Sayfa 3/3 İlkİlk 123
24 sonuçtan 21 ile 24 arası

  1. #21
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 523 + 37882


    Cevap: Yirmi Beşinci Lem'a - Sayfa 350

    <!-- This file was converted to xhtml by Writer2xhtml ver. 0.5 beta2. See [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.] for more info. --><META name=description content=""><META name=keywords content=""><STYLE type=text/css media=all> body {font-family:'Trebuchet MS',Arial,serif;font-size:12.0pt} </STYLE>hastalığın lisan-ı acziyle niyazın, elbette senin bu gurbetteki kimsesizlik hastalığın, herşeye bedel Onun nazar-ı rahmetini sana celb eder.

    Madem O var, sana bakar; sana herşey var. Asıl gurbette, kimsesizlikte kalan odur ki, iman ve teslimiyetle Ona intisap etmesin veya intisabına ehemmiyet vermesin.

    YİRMİ DÖRDÜNCÜ DEVÂ

    Ey mâsum hasta çocuklara ve mâsum çocuklar hükmünde olan ihtiyarlara hizmet eden hasta bakıcılar! Sizin önünüzde mühim bir ticaret-i uhreviye var. Şevk ve gayretle o ticareti kazanınız.

    Mâsum çocukların hastalıklarını, o nazik vücudlara bir idman, bir riyazet ve ileride dünyanın dağdağalarına mukavemet verdirmek için bir şırınga ve bir terbiye-i Rabbâniye gibi, çocuğun hayat-ı dünyeviyesine ait çok hikmetlerle beraber ve hayat-ı ruhiyesine ve tasaffî-i hayatına medar olacak büyüklerdeki keffâretü’z-zünub yerine, mânevî ve ileride veyahut âhirette terakkiyât-ı mâneviyesine medar şırıngalar nev’indeki hastalıklardan gelen sevap, peder ve validelerinin defter-i a’mâline, bilhassa sırr-ı şefkatle çocuğun sıhhatini kendi sıhhatine tercih eden validesinin sahife-i hasenâtına girdiği, ehl-i hakikatçe sabittir.

    İhtiyarlara bakmak ise, hem azîm sevap almakla beraber, o ihtiyarların—ve bilhassa peder ve valide ise—dualarını almak ve kalblerini hoşnut etmek ve vefâkârâne hizmet etmek, hem bu dünyadaki saadete, hem âhiretin saadetine medar olduğu, rivâyât-ı sahiha ile ve çok vukuat-ı tarihiye ile sabittir. İhtiyar peder ve validesine tam itaat eden bahtiyar bir veled, evlâdından aynı vaziyeti gördüğü gibi; bedbaht bir veled, eğer ebeveynini rencide etse, azâb-ı uhrevîden başka, dünyada çok felâketlerle cezasını gördüğü, çok vukuatla sabittir.







    azâb-ı uhrevî: âhirette çekilecek ceza azîm: büyük, yüce
    bahtiyar: talihli, mutlu bedbaht: kötü bahtlı, tahlihsiz
    bedel: karşılık bilhassa: özellikle
    celb etmek: çekmek dağdağa: telaş, sıkıntı
    defter-i a’mâl: amellerin yazıldığı mânevî defter devâ: ilâç, çare
    ebeveyn: anne-baba ehemmiyet: değer, önem
    ehl-i hakikat: varlıkların ve olayların ardındaki gerçeğe ulaşan kişiler felâket: belâ, musibet
    gurbet: gariplik, yabancılık; yabancı memlekette olma hayat-ı dünyeviye: dünya hayatı
    hayat-ı ruhiye: ruhun hayatı hikmet: fayda, gaye
    intisap etmek: bağlanmak itaat etmek: emre uymak
    keffâretü’z-zünub: günahların bağışlanmasına vesile lisan-ı acz: acizlik dili
    medar: kaynak medar olmak: sebep olmak, vesile olmak
    mukavemet: dayanma, karşı koyma mâsum: zavallı, günahsız
    mühim: önemli nazar-ı rahmet: şefkat ve merhametlice bakış
    nazik: ince, zarif nev’i: çeşit, tür
    niyaz: dua, yalvarma peder: baba
    rencide etmek: incitmek rivâyât-ı sahiha: Peygamber Efendimize (a.s.m.) ait olduğu kesin olarak bilinen hadisler
    riyâzet: idman, antreman saadet: mutluluk
    sahife-i hasenât: iyiliklerin yazıldığı sayfa sıhhat: sağlık
    sırr-ı şefkat: şefkatin içinde gizli olan sır tasaffî-i hayat: hayatın kirlerden ve kusurlardan arınması, saflaşması
    terakkiyât-ı mâneviye: mânevî ve ruhî açıdan yüksek derecelere yükselmeler terbiye-i Rabbâniye: her şeyin rabbi olan Allah’ın terbiyesi
    teslimiyet: bağlılık, kendini Allah’ın iradesine bırakma ticaret-i uhreviye: ahirete yönelik ticaret
    valide: anne vaziyet: durum, hâl
    vefâkârâne: vefalı bir şekilde veled: evlat, çocuk
    vukuat: meydana gelen olaylar vukuat-ı tarihiye: tarihî olaylar
    âhiret: öldükten sonra yaşanacak olan sonsuz hayat
    Yazar : Risale Forum

