seçme gücü istifade: faydalanma
    i’lem eyyühe’l-aziz: “Bil ey aziz, saygıdeğer kardeşim!” mânâsında muhatabı uyarmak ve dikkatini çekmek için kullanılan bir söz keza: bunun gibi, böylece
    letâif: lâtifeler; insanın mânevî yapısındaki ince duygular lâtife: insanın mânevî yapısındaki ince duygulardan herbiri
    mahlûk: yaratılan varlık, yaratılmış meziyet: üstün özellik
    mâlikiyet: sahiplik mânâ: anlam
    mâruz kalmak: tesiri altında kalmak, uğramak müessir: tesir eden, özne
    münâsebet: ilgi, bağ nazaran: bakarak, –göre
    nev-i beşer: insanlar nimet: iyilik, lütuf, ihsan
    nisbet: oran sath-ı arz: yeryüzü
    semâvat: gökler tahfif etmek: hafifletmek, yükünü azaltmak.
    tekebbür etmek: kibirlenmek, büyüklenmek tenkis etme: noksanlaştırma, düşürme, azaltma
    tesadüf: rastlantı tâbi: bağlı, başkasına uyan
    umumî: genel vesvese: şüphe, asılsız kuruntu
    yed-i kudret: Allah’ın kudret eli zihnî: zihinle ilgili
    ziyafet-i âmme-i İlâhiye: Allah’tan gelen ve herkesi kapsayan ziyafet zât: şahıs
    zîhayat: canlı, hayat sahibi âdi: basit, sıradan
    şiddet-i ihtiyaç: ihtiyacın şiddeti, şiddetli ihtiyaç şuâât: ışınlar, ışık hüzmeleri
    şâmil: kapsamlı, içine alan

    Yazar : Risale Forum

  2. #42
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    12.056
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 210288


    Cevap: Hubab - Sayfa: 152


    ne gibi bir hizmetin var ki, seninle meşgul olsun?” Bu vesveseye karşı şöyle bir hakikati düşünmek lâzım:

    1. İnsan gayr-ı mütenahi acz ve fakriyle beraber Cenâb-ı Hakka imanı ile kudret ve gınâ ve izzetine mazhar olmuştur. İşte bu mazhariyetten dolayı, insan, hayvaniyetten terakki edip halife-i zemîn olmuştur.

    2. Cenâb-ı Hak ihata-i kudret ve azametiyle insanın duasını işitir, hâcâtını görür. Ve semâvat ve arzın tedbiri, o insanı da düşünmeye mâni değildir.

    Sual: Cenâb-ı Hakkın cüz’iyat ve hasis emirler ile iştigali azametine münafidir.

    Elcevap: O iştigal, azametine münafi değildir. Bilâkis, adem-i iştigali, azamet-i rububiyetine bir nakîsedir. Meselâ, şemsin ziyasından bazı şeylerin mahrum ve hariç kalması, şemse bir nakîse olur. Maahaza, bütün şeffaf şeylerde görünen şemsin timsallerinin herbirisi, “Şems benimdir. Şems yanımdadır. Şems bendedir” diyebilir. Ve zerrelerle şems arasında müzâhame yoktur. Bütün mahlûkat—bilhassa insanlarda—ferdî olsun, nevî olsun, şerif olsun, hasis olsun; ilim, irade, kudret itibarıyla Cenâb-ı Hakkın tecellîsine mazhardır. Herbirşey, herbir insan, “Allah yanımdadır” diyebilir. Bilhassa insanın zaafı, fakrı, aczi nisbetinde Cenâb‑ı Hakkın kurbiyeti ve herbir şeyin Cenâb-ı Hak ile münasebeti olmakla beraber, O da münasebettardır. Ve gayr-ı mütenahi acz ve fakrı olan insan, gayr-ı mütenahi kudret ve gınâ ve azameti olan Cenâb-ı Hak ile münasebeti ne kadar lâtiftir!

    Takdis ederiz o Zâtı ki, en büyük lûtfu en büyük azamete, en yüksek şefkati en yüksek ceberûta idhâl ettiği gibi, nihayetsiz kurbu nihayetsiz bu’d ile cem