  2. #22
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 523 + 37882


    Cevap: Yirmi Beşinci Lem'a - Sayfa 351

    Evet, ihtiyarlara, mâsumlara, yalnız akrabasına bakmak değil, belki ehl-i iman—madem sırr-ı imanla uhuvvet-i hakikiye var—onlara rast gelse, muhterem hasta ihtiyar ona muhtaç olsa, ruh u canla ona hizmet etmek İslâmiyetin muktezasıdır.

    YİRMİ BEŞİNCİ DEVÂ

    Ey hasta kardeşler! Siz gayet nâfi ve her derde devâ ve hakikî lezzetli kudsî bir tiryak isterseniz, imanınızı inkişaf ettiriniz. Yani, tevbe ve istiğfar ile ve namaz ve ubudiyetle, o tiryak-ı kudsî olan imanı ve imandan gelen ilâcı istimal ediniz.

    Evet, dünyaya muhabbet ve alâka yüzünden, güya, adeta ehl-i gafletin dünya gibi büyük, hasta, mânevî bir vücudu vardır. İman ise, o dünya gibi zeval ve firak darbelerine, yara ve bere içinde olan o mânevî vücuduna birden şifa verip, yaralardan kurtarıp hakikî şifa verdiğini pek çok risalelerde kat’î ispat etmişiz. Başınızı ağrıtmamak için kısa kesiyorum.

    İman ilâcı ise, ferâizi mümkün oldukça yerine getirmekle tesirini gösteriyor. Gaflet ve sefahet ve hevesât-ı nefsâniye ve lehviyât-ı gayr-ı meşrua, o tiryakın tesirini men eder. Hastalık madem gafleti kaldırıyor, iştihâyı kesiyor, gayr-ı meşru keyiflere gitmeye mâni oluyor; ondan istifade ediniz. Hakikî imanın kudsî ilâçlarından ve nurlarından, tevbe ve istiğfarla, dua ve niyazla istimal ediniz.

    Cenâb-ı Hak sizlere şifa versin, hastalıklarınızı keffâretü’z-zünub yapsın. Âmin, âmin, âmin.

    وَقَالُوا الْحَمْدُ ِللهِ الَّذِى هَدٰينَا لِهٰذَا وَمَا كُنَّا لِنَهْتَدِىَ لَوْلاَ اَنْ هَدٰينَا اللهُ لَقَدْ جَاۤءَتْ رُسُلُ رَبِّنَا بِالْحَقِّ 1




    Not
    Dipnot-1 “Dediler: Bizi buna eriştiren Allah’a hamd olsun; yoksa Allah hidayet etmeseydi, biz kendiliğimizden buna erişemezdik. Gerçekten Rabbimizin peygamberleri bize hakkı getirdiler.” A’râf Sûresi, 7:43.




    Cenâb-ı Hak
    : Hakkın tâ kendisi olan şeref ve yücelik sahibi Allah




    devâ
    : ilâç, çare
    ehl-i gaflet: âhirete ve Allah’ın emir ve yasaklarına karşı duyarsız olanlar ehl-i iman: Allah’a ve Ondan gelen herşeye inananlar, mü’minler
    ferâiz: farzlar, Allah’ın kesin emirleri firak: ayrılık
    gaflet: sorumsuzluk, âhiretten ve Allah’ın emir ve yasaklarından habersiz davranma gayr-ı meşru: helâl olmayan, dine aykırı
    güya: sanki hakikî: asıl, gerçek
    hevesât-ı nefsâniye: nefsin gelip geçici arzu ve istekleri iman: Allah’a inanma
    inkişaf ettirmek: geliştirmek istifade etmek: faydalanmak, yararlanmak
    istimal etmek: kullanmak istiğfar: Allah’tan bağışlanma dileme, tevbe etme
    iştah: şiddetli istek, arzu kat’î: kesin
    keffâretü’z-zünub: günahların bağışlanmasına vesile kudsî: kutsal
    lehviyât-ı gayr-ı meşrua: dinin izin vermediği istekler ve eğlenceler men etmek: yasaklamak, ortadan kaldırmak
    muhabbet: sevgi muhterem: hürmete layık
    mukteza: bir şeyin gereği mâni olmak: engellemek
    mâsum: suçsuz, günahsız niyaz: dua, yalvarma
    nâfi: faydalı rast gelmek: denk gelmek
    risale: Risale-i Nur’u oluşturan bölümlerden her birisi ruh u can: ruh ve can; büyük bir istek
    sefahet: yasak, zevk ve eğlenceye düşkünlük sırr-ı iman: iman sırrı
    tesir: etki tiryak: derman, ilâç
    tiryak-ı kudsî: kutsal ilâç ubudiyet: kulluk
    uhuvvet-i hakikiye: hakikî, gerçek kardeşlik zeval: gelip geçme, yok olma
    âmin: “Allah’ım kabul et!” şifa vermek: hastalığı iyileştirmek


    Yazar : Risale Forum

  3. #23
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 523 + 37882


    Cevap: Yirmi Beşinci Lem'a - Sayfa 352

    <!-- This file was converted to xhtml by Writer2xhtml ver. 0.5 beta2. See [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.] for more info. --><META name=description content=""><META name=keywords content=""><STYLE type=text/css media=all> body {font-family:'Trebuchet MS',Arial,serif;font-size:12.0pt} </STYLE>
    1سُبْحَانَكَ لاَعِلْمَ لَنَاۤ اِلاَّ مَاعَلَّمْتَنَاۤ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ

    اَللّهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ، طِبِّ الْقُلُوبِ وَدَوَاۤئِهَا وَعَافِيَةِ اْلاَبْدَانِ وَشِفَاۤئِهَا وَنُورِ اْلاَبْصَارِ وَضِيَاۤئِهَا وَعَلٰى اٰلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلِّمْ 2













    Not
    Dipnot 1 : “Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin.” Bakara Sûresi, 2:32.

    Dipnot 2 : Allah’ım! Kalblerin derman ve devâsı, bedenlerin âfiyet ve şifası, gözlerin nur ve ziyası olan Efendimiz Muhammed’e ve âl ve ashabına salât ve selâm eyle.
    Yazar : Risale Forum
    S-Herşeyden evvel bize lâzım olan nedir?
    C-
    Doğruluk.

    S-Daha.
    C-
    Yalan söylememek.

    S-Sonra.
    C-
    Sıdk,sadakat,ihlâs,sebat,tesanüddür.

    NOT : Anlamını bilmediğiniz kelimelerin üzerine çift Tıklayınız..

  4. #24
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 523 + 37882


    Cevap: Yirmi Beşinci Lem'a - Sayfa 353

    <!-- This file was converted to xhtml by Writer2xhtml ver. 0.5 beta2. See [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.] for more info. --><META name=description content=""><META name=keywords content=""><STYLE type=text/css media=all> body {font-family:'Trebuchet MS',Arial,serif;font-size:12.0pt} </STYLE>وَهُوَ لِكُلِّ دَاۤءٍ دَوَاۤءٌ Meâli: “Bu kitap her derde dermandır.” Tevafukat-ı lâtifedendir ki, Refet Beyin birinci tesvidden gayet sür’atle yazdığı nüsha ile beraber, Hüsrev’in yazdığı diğer bir nüshada, ihtiyarsız, hiç düşünmeden satır başlarında gelen elif’leri saydık. Aynen bu وَهُوَ لِكُلِّ دَاۤءٍ دَوَاۤءٌ cümlesine tevafuk ediyor.HAŞİYE-1 Hem bu risalenin müellifinin Said ismine, bir tek farkla yine tevafuk ediyor.HAŞİYE-2 Yalnız, risalenin ünvanına ait yazıdaki bir elif hesaba dahil edilmemiştir.

    Câ-yı hayrettir ki, Süleyman Rüştü’nün yazdığı nüsha, hiç elif hatıra gelmeden ve düşünmeden, 114 elif, 114 şifa-yı kudsiyeyi tazammun eden 114 suver-i Kur’âniyenin adedine tevafukla beraber, وَهُوَ لِكُلِّ دَاۤءٍ دَوَاۤءٌ şeddeli lâm bir sayılmak cihetiyle, 114 harfine tam tamına tevafuk ediyor.






    Yirmi Beşinci Lem’anın Zeyli



    On Yedinci Mektup olup, Mektubat mecmuasına idhal edildiğinden buraya derc edilmedi.