    Cenâb-ı Hak: Hakkın tâ kendisi olan, sonsuz şeref ve yücelik sahibi Allah Zât: Kimse, Allah
    acz: güçsüzlük, zayıflık adem-i iştigal: meşgul olmamak, ilgilenmemek
    arz: yer, dünya azamet: büyüklük, yücelik
    azamet-i rububiyet: Rablığın büyüklüğü; Allah’ın herbir varlığa yaratılış gayelerine ulaşmaları için muhtaç olduğu şeyleri vermesi, onları terbiye edip idaresi ve egemenliği altında bulundurması bilhassa: özellikle
    bilâkis: tersine, aksine bu’d: uzak; uzaklık
    ceberût: güçle iş yaptırma cüz’iyat: ferdî, küçük, sınırlı şeyler
    elcevap: cevap fakr: muhtaçlık
    ferdî: kişisel, ferde ait gayr-ı mütenahi: sonsuz
    gınâ: zenginlik; başkasına muhtaç olmama hakikat: gerçek
    halife-i zemîn: yeryüzünde Allah’ın emirlerini yerine getirip Onun namına tasarrufta bulunan ve varlıklar üzerinde Onun adına egemen olan insan hariç kalmak: dışta, dışarda kalmak
    hasis: bayağı, âdi, değersiz hasis emir: sıradan küçük, basit iş
    hayvaniyet: hayvanlık, hayvan gibi olma hâcât: ihtiyaçlar
    idhal etmek: dahil etmek, içine koymak ihata-i kudret: Allah’ın sonsuz güç ve iktidarının herşeyi kuşatması
    irade: dileme, tercih, seçme gücü izzet: değer, itibar, yücelik
    iştigal: meşgul olma, uğraşma kudret: güç, iktidar; Allah’ın sonsuz güç ve iktidarı
    kurb: yakın, yakınlık kurbiyet: yakınlık, kulun Allah’a yakınlığı
    lâtif: şirin, ince, hoş lûtuf: iyilik, ihsan, bağış
    maahaza: bununla beraber, bununla birlikte mahlûkat: yaratılmışlar, varlıklar
    mahrum: yoksun mazhar olma: ayna olma, nail olma
    mazhariyet: aynalık, nail olma
    meşgul olmak: uğraşmak
    münafi: aykırı, zıt, ters münasebet: bağlantı, ilgi
    münasebettar: bağlantılı, ilgili müzâhame: sıkışıklık, sürtüşme, rekabet
    nakîse: eksiklik, noksanlık nevî: türe ait
    nihayetsiz: sonsuz nisbet: oran
    semâvat: gökler sual: soru
    takdis etmek: kutsamak, her türlü eksiklik ve çirkinlikten pâk ve yüce olduğunu dile getirmek tecellî: akis, yansıma
    tedbir: çekip çevirme, idare etme terakki etmek: ilerlemek, gelişmek
    timsal: görüntü vesvese: şüphe, asılsız kuruntu
    zaaf: zayıflık, güçsüzlük zerre: en küçük madde parçası, atom
    ziya: ışık şeffaf: saydam, parlak
    şefkat: merhamet ve sevgi şems: güneş
    şerif: şerefli

    Yazar : Risale Forum

  3. #43
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    12.056
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 210288


    Cevap: Hubab - Sayfa: 153


    edip, zerreler ile şemsler arasında uhuvveti tesis etmiştir. Birbirine zıt olan bu şeyleri cem etmekle derece-i azametini bir derece göstermiştir.

    İ’lem eyyühe’l-aziz! İmana ait bilgilerden sonra en lâzım ve en mühim a’mâl‑i salihadır. Sâlih amel ise, maddî ve mânevî hukuk-u ibâda tecavüz etmemekle, hukukullahı da bihakkın ifa etmekten ibarettir. Ecnebîlerden alınan maddî bilgiler, san’at ve terakkiyata âit ise, lâzımdır. Sefahete dair ise muzırdır.


    اَللّٰهُمَّ يَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ. وَارْحَمْ اُمَّةَ مُحَمَّدٍ عَلَيْهِ الصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ وَنَوِّرْ قُلُوبَ اُمَّةِ مُحَمَّدٍ عَلَيْهِ الصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ بِنُورِ اْلاِيمَانِ وَالْقُرْاٰنِ وَنَوِّرْ بُرْهَانَ الْقُرْاٰنِ وَعَظِّمْ شَرِيعَةَ اْلاِسْلاَمِ، اٰمِينَ.1




    Not
    Dipnot-1 Ey Erhamü’r-Râhimîn olan Allah’ım! Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmın ümmetine rahmet et ve onların kalblerini iman ve Kur’ân nuruyla nurlandır. Kur’ân’ın burhanlarını izhar et ve İslâm dinini yücelt. Âmin.





    a’mâl-i saliha: güzel işler; dinin emir ve yasaklarına uygun davranışlar bihakkın: hakkıyla, gerçek anlamıyla
    cem etmek: toplamak dair: ilgili, ait
    derece-i azamet: büyüklük ve yüceliğin derecesi ecnebî: yabancı
    hukuk-u ibâd: kul hakları; borç, diyet, tazminat gibi özel menfaati ilgilendiren haklar hukukullah: Allah’ı hakları; zekât, şer’î cezalar, keffaretler, farz ibadetler gibi genel menfaati ilgilendiren haklar
    ifa etmek: bir işi gerçekleştirmek, yerine getirmek i’lem eyyühe’l-aziz: “Bil ey aziz, saygıdeğer kardeşim!” mânâsında muhatabı uyarmak ve dikkatini çekmek için kullanılan bir söz
    maddî: maddeyle alâkalı muzır: zararlı
    sefahet: yasak zevk ve eğlencelere düşkünlük, beyinsizce davranış, budalalık sâlih amel: faydalı, yararlı iş; dinin emir ve yasaklarına uygun davranış
    tecavüz etmek: haddi aşmak, saldırmak, zulmetmek terakkiyat: ilerlemeler, yükselmeler
    tesis etmek: kurmak, yerleştirmek uhuvvet: kardeşlik
    zerre: en küçük madde parçası, atom şems: güneş

    Yazar : Risale Forum

Sayfa 5/5 İlkİlk 12345

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

103, 112, 113, 115, 117, 118, 119, 120, 121, 124, 125, 126, 127, 128, 130, 131, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 142, 143, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 151, 152, 153, 154, 157, 159, 160, 161, 164, 166, 167, 171, 176, 192, 592, acip, adıyla, ahmaklar, aklı, akıldan, alâkası, aldıkları, âlemleri, alıntı, andan, aracı, araf, arkadaşı, arz, atan, atmak, aya, azlığı, ağzı, bâkî, bakmalı, basar, bağlantı, bağış, başkasını, belirleyen, beşer, bildirip, bilinen, bilirsiniz, bilmesi, binaen, binaenaleyh, bir adam, birdir, birlik, bitkisel, boğulmak, boşa, bulamaz, bulunmak, bunu, bütün, çağdaş, cilvelerine, çoktur, cömertlik, cumhur, çıkar, daire, dane, darı, dâvâ, dediler, derece, değilim, değiştirme, değiştirmek, dile, dilemek, dinen, diyebilir, diyebilirim, dualarda, durarak, durdurma, duyan, düzenli, düğü, düşmanı, dış, dışında, eceli, edenleri, eder, edilirse, ediyorlar, efes turları, ehemmiyetlidir, eksiksiz, ellerinde, emsal, esenlik, ettiren, eyleme, eğlenceleri, faideleri, faydaya, fazilet, fikirleri, fiyat, frenk, galebe, gayret, geçirmiş, gelmiş, getirip, gezi, gitti, giyer, göndermiş, göremiyorlar, görmeye, görmezse, görünmek, gösteriş, gösterme, güruh, güvenli, güvenme, güzelliği, habbesinde, hakikat, hallere, harbi, hayrette, herşeye, herşeyin, hevâ, hevesi, hidayetin, hilkat, hitaben, hitabet, hücum, hıfzıyla, ibarettir, icadı, ihata, ikincisi, ilân, ilimsiz, imaniye, imaniyeyi, imdat, inananlar, insanlığı, istekleri, istemeye, istinbat, isyana, itham, izale, işaret, işgal, işkence, iştiyak, jpg, kadar, kalası, kalbinin, kaldıracak, kalmamış, kalpteki, kamer, kamuoyuna, kapılmak, kavuşmuş, kayısı, kendisinde, koyan, kudretine, küfrü, kurulan, kuvvetle, kuvvetlendirmek, kısmı, kıymetini, lâfza, lâkin, lam, lâyık, libası, lisanı, lütuf, maddeten, mahvolur, malûmdur, mama, mağfiret, mecbur, meselâ, meselede, meseledir, mevcut, meydanı, milleti, misafirhanesi, misli, muhaldir, mümkü, müstehak, müş, nail, nefret, nesilden, neşretmek, odası, odasında, ödü, okumaktan, olana, olduk, öldürmeye, olduğuna, olduğundan, olgun, olmak, olmaktan, olmamak, olsun, omuzuna, onlardan, orga, öyledir, özellikle, risalesinde, rububiyeti, safsata, sakı, sana, sanii, sarih, sayılan, seçim, selâm, sermaye, seviyesi, sizlere, sordukları, sultana, süre, sûresi, suretle, süzülen, sıhhat, sığı, sığınmak, tahrip, takdim, takdiri, tamamıyla, taşları, tecavüz, terakki, terki, ters, toplamak, türkiye turları, tutma, ücretleri, umma, umum, üstü, varlığının, vazifeler, vazifeli, verdiği, vesveseler, veyahut, yalandan, yardımı, yayı, yazdığı, yazılan, yazıldığı, yaşamada, yıldızları, ışık, zahmet, zamanla, zamanları, zannediyorlar, zarif, zira, zulmet, şahsî, şahsiyet, şerifi, şeye, şeylerle, şeytandan, şeytanı, şöhret, şuâ

Etiket Bulutu Ana Sayfası

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222