    Not
    Haşiye-1 Sonradan yazılan İhtarın iki elif’i bu hesaba dahil olamayacağı için dahil edilmemiştir.

    Haşiye-2 Madem keramet-i Aleviyede ve Gavsiyede, Said’in âhirinde nidâ için vaz edilmiş bir elif var, Saidâ olmuş; belki fazla olan bu elif o elif’e bakıyor. Refet, Hüsrev





    Hüsrev: (bk. bilgiler – Hüsrev Altınbaşak) Refet Bey: (bk. bilgiler – Refet Bey)
    Said: (bk. bilgiler – Bediüzzaman Said Nursî) Saidâ: Ey Said
    Süleyman Rüştü: (bk. bilgiler) cihet: yön, şekil
    câ-yı hayret: hayret verici nokta dahil: içinde
    derc edilmek: yerleştirilmek derman: ilâç
    elif: Arap alfabesinin ilk harfi haşiye: dipnot
    idhal etmek: bir şeyi içine katmak ihtar: hatırlatma, uyarı
    ihtiyarsız: irade dışı keramet-i Aleviye ve Gavsiye: Hz. Ali ve Abdulkadir Geylânî’nin kerameti
    lem’a: parıltı lâm: Arap alfabesinde yer alan bir harf
    mecmua: yazılı metinlerin bir araya getirilmesiyle oluşan eser meâl: anlam
    müellif: yazar nidâ: sesleniş
    nüsha: yazılı hale getirilen eser; kopya risale: Risale-i Nur’u oluşturan bölümlerden her birisi
    suver-i Kur’âniye: Kur’ân’ın sûreleri sür’at: hız
    tazammun eden: içeren tesvid: yazı ile karalama, müsvedde yapma
    tevafuk etmek: uygun gelmek, denk düşmek tevafukat-ı lâtife: ince ve güzel uygunluklar
    vaz edilmek: konulmak, yerleştirilmek zeyl: ek, ilave
    âhir: son ünvan: isim
    şedde: Arapça’da üzerine geldiği harfin iki defa okunmasını sağlayan işaret şifa-yı kudsiye: kutsal bir kaynaktan gelen şifa
    Yazar : Risale Forum

Sayfa 3/3 İlkİlk 123

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

105, 128, 134, 154, 157, 159, 160, 161, 164, 172, 174, 176, 180, 185, ada, aklı, alâkası, aldatmaz, allah, amellerin, aracı, araf, arz, aya, âyine, bahusus, bana, bazı, bağış, başkasını, başlarında, başıboş, başındaki, bediüzzaman, bilinen, budur, bütün, cihazat, cömertlik, dediler, demeye, denilmez, derece, derler, değilim, dikkatle, diyebilir, dünyadan, düğü, düşünmüyorsan, dış, eceli, eksiksiz, emrini, engellemek, etrafındaki, ettiren, ettirir, eyleme, farzlarını, faydaya, fazilet, firdevs, gaflete, geçmesi, gelmiş, getirip, gibi, gideceğini, gitmiş, giydirir, görünmek, gösteriş, gösterme, gururu, güvenme, haktan, hâlıkını, hapis, harap, hastalıktan, hastalığından, hastalığını, hazırlan, herşeye, hevâ, hoşnud, ihata, ilk, inananlar, incitmek, insanlığı, istekleri, izale, işaret, jpg, kabre, kaldıracak, kazancı, kesilmiş, keyfini, kullar, kısmen, kısmı, kıymetini, lam, lisanı, lütuf, mecmuası, media, merhametin, merhametsizlik, meselâ, meseledir, mevcudat, meydanı, muhakkak, muhterem, mümkü, müş, nefret, nefsânî, nurdur, nursî, olana, olduğundan, olsun, orga, özellikle, rahatla, risale-i, risale-i nur, riyazet, saadetine, sakı, sakınmak, sanmak, satış, sayılan, sekiz, sermaye, servet, sevaplı, sizlere, sor, sünnetleri, süre, sûresi, suretle, sürmek, sıhhat, sığı, sığınmak, takdim, tasavvur, tavsiyelerini, terakki, ters, tevahhuş, tokat, ücretli, uhrevî, ümitsizlik, umum, üstü, vazifeler, vazifeni, verdiği, verilmiş, veyahut, yanlışlar, yapılan, yaratanı, yarım, yayı, yazdığı, yazılan, yazıldığı, yeknesak, ışık, zahmet, zamanları, zarif, zengini, zevklerinden, zira, şerleri, şeye, şifası, şükürle

Etiket Bulutu Ana Sayfası

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222